Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 96. ayet

Şuarâ suresi, 96. ayet. قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

Diyanet İşleri

Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 93–99 · surenin 96. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 93

    (91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.

  2. Şuarâ 94–95

    (94-95) Artık onlar ve o azgınlar ile İblis'in askerleri hepsi birden tepetakla oraya atılırlar.

  3. 96

    Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

  4. Şuarâ 97

    "Allah'a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

  5. Şuarâ 98

    "Çünkü sizi, alemlerin Rabbi ile bir tutuyorduk."

  6. Şuarâ 99

    "Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 96–104. ayetler için yazılmıştır.

96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul ediyorlardı. Yoksa yaratmada denk tutmuyorlardı. Buna delil ise “âlemlerin Rabbi” sözleridir. Yani onlar, Allah’ın bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ve bu arada kendi put ve heykellerinin de rabbi olduğunu ikrar ve itiraf ediyorlardı.

99. “Ama bizi günahkârlardan başkası” doğruluk ve hidâyet yolundan “saptırmadı.” Onlar, bizi bunun yerine sapıklığın ve fıskın yoluna çağırdılar. Sözü edilen günahkarlar, cehennem ateşine çağıran önderlerdir.

100-101. “Artık bizim” bu vakitte bizi azaptan kurtarmak için bize şefaat edecek “ne bir şefaatçimiz var. Ne de candan bir dostumuz.” Dünyada görülegeldiği üzere asgari bir miktarda bize fayda sağlayacak samimi bir yakınımız da yok. Böylelikle her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, kazandıklarının karşılığını görecekler. Salih amel işlemek maksadıyla dünyaya döndürülmeyi temenni ederek şöyle diyecekler:

102. “Keşke (dünyaya) dönme imkânımız olsa da” oraya döndürülsek de “mü’minlerden olsak?” Bu yolla da azaptan kurtulup mükâfatı hak etsek? Ama ne mümkün! Onlaırn bu arzularını gerçekleştirmelerine müsaade edilmeyecektir. Zira artık onların rehin alınan canları, kesinlikle salınmayacaktır.

103-104. “Şüphesiz bunda” size sözünü ettiğimiz ve anlattığımız bu hususlarda sizin için “bir ibret vardır. Fakat” bunca âyetin indirilmiş olmasına rağmen “onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah'tan başkasına ibadet edip O'ndan başka ortaklar edinen müşrikler, Allah' ı bırakıp da ibadet ettikleri ile cehennemde çekişerek şöyle derler:

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالُوا۟ kalu derler ki kök: قول
  2. وَهُمْ vehum onlar
  3. فِيهَا fiha orada
  4. يَخْتَصِمُونَ yehtesimune çekişerek kök: خصم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خصم (18 geçiş)

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider. Bir de kalbindekine (Sözünün özüne uyduğuna) Allah'ı şahit tutar.…

  • Aynı kök: خصم (18 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen…

  • Aynı kök: خصم (18 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Biz sana Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Cehennemlikler) orada birbirleriyle çekişerek şöyle diyeceklerdir:

Mustafa İslamoğlu

Onlar orada birbirleriyle atışırken şöyle derler:

Muhammed Esed

O Gün orada onlar, birbirlerini suçlayarak derler ki:

Ahmed Hulusi

Onlar orada tartışarak dediler ki:

Ali Bulaç

Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Ali Özek ve heyeti

orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Ali Rıza Safa

Orada, birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Bayraktar Bayraklı

- Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: "Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır.Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

Edip Yüksel

Orada çekişerek şöyle konuşacaklar:

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Orada çekişerek şöyle konuşacaklar:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler:

Elmalılı Hamdi Yazır

(95-96) Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler

Erhan Aktaş

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Gültekin Onan

Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Hasan Basri Çantay

Orada birbiriyle çekişerek şöyle dediler:

İbni Kesir

Orada birbirleriyle çekişerek derler ki:

Mehmet Alagaş

(90-104) Cennet sakınanlar için yaklaştırıldı, cehennem azgınlara gösterildi / ibraz edildi ve nerede Allah’ın dışında taptıklarınız? Yardım edebiliyorlar mı veyahut yardım görüyorlar mı? diye onlara soruldu. Azgınlar ve iblisin ordularının hepsi ona / cehenneme, yüzüstü / yere kapaklanmış halde atılırlar. Orada çekişirlerken / hasımlaşırlarken derler ki, Allah'a yemin olsun biz kesinlikle a paçık bir sapıklık içindeydik, alemlerin rabbi ile sizleri / başka taptıklarımızı aynı seviyede tutuyorduk. Bizleri ancak siz suçlular saptırdınız, bize ne bir aracı / bir şefaatçi ve de candan bağlı biri yoktur, bize bir defa daha / bir kere daha verilse de inananlardan olsak. İşte bu kesinlikle ayettir onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı. Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Orada birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Süleyman Ateş

Onlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki:

Süleymaniye Vakfı

Onlar orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada onlar biri birleriyle tartışırken şöyle derler:

Şaban Britch

Orada, birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Şaban Piriş

Orada, birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Yaşar Nuri Öztürk

Onun içinde birbiriyle çekişirlerken şöyle derler:

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And when all have been thronged -in Hell- and have exchanged angry altercation, they -the infidels- shall express their thoughts in words:

Abdul Haleem

There they will say to their gods, as they bicker among themselves,

Abdullah Yusuf Ali

"They will say there in their mutual bickerings:

Abul A'la Maududi

There they will quarrel with one another and the erring ones will say (to their deities):

Aisha Bewley

Arguing in it with one another, they will say,

Al-Hilali & Khan

They will say while contending therein,

Ali Quli Qarai

They will say, as they wrangle in it [together],

Amatul Rahman Omar

They will say disputing therein (- in the Hell) among themselves,

Arthur John Arberry

They shall say, as they dispute there one with another,

Bijan Moeinian

Therein they will dispute with one another saying:. .

E. Henry Palmer

'They shall say, while they quarrel therein,

Edip-Layth

They said, while they were disputing therein:

George Sale

The seduced shall dispute therein with their false gods, saying,

Hamid S. Aziz

"And the hosts of Iblis all together!

Mahmoud Ghali

They will say, (as) they stood therein, adversaries with each other,

Marmaduke Pickthall

And they will say, when they are quarrelling therein:

Mohamed Ahmed - Samira

Disputing among themselves they will say:

Muhammad Asad

And there and then, blaming one another, they [who had grievously sinned in life] will exclaim:

Mustafa Khattab

There the deviant will cry while disputing with their idols,

Progressive Muslims

They said, while they were disputing therein:

Rashad Khalifa

They will say as they feud therein,

Sahih International

They will say while they dispute therein,

Sam Gerrans

They will say while they dispute therein:

Shabbir Ahmed

And right away, blaming one another, they will exclaim,

Syed Vickar Ahamed

They will say, while they quarrel in there:

Taqi Usmani

They will say when they will be quarreling there with each other,

The Monotheist Group

They said, while they were disputing therein:

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 96. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 96. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 96. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩