Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 150. ayet

Şuarâ suresi, 150. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

Diyanet İşleri

"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 147–153 · surenin 150. ayeti / 227

Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3

  1. Şuarâ 147–148

    (146-148) "Siz buradaki bahçelerde, pınar başlarında, ekinlerde, meyveleri olgunlaşmış hurmalıklarda güven içinde bırakılacak mısınız?"

  2. Şuarâ 149

    "Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."

  3. 150

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

  4. Şuarâ 151–152

    (151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

  5. Şuarâ 153

    Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 145–152. ayetler için yazılmıştır.

145. “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden: Bizim sana uymamızı engelleyen, senin mallarımızı almak isteyişindir, de diyemezsiniz. “Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben mükâfatımı O’ndan başkasından istemiyorum.

146-148. Yani siz, bu pek büyük nimetler içinde başıboş bırakılacağınızı, davarların faydalandığı gibi o nimetlerden yararlanmak üzere kendi halinize terk edileceğinizi, bu başı boş halinizle sizlere hiçbir emir verilmeyip hiç bir şeyin de yasak kılınmayacağını, bunca nimeti de Allah’a isyan yolunda kullanmaya devam edip gideceğinizi mi zannediyorsunuz?

149. Sizin becerikliliğiniz, ustalığınız (ve azgınlığınız) o sert ve sağlam dağlardan evler yontacak hale gelmiş bulunuyor.

150-151. Yani nitelikleri ve adetleri günah işlemek ve onları yapmaya davet etmek sûretiyle yeryüzünde bozgunculuk yapmak olan, en ufak bir ıslâh söz konusu olmaksızın kötülük yapan kimselerin arkasından gitmeyin. Bu, katıksız bir kötülük olduğundan dolayı olabilecek en zararlı haldir. Sanki aralarında peygamberlerine karşı çıkmaya hazır, azgınlık yoluna davet etmek üzere ortada olan birtakım insanlar varmış da o nedenle Salih de onlara bu kimselere kanmayı yasaklamış gibi bir husus anlaşılmaktadır. Belki de Yüce Allah’ın, haklarında: “Şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslaha çalışmayan dokuz kişi vardı.” (Neml, 27/48) buyurduğu kimseler bunlar olabilir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Benim de size emrettiğim ve size yasak ettiğim şeylerde bana itaat edin."

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱتَّقُوا۟ fetteku korkun kök: وقي
  2. ٱللَّهَ llahe Allah'tan kök: اله
  3. وَأَطِيعُونِ ve etiuni ve bana ita'at edin kök: طوع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    "Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    (151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Şüphesiz Safa ile Merve, Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kabe'yi ziyaret eder ve onları da tavaf…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir…

  • Aynı kök: طوع (129 geçiş) · Ortak kavram: İtaat

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kıssa: Hz. Sâlih

    Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Keşfet — bu ayetin medyası

Gerçek belgeler1

Arkeoloji1
  • Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Arkeoloji

    Kasru'l-Ferîd kaya mezarı — Hegra

    Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.

    Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.

    Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159

    Kaynak
    Wikimedia Commons
    Yazar
    Ahmad AlHasanat
    Tarih
    2017-02-16 17:40:03
    Lisans
    CC BY-SA

    Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0

    Kaynağı görüntüle

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

Mustafa İslamoğlu

Ama artık Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!

Muhammed Esed

Öyleyse, artık Allah'tan yana bilinç ve duyarlık gösterin ve bana itaat edin;

Ahmed Hulusi

"O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin. "

Ali Bulaç

"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin."

Ali Özek ve heyeti

Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Ali Rıza Safa

"Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

Bayraktar Bayraklı

"Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin!"

Edip Yüksel

"ALLAH'ı dinleyip beni izlemelisiniz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'ALLAH'ı dinleyip beni izlemelisiniz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gelin, Allah'tan korkun da bana itaat edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gelin Allahdan korkun da bana itaat eyleyin

Erhan Aktaş

"Allah için takvalı olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Allah için takvalı dipnot 1 olun ve bana itaat edin."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Allah için takvalı olun ve bana itaat edin."

Gültekin Onan

"Artık Tanrı'dan sakının ve bana itaat edin."

Hasan Basri Çantay

"Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

İbni Kesir

O halde Allah'tan korkun da bana itaat edin.

Mehmet Alagaş

(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin."

Süleyman Ateş

"Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

Süleymaniye Vakfı

Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artık Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin.

Şaban Britch

Artık, Allah’tan korkun ve bana itaat edin.

Şaban Piriş

Artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

Yaşar Nuri Öztürk

"Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"A divine grace which exacting your reverence for Allah and obedience to me".

Abdul Haleem

Be mindful of God and obey me:

Abdullah Yusuf Ali

"But fear Allah and obey me;

Abul A'la Maududi

Fear Allah and obey me

Aisha Bewley

So have taqwa of Allah and obey me.

Al-Hilali & Khan

"So fear Allâh, keep your duty to Him, and obey me.

Ali Quli Qarai

So be wary of Allah and obey me,

Amatul Rahman Omar

`Take Allâh as a shield and obey me.

Arthur John Arberry

So fear you God, and obey you me;

Bijan Moeinian

"Respect the Lord and follow me. "

E. Henry Palmer

But fear God and obey me;

Edip-Layth

"So be aware of God and obey me."

George Sale

Fear God, and obey me;

Hamid S. Aziz

"Though you hew out dwellings in the mountain skillfully?

Mahmoud Ghali

So be pious to Allah, and obey me,

Marmaduke Pickthall

Therefor keep your duty to Allah and obey me,

Mohamed Ahmed - Samira

So be mindful of God and listen to me.

Muhammad Asad

"Be, then, conscious of God, and pay heed unto me,

Mustafa Khattab

So fear Allah, and obey me.

Progressive Muslims

"So be aware of God and obey me. "

Rashad Khalifa

"You shall reverence GOD, and obey me.

Sahih International

So fear Allah and obey me.

Sam Gerrans

“So be in prudent fear of God, and obey me.

Shabbir Ahmed

Be mindful of Allah and heed me.

Syed Vickar Ahamed

"But fear Allah and obey me;

Taqi Usmani

So fear Allah and obey me,

The Monotheist Group

"So be aware of God and obey me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 150. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 150. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 150. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩