Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 38. ayet

Şuarâ suresi, 38. ayet. فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

Diyanet İşleri

Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 35–41 · surenin 38. ayeti / 227
  1. Şuarâ 35

    "Sizi, yaptığı sihirle, yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Ne dersiniz?"

  2. Şuarâ 36

    Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."

  3. Şuarâ 37

    "Sana bütün usta sihirbazları getirsinler."

  4. 38

    Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

  5. Şuarâ 39

    İnsanlara da "Siz de toplanır mısınız?" denildi.

  6. Şuarâ 40

    "Umarız, üstün gelirlerse sihirbazlara uyarız" (dediler.)

  7. Şuarâ 41

    Sihirbazlar gelince, Firavun'a, "Eğer biz üstün gelirsek, gerçekten bize bir mükafat var mı?" dediler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 38–40. ayetler için yazılmıştır.

38. Firavun, danıştığı bu kimselerin görüşlerini uygulamaya koyarak şehirlere sihirbazları toplayacak kimseler gönderdi ve bu konuda bütün gayretini ortaya koydu. “Böylece sihirbazlar belirlenen günün malum vaktinde toplandı.” O günde bir araya gelmek üzere Mûsâ onlarla sözleşmişti. O gün de onların iş-güçlerini bırakıp eğlenceye koştukları bir bayram günüydü.

39. “İnsanlara da: Siz de toplanacak mısınız? denildi.” Yani bütün insanların belirlenen bu günde toplanmaları için ilanda bulunuldu.

40. “Umarız ki sihirbazlar galip gelirlerse biz de onlara uyarız.” Yani insanlara şöyle dediler: Bir araya gelin, toplanın ki sihirbazların Mûsâ’yı nasıl yenik düşürdüklerini, onların işlerinde ne kadar becerikli olduklarını görün. Biz de onlara uyacağız; onları tazim edeceğiz. Sihir bilgisinin ne kadar değerli olduğunu öğrenmiş olacağız. Eğer hakka uyma muvaffakiyetine mazhar olmak isteselerdi, şöyle demeleri gerekirdi: Biz, onlardan kim haklı çıkarsa ona uyacağız ve doğruyu öğrenmiş olacağız. Bundan dolayı bu toplanmanın, onlara karşı delilin ortaya konulması dışında kendilerine hiçbir faydası olmadı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Bunun üzerine Firavun, sihirbazlarını Musa ile karşılaşmaları için belli bir günde, belirlenen bir yerde bir araya getirdi.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجُمِعَ fecumia ve bir araya getirildi kök: جمع
  2. ٱلسَّحَرَةُ s-seharatu büyücüler kök: سحر
  3. لِمِيقَـٰتِ limikati belirlenen vaktinde kök: وقت
  4. يَوْمٍۢ yevmin bir günün kök: يوم
  5. مَّعْلُومٍۢ mea'lumin belli kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…

  • Aynı kök: وقت (13 geçiş)

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…

  • Aynı kök: سحر (63 geçiş)

    O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

75 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Ardından) büyücüler belirli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirilmişlerdi. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj için bkz. Tâhâ 20:59.

Mustafa İslamoğlu

Derken büyücüler belirli bir günde, tesbit edilen toplanma yer ve zamanında bir araya geldiler.

Muhammed Esed

Ve böylece büyücüler belli bir günün belirli bir saatinde bir araya geldiler.

Ahmed Hulusi

Nihayet sihirbazlar belirlenen zamanda, bilinen bir yerde toplandılar.

Ali Bulaç

Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Ali Özek ve heyeti

Böylece sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde biraraya getirildi.

Ali Rıza Safa

Böylece, bilinen bir günün, belirlenmiş bir zamanında, büyücüler bir araya getirildiler.

Bayraktar Bayraklı

- İleri gelenler dediler ki, "Onu ve kardeşini alıkoy!Şehirlere haberciler sal!Bütün usta büyücüleri çağırsınlar." Büyücüler, belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

Edip Yüksel

Belirlenmiş günün randevusu için büyücüler bir araya getirildiler.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Belirlenmiş günün randevusu için büyücüler bir araya getirildiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece tesbit edilen bir günün belli bir vaktinde sihirbazlar toplandılar

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle ma'lum bir gün miykat ta'yin olunarak sihirbazlar cemolundu

Erhan Aktaş

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildiler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece sihirbazlar, belirlenen bir günde tayin edilen vakitte bir araya getirildiler.

Gültekin Onan

Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

Hasan Basri Çantay

Bu suretle muayyen bir günün belli bir vaktında bütün sihirbazlar bir araya getirildi.

İbni Kesir

Büyücüler belli bir günün tayin edilen vaktinde toplandılar.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Böylece sihirbazlar, belli bir günün belirlenen bir vaktinde bir araya getirildiler.

Süleyman Ateş

Derken büyücüler belli bir günün belirlenen vaktinde bir araya getirildi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Belli bir günün belli saatinde büyücüler bir araya getirildi.

Şaban Britch

Sihirbazlar, belli bir günde, belirlenen bir vakitte toplandılar.

Şaban Piriş

Sihirbazlar, belli bir günde, belirlenen bir vakitte toplandılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet büyücüler belirlenen bir günün, belirlenen bir vaktinde bir araya getirildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And the magicians were assembled on their known Festive Day.

Abdul Haleem

The sorcerers were [to be] assembled at the appointed time on a certain day

Abdullah Yusuf Ali

So the sorcerers were got together for the appointment of a day well-known,

Abul A'la Maududi

So the magicians were brought together on a particular day at a set time dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    As already mentioned in Surah TaHa (verse 59), the day fixed for the purpose was the day of the national festivities of the Egyptians so that large crowds of people coming to the festivals from every part of the country should also witness the grand contest which was to be held in the broad daylight so that the spectators could see the performances clearly.

Aisha Bewley

So the magicians were assembled for a meeting on a specified day.

Al-Hilali & Khan

So the sorcerers were assembled at a fixed time on a day appointed.

Ali Quli Qarai

So the magicians were gathered for the tryst of a known day,

Amatul Rahman Omar

So the sorcerers were gathered together at the appointed time and place on a fixed day.

Arthur John Arberry

So the sorcerers were assembled for the appointed time of a fixed day.

Bijan Moeinian

The magicians came to the meeting place as it was planned.

E. Henry Palmer

And the sorcerers assembled at the appointed time on a stated day,

Edip-Layth

So the magicians were gathered to an appointed day.

George Sale

So the magicians were assembled at an appointed time, on a solemn day.

Hamid S. Aziz

"To collect and bring to you every knowing (expert) magician. "

Mahmoud Ghali

So the sorcerers were gathered (together) for the fixed time on a known day. (A day of festival)

Marmaduke Pickthall

So the wizards were gathered together at a set time on a day appointed.

Mohamed Ahmed - Samira

So the magicians were assembled at a stated time and place on an appointed day.

Muhammad Asad

And so the sorcerers were assembled at a set time on a certain day,

Mustafa Khattab

So the magicians were assembled at the set time on the appointed day.

Progressive Muslims

So the magicians were gathered to an appointed day.

Rashad Khalifa

The magicians were gathered at the appointed time, on the appointed day.

Sahih International

So the magicians were assembled for the appointment of a well-known day.

Sam Gerrans

And the sorcerers were assembled at the appointed time of a known day.

Shabbir Ahmed

The debaters got together at the appointed day and time.

Syed Vickar Ahamed

So, the magicians were brought together for the event on a well known day,

Taqi Usmani

So the sorcerers were assembled for the appointed time of a known day,

The Monotheist Group

So the magicians were gathered to an appointed day.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 38. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 38. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 38. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩