Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 94. ayet

Şuarâ suresi, 94. ayet. فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

Diyanet İşleri

(94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 91–97 · surenin 94. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 91–93

    (91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

  2. 94–95

    (94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

  3. Şuarâ 96

    Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

  4. Şuarâ 97

    "Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 90–95. ayetler için yazılmıştır.

90-91. Daha sonra Yüce Allah, bu pek dehşetli günün birtakım niteliklerini, bugündeki mükâfat ve cezaları söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “(O gün) cennet” Rablerinin emirlerine uyan, yasaklarından kaçınan, O’nun gazap ve cezasından korkup sakınan “takvâ sahiplerine yakınlaştırılır. Cehennem de” Allah’ın masiyetlerine dalarak O’nun haram kıldığı şeyleri işleme cesaretini gösteren, peygamberlerini yalanlayan ve peygamberlerin kendilerine getirdiği hakkı reddeden “azgınlara da cehennem açıkça gösterilir.” İhtiva ettiği bütün azaplar ile onlar için hazırlanır.

92-93. Yani bunların hiçbirisi olmuyor. Böylelikle yalanları ve rüsvaylıkları açıkça ortaya çıkmış olacak, hüsranları ve rezillikleri gün gibi görülecektir. Pişmanlık duyacaklar ve dünyadaki çalışmaları da boş çıkacaktır.

94-95. “Hem onlar” yani tapındıkları putlar “hem” onlara tapan “o azgınlar hem de İblis’in” insanlardan ve cinlerden oluşan, günahlara teşvik eden, şirk koşmaları ve iman etmemeleri sebebiyle onlara musallat olan, İblis’in propagandacıları olup onu hoşnut etmek için çalışan, hem İblis’e itaate davet eden, hem bu daveti kabul eden, hem de onları şirklerinde taklit edenlerden meydana gelen “orduları hep birlikte yüz üstü oraya” cehenneme “atılırlar.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar ve onları saptıranlar, hep birlikte üst üste cehenneme atılırlar.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَكُبْكِبُوا۟ fekubkibu tepe taklak atılırlar kök: كبكب
  2. فِيهَا fiha oraya
  3. هُمْ hum onlar
  4. وَٱلْغَاوُۥنَ velgavune ve azgınlar kök: غوي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş)

    Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde, kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş)

    Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette…

  • Aynı kök: غوي (22 geçiş)

    Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(94, 95) Onlar (İbrahim'in kavmi) bütün azgınlar ve İblis'in askerleri, hepsi tepetaklak cehenneme atılacaklardır.

Mustafa İslamoğlu

Neticede hem onlar, hem de sorumsuz ve bilinçsizce onlara (umut bağlayanlar) cehennemde üst üste istif edilecekler;

Muhammed Esed

Pek tabii onlar da, azgınlık içinde yitip gidenler de, hepsi üst üste cehenneme tıkılacaklar;

Ahmed Hulusi

Onlar (taptıklarınız) ve hakikatinden sapıp putlara tapanlar, onun içinde (cehennemde) tepetaklak yüzüstü yere çarpılmıştır!

Ali Bulaç

Artık onlar ve azgınlar onun içine dökülüverilmiştir.

Ali Özek ve heyeti

Artık onlar, o azgınlar toptan oraya tepetaklak (cehenneme) atılırlar

Ali Rıza Safa

Sonunda, onlar ve azgınlar, yüzüstü onun içine atılırlar.

Bayraktar Bayraklı

- Onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerededir? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?" denilir. Onlar, azgınlar ve İblis'in adamları tepe taklak hepsi oraya atılırlar.

Edip Yüksel

Azgınlarla birlikte tepetakla oraya atılacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Azgınlarla birlikte tepetakla oraya atılacaklardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve arkasından hep onlar ve azgınlar o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve arkasından hep onlar o Cehennemin içine fırlatılmaktadır

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Arkasından onlar ve azgınlar dipnot 1 onun içine tepetaklak atılacaklar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendilerine kulluk edilenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Arkasından onlar ve azgınlar dipnot 1 onun içine tepetaklak atılacaklar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kendilerine kulluk edilenler.

Gültekin Onan

Artık onlar ve azgınlar onun içine dökülüverilmiştir.

Hasan Basri Çantay

(94-95) Artık onlar da, o azgınlar da, İblis orduları da topdan yüzleri koyun, (cehennemin) içerisine atılmışlardır.

İbni Kesir

Oraya; onlar ve azgınlar atılırlar.

Mehmet Alagaş

(90-104) Cennet sakınanlar için yaklaştırıldı, cehennem azgınlara gösterildi / ibraz edildi ve nerede Allah’ın dışında taptıklarınız? Yardım edebiliyorlar mı veyahut yardım görüyorlar mı? diye onlara soruldu. Azgınlar ve iblisin ordularının hepsi ona / cehenneme, yüzüstü / yere kapaklanmış halde atılırlar. Orada çekişirlerken / hasımlaşırlarken derler ki, Allah'a yemin olsun biz kesinlikle a paçık bir sapıklık içindeydik, alemlerin rabbi ile sizleri / başka taptıklarımızı aynı seviyede tutuyorduk. Bizleri ancak siz suçlular saptırdınız, bize ne bir aracı / bir şefaatçi ve de candan bağlı biri yoktur, bize bir defa daha / bir kere daha verilse de inananlardan olsak. İşte bu kesinlikle ayettir onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı. Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onlar ve azgınlar hep birlikte oraya atılırlar.

Süleyman Ateş

Onlar ve azgınlar, tepe taklak oraya atılırlar.

Süleymaniye Vakfı

Sonunda onlar ve boş hayale kapılıp yoldan çıkanlar baş aşağı cehenneme atılırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar ve boş hayallerin peşinde koşanlar baş aşağı cehenneme atılırlar,

Şaban Britch

Ve onlar, kâfirlerle birlikte Cehennem'in içine atılır.

Şaban Piriş

Ve onlar, saptırıcılarla birlikte cehennemin içine tepe takla yuvarlanır

Yaşar Nuri Öztürk

Ardından onlar ve öteki azgınlar cehennemin içine tıkılmıştır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall they -the infidels- be cast in Hell headlong one batch after another along with those who wasted their days in vanity.

Abdul Haleem

and then they will all be hurled into Hell, together with those that misled them,

Abdullah Yusuf Ali

"Then they will be thrown headlong into the (Fire),- they and those straying in Evil,

Abul A'la Maududi

Then the idols and those who strayed will be hurled into the Fire headlong, one upon another, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kubkibu in the text has two meanings: (1) They will be hurled into Hell one upon the other; and (2) they will go on rolling down into the depths of Hell.

Aisha Bewley

They will be bundled into it head first, they and the misled,

Al-Hilali & Khan

Then they will be thrown on their faces into the (Fire), they and the Ghâwûn (devils, and those who were in error).

Ali Quli Qarai

Then they will be cast into it on their faces —they and the perverse,

Amatul Rahman Omar

Then they (- the false deities) shall all be hurled headlong into the depths of it (- the Hell), again and again, and along with them all those (wretched fellows) who had deviated from the right path.

Arthur John Arberry

Then they shall be pitched into it, they and the perverse

Bijan Moeinian

Those idols, along with those who worshipped them, will be thrown therein.

E. Henry Palmer

And they shall fall headlong into it, they and those who have gone astray,

Edip-Layth

So they were thrown in it on their faces, them and the wrongdoers.

George Sale

And they shall be cast into the same, both they, and those who have been seduced to their worship;

Hamid S. Aziz

"Beside Allah? Can they help you, or help themselves?'

Mahmoud Ghali

Then they will be pitched (headlong) into it, they and the misguided,

Marmaduke Pickthall

Then will they be hurled therein, they and the seducers

Mohamed Ahmed - Samira

They will then be thrown into Hell with those who had gone astray

Muhammad Asad

Thereupon they will be hurled into hell – they, as well as all [others] who had been lost in grievous error,

Mustafa Khattab

Then the idols will be hurled headlong into Hell, along with the deviant

Progressive Muslims

So they were thrown in it on their faces, them and the wrongdoers.

Rashad Khalifa

They will be thrown therein, together with the strayers.

Sahih International

So they will be overturned into Hellfire, they and the deviators

Sam Gerrans

And they will be hurled therein, they and those who err,

Shabbir Ahmed

Then they will be hurled into Hell, the leaders and their straying followers.

Syed Vickar Ahamed

Then they will be cast right into the (Fire)— They and those lost in evil,

Taqi Usmani

So they (their false gods) will be thrown on their faces into it - they and the erring people

The Monotheist Group

So they were thrown in it on their faces, them and the wrongdoers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 94. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 94. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 94. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩