Diyanet İşleri
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 130. ayet. وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ
veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.
128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?
129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.
130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:
131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.
132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.
133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.
135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Sizler öldürmek için saldırdığınız zaman zorbaca öldürüyorsunuz veya merhamet etmeden ve şefkat göstermeden zorbaca vuruyorsunuz."
Aynı kök: بطش (10 geçiş) · Aynı kök: جبر (10 geçiş)
Musa, ikisinin de düşmanı olan adamı yakalamak isteyince adam, "Ey Musa! Dün birini öldürdüğün gibi, beni de öldürmek mi istiyorsun. Sen ancak…
Aynı kök: جبر (10 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Hûd
İşte Ad kavmi! Rablerinin ayetlerini inkar ettiler. O'nun peygamberlerine karşı geldiler ve inatçı her zorbanın emrine uydular!
Aynı kök: بطش (10 geçiş)
Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın…
Aynı kök: بطش (10 geçiş)
Biz, onlardan daha çetinlerini de helak ettik. Öncekilerin örneği geçti!
Aynı kök: جبر (10 geçiş)
Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmadıkça, biz oraya asla giremeyiz. Eğer oradan…
Aynı kök: جبر (10 geçiş)
Peygamberler, Allah'tan yardım istediler ve her inatçı zorba hüsrana uğradı.
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(İnsanları) yakaladığınız zaman zorbalar olarak yakalıyorsunuz.
Elinize her (fırsat) geçirdiğinizde, hukuka tecavüz edip zorbalık (mı) yapacaksınız?
Ve (başkalarının hukukuna) el uzattığınız zaman, hiçbir sınır tanımadan, hep böyle zorbalık mı yapacaksınız?
"Gücünüze dayanarak hakları ortadan kaldırıp, ele geçirdiğinize sahip oluyorsunuz!"
"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"
Yakaladığınız zaman, zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?
"Yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"
"Yakaladığınızda, zorbalar gibi yakalıyorsunuz."
"Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz."
'Yakaladığınız vakit acımasız yakalıyorsunuz.'
Hem tuttuğunuz vakit, merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz.
Hem tuttuğunuz vakıt merhametsiz, cebbarcasına tutuyorsunuz
"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."
"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."
"Elinize imkan geçtiği zaman, onu zorbaca kullanıyorsunuz."
"Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"
"Tutub yakaladığınız vakit zorbalar gibi yakalar mısınız"?
Ve yakaladığınız zaman da zorbaca mı yakalarsınız?
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Yakaladığınız zaman da zorbaca mı davranırsınız?"
"(Bir kavmi) yakaladığınız zaman da zorbalar gibi yakalıyorsunuz."
Birinin yakasına yapışınca da zorbalar gibi yapışıyorsunuz.
Bir şeye yapışınca da zorbalar gibi yapışıyorsunuz.
Yakaladığınız zamanda zorbaca tutuyorsunuz.
Yakaladığınız zaman da zorbaca tutuyorsunuz.
"Yakaladığınız vakit zorbaca yakalıyorsunuz?"
"And when you strike, justly or unjustly, you strike at the root".
Why do you act like tyrants whenever you attack someone?
"And when ye exert your strong hand, do ye do it like men of absolute power?
and when you strike you strike like tyrants? dipnot 1
and when you attack, attack as tyrants do?
"And when you seize (somebody), seize you (him) as tyrants?
and when you seize [someone for punishment], you seize [him] like tyrants.
`And when you lay hold (on anyone), you do it like tyrants.
When you assault, you assault like tyrants!
"And when you fight, you do not show any mercy. "
'And when ye assault ye assault like tyrants;
"If you attack, you strike ruthlessly?"
And when ye exercise your power, do ye exercise it with cruelty and rigour?
"And build you fine strong buildings that per chance (or possibly) you may be immortal?
And when you assault, you assault as potentates.
And if ye seize by force, seize ye as tyrants?
And whenever you apply force become tyrannical.
And will you [always], whenever you lay hand [on others], lay hand [on them] cruelly, without any restraint?
and act so viciously when you attack ˹others˺?
"And if you attack, you strike ruthlessly"
"And when you strike, you strike mercilessly.
And when you strike, you strike as tyrants.
“And when you lay hold, lay you hold as tyrants?
And you seize people cruelly, without any restraint. (Oppressing people into slavery to build these gorgeous buildings for you).
"And when you play your strong hand (with force), do you act like cruel men with absolute power ?
and when you seize (someone) you seize as tyrants?
"Andif you attack, you strike ruthlessly?"