Diyanet İşleri
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 119. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ
feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Şuarâ 105–122 3
Dediler ki: "Ey Nuh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"
Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.
Sonra da geride kalanları suda boğduk.
Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 119–122. ayetler için yazılmıştır.
119. Yani insanlarla ve hayvanlarla dolu olan “o gemi içerisinde kurtardık.”
120. “Sonra da onların” yani Nuh aleyhisselam ile onunla beraber bulunan mü’minlerin “ardından geri kalanları” yani kavminin geri kalan bütün fertlerini “suda boğduk.”
121. “Şüphesiz bunda” yani Nuh aleyhisselam ve ona uyanların kurtarılıp onu yalanlayanların da helâk edilmesinde gönderdiğimiz peygamberlerin doğruluğuna, getirdiklerinin sıhhatine, buna karşılık onları yalanlayan düşmanların izledikleri yolun da batıl olduğuna delil teşkil “eden bir ibret vardır.”
122. “Şüphe yok ki Rabbin” izzetiyle düşmanlarını kahredip tufan ile onları suda boğan “Azizdir,” Gerçek dostlarına karşı da “Rahimdir.” Çünkü O, Nuh’u ve onunla birlikte bulunan iman ehlini kurtarmıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bunun üzerine biz onun duasına icabet ettik. İnsanlar ve hayvanlar ile dolu olan gemide, onu ve onunla beraber olan Müminleri kurtardık.
Aynı kök: شحن (3 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş)
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Aynı kök: شحن (3 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş)
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.
Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla…
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.
Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Biz de onu ve beraberindekileri dolu gemide (taşıyarak) kurtarmıştık.
Derken, onu ve beraberindekileri yükünü almış olan o gemiyle kurtardık;
Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık.
Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık.
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.
Bunun üzerine, Onu ve Onunla birlikte olanları, yüklü bir geminin içinde kurtardık.
- Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.
Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.
Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.
Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.
Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.
Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.
Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selamete erdirdik.
Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.
(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.
Biz de onu ve onunla birlikte olanları dopdolu o gemi içerisinde kurtardık.
Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.
Bunun üzerine onu ve beraberindekileri dopdolu bir gemi ile kurtardık.
Bunun üzerine onu ve beraberindekilerini yüklü geminin içinde kurtardık.
Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü/dolu gemide kurtuluşa erdirdik.
Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik.
Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.
And there, We saved him along with all those in his society on board the loaded Ark.
So We saved him and his followers in the fully laden ship,
So We delivered him and those with him, in the Ark filled (with all creatures).
Thereafter We rescued him and those who were with him in the laden Ark dipnot 1
So We rescued him and those with him in the loaded ship.
And We saved him and those with him in the laden ship.
Thereupon We delivered him and those who were with him in the laden ark.
So We delivered him and all those who were with him by means of the fully-laden Ark.
So We delivered him, and those with him, in the laden ship,
Eventually I saved him, and those who had joined him in belief, on board the loaded ark.
So we saved him and those with him in the laden ark,
So We saved him and those who were with him in the charged Ship.
Wherefore We delivered him, and those who were with him, in the ark filled with men and animals;
"Judge you between us openly, and deliver me and those of the believers who are with me. "
So We delivered him, and the ones with him, in the laden ship.
And We saved him and those with him in the laden ship.
So We delivered him and those with him in the loaded ark,
And so We saved him and those [who were] with him in the fully-laden ark,
So We saved him and those with him in the fully loaded Ark.
So We saved him and those who were with him in the charged Ship.
We delivered him and those who accompanied him in the loaded ark.
So We saved him and those with him in the laden ship.
So We delivered him and those with him in the laden ship.
And We saved him and those who accompanied him in the laden Ark.
And We saved him and those with him, in the Ark full of (all of creatures).
So We saved him and those with him in the Ark that was fully occupied.
So We saved him and those who were with him in the charged ship.