Diyanet İşleri
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 155. ayet. قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim ma`lûm.
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
"Sakın ona bir kötülük dokundurmayın. Yoksa büyük bir günün azabı sizi yakalar."
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Böylece onları azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 155–156. ayetler için yazılmıştır.
155. Salih şöyle dedi: “İşte bu” dümdüz ve sert bir kayadan çıkan “bir dişi devedir.” -Onun kayadan çıktığı hususunda biz, çoğu müfessire tâbi olduk; çünkü buna bir mani yoktur.- Hepiniz onun çıkışını gördünüz ve buna tanık oldunuz. “Onun belli bir su içme nöbeti vardır. Sizin de belli bir günde su içme nöbetiniz vardır.” Bu dişi deve bir gün kuyu suyunu içecek, sizler de onun sütünü içeceksiniz. Ertesi gün de bu kuyu suyunu size bırakacak o gün de siz kuyu suyunu içeceksiniz.
156. “Ona” kesmek veya başka bir yolla “kötülük etmeyin yoksa sizi büyük bir günün azabı (ansızın) yakalar.” Dişi deve kayadan çıktıktan sonra bu şekilde aralarında durdu. Fakat onlar, yine de iman etmediler. Azgınlıklarını sürdürüp gittiler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Salih -aleyhisselam- (Allah Teâlâ kendisine bir mucize vermiştir. Bu mucize Yüce Allah'ın kayadan çıkarmış olduğu dişi bir devedir) onlara şöyle demişti: "İşte bu gözle görülen ve elle dokunulan dişi bir devedir. Onun su içmesi için belli bir günü vardır. Sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır. O sizin olan günde su içmez ve siz de onun olan gününde su içmezsiniz."
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peygamberlerden isen, haydi bizi tehdit ettiğin azabı…
Aynı kök: نوق (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: شرب (39 geçiş)
"Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…
Aynı kök: شرب (39 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kök: شرب (39 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.
Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.
Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Salih de) şöyle demişti: "İşte (delil) bu dişi devedir. (Belirli bir gün) su içme (hakkı) onun; belirli (bir) günün içme (hakkı da) sizindir! dipnot 1
"(İstediğiniz delil), işte şu (sahipsiz) dişi devedir!" dedi, "Su içme hakkı (belli bir gün) ona, belli bir gün de size aittir.
(Salih:) "(İşte) şu dişi deve; su içme hakkı (belirli bir gün) onun, belirli günlerde de sizindir;
(Salih) dedi ki: "Şu (başıboş) dişi deve. . . Onun da bir su içme sırası var, sizin develerinizin de. . . "
Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."
Salih: İşte (mucize) bu dişi devedir; onun bir su içme hakkı vardır, belli bir günün içme hakkı da sizindir, dedi.
Dedi ki: "İşte şu dişi deve! Onun, su içme hakkı vardır. Belirli bir günde de su içme hakkı sizindir!"
Salih ise şöyle dedi: "İşte,mucize bu dişi devedir. Belirli bir gün onun da, sizin de su içme hakkınız vardır."
Dedi ki, "İşte şu deve. Onun su içeceği belli bir zamanı vardır. Sizin de su içeceğiniz belli bir gününüz vardır." dipnot 1
Dedi ki, 'İşte şu deve. Onun su içeceği belli bir zamanı vardır. Sizin de su içeceğiniz belli bir gününüz vardır.'
(Salih): "İşte (o mucize) bir dişi deve; su hakkı bir (gün) ona, belli bir günün su hakkı da size;
Ha, dedi: işte bir naka ona bir şirb hakkı, size de ma'lum bir günün şirb hakkı
"İşte bu dişi deve. dipnot 1 Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.
"İşte bu dişi deve. dipnot 1 Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.
"İşte bu dişi deve. dipnot 1 Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir." dedi.
Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."
(Saalih) dedi: "İşte bu dişi deve. Su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin".
Dedi ki: İşte şu devedir. Su içme hakkı; belirli bir gün onun ve belirli bir gün sizindir.
(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Salih, şöyle dedi: “İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır.”
Dedi: "İşte bu dişi deve (mu'cize)dir. (Bir gün) onun su içme hakkı var, belli bir günün su içme hakkı da sizin."
(Salih:) "İşte bu bir dişi deve! Su içme hakkı belli gün onun, belli gün de sizindir." dedi dipnot 1 .
"İşte size bir dişi deve! Su belli bir gün onun, diğer gün sizin olacak, dedi.
İşte şu, bir devedir. Su içme hakkı (belli bir gün) onundur, belli bir gün sizindir, dedi.
-İşte şu, bir devedir. Su içme hakkı belli bir gün onundur, belli bir gün sizindir, dedi.
Dedi: "Şu bir dişi devedir. Onun su içme hakkı var. Belli bir günde su içme hakkı da sizin."
"This", he said, "is a she-camel which is entitled to a share of the drinking water just as you are entitled to a share. She is to have her share on a certain day and you have yours on an alternate day".
He said, ‘Here is a camel. She should have her turn to drink and so should you, each on a specified day,
He said: "Here is a she-camel: she has a right of watering, and ye have a right of watering, (severally) on a day appointed.
Salih said: "This is a she-camel. dipnot 1 There is a day set for her to drink and there is a day set for you to drink. dipnot 2
He said, ‘Here is a she-camel. She has a time for drinking and you have a time for drinking – on specified days.
He said: "Here is a she-camel: it has a right to drink (water), and you have a right to drink (water) (each) on a day, known.
He said, ‘This is a she-camel; she shall drink and you shall drink on known days.
(Sâlih) said, `Here is a she-camel. She will have her share of water (at the water-course), while you will have your share of water at a time appointed (for you).
He said, 'This is a she-camel; to her a draught and to you a draught, on a day appointed,
He said: "Here is the camel [with the miraculous nature as you see. ] she will drink on given days assigned to her and you will use the water well on the days assigned to you."
He said, 'This she-camel shall have her drink and you your drink on a certain day;
He said, "This is a female camel which will have to drink and you will drink on a different day."
Saleh said, this she-camel shall be a sign unto you: She shall have her portion of water, and ye shall have your portion of water alternately, on a several day appointed for you;
"You art but mortal like us; so bring us a sign, if you are truthful. "
He said, "This is a she-camel. To her is a (time of) drinking and to you (another time of) drinking, on a known day.
He said: (Behold) this she-camel. She hath the right to drink (at the well), and ye have the right to drink, (each) on an appointed day.
(Saleh) said: "Here is a she-camel. She has a right of drinking water, and you have a right of drinking it on appointed turns.
Replied he: "This she-camel shall have a share of water, and you shall have a share of water, on the days appointed [therefor];
Ṣâliḥ said, "Here is a camel. She will have her turn to drink as you have yours, each on an appointed day.
He said: "This is a female camel which will have to drink and you will drink on a different day. "
He said, "Here is a camel that will drink only on a day that is assigned to her; a day that is different from your specified days of drinking.
He said, "This is a she-camel. For her is a [time of] drink, and for you is a [time of] drink, [each] on a known day.
He said: “This is a she-camel; to her a drink and to you a drink on a day appointed.
He said, "Behold, this she-camel. (She represents the weak and poor). She being (ownerless) has the right to drink at the well, just as you have the right to water (your flock) at the time of watering.
He said: "Here is a she-camel: She has a right to (come to the) water, and you have a right to (come to the) water, on a day appointed.
He said, "This is a she-camel. She has a share of water, and you have a share of water on a specified day.
He said: "This is a female camel, for her is a share of water, and for you is a share of water, each on an appointed day."