Diyanet İşleri
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ
ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Şuarâ 105–122 3
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"
Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"
"Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"
"Ben inananları kovacak değilim."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
111. Yani bizler, insanların ancak aşağı olanlarının, basit ve düşük seviyelilerinin sana tabi olduklarını görüyoruz. Nasıl olur da sana uyabiliriz? Böylelikle onların hakka karşı ne kadar büyüklük tasladıkları ve gerçekleri bilmeyen cahil bir topluluk oldukları ortaya çıkmaktadır. Onların maksatları hakkı bulmak olsaydı ve eğer Nuh’un davetiyle ilgili anlayamadıkları bir husus veya şüphe ettikleri bir konu bulunsaydı şöyle demeleri gerekirdi: “Sen bize getirdiğin şeylerin doğruluğunu, bunu ortaya koyacak vasıtalarla bizlere açıkla!” Eğer onlar gereği gibi düşünmüş olsalardı, Nuh’a tâbi olanların asıl itibariyle en üstün, insanların en hayırlıları, sağlam akıl ve üstün ahlâkî özelliklere sahip kimseler olduklarını, buna karşılık en bayağı ve aşağılık olanların ise aklın temel özelliğinden mahrum kalan ve böylelikle taşlara ibadeti güzel görerek onlara secde etmeye, onlara dua ve ibadet etmeye razı olan, diğer taraftan o kâmil peygamberlerin çağrısına itaati kabul etmeyen kimselerin yani kendilerinin olduğunu da anlayacaklardı. İki hasım taraftan herhangi birisinin sadece batıl bir söz söylemesi ile -karşı tarafın iddiasının doğruluğunun göz önünde bulundurulmasına gerek kalmaksızın- o batıl söz söyleyen tarafın iddiasının çürük ve tutarsız olduğu anlaşılır. O nedenle Nuh’un doğruluğunu, getirdiklerinin sıhhatini kati bir şekilde ortaya koyan bunca mucizelerini ve o büyük davetini görmemiş olsaydık bile Nuh kavminin, peygamberlerin davasını reddetmek için: “Sana en alt tabakadan insanlar tâbi olmuşken biz, sana iman mı edeceğiz?” dediklerini ve herkes tarafından tutarsızlığı açıkça bilinen bu esastan hareketle onun çağrısını reddettiklerini bu buyruklarla öğrendiğimize göre buradan hareketle onların da sapık ve kesin yanlış içerisinde olduklarını anlamış oluyoruz.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Nuh -aleyhisselam-'a kavmi şöyle dedi: "Ey Nuh! Senin peşinden gelenler, ancak sıradan aşağılık ve düşük seviyeli kimselerdir. Onların arasında eşraftan ve üst tabakadakilerden hiç kimse bulunmamaktadır. Durum böyle iken bizler senin getirdiklerine tabi olup amel mi edeceğiz?"
Aynı kök: رذل (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…
Aynı kök: رذل (4 geçiş)
Allah, sizi yarattı. Sonra sizi öldürecek. İçinizden kimileri de, bilgili olduktan sonra hiçbir şeyi bilmesin diye ömrünün en düşkün çağına…
Aynı kök: رذل (4 geçiş)
Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
Nuh, dedi ki: "Rabbim! Gerçekten onlar bana karşı geldiler, malı ve çocuğu ancak kendi hüsranını artıran kimselere uydular."
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz…
Aynı kıssa: Hz. Nûh
Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…
Ortak kavram: Uyma (ittibâ)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Kavmi) "Sana düşük (seviyeli) insanlar uymuşken, biz sana iman eder miyiz hiç!" demişti. dipnot 1
Dediler ki: "Ne yani, toplumun en düşüklerinin sana tabi olduğunu bile bile sana inanalım mı?"
"(Toplumun) en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?" dediler.
Dediler ki: "En alt tabaka sana tabi oluyor iken, sana iman eder miyiz hiç?"
Dediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"
Onlar şöyle cevap verdiler. Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
"Sana mı inanacağız; zaten seni izleyenler, en aşağı tabakadan olanlar?" dediler.
Kavmi, Nuh'a şöyle dedi: "Sana, düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!"
Dediler ki, "Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da seni onaylarız?"
Dediler ki, 'Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız?'
A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız? dediler.
A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o erzail düşmüş?
"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.
"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.
"Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız? dediler.
Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"
Dediler ki: "Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana iman eder miyiz"?
Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.
(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.
Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken(biz) sana iman eder miyiz?”
Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"
(Halkı:) "Şu en alt tabakamız senin peşine takılmışken sana inanır mıyız?" dediler dipnot 1 .
"Şu aşağılık kimseler peşindeyken sana inanmamızı mı bekliyorsun?" dediler.
Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.
-Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.
Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."
They said to Nuh: "Shall we submit to you or believe in you and conform to your desire when it is only the contemptible who espoused your cause"!
They answered, ‘Why should we believe you when the worst sort of people follow you?’
They said: "Shall we believe in thee when it is the meanest that follow thee?"
They answered: "Shall we accept you even though it is the meanest of people who follow you?" dipnot 1
they said, ‘Why should we believe you when the vilest people follow you?’
They said: "Shall we believe in you, when the meanest (of the people) follow you?"
They said, ‘Shall we believe in you, when it is the riffraff who follow you?’
They (- the disbelievers) said, `Shall we believe in you whereas (we see that) only the people of a very low status follow you?'
They said, 'Shall we believe thee, whom the vilest follow?'
They said: "How can we believe you, when only our low lives have joined you?"
They said, 'Shall we believe in thee, when the reprobates follow thee?'
They said, "Shall we acknowledge you when the lowest type of people have followed you?"
They answered, shall we believe on thee, when only the most abject persons have followed thee?
"So fear Allah and obey me. "
They said, "should we believe you, and the most decrepit closely follow you?"
They said: Shall we put faith in thee, when the lowest (of the people) follow thee?
They said: "Should we place our trust in you when only the condemned follow you?"
They answered: "Shall we place our faith in thee, even though [only] the most abject [of people] follow thee?"
They argued, "How can we believe in you, when you are followed ˹only˺ by the lowest of the low?"[1]
They said: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you"
They said, "How can we believe with you, when the worst among us have followed you?"
They said, "Should we believe you while you are followed by the lowest [class of people]?"
They said: “Are we to believe thee when the abject follow thee?”
They answered, "Shall we put our faith in you even though the low class people are following you?"
They said: "Shall we believe in you when it is the lowliest who follow you?"
They said, "Shall we believe in you while you are followed by the lowest people?"
Theysaid: "Shall we believe to you when the lowest type of people have followed you?"