26. sure

Şuarâ Suresi الشعراء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9 karşılaştır — "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller
  2. Mûsâ ve Firavun 10–68 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  3. İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104 karşılaştır — İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi
  4. Nûh 105–122 karşılaştır — Nûh
  5. Hûd ve Âd kavmi 123–140 karşılaştır — Hûd ve Âd kavmi
  6. Sâlih ve Semûd kavmi 141–159 karşılaştır — Sâlih ve Semûd kavmi
  7. Lût 160–175 karşılaştır — Lût
  8. Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191 karşılaştır — Şu'ayb ve Eyke halkı
  9. Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212 karşılaştır — Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi"
  10. "En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227 karşılaştır — "En yakın akrabanı uyar"; şairler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

"Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9

  1. Şuarâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 1. ayet. طسٓمٓ

    ṭâ-sîn-mîm.

    Erhan Aktaş

    Ta, Sin, Mim.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 1. ayet

  2. Şuarâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 2. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    tilke âyâtü-lkitâbi-lmübîn.

    Erhan Aktaş

    Bunlar gerçeği apaçık ortaya koyan Kitap'ın ayetleridir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 2. ayet

  3. Şuarâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 3. ayet. لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    le`alleke bâḫi`un nefseke ellâ yekûnû mü'minîn.

    Erhan Aktaş

    İman etmiyorlar diye, adeta kendini helak edeceksin.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 3. ayet

  4. Şuarâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 4. ayet. إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

    in neşe' nünezzil `aleyhim mine-ssemâi âyeten feżallet a`nâḳuhüm lehâ ḫâḍi`în.

    Erhan Aktaş

    Eğer dileseydik gökten öyle bir ayet dipnot 1 indirirdik ki hepsi ona boyun eğmek zorunda kalırdı dipnot 2 .

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mucize. Yaptırım. İradelerini, karar verme haklarını ellerinden alırdık.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hepsi inanmak zorunda kalırdı. Ama istemedik: Seçimi herkesin özgür iradesine bıraktık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 4. ayet

  5. Şuarâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 5. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

    vemâ ye'tîhim min ẕikrim mine-rraḥmâni muḥdeŝin illâ kânû `anhü mü`riḍîn.

    Erhan Aktaş

    Rahman'dan kendilerine gelen söze bürünmüş her yeni öğütten yüz çevirdiler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 5. ayet

  6. Şuarâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 6. ayet. فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    feḳad keẕẕebû feseye'tîhim embâü mâ kânû bihî yestehziûn.

    Erhan Aktaş

    Sonra da kesin olarak yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri yakında onlara gelecek.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 6. ayet

  7. Şuarâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 7. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

    evelem yerav ile-l'arḍi kem embetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

    Erhan Aktaş

    Onlar, yeryüzünü görmüyorlar mı? Her tür bitkiden çiftler olarak bol bol yetiştirdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 7. ayet

  8. Şuarâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 8. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 8. ayet

  9. Şuarâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 9. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 9. ayet

Mûsâ ve Firavun 10–68

  1. Şuarâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 10. ayet. وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.

    Erhan Aktaş

    Bir zamanlar Rabb'in, zalim halka gitmesi için Musa'ya seslenmişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 10. ayet

  2. Şuarâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 11. ayet. قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ

    ḳavme fir`avn. elâ yetteḳûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 11. ayet

  3. Şuarâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 12. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

    ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

    Erhan Aktaş

    Musa, "Rabb'im! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 12. ayet

  4. Şuarâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 13. ayet. وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

    veyeḍîḳu ṣadrî velâ yenṭaliḳu lisânî feersil ilâ hârûn.

    Erhan Aktaş

    "Göğsüm daralır, dilim dönmez; dipnot 1 onun için Harun'u gönder."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Musa daha önce karışmış olduğu cinayet olayından dolayı tedirginlik gösterdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 13. ayet

  5. Şuarâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 14. ayet. وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

    velehüm `aleyye ẕembün feeḫâfü ey yaḳtülûn.

    Erhan Aktaş

    "Onlara göre ben suçluyum. Bu yüzden beni öldürmelerinden korkuyorum."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 14. ayet

  6. Şuarâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 15. ayet. قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

    ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Hayır, haydi ikiniz ayetlerimizle gidin! Kuşkusuz Biz, sizinle beraber işitenleriz. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Size söylenecek şeyleri anında işitip sizi koruruz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 15. ayet

  7. Şuarâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 16. ayet. فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    fe'tiyâ fir`avne feḳûlâ innâ rasûlü rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Haydi! Firavun'a gidin ve ona: "Biz, alemlerin Rabb'inin Resulleriyiz." deyin.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 16. ayet

  8. Şuarâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 17. ayet. أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    en ersil me`anâ benî isrâîl.

    Erhan Aktaş

    "İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder!"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 17. ayet

  9. Şuarâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 18. ayet. قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

    ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min `umürike sinîn.

    Erhan Aktaş

    Firavun: "Çocukken, seni içimizde himaye edip yetiştirmedik mi? Yıllarca yanımızda kalmadın mı?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 18. ayet

  10. Şuarâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 19. ayet. وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    vefe`alte fa`leteke-lletî fe`alte veente mine-lkâfirîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 19. ayet

  11. Şuarâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 20. ayet. قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    ḳâle fe`altühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Ben o işi şaşkınlıkla yaptım." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 20. ayet

  12. Şuarâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 21. ayet. فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev vece`alenî mine-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizden korktuğum için de hemen kaçtım. Sonra Rabb'im bana hikmet dipnot 1 bağışladı ve beni Resullerden kıldı."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerinden birisidir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi ( 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru yargıda bulunma yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirme, sağlamlaştırma, bilme, bilge olma, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 21. ayet

  13. Şuarâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 22. ayet. وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    vetilke ni`metün temünnühâ `aleyye en `abbette benî isrâîl.

    Erhan Aktaş

    İsrailoğulları'nı kendine kul edinmiş olmayı bir nimetmiş gibi başıma kakıyorsun. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Minnet altında bırakmaya çalışıyorsun.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 22. ayet

  14. Şuarâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 23. ayet. قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâle fir`avnü vemâ rabbü-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    Firavun: "Alemlerin Rabb''i de nedir?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 23. ayet

  15. Şuarâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 24. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 24. ayet

  16. Şuarâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 25. ayet. قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

    ḳâle limen ḥavlehû elâ testemi`ûn.

    Erhan Aktaş

    Firavun, etrafındakilere: "Duymuyor musunuz?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 25. ayet

  17. Şuarâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 26. ayet. قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Sizin de Rabb'iniz, sizden önceki atalarınızın da Rabb'idir" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 26. ayet

  18. Şuarâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 27. ayet. قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

    ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 27. ayet

  19. Şuarâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 28. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

    ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm ta`ḳilûn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Eğer aklınızı kullanırsanız anlayacaksınız ki O, doğunun, batının ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 28. ayet

  20. Şuarâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 29. ayet. قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

    ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leec`alenneke mine-lmescûnîn.

    Erhan Aktaş

    Firavun: "Benden başka bir ilah edinirsen, kesinlikle seni zindana atarım." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 29. ayet

  21. Şuarâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 30. ayet. قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

    ḳâle evelev ci'tüke bişey'im mübîn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Sana apaçık bir şey getirsem de mi?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 30. ayet

  22. Şuarâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 31. ayet. قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    ḳâle fe'ti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş

    Firavun: "Öyleyse haydi getir onu. Eğer doğru söyleyenlerdensen." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 31. ayet

  23. Şuarâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 32. ayet. فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

    feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine Musa, asasını bırakıverdi; bir de ne görsünler, apaçık büyük bir yılan.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 32. ayet

  24. Şuarâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 33. ayet. وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ

    veneza`a yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

    Erhan Aktaş

    Ve elini çıkardı. Bakanlar ne görsün; beyaz bir el.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 33. ayet

  25. Şuarâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 34. ayet. قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ

    ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun `alîm.

    Erhan Aktaş

    Firavun, yanındaki melelere: dipnot 1 "Bu gerçekten çok bilgili bir sihirbazdır." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Halkın ileri gelenleri, imtiyaz sahibi seçkinleri. Din adamları/ruhban sınıfı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 34. ayet

  26. Şuarâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 35. ayet. يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

    yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ te'mürûn.

    Erhan Aktaş

    "Sizi sihri ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne yapmamı istiyorsunuz?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 35. ayet

  27. Şuarâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 36. ayet. قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    ḳâlû ercih veeḫâhü veb`aŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Erhan Aktaş

    "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 36. ayet

  28. Şuarâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 37. ayet. يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

    ye'tûke bikülli seḥḥârin `alîm.

    Erhan Aktaş

    "Bütün bilgili sihirbazları sana getirsinler."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 37. ayet

  29. Şuarâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 38. ayet. فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

    Erhan Aktaş

    Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 38. ayet

  30. Şuarâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 39. ayet. وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

    veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

    Erhan Aktaş

    İnsanlara: "Siz de toplananlar olun." denildi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 39. ayet

  31. Şuarâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 40. ayet. لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    le`allenâ nettebi`u-sseḥarate in kânû hümü-lgâlibîn.

    Erhan Aktaş

    "Umarız sihirbazlar galip gelir; o zaman biz de onlara tabi oluruz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 40. ayet

  32. Şuarâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 41. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    felemmâ câe-sseḥaratü ḳâlû lifir`avne einne lenâ leecran in künnâ naḥnü-lgâlibîn.

    Erhan Aktaş

    Sihirbazlar Firavun'a geldiklerinde: "Eğer galip gelirsek bize bir ödül var mı?" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 41. ayet

  33. Şuarâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 42. ayet. قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    ḳâle ne`am veinneküm iẕel lemine-lmüḳarrabîn.

    Erhan Aktaş

    "Evet; o zaman sizi kesinlikle himayeme alırım." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 42. ayet

  34. Şuarâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 43. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

    ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

    Erhan Aktaş

    Musa onlara: "Atacağınız şeyi atın." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 43. ayet

  35. Şuarâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 44. ayet. فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    feelḳav ḥibâlehüm ve`iṣiyyehüm veḳâlû bi`izzeti fir`avne innâ lenaḥnü-lgâlibûn.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine iplerini ve asalarını attılar. "Firavun'un onuru adına elbette galip gelecekler bizler olacağız." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 44. ayet

  36. Şuarâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 45. ayet. فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

    feelḳâ mûsâ `aṣâhü feiẕâ hiye telḳafü mâ ye'fikûn.

    Erhan Aktaş

    Sonra Musa asasını attı. Birde ne görsünler! Uydurdukları şeyleri yutuyor.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 45. ayet

  37. Şuarâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 46. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

    feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

    Erhan Aktaş

    Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 46. ayet

  38. Şuarâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 47. ayet. قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâlû âmennâ birabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Alemlerin Rabb'ine inandık." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 47. ayet

  39. Şuarâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 48. ayet. رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    rabbi mûsâ vehârûn.

    Erhan Aktaş

    "Musa ve Harun'un Rabb'ine."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 48. ayet

  40. Şuarâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 49. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

    ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. felesevfe ta`lemûn. leüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecme`în.

    Erhan Aktaş

    Firavun, "Ben izin vermeden O'na iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Şunu kesin olarak bilin ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve kesinlikle hepinizi astıracağım!" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 49. ayet

  41. Şuarâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 50. ayet. قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

    ḳâlû lâ ḍayr. innâ ilâ rabbinâ münḳalibûn.

    Erhan Aktaş

    "Önemli değil. Nasıl olsa Rabb'imize döneceğiz." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 50. ayet

  42. Şuarâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 51. ayet. إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innâ naṭme`u ey yagfira lenâ rabbünâ ḫaṭâyânâ en künnâ evvele-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    "İlk Mü'minler olduğumuz için, Rabb'imizin yanlışlarımızı bağışlayacağını ümit ediyoruz." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 51. ayet

  43. Şuarâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 52. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    veevḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî inneküm müttebe`ûn.

    Erhan Aktaş

    Musa'ya: "Kullarım ile gece yola çık. Kesinlikle siz takip edileceksiniz." diye vahyettik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 52. ayet

  44. Şuarâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 53. ayet. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Erhan Aktaş

    Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 53. ayet

  45. Şuarâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 54. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

    inne hâülâi leşirẕimetün ḳalîlûn.

    Erhan Aktaş

    "Bunlar önemsiz bir topluluktur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 54. ayet

  46. Şuarâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 55. ayet. وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

    veinnehüm lenâ legâiżûn.

    Erhan Aktaş

    "Ve bize karşı kin ve nefret duyuyorlar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 55. ayet

  47. Şuarâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 56. ayet. وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

    veinnâ lecemî`un ḥâẕirûn.

    Erhan Aktaş

    "Biz ise hazırlıklı bir topluluğuz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 56. ayet

  48. Şuarâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 57. ayet. فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    feaḫracnâhüm min cennâtiv ve`uyûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 57. ayet

  49. Şuarâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 58. ayet. وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    vekünûziv vemeḳâmin kerîm.

    Erhan Aktaş

    Ve hazinelerden ve kerim dipnot 1 makamlardan.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şerefli. Cömert, yüce gönüllü, kerem sahibi, değerli, hoşa giden.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 58. ayet

  50. Şuarâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 59. ayet. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    keẕâlik. veevraŝnâhâ benî isrâîl.

    Erhan Aktaş

    İşte böylece onlara İsrailoğulları'nı varis kıldık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 59. ayet

  51. Şuarâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 60. ayet. فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

    feetbe`ûhüm müşriḳîn.

    Erhan Aktaş

    Gün doğarken onların ardına düştüler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 60. ayet

  52. Şuarâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 61. ayet. فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

    felemmâ terâe-lcem`âni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

    Erhan Aktaş

    İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın taraftarları, "İşte şimdi yakalandık." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 61. ayet

  53. Şuarâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 62. ayet. قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

    Erhan Aktaş

    Musa: "Hayır, endişelenmeyin! Kuşkusuz Rabb'im benimledir. Bana yol gösterecektir." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 62. ayet

  54. Şuarâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 63. ayet. فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

    feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib bi`aṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-l`ażîm.

    Erhan Aktaş

    Musa'ya, "Asanı denize vur." diye vahyettik. Deniz hemen yarıldı. Her bir parçası büyük, yüksek bir dağ gibiydi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 63. ayet

  55. Şuarâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 64. ayet. وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

    veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 64. ayet

  56. Şuarâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 65. ayet. وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    veenceynâ mûsâ vemem me`ahû ecme`în.

    Erhan Aktaş

    Musa ve beraberinde olanların hepsini kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 65. ayet

  57. Şuarâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 66. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra da diğerlerini boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 66. ayet

  58. Şuarâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 67. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 67. ayet

  59. Şuarâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 68. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 68. ayet

İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104

  1. Şuarâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 69. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

    vetlü `aleyhim nebee ibrâhîm.

    Erhan Aktaş

    Onlara İbrahim'in haberini anlat.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 69. ayet

  2. Şuarâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 70. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ ta`büdûn.

    Erhan Aktaş

    Babasına ve halkına; "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 70. ayet

  3. Şuarâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 71. ayet. قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

    ḳâlû na`büdü aṣnâmen feneżallü lehâ `âkifîn.

    Erhan Aktaş

    "Putlara kulluk ediyoruz. Kendimizi onlara adamaktan vazgeçmeyeceğiz." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 71. ayet

  4. Şuarâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 72. ayet. قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

    ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

    Erhan Aktaş

    İbrahim: "Onlara dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 72. ayet

  5. Şuarâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 73. ayet. أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

    ev yenfe`ûneküm ev yeḍurrûn.

    Erhan Aktaş

    "Veya size bir yararları ya da zararları oluyor mu?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 73. ayet

  6. Şuarâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 74. ayet. قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

    ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yef`alûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar: "Ama atalarımızı böyle yaparlarken bulduk." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 74. ayet

  7. Şuarâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 75. ayet. قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    ḳâle eferaeytüm mâ küntüm ta`büdûn.

    Erhan Aktaş

    İbrahim: "Peki neye kulluk ettiğinizi hiç düşünüyor musunuz?" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 75. ayet

  8. Şuarâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 76. ayet. أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

    entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

    Erhan Aktaş

    "Siz ve geçmiş atalarınız."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 76. ayet

  9. Şuarâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 77. ayet. فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Yalnızca alemlerin Rabb'i (dostumdur). O'nun dışındakilerin hepsi benim düşmanımdır."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 77. ayet

  10. Şuarâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 78. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

    elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

    Erhan Aktaş

    "Beni yaratan ve yol gösteren O'dur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 78. ayet

  11. Şuarâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 79. ayet. وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

    velleẕî hüve yuṭ`imünî veyesḳîn.

    Erhan Aktaş

    "O'dur beni yediren ve içiren."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 79. ayet

  12. Şuarâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 80. ayet. وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

    veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

    Erhan Aktaş

    "Hastalandığım zaman, O'dur bana şifa veren."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 80. ayet

  13. Şuarâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 81. ayet. وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

    velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

    Erhan Aktaş

    "Beni öldürecek ve tekrar diriltecek olan O'dur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 81. ayet

  14. Şuarâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

    velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 82. ayet

  15. Şuarâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 83. ayet. رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im bana karşılıksız hüküm ver dipnot 1 ve beni salihlerin dipnot 2 arasına dahil et."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çevirilerde, "heb" ve "hüküm" kelimelerine "bana hikmet ver" şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki ayette yer alan "heb" kelimesinin anlamı "hibe etmek" yani karşılıksız vermek demektir. Dolayısı ile ayetin doğru çevirisi; karşılıksız yani bir şey yapmamış olsam da Sen yine de yapmış say ve hükmünü ona göre ver.
    2. metne dön, dipnot 2
      Kötülüğe karşı mücadele eden, bozuk olan şeyi düzelten, iyileştiren, yapıcı olan, iyiye yönlendiren, samimi, dürüst ve seçkin.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 83. ayet

  16. Şuarâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 84. ayet. وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    vec`al lî lisâne ṣidḳin fi-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş

    "Ve sonrakiler arasında güzel bir ün ile anılmamı nasip et."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 84. ayet

  17. Şuarâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 85. ayet. وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

    vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.

    Erhan Aktaş

    "Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 85. ayet

  18. Şuarâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 86. ayet. وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

    Erhan Aktaş

    "Babamı bağışla, o sapkınlardandır."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 86. ayet

  19. Şuarâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 87. ayet. وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

    velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.

    Erhan Aktaş

    "Yeniden dirilme gününde beni utandırma."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 87. ayet

  20. Şuarâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 88. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

    yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

    Erhan Aktaş

    "Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 88. ayet

  21. Şuarâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 89. ayet. إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    illâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 89. ayet

  22. Şuarâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 90. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîn.

    Erhan Aktaş

    Ve Cennet, takva sahipleri için yaklaştırılır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 90. ayet

  23. Şuarâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 91. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

    vebürrizeti-lceḥîmü lilgâvîn.

    Erhan Aktaş

    Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 91. ayet

  24. Şuarâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 92. ayet. وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    veḳîle lehüm eyne mâ küntüm ta`büdûn.

    Erhan Aktaş

    Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 92. ayet

  25. Şuarâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 93. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

    min dûni-llâh. hel yenṣurûneküm ev yenteṣirûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah'tan başka size yardım edebilecek var mı? Veya kendilerine bir yararları olabilir mi?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 93. ayet

  26. Şuarâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 94. ayet. فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

    fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 94. ayet

  27. Şuarâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 95. ayet. وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

    vecünûdü iblîse ecme`ûn.

    Erhan Aktaş

    Ve İblisin bütün askerleri.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 95. ayet

  28. Şuarâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 96. ayet. قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

    ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 96. ayet

  29. Şuarâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 97. ayet. تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    tellâhi in künnâ lefî ḍalâlim mübîn.

    Erhan Aktaş

    "Allah'a yemin olsun ki, biz apaçık bir sapkınlık içindeymişiz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 97. ayet

  30. Şuarâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 98. ayet. إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    iẕ nüsevvîküm birabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Çünkü sizi Alemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 98. ayet

  31. Şuarâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 99. ayet. وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

    vemâ eḍallenâ ille-lmücrimûn.

    Erhan Aktaş

    "Ve bizi hep o mücrimler saptırdı."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 99. ayet

  32. Şuarâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 100. ayet. فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

    femâ lenâ min şâfi`în.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 100. ayet

  33. Şuarâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 101. ayet. وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

    velâ ṣadîḳin ḥamîm.

    Erhan Aktaş

    "Gerçek bir dostumuz da."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 101. ayet

  34. Şuarâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 102. ayet. فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    "Keşke bizim için geri dönüş olsaydı da biz de iman edenlerden olsaydık."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 102. ayet

  35. Şuarâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 103. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 103. ayet

  36. Şuarâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 104. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 104. ayet

Nûh 105–122

  1. Şuarâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 105. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.

    Erhan Aktaş

    Nuh halkı gönderilmişleri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 105. ayet

  2. Şuarâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 106. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 106. ayet

  3. Şuarâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 107. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 107. ayet

  4. Şuarâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 108. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 108. ayet

  5. Şuarâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 109. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 109. ayet

  6. Şuarâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 110. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 110. ayet

  7. Şuarâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

    ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.

    Erhan Aktaş

    "Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 111. ayet

  8. Şuarâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 112. ayet. قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

    Erhan Aktaş

    "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tercihte bulunmada; İnsanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 112. ayet

  9. Şuarâ suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 113. ayet. إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

    in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.

    Erhan Aktaş

    "Onların hesabı ancak Rabb'ime aittir. Eğer düşünürseniz gerçeği anlarsınız."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 113. ayet

  10. Şuarâ suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 114. ayet. وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    "İnananları kovacak değilim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 114. ayet

  11. Şuarâ suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 115. ayet. إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    in ene illâ neẕîrum mübîn.

    Erhan Aktaş

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 115. ayet

  12. Şuarâ suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 116. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

    Erhan Aktaş

    "Ey Nuh! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, iyi bil ki, kesinlikle taşlananlardan dipnot 1 olursun!" dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kovulan, yerilen, lanetlenen.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 116. ayet

  13. Şuarâ suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 117. ayet. قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

    ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 117. ayet

  14. Şuarâ suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 118. ayet. فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    "Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 118. ayet

  15. Şuarâ suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 119. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 119. ayet

  16. Şuarâ suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 120. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

    ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.

    Erhan Aktaş

    Sonra geride kalanları boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 120. ayet

  17. Şuarâ suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 121. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 121. ayet

  18. Şuarâ suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 122. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 122. ayet

Hûd ve Âd kavmi 123–140

  1. Şuarâ suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 123. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet `âdün-lmürselîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 123. ayet

  2. Şuarâ suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Kardeşleri Hud onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 124. ayet

  3. Şuarâ suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 125. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 125. ayet

  4. Şuarâ suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 126. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 126. ayet

  5. Şuarâ suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 127. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 127. ayet

  6. Şuarâ suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 128. ayet. أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

    etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 128. ayet

  7. Şuarâ suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 129. ayet. وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

    vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

    Erhan Aktaş

    "Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 129. ayet

  8. Şuarâ suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 130. ayet. وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

    veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

    Erhan Aktaş

    "Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 130. ayet

  9. Şuarâ suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 131. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Gelin Allah'a karşı takva sahibi olun. Ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 131. ayet

  10. Şuarâ suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 132. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

    vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 132. ayet

  11. Şuarâ suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 133. ayet. أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍ وَبَنِينَ

    emeddeküm bien`âmiv vebenîn.

    Erhan Aktaş

    "Size davarlarla, evlatlarla yardım etti."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 133. ayet

  12. Şuarâ suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 134. ayet. وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    vecennâtiv ve`uyûn.

    Erhan Aktaş

    "Ve bahçelerle ve pınarlarla."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 134. ayet

  13. Şuarâ suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 135. ayet. إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Erhan Aktaş

    "Ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 135. ayet

  14. Şuarâ suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 136. ayet. قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

    ḳâlû sevâün `aleynâ eve`ażte em lem teküm mine-lvâ`iżîn.

    Erhan Aktaş

    "Bize öğüt versen de veya öğüt verenlerden olmasan da bizim için birdir." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 136. ayet

  15. Şuarâ suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 137. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

    in hâẕâ illâ ḫulüḳu-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    "Bu öncekilerin uydurmasından başka bir şey değildir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 137. ayet

  16. Şuarâ suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 138. ayet. وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Erhan Aktaş

    "Biz, azaba uğratılacak da değiliz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 138. ayet

  17. Şuarâ suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 139. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    fekeẕẕebûhü feehleknâhüm. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 139. ayet

  18. Şuarâ suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 140. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Rabb'in; Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 140. ayet

Sâlih ve Semûd kavmi 141–159

  1. Şuarâ suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 141. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ŝemûdü-lmürselîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 141. ayet

  2. Şuarâ suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 142. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm ṣâliḥun elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Hani! Kardeşleri Salih onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 142. ayet

  3. Şuarâ suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 143. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 143. ayet

  4. Şuarâ suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 144. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 144. ayet

  5. Şuarâ suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 145. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 145. ayet

  6. Şuarâ suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 146. ayet. أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

    etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.

    Erhan Aktaş

    "Siz burada; bulunduğunuz yerde hep güven içinde bırakılacak mısınız?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 146. ayet

  7. Şuarâ suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 147. ayet. فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    fî cennâtiv ve`uyûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 147. ayet

  8. Şuarâ suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 148. ayet. وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

    vezürû`iv venaḫlin ṭal`uhâ heḍîm.

    Erhan Aktaş

    "Ekinliklerde ve salkımlı hurmalıklarda."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 148. ayet

  9. Şuarâ suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 149. ayet. وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ

    vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

    Erhan Aktaş

    "Ve dağlardan ustalıkla yonttuğunuz evlerde."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 149. ayet

  10. Şuarâ suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 150. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah için takvalı olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 150. ayet

  11. Şuarâ suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 151. ayet. وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    velâ tüṭî`û emra-lmüsrifîn.

    Erhan Aktaş

    "Ve müsriflerin dipnot 1 buyruklarına uymayın."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haddi aşanların, bozgunculuk yapanların, ölçüsüz davrananların, taşkınlık yapanların.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 151. ayet

  12. Şuarâ suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 152. ayet. ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

    elleẕîne yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn.

    Erhan Aktaş

    "Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 152. ayet

  13. Şuarâ suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 153. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Erhan Aktaş

    "Sen kesinlikle büyülenmişlerdensin." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 153. ayet

  14. Şuarâ suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 154. ayet. مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. fe'ti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş

    "Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. dipnot 1 Eğer doğru söyleyenlerden isen bize bir ayet dipnot 2 getir."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Sıradan, normal bir İnsan. Her İnsan gibi, İnsan olmanın dışında İnsanüstü hiçbir özelliği olmayan İnsan.
    2. metne dön, dipnot 2
      Mucize, kanıt, belge, gösterge.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 154. ayet

  15. Şuarâ suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 155. ayet. قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim ma`lûm.

    Erhan Aktaş

    "İşte bu dişi deve. dipnot 1 Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, kamuya ait deve.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 155. ayet

  16. Şuarâ suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 156. ayet. وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbü yevmin `ażîm.

    Erhan Aktaş

    "Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 156. ayet

  17. Şuarâ suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 157. ayet. فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ

    fe`aḳarûhâ feaṣbeḥû nâdimîn.

    Erhan Aktaş

    Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 157. ayet

  18. Şuarâ suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 158. ayet. فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    feeḫaẕehümü-l`aẕâb. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 158. ayet

  19. Şuarâ suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 159. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 159. ayet

Lût 160–175

  1. Şuarâ suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 160. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 160. ayet

  2. Şuarâ suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 161. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Kardeşleri Lut onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 161. ayet

  3. Şuarâ suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 162. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 162. ayet

  4. Şuarâ suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 163. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 163. ayet

  5. Şuarâ suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 164. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 164. ayet

  6. Şuarâ suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 165. ayet. أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ete'tûne-ẕẕükrâne mine-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "İnsanlardan erkeklerle mi ilişkiye giriyorsunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 165. ayet

  7. Şuarâ suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 166. ayet. وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

    veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün `âdûn.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 166. ayet

  8. Şuarâ suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 167. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.

    Erhan Aktaş

    "Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden dipnot 1 olacaksın." dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yurdundan çıkarılanlardan.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 167. ayet

  9. Şuarâ suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 168. ayet. قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

    ḳâle innî li`ameliküm mine-lḳâlîn.

    Erhan Aktaş

    Lut: "Sizi, yaptıklarınızdan dolayı kınıyorum." dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 168. ayet

  10. Şuarâ suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 169. ayet. رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

    rabbi neccinî veehlî mimmâ ya`melûn.

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im beni ve ehlimi dipnot 1 bunların yaptıklarından kurtar."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Taraftarlarımı, benimle birlikte olanları.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 169. ayet

  11. Şuarâ suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 170. ayet. فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    fenecceynâhü veehlehû ecme`în.

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu ve ehlinin tamamını kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 170. ayet

  12. Şuarâ suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 171. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 171. ayet

  13. Şuarâ suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 172. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 172. ayet

  14. Şuarâ suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 173. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

    veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 173. ayet

  15. Şuarâ suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 174. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 174. ayet

  16. Şuarâ suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 175. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 175. ayet

Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191

  1. Şuarâ suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 176. ayet. كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 176. ayet

  2. Şuarâ suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 177. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.

    Erhan Aktaş

    Hani! Şu'ayb onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 177. ayet

  3. Şuarâ suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 178. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 178. ayet

  4. Şuarâ suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 179. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    "Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 179. ayet

  5. Şuarâ suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 180. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 180. ayet

  6. Şuarâ suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 181. ayet. أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

    evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

    Erhan Aktaş

    "Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 181. ayet

  7. Şuarâ suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 182. ayet. وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

    vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

    Erhan Aktaş

    "Doğru terazi ile tartın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 182. ayet

  8. Şuarâ suresi, 183. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 183. ayet. وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Erhan Aktaş

    "İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 183. ayet

  9. Şuarâ suresi, 184. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 184. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

    vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş

    "Sizi ve sizden önceki nesilleri yaratana karşı takva sahibi olun."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 184. ayet

  10. Şuarâ suresi, 185. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 185. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Erhan Aktaş

    "Sen iyice büyülenmişlerdensin." dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 185. ayet

  11. Şuarâ suresi, 186. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 186. ayet. وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

    vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

    Erhan Aktaş

    "Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Kesinlikle yalancı olduğunu düşünüyoruz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 186. ayet

  12. Şuarâ suresi, 187. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 187. ayet. فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş

    "Eğer doğru söylüyorsan, haydi gökten üzerimize parçalar düşür."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 187. ayet

  13. Şuarâ suresi, 188. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 188. ayet. قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 188. ayet

  14. Şuarâ suresi, 189. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 189. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Erhan Aktaş

    Ne var ki onu yalanladılar. Bunun üzerine gölge gününün azabı onları yakaladı. Kuşkusuz o, büyük günün azabıydı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 189. ayet

  15. Şuarâ suresi, 190. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 190. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 190. ayet

  16. Şuarâ suresi, 191. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 191. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 191. ayet

Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212

  1. Şuarâ suresi, 192. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 192. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 192. ayet

  2. Şuarâ suresi, 193. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 193. ayet. نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

    nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.

    Erhan Aktaş

    Onunla er-Ruh'ul Emin dipnot 1 indi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Güvenilir, sağlam, kesin doğru bilgi. Vahiy. Ruh, esas itibarıyla "can:" vücuda hayat veren cevher" demektir. Kur'an, ruhu vahiy anlamında da kullanmaktadır. Zira vahiy, İnsana ve topluma hayat vermekte, İnsana ve topluma düzen vererek onları canlı ve diri tutmakta; onlara en iyi yaşantıyı sağlamanın yolunu göstermektedir. Ruh'ul Emin'e Cebrail denmesi doğru değildir. Er'Ruh'ul-Emin isim tamlaması değil, sıfat tamlamasıdır; yani "emin ruh" demektir. Kur'an'ın, Kitap'ın, ayetlerin, surelerin, Hikmet'in, Tevrat'ın, İncil'in, Furkan'ın doğrudan Allah tarafından indirildiğine dair yüzlerce ayet bulunmaktadır. Buna karşın onun "Cebrail" adındaki bir melek tarafından indirildiğini söylemek Kur'an'la çelişmektir. Örneğin: 58.22'de Allah Mü'minleri "ruh" ile desteklediğini söylemektedir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 193. ayet

  3. Şuarâ suresi, 194. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 194. ayet. عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

    `alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

    Erhan Aktaş

    Senin kalbine. Uyarıcılardan olman için.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 194. ayet

  4. Şuarâ suresi, 195. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 195. ayet. بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

    bilisânin `arabiyyim mübîn.

    Erhan Aktaş

    Apaçık Arapça bir lisan ile.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 195. ayet

  5. Şuarâ suresi, 196. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 196. ayet. وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

    veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 196. ayet

  6. Şuarâ suresi, 197. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 197. ayet. أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 197. ayet

  7. Şuarâ suresi, 198. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 198. ayet. وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

    velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 198. ayet

  8. Şuarâ suresi, 199. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 199. ayet. فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

    feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

    Erhan Aktaş

    O da bunu onlara okusaydı, onlar yine de inanmayacaklardı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 199. ayet

  9. Şuarâ suresi, 200. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 200. ayet. كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 200. ayet

  10. Şuarâ suresi, 201. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 201. ayet. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    lâ yü'minûne bihî ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Erhan Aktaş

    Acıklı azabı görmedikçe ona inanmazlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 201. ayet

  11. Şuarâ suresi, 202. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 202. ayet. فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    feye'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 202. ayet

  12. Şuarâ suresi, 203. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 203. ayet. فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

    feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

    Erhan Aktaş

    O zaman; "Bize birazcık olsun süre verilir mi acaba?" diyecekler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 203. ayet

  13. Şuarâ suresi, 204. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 204. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Erhan Aktaş

    Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 204. ayet

  14. Şuarâ suresi, 205. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 205. ayet. أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

    eferaeyte im metta`nâhüm sinîn.

    Erhan Aktaş

    Gördün mü? Onlara yıllarca yararlanmalarına fırsat versek,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 205. ayet

  15. Şuarâ suresi, 206. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 206. ayet. ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ŝümme câehüm mâ kânû yû`adûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 206. ayet

  16. Şuarâ suresi, 207. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 207. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

    mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

    Erhan Aktaş

    Yararlandıkları şeyler onlara hiçbir yarar sağlamaz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 207. ayet

  17. Şuarâ suresi, 208. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 208. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

    vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 208. ayet

  18. Şuarâ suresi, 209. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 209. ayet. ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ẕikrâ. vemâ künnâ żâlimîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 209. ayet

  19. Şuarâ suresi, 210. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 210. ayet. وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

    vemâ tenezzelet bihi-şşeyâṭîn.

    Erhan Aktaş

    Onu, şeytanlar indirmedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 210. ayet

  20. Şuarâ suresi, 211. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 211. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

    vemâ yembegî lehüm vemâ yesteṭî`ûn.

    Erhan Aktaş

    Bu onların harcı değil, hem buna güçleri de yetmez.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 211. ayet

  21. Şuarâ suresi, 212. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 212. ayet. إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

    innehüm `ani-ssem`i lema`zûlûn.

    Erhan Aktaş

    Çünkü onlar, işitmekten dipnot 1 kesin olarak uzak tutulmuş olanlardır.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahyi duymaktan, vahiyden haberdar olmaktan.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 212. ayet

"En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227

  1. Şuarâ suresi, 213. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 213. ayet. فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

    felâ ted`u me`a-llâhi ilâhen âḫara fetekûne mine-lmü`aẕẕebîn.

    Erhan Aktaş

    O halde Allah ile beraber başka bir ilaha yönelme. Yoksa azap edilenlerden olursun.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 213. ayet

  2. Şuarâ suresi, 214. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 214. ayet. وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

    veenẕir `aşîrateke-l'aḳrabîn.

    Erhan Aktaş

    Önce yakın akrabalarını uyar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 214. ayet

  3. Şuarâ suresi, 215. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 215. ayet. وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

    Erhan Aktaş

    Ve sana uyan İman Edenler'e sahip çık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 215. ayet

  4. Şuarâ suresi, 216. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 216. ayet. فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

    fein `aṣavke feḳul innî berîüm mimmâ ta`melûn.

    Erhan Aktaş

    Eğer sana karşı çıkarlarsa, "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 216. ayet

  5. Şuarâ suresi, 217. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 217. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

    vetevekkel `ale-l`azîzi-rraḥîm.

    Erhan Aktaş

    Mutlak Üstün Olan'a, Rahmeti Kesintisiz Olan'a tevekkül dipnot 1 et.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 217. ayet

  6. Şuarâ suresi, 218. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 218. ayet. ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

    elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 218. ayet

  7. Şuarâ suresi, 219. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 219. ayet. وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ

    veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 219. ayet

  8. Şuarâ suresi, 220. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 220. ayet. إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Erhan Aktaş

    O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 220. ayet

  9. Şuarâ suresi, 221. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 221. ayet. هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ

    hel ünebbiüküm `alâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.

    Erhan Aktaş

    Şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 221. ayet

  10. Şuarâ suresi, 222. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 222. ayet. تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.

    Erhan Aktaş

    Bütün iftiracı günahkarlara inerler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 222. ayet

  11. Şuarâ suresi, 223. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 223. ayet. يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَٰذِبُونَ

    yülḳûne-ssem`a veekŝeruhüm kâẕibûn.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 223. ayet

  12. Şuarâ suresi, 224. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 224. ayet. وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

    veşşu`arâü yettebi`uhümü-lgâvûn.

    Erhan Aktaş

    Ve o şairler; onlara azgınlar tabi olur. dipnot 1

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette; kınanan, bizatihi şairlik ve şairler değildir. O günün toplumunu etkileyerek, kamuoyu oluşturma görevini üstlenmiş olan kimselerdir. Yani şiiri, güçlülerin amaçlarına ve kendi çıkarlarına alet edenlerdir. Kelimenin başında belirlilik ifade eden "el" takısının bulunması, bu ifadenin şairlerin tamamını kapsamadığını göstermektedir. Söz konusu şairler, toplumu yönlendirme görevini üstlenen belli kimselerdir (Bkz.26:227).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 224. ayet

  13. Şuarâ suresi, 225. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 225. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

    elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.

    Erhan Aktaş

    Onların her vadide nasıl şaşkın şaşkın dolaştıklarını görmüyor musun?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 225. ayet

  14. Şuarâ suresi, 226. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 226. ayet. وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

    veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yef`alûn.

    Erhan Aktaş

    Onlar yapmayacakları şeyleri söylerler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 226. ayet

  15. Şuarâ suresi, 227. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 227. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

    ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim ba`di mâ żulimû. veseya`lemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.

    Erhan Aktaş

    Ancak iman edenler, salihatı yapanlar, her zaman Allah'ın öğüdünü dinleyenler ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar hariç. Zulmedenler dipnot 1 , nasıl bir alt üst oluşla, alt üst dipnot 2 olacaklarını yakında bileceklerdir.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şairler.
    2. metne dön, dipnot 2
      Nasıl bir devrimle devrileceklerini.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 227. ayet