Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 216. ayet

Şuarâ suresi, 216. ayet. فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

fein `aṣavke feḳul innî berîüm mimmâ ta`melûn.

Diyanet İşleri

Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 213–219 · surenin 216. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 213

    Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

  2. Şuarâ 214

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  3. Şuarâ 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  4. 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  5. Şuarâ 217–219

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

216. “Şayet sana” herhangi bir hususta karşı gelerek “isyan ederlerse” onlardan uzaklaşıp ilişkilerini koparma, onlara alçak gönüllü hareket ederek şefkat kanatlarını indirmeyi, yumuşak davranmayı terk etme! Aksine sen, onların amellerinden uzak olduğunu ortaya koy. Bundan dolayı da onlara öğüt ver, nasihatte bulun. Bu isyandan onları geri çevirmek ve ondan tevbe etmelerini sağlamak için de bütün gücünü ortaya koy. Bu buyruk, Yüce Allah’ın: “Mü’minlere de kanadını ger” buyruğundan, mü’min oldukları sürece yaptıkları her bir işe razı olmasının gerektiği şeklindeki bir yalnış anlamaya meydan vermemek içindir. Bu buyruk ile böyle bir yanlış anlama önlenmiş olmaktadır. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Eğer sana isyan edip, Allah'ı birlemez ve itaat etmezlerse, onlara şöyle de: "Muhakkak ki ben sizin yapmış olduğunuz şirkten ve isyanlardan uzağım."

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَإِنْ fein şayet
  2. عَصَوْكَ asavke sana karşı gelirlerse kök: عصي
  3. فَقُلْ fekul de ki kök: قول
  4. إِنِّى inni şüphesiz ben
  5. بَرِىٓءٌۭ beri'un uzağım kök: برا
  6. مِّمَّا mimma şeylerden
  7. تَعْمَلُونَ tea'melune sizin yaptıklarınız kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Ebu Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün bağlar kopacaktır.

  • Aynı kök: برا (31 geçiş)

    Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gibi, biz de onlardan uzaklaşsaydık." Böylece…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Aynı kök: عصي (32 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onlar sana isyan ederlerse de ki: "Ben sizin yapmakta olduğunuz şeylerden uzağım."

Mustafa İslamoğlu

Ne ki eğer (aşiretin) sana isyan ederse, bu takdirde: "Bakın, ben sizin yaptıklarınızdan beriyim!" de

Muhammed Esed

buna rağmen sana karşı çıkarlarsa, de ki: "Ben sizin yapıp ettiklerinizden sorumlu değilim!"

Ahmed Hulusi

Eğer sana asi olurlar ise de ki: "Ben yaptıklarınızdan beriyim!"

Ali Bulaç

Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım."

Ali Özek ve heyeti

Şayet sana karşı gelirlerse de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak ki uzağım.

Ali Rıza Safa

Sana karşı gelirlerse, şunu söyle: "Kuşkusuz, ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer yakın akrabaların sana karşı gelirlerse, onlara "Yaptıklarınızdan uzağım" de!

Edip Yüksel

Sana karşı gelirlerse, "Yaptıklarınızdan uzağım" de.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana karşı gelirlerse, 'Yaptıklarınızdan uzağım,' de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine sana isyan ederlerse: "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine sana ısyan ederlerse ben sizin amellerinizden beriyim de!

Erhan Aktaş

Eğer sana karşı çıkarlarsa, "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer sana karşı çıkarlarsa, "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer sana karşı çıkarlarsa, "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım." de.

Gültekin Onan

Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım."

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine eğer sana isyan ederlerse de ki: "Ben sizin yapageldiklerinizden hakikaten uzağım".

İbni Kesir

Şayet sana isyan ederlerse, de ki: Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer sana karşı gelirlerse, de ki; “Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım.”

Süleyman Ateş

Şayet sana (uymaz) karşı gelirlerse: "Ben sizin yaptıklarınızdan uzağım," de.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Seni dinlemezlerse de ki: "Ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım."

Şaban Britch

Eğer sana isyan ederlerse, ben sizin yaptıklarınızdan uzağım, de.

Şaban Piriş

Eğer sana isyan ederlerse, ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım de.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer sana isyan ederlerse şöyle de: "Ben, sizin yapmakta olduklarınızdan uzağım."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But should they disobey you then they will have disobeyed Allah and disregarded His laws. Then say to them O Muhammad: "I am innocent of your ills and of all that you do".

Abdul Haleem

If they disobey you, say, ‘I bear no responsibility for your actions.’

Abdullah Yusuf Ali

Then if they disobey thee, say: "I am free (of responsibility) for what ye do!"

Abul A'la Maududi

Then if they disobey you say to them: "I am quit of what you do." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, you should not care at all for any worldly power, howsoever big and strong, but should continue to perform your mission with complete trust in that Being Who is Mighty as well as Merciful. He is Mighty and, therefore, anybody enjoying His support, cannot be overcome by any other power; He is Merciful and, therefore, He will not let go waste the sacrifices and efforts of the one who struggles for the sake of raising His Word in the world.

Aisha Bewley

If they disobey you, say, ‘I am free of what you do. ’

Al-Hilali & Khan

Then if they disobey you, say: "I am innocent of what you do."

Ali Quli Qarai

But if they disobey you, say, ‘I am absolved of what you do. ’

Amatul Rahman Omar

But if they (- your kinsmen) disobey you, say (to them), `Surely, I am not responsible for what you do. '

Arthur John Arberry

then, if they disobey thee, say, 'I am quit of that you do. '

Bijan Moeinian

If they rebel, say: "I am not responsible for what you do. "

E. Henry Palmer

but if they rebel against thee, say, 'Verily, I am clear of what ye do,'

Edip-Layth

Then if they disobey you, then say, "I am innocent from what you do."

George Sale

And if they be disobedient unto thee, say, verily I am clear of that which ye do.

Hamid S. Aziz

And lower your wing (in kindness and protection as the hen does over its chicks) to those of the believers who follow you;

Mahmoud Ghali

Yet, in case they disobey you, then say, "Surely I am quit of whatever you do. "

Marmaduke Pickthall

And if they (thy kinsfolk) disobey thee, say: Lo! I am innocent of what they do.

Mohamed Ahmed - Samira

If they do not obey you, tell them: "I am not responsible for what you do. "

Muhammad Asad

but if they disobey thee, say, "I am free of responsibility for aught that you may do!" –

Mustafa Khattab

But if they disobey you, say, "I am certainly free of what you do."

Progressive Muslims

Then if they disobey you, then Say: "I am innocent from what you do. "

Rashad Khalifa

If they disobey you, then say, "I disown what you do."

Sahih International

And if they disobey you, then say, "Indeed, I am disassociated from what you are doing. "

Sam Gerrans

And if they oppose thee, say thou: “I am quit of what you do.”

Shabbir Ahmed

To them who deny you, say, "I am free of responsibility from what you do. "

Syed Vickar Ahamed

Even then, if they disobey you, say: I am free (of responsibility) for what you do!

Taqi Usmani

So if they disobey you, then say, "I disown what you do,"

The Monotheist Group

But,if they disobey you, say: "I am innocent from what you do."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 216. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 216. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 216. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩