Diyanet İşleri
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 143. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
innî leküm rasûlün emîn.
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Semud kavmi de Peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
(146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 141–144. ayetler için yazılmıştır.
141. “Semûd” diye Hicr’de yaşamış meşhur kabile de “peygamberleri” Salih aleyhisselam’ı ve diğerlerini “yalanladılar.” O, onlara bütün peygamberlerin davet ettiği tevhidi getirmişti. O bakımdan Salih’i yalanlamaları bütün peygamberleri yalanlamak demekti.
142. “Hani” neseben “kardeşleri” olan “Salih onlara” yumuşaklık ve şefkat ile “şöyle demişti:” Yüce Allah’tan “kokmaz mısınız?” böylece şirk ve masiyetleri terk etmez misiniz?
143-144. “Ben sizin için” Rabbiniz Allah’tan gönderilmiş “güvenilir bir elçiyim.” O, beni sizlere bir lütuf ve rahmet olmak üzere göndermiştir. Siz de onun rahmetini kabul ile karşılayın ve itaat ile ona karşılık verin. Siz benim güvenilir bir kişi olduğumu da bilmektesiniz. Bunlar ise sizin bana ve getirdiklerime iman etmenizi gerektirmektedir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Ben, Yüce Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. O'ndan size tebliğ ettiklerimde güvenilirim. O'nun adına ne fazla ve ne de eksik söylüyorum."
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.
Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.
Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir elçiyim.
Hem bakın, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim:
"Bakın ben (O'nun tarafından) size gönderilen güvenilir bir elçiyim;
"Ben kesinlikle güveneceğiniz bir Rasulüm. "
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
"Aslında, ben, sizin için, güvenilir bir elçiyim!"
"Şüphesiz ben size gönderilmişgüvenilir bir peygamberim."
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
'Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'
Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.
Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş bir Resulüm, eminim
"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."
"Sizin için güvenilir bir Resulüm."
"Sizin için güvenilir bir rasulüm."
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."
"Şübhesiz ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".
Muhakkak ki ben, size emin bir peygamberim.
(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
“Ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”
"Ben sizin için güvenilir bir elçiyim."
Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Ben sizin güveneceğiniz bir elçiyim.
Ben, sizin için güvenilir bir elçiyim.
Ben, sizin için güvenilir bir elçiyim.
"Ben sizin için emin bir resulüm."
"I am", he added, a Messenger entrusted with a divine message and here do I relate it to you in honour and sincerity",
I am a faithful messenger to you:
"I am to you a messenger worthy of all trust.
"I am a trustworthy Messenger to you. dipnot 1
I am a faithful Messenger to you
"I am a trustworthy Messenger to you.
Indeed I am a trusted apostle [sent] to you.
`Surely, I am to you a Messenger, faithful to (my) trust.
I am for you a faithful Messenger,
"I am a true Messenger of God. "
verily, I am to you a faithful apostle;
"I am to you a clear messenger."
Verily I am a faithful messenger unto you:
When their brother Salih said to them, "Will you not fear?
Surely I am for you a trustworthy Messenger.
Lo! I am a faithful messenger unto you,
I have been sent as a trusted messenger to you.
Behold, I am an apostle [sent by Him] to you, [and therefore] worthy of your trust:
I am truly a trustworthy messenger to you.
"I am to you a clear messenger. "
"I am an honest messenger to you.
Indeed, I am to you a trustworthy messenger.
“I am to you a trustworthy messenger,
Behold, I am a Messenger to you, worthy of your trust.
"I am to you a messenger fit for all trust.
I am an honest messenger for you.
"I am to you a clear messenger."