Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 195. ayet

Şuarâ suresi, 195. ayet. بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

bilisânin `arabiyyim mübîn.

Diyanet İşleri

(193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 192–198 · surenin 195. ayeti / 227

Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3

  1. Şuarâ 192

    Şüphesiz bu Kur'an, alemlerin Rabbi'nin indirmesidir.

  2. 193–195

    (193-195) Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

  3. Şuarâ 196

    Şüphesiz bu (Kur'an'ın indirileceği) öncekilerin kitaplarında da vardı.

  4. Şuarâ 197

    İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir?

  5. Şuarâ 198

    (198-199) Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik ve o da bunu kendilerine okusaydı, yine buna inanmazlardı.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 193–195. ayetler için yazılmıştır.

193. “Rûhu’l-emîn” meleklerin en faziletlisi ve en güçlüsü olan Cebrail aleyhisselam’dır. Onun bu Kitaba herhangi bir şey eklemesinden veya herhangi birşey eksiltmesinden yana emin olunmuştur.

194-195. Ey Muhammed! “Uyarıcılardan olasın diye” doğru yola iletesin, azgınlık ve sapıklık yolundan korkutasın diye “kalbine, apaçık Arapça bir dille” indirilmiş bir Kitaptır. Arapça ise dillerin en faziletlisidir; ayrıca onun ilk olarak kendilerini davete başladığı, peygamber olarak gönderildiği muhatapları olan ilk kavmin dilidir. Bu dil, açık ve seçik bir dildir. İşte bu Kitabı Kerim’de bunca övülmeye değer faziletlerin bir arada bulunduğu üzerinde dikkatle düşünülmelidir. Şüphesiz ki o, kitapların en faziletlisidir. Bu Kitabı meleklerin en faziletlisi, mahlukatın en faziletlisine, insanların faydası için çıkartılmış en faziletli ümmete, en üstün, en fasih, en geniş kapsamlı olan apaçık Arapça bir dille indirilmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bu kitabı apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. بِلِسَانٍ bilisanin bir dille kök: لسن
  2. عَرَبِىٍّۢ arabiyyin Arapça kök: عرب
  3. مُّبِينٍۢ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Andolsun ki biz onların, "Kur'an'ı ona bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. İma ettikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'an ise gayet açık…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Bundan önce bir rehber ve bir rahmet olarak Musa'nın kitabı da vardı. Bu ise, onu doğrulayan ve zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlara müjde olmak…

  • Aynı kök: عرب (22 geçiş) · Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Bedevilerin (savaştan) geri bırakılanları sana, "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu; Allah'tan bizim için af dile" diyecekler. Onlar kalplerinde…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitab'dan olmadığı halde Kitab'dan sanasınız diye (okudukları) Kitap'tanmış gibi dillerini eğip bükerler…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından uzaklaştırırlar. Dillerini eğip bükerek ve dine…

  • Aynı kök: لسن (25 geçiş)

    İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

açık bir Arapça ile...

Muhammed Esed

(ve çevrendekileri) apaçık Arap diliyle (uyarasın).

Ahmed Hulusi

Apaçık bir Arapça anlatım diliyle!

Ali Bulaç

Apaçık Arapça bir dille.

Ali Özek ve heyeti

apaçık Arap diliyle.

Ali Rıza Safa

Çok kolay anlaşılacak apaçık bir dille.

Bayraktar Bayraklı

- Kur'an'ı, Ruhulemin/Cebrail, uyarıcılardan olasın diye, apaçık Arap diliyle, senin kalbine indirmiştir.

Edip Yüksel

Apaçık Arapça bir dille.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Apaçık Arapça bir dille.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

açık parlak bir Arapça ile.

Elmalılı Hamdi Yazır

Açık parlak bir Arabi lisan ile

Erhan Aktaş

Apaçık Arapça bir lisan ile.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Apaçık Arapça bir lisan ile.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Apaçık Arapça bir lisan ile.

Gültekin Onan

Apaçık Arapça bir dille.

Hasan Basri Çantay

(193-194-195) Onu Ruuh-ul Emin, inzar edicilerden olasın diye, senin kalbine ma'nası açık Arabca bir dil ile indirmişdir.

İbni Kesir

Apaçık arab diliyle.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Apaçık Arapça bir dille.

Süleyman Ateş

Apaçık Arapça bir dille.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Apaçık Arap diliyledir.

Şaban Britch

Apaçık Arapça ile…

Şaban Piriş

Apaçık Arapça ile..

Yaşar Nuri Öztürk

Açık seçik Arapça bir dille indirdi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It -the Quran- is revealed in plain Arabic literary form.

Abdul Haleem

in a clear Arabic tongue.

Abdullah Yusuf Ali

In the perspicuous Arabic tongue.

Abul A'la Maududi

(a revelation) in clear Arabic language, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This sentence may be related to "the trustworthy Spirit has come down" and also to: “who are (appointed by God) to warn.” In the first case, it will mean that the trustworthy Spirit has brought it down in plain Arabic language, and in the second case, it will mean that the Prophet (peace be upon him) is included among those Prophets who were appointed to warn the people in the Arabic language, i.e. Houd, Salih, Ishmael and Shuaib (peace be upon them all). In both cases the object is the same: the divine message has not been sent down in a dead or mysterious language, or in a language of riddles and enigmas, but in such clear and lucid Arabic, which can be understood easily by every Arab and every non Arab who has learned Arabic. As such, the people who are turning away from it, they cannot have the excuse that they could not understand the message of the Quran. The only reason of their denial and aversion is that they are afflicted with the same disease with which Pharaoh, the people of Abraham the people of Noah, the people of Lot, the Aad and the Thamud, and the people of Aiykah were afflicted.

Aisha Bewley

in a clear Arabic tongue.

Al-Hilali & Khan

In the plain Arabic language.

Ali Quli Qarai

in a clear Arabic language.

Amatul Rahman Omar

(The Qur'ân has been revealed) in plain and clear Arabic language.

Arthur John Arberry

in a clear, Arabic tongue.

Bijan Moeinian

It is revealed to you In plain Arabic language.

E. Henry Palmer

in plain Arabic language,

Edip-Layth

In a clear Arabic tongue.

George Sale

in the perspicuous Arabic tongue:

Hamid S. Aziz

Upon your heart, that you may be one of the Warners;

Mahmoud Ghali

In an evident, Arabic tongue.

Marmaduke Pickthall

In plain Arabic speech.

Mohamed Ahmed - Samira

In eloquent Arabic.

Muhammad Asad

in the clear Arabic tongue.

Mustafa Khattab

in a clear Arabic tongue.

Progressive Muslims

In a clear Arabic tongue.

Rashad Khalifa

In a perfect Arabic tongue.

Sahih International

In a clear Arabic language.

Sam Gerrans

In a clear Arabic tongue.

Shabbir Ahmed

(In a language that is clear and easy to understand. ) In the plain Arabic tongue. (Universality of the Message 7:158, 25:1. Ishmael, Hud, Saleh, Shoaib, all of them preached in the Arabian Peninsula. And since Aramaic and Hebrew are ancient Arabic dialects, all the Hebrew Prophets, in this sense, conveyed the Divine Message in the Arabic tongue).

Syed Vickar Ahamed

In clear (and easily understood) Arabic tongue.

Taqi Usmani

in plain Arabic language.

The Monotheist Group

In a clear Arabic tongue.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 195. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 195. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 195. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩