Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 39. ayet

Şuarâ suresi, 39. ayet. وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

Diyanet İşleri

İnsanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 36–42 · surenin 39. ayeti / 227
  1. Şuarâ 36

    Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

  2. Şuarâ 37

    "Sana bütün usta sihirbazları getirsinler."

  3. Şuarâ 38

    Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

  4. 39

    İnsanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

  5. Şuarâ 40

    "Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)

  6. Şuarâ 41

    Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.

  7. Şuarâ 42

    Firavun, "Evet, hem o takdirde mutlaka bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–40. ayetler için yazılmıştır.

38. Firavun, danıştığı bu kimselerin görüşlerini uygulamaya koyarak şehirlere sihirbazları toplayacak kimseler gönderdi ve bu konuda bütün gayretini ortaya koydu. “Böylece sihirbazlar belirlenen günün malum vaktinde toplandı.” O günde bir araya gelmek üzere Mûsâ onlarla sözleşmişti. O gün de onların iş-güçlerini bırakıp eğlenceye koştukları bir bayram günüydü.

39. “İnsanlara da: Siz de toplanacak mısınız? denildi.” Yani bütün insanların belirlenen bu günde toplanmaları için ilanda bulunuldu.

40. “Umarız ki sihirbazlar galip gelirlerse biz de onlara uyarız.” Yani insanlara şöyle dediler: Bir araya gelin, toplanın ki sihirbazların Mûsâ’yı nasıl yenik düşürdüklerini, onların işlerinde ne kadar becerikli olduklarını görün. Biz de onlara uyacağız; onları tazim edeceğiz. Sihir bilgisinin ne kadar değerli olduğunu öğrenmiş olacağız. Eğer hakka uyma muvaffakiyetine mazhar olmak isteselerdi, şöyle demeleri gerekirdi: Biz, onlardan kim haklı çıkarsa ona uyacağız ve doğruyu öğrenmiş olacağız. Bundan dolayı bu toplanmanın, onlara karşı delilin ortaya konulması dışında kendilerine hiçbir faydası olmadı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İnsanlara da şöyle denildi: "Siz, galip gelenin Musa mı yoksa sihirbazlar mı olduğunu görmek için toplanır mısınız?"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَقِيلَ ve kile ve denildi kök: قول
  2. لِلنَّاسِ linnasi halka da kök: نوس
  3. هَلْ hel musunuz?
  4. أَنتُم entum siz de
  5. مُّجْتَمِعُونَ muctemiune toplanıyor kök: جمع

Bu ayeti taşıyan yazmalar 7

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler8

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

İnsanlara da "Siz de toplanıyor musunuz? (toplanın)!" denmişti.

Mustafa İslamoğlu

Ve halka şöyle denildi: "Siz de toplanacaksınız değil mi?

Muhammed Esed

Ve halka da "Hepiniz toplandınız mı?" denildi,

Ahmed Hulusi

İnsanlara: "Hepiniz toplandınız mı?" denildi.

Ali Bulaç

Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.

Ali Özek ve heyeti

Halka: Siz de toplanıyor musunuz (haydi hemen toplanın), denildi.

Ali Rıza Safa

Ve insanlara, şöyle denildi: "Toplandınız mı?"

Bayraktar Bayraklı

Halka, "Siz de toplanıyor musunuz?" denildi.

Edip Yüksel

Halka da, "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Halka da, 'Siz de toplanır mısınız?' denildi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve halka: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve halka siz toplu musunuz denildi

Erhan Aktaş

İnsanlara: "Siz de toplananlar olun." denildi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlara: "Siz de toplananlar olun." denildi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlara: "Siz de toplananlar olun." denildi.

Gültekin Onan

Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.

Hasan Basri Çantay

Ve insanlara da: "Siz de toplamalar mısınız?" denildi.

İbni Kesir

İnsanlara: Siz de toplanır mısınız? denildi.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İnsanlara da; “Siz de toplanır mısınız?” denildi.

Süleyman Ateş

Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

Süleymaniye Vakfı

İnsanlara da şöyle dendi: "Siz de katılırsınız değil mi?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halka; "herhalde toplantıya siz de gelirsiniz?"

Şaban Britch

Halka da: “Siz de toplandınız mı?” denildi.

Şaban Piriş

Halka da: "Siz de toplandınız mı?" denildi.

Yaşar Nuri Öztürk

Halka da: "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the people were urged by one another to attend the event so that all of them would come into conformity with the wish that all be present. Expressing their thoughts in words, they added:

Abdul Haleem

and the people were asked, "Are you all coming?

Abdullah Yusuf Ali

And the people were told: "Are ye (now) assembled?-

Abul A'la Maududi

and the people were told: "Will you join the assembly? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, besides proclamation heralds were sent to urge the people to come and see the contest. It appears that the news of the miracle shown by Prophet Moses (peace be upon him) before the packed court had reached the common people also, and Pharaoh fearing that the people at large might be influenced, wanted that they should come together in large numbers so that they could see for themselves that turning a staff into a snake had nothing extraordinary in it because such a trick could be performed by every common magician of their own country as well.

Aisha Bewley

The people were asked, ‘Are you all assembled?

Al-Hilali & Khan

And it was said to the people: "Are you (too) going to assemble?

Ali Quli Qarai

and the people were told: ‘Will you gather?!’

Amatul Rahman Omar

And it was said to the people, `Will you (also) assemble together (in the field of contest);

Arthur John Arberry

The people were asked, 'Will you assemble?

Bijan Moeinian

The people (who were excited about the whole thing) were saying to each other: "Are you going to the meeting too?"

E. Henry Palmer

and it was said to the people, 'Are ye assembled?

Edip-Layth

It was said to the people: "Will you also gather?"

George Sale

And it was said unto the people, are ye assembled together?

Hamid S. Aziz

And the magicians assembled at the appointed time on a well-known day (a festival day),

Mahmoud Ghali

And it was said to the citizens, "Will you be gathered (together).

Marmaduke Pickthall

And it was said unto the people: Are ye (also) gathering?

Mohamed Ahmed - Samira

And the people were also asked to assemble.

Muhammad Asad

and the people were asked: Are you all present,

Mustafa Khattab

And the people were asked, "Will you join the gathering,

Progressive Muslims

And it was said to the people: "Will you also gather"

Rashad Khalifa

The people were told: "Come one and all; let us gather together here.

Sahih International

And it was said to the people, "Will you congregate

Sam Gerrans

And it was said to the people: “Will you assemble

Shabbir Ahmed

People were given an open invitation to assemble there, "Are you all gathering?"

Syed Vickar Ahamed

And the people were told: "Are you (all now) gathered?

Taqi Usmani

and it was said to the people, "Would you assemble,

The Monotheist Group

Andit was said to the people: "Will you also gather?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 39. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 39. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 39. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  8. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩