Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 82. ayet

Şuarâ suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

Diyanet İşleri

"O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 79–85 · surenin 82. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 79

    "O, bana yediren ve içirendir."

  2. Şuarâ 80

    "Hastalandığımda da O bana şifa verir."

  3. Şuarâ 81

    "O, benim canımı alacak ve sonra diriltecek olandır."

  4. 82

    "O, hesap gününde, hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur."

  5. Şuarâ 83

    "Ey Rabbim! Bana bir hikmet bahşet ve beni salih kimseler arasına kat."

  6. Şuarâ 84

    "Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl."

  7. Şuarâ 85

    "Beni Naim cennetinin varislerinden eyle."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 75–82. ayetler için yazılmıştır.

75-78. İbrahim aleyhisselam şöyle dedi: Sizler de atalarınız da hepiniz bu hususta hasımsınız, hepinize söylenecek söz birdir: O da şudur: “De Gerek sizin gerekse de önceki atalarınızın nelere ibadet ettiğinizi hiç mi düşünmediniz? Şüphesiz onlar benim düşmanımdır.” Haydi onlar, bana en ufak bir zarar versinler! Haydi bana tuzak kursunlar! Buna güçleri yetmez. Ben onları düşman belledim. “Ancak âlemlerin Rabbi hariç. O ki beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.” Yaratma nimeti de dini ve dünyevi maslahatlara yol gösterip ulaştırma nimeti de yalnızca O’ndandır. Daha sonra İbrahim bu maslahatlardan birtakım zorunlu halleri özellikle söz konusu ederek şöyle dedi:

79-82. “Beni yediren ve içiren O’dur. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek sonra da diriltecek olan O’dur. Kıyamet gününde hatalarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O’dur.” Bütün bunları yapan yalnızca O’dur. O halde yalnızca O’na ibadet etmek, yalnızca O’na itaat etmek icap eder. Hiçbir şey yaratamayan, doğru yola erdiremeyen, hastalık veremeyen, şifaya kavuşturamayan, yediremeyen, içiremeyen, öldüremeyen, diriltemeyen, gerek kendilerine ibadet edenlerin sıkıntılarını gidererek olsun gerek günahlarını bağışlayarak olsun hiçbir fayda sağlayamayan bu putların da terk edilmesi icap eder. İşte bu, kat’i bir delil ve göz kamaştırıcı bir belgedir ki sizler de atalarınız da buna karşı çıkamazsınız. O halde bu, sizin de onların da sapık olduğunuzun, hidâyet ve doğru yolu terk ettiğinizin kesin delilidir. Yüce Allah, bu hususta başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır: “Kavmi ona karşı delil getirmeye kalkıştı. O da dedi ki: Beni doğru yola iletmişken benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz?” (el-En’am, 6/80)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Hesap günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim tek varlık O’dur."

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِىٓ vellezi ve O'dur
  2. أَطْمَعُ etmeu umduğum kök: طمع
  3. أَن en
  4. يَغْفِرَ yegfira afftmesini kök: غفر
  5. لِى li beni
  6. خَطِيٓـَٔتِى hatieti hatamı kök: خطا
  7. يَوْمَ yevme günü kök: يوم
  8. ٱلدِّينِ d-dini din (ceza) kök: دين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خطا (22 geçiş) · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş) · Aynı kök: خطا (22 geçiş)

    "(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    İbrahim, bunu kendi oğullarına da vasiyet etti, Yakub da öyle: "Oğullarım! Allah, sizin için bu dini (İslam'ı) seçti. Siz de ancak müslümanlar olarak…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    (2-4) Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman, Rahim, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur.

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…

  • Aynı kök: دين (101 geçiş) · Ortak kavram: Din

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş)

    Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif…

  • Aynı kök: طمع (12 geçiş)

    "Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Hesap gününde benim için hatalarımı bağışlayacağını umduğum dipnot 1 O'dur.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. İbrahim'in bu sözü bir insanın peygamber bile olsa hata yapabileceğini, hatasını bağışlaması için Yüce Allah'a dua etmesi gerektiğini göstermektedir.

Mustafa İslamoğlu

Hesap Günü'nde beni, hatalarımı bağışlayacağını umduğum (tek) zat da O'dur."

Muhammed Esed

Ve Hesap Günü'nde hatalarımı bağışlamasını umduğum kimse de O'dur.

Ahmed Hulusi

"Ki O, Din hükümleri sürecinde hatalarımı mağfiret edeceğini umduğum. "

Ali Bulaç

"Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;"

Ali Özek ve heyeti

Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O'dur.

Ali Rıza Safa

"O, Yargı Günü'nde, eksiklerimi bağışlamasını umut ettiğimdir!"

Bayraktar Bayraklı

- İbrahim şöyle demişti: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!"

Edip Yüksel

"Yargı gününde, kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

' Yargı gününde, kusurlarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve O ki, ceza gününde günahlarımı bağışlamasını ümit ederim.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o ki ceza günü ben onun günahımı afiv buyurmasını niyaz ederim

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve Din Günü dipnot 1 yanlışımı bağışlayacağını umduğum O'dur."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hesap günü.

Gültekin Onan

"Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;"

Hasan Basri Çantay

"Ceza gününde kusurlarımı yarlığayacağını umduğum da Odur".

İbni Kesir

Ve din günü günahlarımı bağışlamasını umduğum O'dur.

Mehmet Alagaş

(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.

Rowwad Tercüme Merkezi

“O, hesap gününde hatalarımı bağışlayacağını umduğumdur.”

Süleyman Ateş

"Ceza günü hatamı bağışlayacağını umduğum da O'dur."

Süleymaniye Vakfı

Hesap günü hatalarımı bağışlamasını beklediğim de odur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Hesap günü yanlış davranışlarımı bağışlamasını beklediğim de odur.

Şaban Britch

Hesap günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O’dur.

Şaban Piriş

Kıyamet günü günahlarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

"Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

-The Creator- Whom I hope will relent and quit me all His debt and will forgive me my wrongful actions when I have audience of Him in Day of Judgement".

Abdul Haleem

and He who will, I hope, forgive my faults on the Day of Judgement.

Abdullah Yusuf Ali

"And who, I hope, will forgive me my faults on the day of Judgment.

Abul A'la Maududi

Who, I hope, will forgive me my sins on the Day of Judgement." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The third reason for worshiping none but Allah is that man’s relation with his God is not merely confined to this worldly life, which will end at death, but extends to lifeafter- death also. The same God Who brought him into existence, recalls him and there is no power which can stop his return from the world. No remedy, no physician, no god or goddess has ever been able to catch the hand which takes man out of this world. Even all those men who were made deities and worshiped could not ward off their own deaths. Only Allah judges and decides when a particular person is to be recalled from the world, and whenever somebody is recalled by Him, he has to leave this world in any case. Then it is Allah alone Who will decide as to when He should raise back to life all those people who were born in this world and died and buried here, and ask them to account for their worldly lives. Then also nobody will have the power to stop resurrection of himself or others. Every human being will have to rise at the command of Allah and appear in His court. Then Allah alone will be the Judge on that Day, and nobody else will be a partner in his judgment in any degree. To punish or to forgive will be entirely in Allah’s hand. Nobody will have the power to get somebody forgiven if Allah would want to punish him, and punished if Allah would want to forgive him. All those who are regarded as intercessors in the world, will themselves be hoping for Allah’s mercy and grace for their forgiveness. In view of these facts anybody who worships others than Allah, is in fact preparing for his own doom. There can be no greater misfortune than this that man should turn away from Allah Who controls his life here as well as in the Hereafter, and should turn for help and support to those who are utterly powerless in this regard.

Aisha Bewley

He who I sincerely hope will forgive my mistakes on the Day of Reckoning.

Al-Hilali & Khan

"And Who, I hope, will forgive me my faults on the Day of Recompense, (the Day of Resurrection).

Ali Quli Qarai

and who, I hope, will forgive me my iniquities on the Day of Retribution. ’

Amatul Rahman Omar

`And Who, I eagerly hope, will protect me from (the undesirable consequences of) my faults on the Day of Requital. '

Arthur John Arberry

and who I am eager shall forgive me my offence on the Day of Doom.

Bijan Moeinian

"The One who hopefully will forgive my wrongdoings on the Day of Judgment. "

E. Henry Palmer

and who I hope will forgive me my sins on the day of judgment!

Edip-Layth

"The One whom I hope will forgive my faults on the day of Judgment."

George Sale

and Who, I hope, will forgive my sins on the day of judgment.

Hamid S. Aziz

"He who causes me to die, and then gives me life again,

Mahmoud Ghali

And Whom I long (that) He will forgive me my offense (s) on the Day of Doom. (Or: Judgment)

Marmaduke Pickthall

And Who, I ardently hope, will forgive me my sin on the Day of Judgment.

Mohamed Ahmed - Samira

And who, I hope, will condone my faults on the Day of Judgement.

Muhammad Asad

and who, [hope, will forgive me my faults on Judgment Day!

Mustafa Khattab

And He is ˹the One˺ Who, I hope, will forgive my flaws[1] on Judgment Day."

Progressive Muslims

"And the One whom I hope will forgive my faults on the Day of Judgment. "

Rashad Khalifa

"The One who hopefully will forgive my sins on the Day of Judgment.

Sahih International

And who I aspire that He will forgive me my sin on the Day of Recompense. "

Sam Gerrans

“And who I hope will forgive me my offences on the Day of Judgment.”

Shabbir Ahmed

And Who I ardently hope, will absolve my imperfections on the Day of Judgment.

Syed Vickar Ahamed

"And Who, I hope, will forgive me for my mistakes on the Day of Resurrection. .

Taqi Usmani

and who, I hope, will forgive my fault on the Day of Retribution.

The Monotheist Group

"And the One whom I hope will forgive my mistakes on the Day of Recompense."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩