Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 129. ayet

Şuarâ suresi, 129. ayet. وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

Diyanet İşleri

"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 126–132 · surenin 129. ayeti / 227

Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3

  1. Şuarâ 126

    "Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  2. Şuarâ 127

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

  3. Şuarâ 128

    "Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"

  4. 129

    "İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

  5. Şuarâ 130

    "Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."

  6. Şuarâ 131

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  7. Şuarâ 132

    (132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.

128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?

129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.

130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:

131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.

132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.

133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.

135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Sanki bu dünyada ebedî kalıp buradan başka bir yere gitmeyecekmişsiniz gibi sağlam kaleler ve saraylar mı ediniyorsunuz?"

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَتَّخِذُونَ ve tettehizune ve ediniyorsunuz kök: اخذ
  2. مَصَانِعَ mesania köşkler (ve müstahkem kaleler) kök: صنع
  3. لَعَلَّكُمْ leallekum belki
  4. تَخْلُدُونَ tehludune ebedi yaşarsınız diye kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş)

    "Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları istenen şeylerden önemli bir kısmını unuttular. Bu…

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş)

    Bunları, din adamları ve bilginler günah söz söylemekten ve haram yemekten sakındırsalardı ya! Yapmakta oldukları şey ne kötüdür!

  • Aynı kök: صنع (20 geçiş)

    Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sürekli kalacağınızı umarak sağlam yapılar yapıyorsunuz.

Mustafa İslamoğlu

Görkemli binalar kondurarak sürekli yaşayacağınızı mı umuyorsunuz?

Muhammed Esed

Ve sonsuza kadar yaşayacağınız kuruntusuyla, sapasağlam malikaneler mi edineceksiniz?

Ahmed Hulusi

"Sonsuz yaşayacakmış gibi kale benzeri evler mi yaptırıyorsunuz?"

Ali Bulaç

"Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?"

Ali Özek ve heyeti

Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?

Ali Rıza Safa

"Sonsuza dek kalacağınızı umut ederek, sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"

Bayraktar Bayraklı

"Ebedi kalacağınız ümidiyle saraylar mı edineceksiniz?"

Edip Yüksel

"Ebedi kalırsınız diye sağlam sanayiler/endüstriler mi kurarsınız?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Ebedi kalırsınız diye sağlam yapılar mı edinirsiniz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ebedi kalacakmışsınız gibi bir takım sanayiler ediniyorsunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir takım masnuat da ediniyorsunuz ki sanki muhalled kalacaksınız

Erhan Aktaş

"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hiç ölmeyeceğinizi sanarak sağlam yapılar ediniyorsunuz."

Gültekin Onan

"Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?"

Hasan Basri Çantay

"Ebedi kalacağınızı umarak yer altında su mahzenleri edinir misiniz"?

İbni Kesir

Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?

Mehmet Alagaş

(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Ve ebedi kalırsınız ümidi ile sapasağlam kaleler mi yapar durursunuz?"

Süleyman Ateş

"Belki ebedi yaşarsınız diye köşkler (ve müstahkem kaleler) ediniyorsunuz?"

Süleymaniye Vakfı

Bir de sanki içlerinde sonsuza dek yaşayacakmış gibi sağlam yapılar ediniyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belki ölümsüzleşirsiniz diye yapıların sağlam olmasını da ilke edinmişsiniz.

Şaban Britch

Ebedi kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı yapıyorsunuz?

Şaban Piriş

Ebedi kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı yapıyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

"Sanayi üreten yerler edinerek sonsuzlaşmak ümidine mi düşüyorsunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And you take for yourselves palatial structures as though they will protect you and exempt you from paying nature's debt and help you live forever".

Abdul Haleem

Do you build fortresses because you hope to be immortal?

Abdullah Yusuf Ali

"And do ye get for yourselves fine buildings in the hope of living therein (for ever)?

Abul A'la Maududi

and erect huge palaces as though you will live for ever, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, though you have built other buildings also for dwelling purposes, in order to make them grand, beautiful and strong, you expend your wealth and mental and physical abilities in a manner as if you were going to live forever, and there was no purpose of life except seeking of comfort and pleasure and nothing beyond this worldly life which might deserve your attention.

Aisha Bewley

and construct great fortresses, hoping to live for ever,

Al-Hilali & Khan

"And do you get for yourselves palaces (fine buildings) as if you will live therein for ever.[1]

Ali Quli Qarai

You set up structures as if you will be immortal,

Amatul Rahman Omar

`And you raise fortresses in the hope that you will abide till long.

Arthur John Arberry

and do you take to you castles, haply to dwell forever?

Bijan Moeinian

"You build huge palaces to live in as if you are immortal. "

E. Henry Palmer

and take to works that haply ye may be immortal?

Edip-Layth

"You take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever?"

George Sale

And do ye erect maginificent works, hoping that ye may continue in their possession for ever?

Hamid S. Aziz

"Do you build on every height a monument of vain delight?

Mahmoud Ghali

And do you take to yourselves castles (Or: huge buildings and tombs) that possibly you may abide eternally?

Marmaduke Pickthall

And seek ye out strongholds, that haply ye may last for ever?

Mohamed Ahmed - Samira

Erect palaces (thinking) that you will live for ever,

Muhammad Asad

and make for yourselves mighty castles, [hoping] that you might become immortal?

Mustafa Khattab

and construct castles, as if you are going to live forever,

Progressive Muslims

"And you take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever"

Rashad Khalifa

"You set up buildings as if you last forever.

Sahih International

And take for yourselves palaces and fortresses that you might abide eternally?

Sam Gerrans

“And take you constructions, that you might abide eternally,

Shabbir Ahmed

And make for yourselves mighty castles; will you thus become immortal?

Syed Vickar Ahamed

And do you get for yourselves fine buildings with the hope of living in there (for ever)?

Taqi Usmani

and take the objects of architecture as if you are going to live forever,

The Monotheist Group

"Andyou take for yourselves strongholds, perhaps you will live forever?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 129. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 129. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 129. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩