Diyanet İşleri
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 62. ayet. قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ
ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Şuarâ 10–68 3
İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık.
Firavun ve adamları gün doğarken onları takibe koyuldular.
İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.
Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.
Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.
Ötekileri de oraya yaklaştırdık.
Musa'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 60–62. ayetler için yazılmıştır.
60. “Güneş doğarken onların peşine düştüler.” Yani Firavun kavmi, güneşin doğuş vakti Mûsâ ve kavminin peşine koyuldular. Öfkeli ve kin dolu bir şekilde ısrarla arkalarından koşturdular.
61-62. “İki topluluk birbirini” her biri ötekini “görünce Mûsâ’nın arkadaşları” Mûsâ’ya kederli bir şekilde şikâyette bulunarak: “Kesinlikle bize yetişecekler, dediler.” Ancak Mûsâ, onlara sebat vererek ve Rabbinin hak vaadini onlara haber vererek: “Asla!” durum dediğiniz gibi değil, size yetişemeyecekler. “Şüphesiz Rabbim benimledir. O, bana” benim de sizin de kurtuluşumuzu gerçekleştirecek şekilde “yol gösterecektir, dedi.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa kavmine şöyle dedi: "İş, sizin tasavvur ettiğiniz gibi değildir. Şüphesiz Rabbim, desteğiyle ve yardımıyla benimle beraberdir. Beni irşat edip kurtuluş yolunu gösterecektir."
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa) "Asla! Şüphesiz ki Rabbim benimledir, bana yol gösterecektir!" dipnot 1 demişti. dipnot 2
(Musa) "Hayır, asla!" dedi, "çünkü Rabbim benimledir, elbet bir çıkış yolu gösterecektir!"
(Musa:) "Hayır, asla! Rabbim benimle beraber" dedi, "bana mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir!" dedi.
(Musa) dedi ki: "Hayır! Rabbim benimledir; (kurtuluşun) yolunu gösterecektir!"
(Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz Rabbim, benimle beraberdir; bana yol gösterecektir."
Musa: Asla! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.
"Asla!" dedi; "Efendim, kesinlikle benimle birliktedir; bana doğru yolu gösterecektir!"
- İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa'nın adamları, "İşte yakalandık" dediler. Musa, "Hayır! Rabbim benimle beraberdir, bana elbette bir çıkış yolu gösterecektir" dedi.
"Asla. Efendim benimle birliktedir; bana bir çıkış yolu gösterecektir" dedi.
'Asla. Rabbim benimle birliktedir; bana bir çıkış yolu gösterecektir,' dedi.
(Musa): "Hayır! asla! Rabbim muhakkak benimledir, bana yolunu gösterecektir" dedi.
Hayır asla, dedi: rabbım muhakkak benimledir, bana yolunu gösterecektir
Musa: "Hayır, endişelenmeyin! Kuşkusuz Rabb'im benimledir. Bana yol gösterecektir." dedi.
Musa: "Hayır, endişelenmeyin! Kuşkusuz Rabb'im benimledir. Bana yol gösterecektir." dedi.
Musa: "Hayır, endişelenmeyin! Kuşkusuz Rabb'im benimledir. Bana yol gösterecektir." dedi.
(Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz rabbim benimle beraberdir; bana yol gösterecektir."
(Muusa) "Hayır, dedi, şübhesiz ki Rabbim benimle beraberdir. O, beni (selamet) yol (una) iletecekdir".
Hayır, dedi. Muhakkak ki Rabbım benimledir. Bana doğru yolu gösterecektir.
(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Mûsâ: “Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir.” dedi.
(Musa): "Hayır, dedi, Rabbim benimle beraberdir. Bana yol gösterecektir."
Musa dedi ki: "Asla, çünkü Rabbim benimledir, bana bir yol açacaktır dipnot 1 .",
"Asla" dedi Musa; "Rabbim benimledir, bana bir yol gösterecektir."
Musa: Hayır, asla! dedi. Çünkü, Rabbim benimle beraberdir ve bana yol gösterecektir.
Musa: -Hayır, asla! dedi. Çünkü, Rabbim benimle beraberdir ve bana yol gösterecektir.
Musa dedi: "Hayır, asla! Rabbim benimledir, bana kılavuzluk edecektir."
"Not at all", Mussa said, "Allah, my Creator overshadows me with His gracious wing; He is by my side to guide me as He will. "
Moses said, ‘No, my Lord is with me: He will guide me,’
(Moses) said: "By no means! my Lord is with me! Soon will He guide me!"
Moses said: "Certainly not. My Lord is with me; He will direct me." dipnot 1
He said, ‘Never! My Lord is with me and He will guide me. ’
[Mûsâ (Moses)] said: "Nay, verily with me is my Lord. He will guide me."
He said, ‘Certainly not! Indeed my Lord is with me. He will guide me.’
(Moses) said, `No, not at all, my Lord is with me, He will lead me out of the impasse (and to safety). '
Said he, 'No indeed; surely my Lord is with me; He will guide me. '
Moses said, "Not at all. My Lord is with me; He will guide me."
Said he, 'Not so; verily, with me is my Lord, He will guide me. '
He said, "No, my Lord is with me and He will guide me."
Moses answered, by no means: For my Lord is with me, Who will surely direct me.
And when the two hosts saw each other, the companions of Moses said, "Verily, we are overtaken!"
He said, "Not at all. Surely my Lord is with me; He will soon guide me."
He said: Nay, verily! for lo! my Lord is with me. He will guide me.
Moses replied: "By no means. My Lord is with me. He will show me the way."
He replied: Nay indeed! My Sustainer is with me, [and] He will guide me!"
Moses reassured ˹them˺, "Absolutely not! My Lord is certainly with me—He will guide me."
He said: "No, my Lord is with me and He will guide me. "
He said, "No way. My Lord is with me; He will guide me."
[Moses] said, "No! Indeed, with me is my Lord; He will guide me. "
He said: “By no means! My Lord is with me; He will guide me.”
He answered, "Nay indeed! My Lord is with me and He will guide me. "
(Musa) said: "Not at all! My Lord is with me! He will soon guide me!"
He said, "Never! Indeed with me is my Lord. He will guide me."
He said: "No, my Lord is with me and He will guide me."