Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 149. ayet

Şuarâ suresi, 149. ayet. وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ

vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

Diyanet İşleri

"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 146–152 · surenin 149. ayeti / 227

Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3

  1. Şuarâ 146–148

    (146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

  2. 149

    "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

  3. Şuarâ 150

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  4. Şuarâ 151–152

    (151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 145–152. ayetler için yazılmıştır.

145. “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden: Bizim sana uymamızı engelleyen, senin mallarımızı almak isteyişindir, de diyemezsiniz. “Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben mükâfatımı O’ndan başkasından istemiyorum.

146-148. Yani siz, bu pek büyük nimetler içinde başıboş bırakılacağınızı, davarların faydalandığı gibi o nimetlerden yararlanmak üzere kendi halinize terk edileceğinizi, bu başı boş halinizle sizlere hiçbir emir verilmeyip hiç bir şeyin de yasak kılınmayacağını, bunca nimeti de Allah’a isyan yolunda kullanmaya devam edip gideceğinizi mi zannediyorsunuz?

149. Sizin becerikliliğiniz, ustalığınız (ve azgınlığınız) o sert ve sağlam dağlardan evler yontacak hale gelmiş bulunuyor.

150-151. Yani nitelikleri ve adetleri günah işlemek ve onları yapmaya davet etmek sûretiyle yeryüzünde bozgunculuk yapmak olan, en ufak bir ıslâh söz konusu olmaksızın kötülük yapan kimselerin arkasından gitmeyin. Bu, katıksız bir kötülük olduğundan dolayı olabilecek en zararlı haldir. Sanki aralarında peygamberlerine karşı çıkmaya hazır, azgınlık yoluna davet etmek üzere ortada olan birtakım insanlar varmış da o nedenle Salih de onlara bu kimselere kanmayı yasaklamış gibi bir husus anlaşılmaktadır. Belki de Yüce Allah’ın, haklarında: “Şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslaha çalışmayan dokuz kişi vardı.” (Neml, 27/48) buyurduğu kimseler bunlar olabilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Bir de içinde oturmak için dağları ustalıkla yontup evler yapıyorsunuz."

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَنْحِتُونَ ve tenhitune ve yontuyorsunuz kök: نحت
  2. مِنَ mine -dan
  3. ٱلْجِبَالِ l-cibali dağlar- kök: جبل
  4. بُيُوتًۭا buyuten evler kök: بيت
  5. فَـٰرِهِينَ farihine ustalıkla kök: فره

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    "Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    Onlar güven içinde dağlardan evler yontuyorlardı.

  • Aynı kök: نحت (4 geçiş)

    İbrahim, şöyle dedi: "Yonttuğunuz putlara mı tapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Aralarında Allah adına and içerek şöyle dediler: "Mutlaka onu ve ailesini geceleyin öldüreceğiz, sonra da velisine; 'Biz onun ailesinin öldürülüşüne…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır.

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş) · Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Rabbin, bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin."

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

  • Aynı kök: جبل (41 geçiş)

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Arkeoloji

    Kasru'l-Ferîd kaya mezarı — Hegra

    Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.

    Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:40:03
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Şımarıklık yaparak dağlardan (kayalardan) evler yontuyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkmış, dağlarda yonttuğumuz görkemli evlerden dolayı şımarıyorsunuz.

Muhammed Esed

Ve dağlarda hep böyle ustalıkla evler yontabileceğinizi (mi sanıyorsunuz)?

Ahmed Hulusi

"Hünerli ve keyifli olarak dağlardan evler yontuyorsunuz!"

Ali Bulaç

"Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."

Ali Özek ve heyeti

(Böyle sanıp) dağlardan ustaca evler yontuyorsunuz (oyup yapıyorsunuz).

Ali Rıza Safa

"Dağlarda, ustalıkla evler yontuyorsunuz!"

Bayraktar Bayraklı

"Sevinçle dağlarda evler yaparak?"

Edip Yüksel

"Ve dağlardan lüks köşkler yontuyorsunuz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ve dağlardan lüks köşkler yontuyorsunuz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ki bir de dağlardan keyifli keyifli evler yontuyorsunuz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki bir de dağlardan keyfli keyfli evler yontuyorsunuz

Erhan Aktaş

"Ve dağlardan ustalıkla yonttuğunuz evlerde."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve dağlardan ustalıkla yonttuğunuz evlerde."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ve dağlardan ustalıkla yonttuğunuz evlerde."

Gültekin Onan

"Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."

Hasan Basri Çantay

"Dağlardan şımarık şımarık evler yontuyorsunuz".

İbni Kesir

Dağlarda ustalıkla evler oyar mısınız?

Mehmet Alagaş

(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

“Dağları maharetle oyup alımlı köşkler yapıyorsunuz?”

Süleyman Ateş

"Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

Süleymaniye Vakfı

Bir de dağlardan ustalıkla evler oyuyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dağları ustalıkla yontup evler yapmaya devam edeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Şaban Britch

Dağları oyup, ustalıkla evler yapıyorsunuz.

Şaban Piriş

Dağları oyup, ustalıkla evler yapıyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Keyif içinde, dağlardan evler yontuyorsunuz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And you skillfully carve the mountains into homes wherein you make abode",

Abdul Haleem

carving your fine houses from the mountains?

Abdullah Yusuf Ali

"And ye carve houses out of (rocky) mountains with great skill.

Abul A'la Maududi

You hew dwellings in mountains and exult in that. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Just as the most prominent feature of the Aad civilization was that they built large edifices with high pillars, so the most prominent feature of the Thamud civilization for which they were known among the ancient peoples was that they carved out dwellings in the hills. That is why in Surah Al-Fajr, the Aad have been referred to as (people) of the pillars, and the Thamud as those who hewed rocks in the valley. These people also built castles on the plains, the purpose and object of which was nothing but display of wealth and power and architectural skill as there was no real necessity for them. These are, in fact, the ways of the perverted people: the poor among them do not have proper shelters, and the wealthy members not only have sufficient fine dwellings but over and above those they raise monuments for ostentation and display.

Aisha Bewley

Will you continue hewing houses from the mountains with exultant skill?

Al-Hilali & Khan

"And you hew out in the mountains, houses with great skill.

Ali Quli Qarai

And you hew houses out of the mountains skillfully.

Amatul Rahman Omar

`And you hew out houses in the mountains with great skill and elated with your greatness.

Arthur John Arberry

Will you still skilfully hew houses out of the mountains?

Bijan Moeinian

"You are carving luxurious houses inside the mountains with a great skill. "

E. Henry Palmer

the spathes whereof are fine? and ye hew out of the mountains houses skillfully.

Edip-Layth

"You carve homes out of the mountains with great skill?"

George Sale

And will ye continue to cut habitations for your selves out of the mountains, behaving with insolence?

Hamid S. Aziz

"And tilled fields and heavily sheathed palms

Mahmoud Ghali

And you (skillfully) hew houses out of the mountains?

Marmaduke Pickthall

Though ye hew out dwellings in the mountain, being skilful?

Mohamed Ahmed - Samira

And dwellings hewed out of mountains ingeniously?

Muhammad Asad

and that you will [always be able to] hew dwellings out of the mountains with [the same] great skill?"

Mustafa Khattab

to carve homes in the mountains with great skill?

Progressive Muslims

"And you carve homes out of the mountains with great skill"

Rashad Khalifa

"You carve out of the mountains luxurious mansions.

Sahih International

And you carve out of the mountains, homes, with skill.

Sam Gerrans

“And to hew out houses from the mountains skilfully?

Shabbir Ahmed

And that you will always skillfully carve out of the mountains luxurious mansions?

Syed Vickar Ahamed

"And you dig out houses out of (rocky) mountains with high skill.

Taqi Usmani

You hew out houses from the hills with pride.

The Monotheist Group

"Andyou carve homes out of the mountains with great skill?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 149. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 149. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 149. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩