Diyanet İşleri
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 125. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ
innî leküm rasûlün emîn.
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Ad kavmi de peygamberleri yalanladı.
Hani kardeşleri Hud, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 123–127. ayetler için yazılmıştır.
123. Yani Âd adını taşıyan kabile, rasûlleri olan Hûd’u yalanladı. Onların, peygamberleri Hûd’u yalanlamaları ise davetlerinin aynı olması dolayısı ile diğer peygamberleri de yalanlaması anlamına gelir.
124. “Hani” nesep itibariyle “kardeşleri Hûd” yumuşak bir üslûpla ve güzel bir hitapla “onlara şöyle demişti:” Allah’tan “korkup sakınmaz mısınız” ki böylelikle şirki ve ondan başkasına ibadeti terk edesiniz.
125-126. “Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.” Yüce Allah, size önem vererek beni sizlere rahmet ve peygamber olarak göndermiş bulunuyor. Ben güvenilir bir kimseyim. Böyle bir kişi olduğumu siz de biliyorsunuz. Buna bağlı olarak da: “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” Yani Yüce Allah’ın hakkı olan takvâyı yerine getirin. Size vermiş olduğum emirlerle yasaklarda bana itaat ederek benim hakkımı da yerine getirin. Çünkü bu, sizin bana uymanızı ve bana itaat etmenizi gerektirir. Diğer taraftan sizi iman etmekten alıkoyacak herhangi bir engel de bulunmamaktadır. Çünkü ben:
127. Ben size yaptığım tebliğ, samimi öğütlerim ve iyiliğinizi istememe karşılık sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum ki bundan dolayı kendinizi ağır bir borç yükü altında hissedesiniz. “Benim ecrimi vermek ancak” kulları türlü nimetleriyle terbiye edip besleyen, lütuf ve keremini onlara bol bol ihsan eden, özellikle de gerçek dostlarına ve peygamberlerine pek çok lütuflarda bulunan “âlemlerin Rabbi Allah’a aittir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Ben Allah'ın size gönderdiği bir elçiyim. Güvenilir biriyim. Allah'ın bana tebliğ etmeyi emrettiğinde ekleme ve eksiltme yapmam."
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir elçiyim.
Hem bakın, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
"Bakın, ben size (Allah'ın gönderdiği) güvenilir bir elçiyim;
"Şüphesiz ki ben sizin için güvenilir bir Rasulüm. "
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
"Aslında, ben, sizin için, güvenilir bir elçiyim!"
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
'Ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'
Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.
Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş bir Resulüm, eminim
"Sizin için güvenilir bir Resul'üm."
"Sizin için güvenilir bir resulüm."
"Sizin için güvenilir bir rasulüm."
"Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."
"Şübhesiz, ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".
Muhakkak ki ben, size emin bir peygamberim.
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
“Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”
"Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."
Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.
Ben sizin güveneceğiniz bir elçiyim.
Ben sizin için güvenilir bir peygamberim.
Ben sizin için güvenilir bir peygamberim.
"Ben sizin için, güvenilir bir resulüm."
"I am, " he added, "A Messenger entrusted with a divine message and here do I relate it to you in honour and sincerity",
I am a faithful messenger sent to you:
"I am to you a messenger worthy of all trust:
I am a trustworthy Messenger to you.
I am a faithful Messenger to you
"Verily I am a trustworthy Messenger to you.
Indeed I am a trusted apostle [sent] to you.
`Surely, I am to you a Messenger; faithful to (my) trust.
I am for you a faithful Messenger,
"I am a true Messenger of God. "
Verily, I am to you a faithful apostle;
"I am to you a clear messenger."
Verily I am a faithful messenger unto you;
When their brother Hud said to them, "Will you not fear?
Surely I am for you a trustworthy Messenger.
Lo! I am a faithful messenger unto you,
I have been sent as a trusted messenger to you.
Behold, I am an apostle [sent by Him] to you, [and therefore] worthy of your trust:
I am truly a trustworthy messenger to you.
"I am to you a clear messenger. "
"I am an honest messenger to you.
Indeed, I am to you a trustworthy messenger.
“I am to you a trustworthy messenger,
I am a Messenger to you, worthy of your trust.
"Verily, I am to you a messenger fit for all trust:
I am an honest messenger for you,
"I am to you a clear messenger."