Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 215. ayet

Şuarâ suresi, 215. ayet. وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 212–218 · surenin 215. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 212

    Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

  2. Şuarâ 213

    Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

  3. Şuarâ 214

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  4. 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  5. Şuarâ 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  6. Şuarâ 217–218

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

215. Yumuşak davranmak, onlara güzel hitaplarda bulunmak, sevgi göstermek, onları sevmek, onlara güzel ahlâkla ve iyi davranmak sûretiyle “sana tâbi olan mü’minlere de kanadını ger.” Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de bunu yerine getirmiştir. Nitekim Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Allah’tan bir rahmet sayesinde sen onlara yumuşak davrandın. Şâyet kaba, katı kalpli birisi olsaydın, elbette onlar etrafından dağılırlardı! Artık onları bağışla, onlara affedilmeleri için Allah’tan mağfiret dile! Ve iş hususunda onlarla istişare et.” (Âli İmran, 3/159) İşte Peygamberin ahlâkı bu idi, onun ahlâkı pek büyük maslahatları gerçekleştiren ve zararları def eden mükemmel bir ahlâktı. Zaten bu, açıkça görülen bir şeydir. Allah’a ve Rasûlüne iman edip ona uyduğunu ve onun peşinden gittiğini söyleyen bir kimsenin, müslümanların sırtına bir yük, kötü ahlâklı, sert tabiatlı, kaba, haşin ve katı yürekli olması yakışır mı? Mü’minlerden bir masiyet yahut bir su-i edep görecek olursa onlara kızıp öfkelenmesi uygun mudur? Hiç yumuşamamak, edepsiz ve arayı bulmaya yanaşmayan bir tabiata sahip olmak ona yakışır mı? Bu kabil davranışlardan öyle kötülükler ortaya çıkmış, öyle maslahatlar askıya alınmıştır ki sorma gitsin! Bununla birlikte böyle bir kimsenin, o şerefli ve yüce Rasûlün vasıflarına sahip olan kimseyi hakir gördüğünü, onu iki yüzlülükle, başkalarına yağcılık yapmakla itham ettiğini, buna karşılık kendisini üstün tutup amelini de beğendiğini görürsün. Onun bu davranışının cahilliğinden ve şeytanın ona bu tür bir davranışı süslü gösterip onu aldatmasından başka bir şekilde izah edilmesi mümkün müdür? Bundan dolayı Yüce Allah, o yüce Rasûle şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sana tabi olan Müminlere fiilî ve kavlî olarak şefkat göstererek onlara karşı yumuşak davran.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱخْفِضْ vehfid ve indir kök: خفض
  2. جَنَاحَكَ cenahake kanadını kök: جنح
  3. لِمَنِ limeni kimselere
  4. ٱتَّبَعَكَ ttebeake sana uyan kök: تبع
  5. مِنَ mine -den
  6. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş) · Ortak kavram: Tevazu · Aynı kök: جنح (34 geçiş)

    Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Ebu Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş) · Aynı kök: جنح (34 geçiş)

    Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş)

    (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini)…

  • Ortak kavram: Tevazu

    Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen yeri asla yaramazsın, boyca da dağlara asla erişemezsin.

  • Ortak kavram: Tevazu

    Rahman'ın kulları, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüyen kimselerdir. Cahiller onlara laf attıkları zaman, "selam!" der (geçer)ler.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sana uyan müminlere (merhamet) kanadını indir! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu emrin bir benzeri de Hicr 15:88'de de yer almaktadır. Bu ifade, tıpkı Müzzemmil 73:20'de de olduğu gibi "seninle olan bütün müminler" demektir. Çünkü bu surenin indirildiği dönemde Mekke'de Hz. Muhammed'e iman edip de onu takip etmeyenlerin bulunduğu düşünülmemelidir.

Mustafa İslamoğlu

ve seni izleyen mü'minlere kol kanat ger.

Muhammed Esed

ve seni izleyen müminlere kol kanat ger;

Ahmed Hulusi

İman edenlerden sana tabi olanları kanadının altına al!

Ali Bulaç

Ve mü'minlerden, sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.

Ali Özek ve heyeti

Sana uyan müminlere (merhamet) kanadını indir.

Ali Rıza Safa

Seni izleyen inananlara da kanadını indir.

Bayraktar Bayraklı

Sana uyan müminlere karşı son derece alçakgönüllü ol!

Edip Yüksel

Ve seni izleyen iman edenlere kanadını indir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve seni izleyen inananlara kanadını indir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve sana uyan müminlere kanadını indir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sana ittiba' eden mü'minlere kanadını indir

Erhan Aktaş

Ve sana uyan İman Edenler'e sahip çık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve sana uyan inananlara sahip çık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve sana uyan inananlara sahip çık.

Gültekin Onan

Ve inançlılardan sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.

Hasan Basri Çantay

Mü'minlerden sana tabi' olanlara kanadını indir.

İbni Kesir

Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını ger.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Müminlerden sana tabi olanlara kanatlarını indir.

Süleyman Ateş

Ve sana uyan mü'minlere kanadını indir (onlara karşı mütevazi ve şefkatli davran).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sana uyan müminlere kol kanat ol.

Şaban Britch

Sana tabi olan müminlere (merhamet) kanadını indir.

Şaban Piriş

Sana tabi olan müminlere yumuşak davran.

Yaşar Nuri Öztürk

Müminlerin sana uyanlarına kanadını indir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And be well and kindly disposed to those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues who fell into line with you and take them under your wing.

Abdul Haleem

and lower your wing tenderly over the believers who follow you.

Abdullah Yusuf Ali

And lower thy wing to the Believers who follow thee.

Abul A'la Maududi

and be meek to the believers who follow you.

Aisha Bewley

and take the muminun who follow you under your wing.

Al-Hilali & Khan

And be kind and humble to the believers who follow you.

Ali Quli Qarai

and lower your wing to the faithful who follow you.

Amatul Rahman Omar

And be gentle and affectionate to the believers who follow you.

Arthur John Arberry

Lower thy wing to those who follow thee, being believers;

Bijan Moeinian

Treat the believers who follow you with kindness.

E. Henry Palmer

And lower thy wing to those of the believers who follow thee;

Edip-Layth

Lower your wing for any who follow you of those who acknowledge.

George Sale

And behave thy self with meekness towards the true believers who follow thee:

Hamid S. Aziz

But warn your people who are near of kin.

Mahmoud Ghali

And lower your wing to the ones who closely follow you of the believers.

Marmaduke Pickthall

And lower thy wing (in kindness) unto those believers who follow thee.

Mohamed Ahmed - Samira

And take those believers under your wing who follow you.

Muhammad Asad

and spread the wings of thy tenderness over all of the believers who may follow thee;

Mustafa Khattab

and be gracious to the believers who follow you.

Progressive Muslims

And lower your wing for any who follow you of the believers.

Rashad Khalifa

And lower your wing for the believers who follow you.

Sahih International

And lower your wing to those who follow you of the believers.

Sam Gerrans

And lower thou thy wing to those who follow thee among the believers.

Shabbir Ahmed

(O Prophet) Lower your wing in kindness to those who believe and follow you. (15:88).

Syed Vickar Ahamed

And lower you arms (as greetings) to the believers who follow you.

Taqi Usmani

and be kind with humbleness to the believers who followed you.

The Monotheist Group

And lower your wing for any who follow you of the believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 215. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 215. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 215. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩