Diyanet İşleri
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 88. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ
yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3
"Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."
"Babamı da bağışla. Çünkü o gerçekten yolunu şaşıranlardandır."
"(Kulların) diriltilecekleri gün beni utandırma!"
"O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"
"Allah'a arınmış bir kalp ile gelen başka."
Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.
(91-93) Cehennem de azgınlara gösterilecek ve onlara, "Allah'ı bırakıp da tapmakta olduklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilecek.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 87–89. ayetler için yazılmıştır.
87-88. “(İnsanların) diriltilecekleri günde” bazı günahlar dolayısı ile azarlamak, cezalandırmak ve rüsvay kılmak sûretiyle “beni rezil etme!” Aksine “ne malın ne de evladın hiçbir faydası” olmayacağı o gün beni mutlu ve bahtiyar kıl!
89. “Ancak Allah’a selim bir kalple gelmiş olanlar müstesnâ” İşte senin nezdinde kendisine faydalı olacak şeyleri bulunan kimse bu olacaktır. İşte cezadan kultularak pek büyük mükâfatlara layık olacak olanlar da böyleleridir. “Selim kalp”; şirkten, şüpheden, kötülük sevgisinden, bidat ve günahlar üzerinde ısrar etmekten uzak ve selamette olan kalp demektir. Bu kalbin, sözü edilen hususlardan uzak olması onların zıddı ile yani Allah’a ihlas, ilim, yakin, hayrı sevmek vb. gibi sıfatlara sahip olmasını, iradesinin ve sevgisinin Yüce Allah’ın muhabbetine, arzularının da Allah’ın emirlerine tâbi olmasını gerektirir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Zira o gün, insanın dünyada topladığı ne mal ve ne de kendilerinden yardım aldığı çocukları kendisine fayda verir.
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
İbrahim, şöyle dedi: "Öyle ise siz, (hala) Allah'ı bırakıp da, size hiçbir fayda, hiçbir zarar veremeyecek şeylere mi tapacaksınız?"
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
"Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"
Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: مول (86 geçiş)
Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: مول (86 geçiş)
Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.
Aynı kök: مول (86 geçiş)
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(87, 88, 89) Samimi bir kalp ile gelenlerin dışında, mal ve çocukların (kişiye) yarar sağlayamayacağı gün, yani (insanların) diriltilecekleri gün beni rezil etme!"
O gün ne malın mülkün bir yararı olur ne de evladın;
o Gün ki, ne malın mülkün, ne de çoluk çocuğun bir yararı olmayacaktır;
"O süreçte zenginlik de fayda vermez, oğullar da (fayda vermez). "
'Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."
O gün, ne mal fayda verir ne de evlât.
O gün, mal ve oğullar yarar sağlamaz.
-"Sonraki nesiller arasında benim doğrulukla anılmamı sağla. Beni nimet cennetine varis olaylardan eyle. Babamı da bağışla; o, doğrusu şaşırmışlardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allah'a temiz bir kalple gelenden başkasına mal ve oğulların fayda vermeyeceği gün, beni utandırma!"
O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.
O gün, paranın ve çocukların yararı olmayacaktır.
O gün ki, ne mal fayda verir, ne oğullar!
O gün ki ne mal faide verir ne oğullar,
"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."
"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."
"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."
"Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."
"O günde ki ne mal faide eder, ne de oğullar".
O gün ki mal da fayda vermez, çocuklar da.
(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.
“O gün ki ne mal fayda verir, ne oğullar!”
"O gün ki, ne mal, ne de oğullar yarar vermez."
O gün ne malın bir faydası olacak, ne de evladın!
O gün ne malın yararı olur ne oğulların.
O gün, ne mal fayda verir ve ne de çocuklar...
O gün, ne mal fayda verir ve ne de çocuklar...
"Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."
"The Day when neither wealth nor progeny shall be of advantage. "
the Day when neither wealth nor children can help,
"The Day whereon neither wealth nor sons will avail,
the Day when nothing will avail, neither wealth nor offspring,
the Day when neither wealth nor sons will be of any use –
The Day whereon neither wealth nor sons will avail,
the day when neither wealth nor children will avail,
`The day when wealth will not avail, nor sons (be of any good),
the day when neither wealth nor sons shall profit
the day in which neither money, nor children, is of any help. "
the day when wealth shall profit not, nor sons,
"The day when no money or children can help."
on the day in which neither riches nor children shall avail,
"And disgrace me not on the Day when they are raised;
The Day when neither money nor sons will profit (anyone),
The day when wealth and sons avail not (any man)
The day when neither wealth nor children will be of any avail
the Day on which neither wealth will be of any use, nor children,
the Day when neither wealth nor children will be of any benefit.
"The Day when no money or children can help. "
That is the day when neither money, nor children, can help.
The Day when there will not benefit [anyone] wealth or children
“The day wealth and sons benefit not
The Day when wealth and children will not avail anyone.
The Day when neither wealth nor sons will be of (any) use,
the Day when neither wealth will be of any use (to any one) nor sons,
"The Day when no money or sons can help."