Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 46. ayet

Şuarâ suresi, 46. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

Diyanet İşleri

Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 43–49 · surenin 46. ayeti / 227
  1. Şuarâ 43

    Musa onlara, "Hadi ortaya atacağınız şeyi atın" dedi.

  2. Şuarâ 44

    Bunun üzerine onlar iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un gücüyle elbette bizler üstün geleceğiz" dediler.

  3. Şuarâ 45

    Musa da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa onların düzdükleri sihir takımlarını yutuyor.

  4. 46

    Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

  5. Şuarâ 47

    "Alemlerin Rabbine inandık" dediler.

  6. Şuarâ 48

    "Musa'nın ve Harun'un Rabbi'ne."

  7. Şuarâ 49

    Firavun, "Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Mutlaka o, size sihri öğreten büyüğünüzdür. Yakında bilip göreceksiniz siz! Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 46–48. ayetler için yazılmıştır.

46-48. Sihirbazlar, bu büyük mucizeyi gördüklerinde sihir işini bildiklerinden dolayı Mûsâ’nın yaptığı bu işin sihir olmadığına kesin kanaat getirdiler. Bunun ancak Allah’ın âyetlerinden bir âyet, Mûsâ’nın doğruluğunu ortaya koyan ve getirdiğinin gerçek olduğunu gösteren bir mucize olduğunu anladılar. Bunun üzerine “sihirbazlar derhal” Rablerine “secdeye kapandılar. Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik, Mûsâ ve Hârûn’un Rabbine…” Böylelikle o toplantı yerinde batıl, kökünden yok edildi. Bu batılın elebaşları da onun batıl olduğunu ikrar ve itiraf etti, hak da açıkça ortaya çıkıp üstün geldi. Herkes de bunu gözleriyle gördü. Ancak Firavun, azgınlık ve sapıklıkta direnerek, inadını sürdürerek yüz çevirdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine sihirbazlar Musa'nın asasının onların bütün attıkları sihirleri yuttuğunu görünce, hep birden secdeye kapandılar.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَأُلْقِىَ feulkiye derhal kapandılar kök: لقي
  2. ٱلسَّحَرَةُ s-seharatu büyücüler kök: سحر
  3. سَـٰجِدِينَ sacidine secdeye kök: سجد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Sihirbazlar ise secdeye kapandılar.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş) · Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    (Musa'nın değneği, sihirbazların ipleriyle değneklerini yutunca) sihirbazlar hemen secdeye kapandılar ve, "Harun ve Musa'nın Rabbine inandık" dediler.

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim daha zalimdir. Böyleleri oralara (eğer girerlerse)…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Bunu gören) büyücüler derhal secdeye kapanmışlardı.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda büyücüler hep birden yere kapanarak

Muhammed Esed

Bu durum karşısında büyücüler hemen yere kapanarak

Ahmed Hulusi

Bunu gören sihirbazlar, yere kapandılar Musa önünde!

Ali Bulaç

Anında büyücüler secdeye kapandılar.

Ali Özek ve heyeti

(Bunu görünce) sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

Ali Rıza Safa

Sonunda, büyücüler secdeye kapandılar.

Bayraktar Bayraklı

- Bu durum karşısında sihirbazlar hemen secdeye kapanarak, "Biz, alemlerin Rabbine inandık" dediler. "Musa'nın ve Harun'un Rabbine."

Edip Yüksel

Büyücüler secdeye kapandılar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Büyücüler secdeye kapandılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar

Erhan Aktaş

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sihirbazlar hemen teslimiyetlerini ilan ettiler.

Gültekin Onan

Anında büyücüler secdeye kapandılar.

Hasan Basri Çantay

Büyücüler derhal secde ediciler olarak (yere) kapandı (lar).

İbni Kesir

Bunun üzerine büyücüler secdeye kapandılar.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bunun üzerine sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

Süleyman Ateş

Derhal büyücüler secdeye kapandılar:

Süleymaniye Vakfı

Sihirbazlar bir anda kendilerini secdede buldular.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Büyücüler hemen secdeye kapandılar

Şaban Britch

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar.

Şaban Piriş

Bunun üzerine sihirbazlar secdeye kapandılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine büyücüler, secdelere kapandılar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Overwhelmed with wonder, the sorcerers bowed to the ground in comely order, praise and admiration.

Abdul Haleem

and the sorcerers fell down on their knees,

Abdullah Yusuf Ali

Then did the sorcerers fall down, prostrate in adoration,

Abul A'la Maududi

Thereupon the magicians fell down in prostration,

Aisha Bewley

The magicians threw themselves down, prostrating.

Al-Hilali & Khan

And the sorcerers fell down prostrate.

Ali Quli Qarai

Thereat the magicians fell down prostrating.

Amatul Rahman Omar

Thereupon the sorcerers were impelled to fall down prostrating;

Arthur John Arberry

so the sorcerers were cast down, bowing themselves.

Bijan Moeinian

At this, the magicians fell prostrate.

E. Henry Palmer

And the sorcerers threw themselves down, adoring.

Edip-Layth

So the magicians went down prostrating.

George Sale

Whereupon the magicians prostrated themselves, worshipping,

Hamid S. Aziz

And Moses threw down his rod, and, lo, it swallowed up what they had falsely devised!

Mahmoud Ghali

So the sorcerers were cast down, prostrating themselves.

Marmaduke Pickthall

And the wizards were flung prostrate,

Mohamed Ahmed - Samira

Then the magicians fell prostrating in adoration,

Muhammad Asad

And down fell the sorcerers, prostrating themselves in adoration,

Mustafa Khattab

So the magicians fell down, prostrating.

Progressive Muslims

So the magicians went down prostrating.

Rashad Khalifa

The magicians fell prostrate.

Sahih International

So the magicians fell down in prostration [to Allah ].

Sam Gerrans

Then were the sorcerers cast down in submission,

Shabbir Ahmed

The debaters fell prostrate in awe.

Syed Vickar Ahamed

Then the magicians fell down, prostrate in praise,

Taqi Usmani

So the sorcerers were made (by the truth they saw) to fall down in prostration.

The Monotheist Group

So the magicians went down prostrating.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 46. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 46. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 46. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩