Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 12. ayet

Şuarâ suresi, 12. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri

Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 9–15 · surenin 12. ayeti / 227
  1. Şuarâ 9

    Şüphesiz senin Rabbin, elbette mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

  2. Şuarâ 10–11

    (10-11) Hani Rabbin, Musa'ya; "Zalimler topluluğuna, Firavun'un kavmine git! Başlarına geleceklerden hala korkmuyorlar mı?" diye seslenmişti.

  3. 12

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

  4. Şuarâ 13

    "Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

  5. Şuarâ 14

    "Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

  6. Şuarâ 15

    Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 12–14. ayetler için yazılmıştır.

12-13. Mûsâ, Rabbine özür beyan ederek, bu ağır yükte kendisine yardımcı vermesi talebinde bulunup “dedi ki: Rabbim, korkarım ki onlar beni yalanlarlar. Benim de göğsüm daralır ve dilim dönmez.” Bir başka yerde Mûsâ’nın şöyle söylediği buyrulmaktadır: “Rabbim göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır ve dilimden bağı çöz ki sözümü anlasınlar. Bana ailemden bir yardımcı ver, kardeşim Hârûn’u...” (Tâ-Hâ, 20/25) “Onun için Hârûn’a da risalet ver.” Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu. Mûsâ’ya peygamberlik verdiği gibi kardeşine de peygamberlik verdi. “Onu bana yardımcı olarak gönder.” (el-Kasas, 28/34) Yani bu işimde bana yardımcı olarak gönder.

14. “Ayrıca onlara göre ben” bir Kıpti’yi öldürme meselesinden dolayı “bir suçluyum. O nedenle beni öldürmelerinden de korkuyorum.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- şöyle dedi: "Senin hakkında onlara yapacağım tebliğimde beni yalanlamalarından korkuyorum."

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Musa) dedi kök: قول
  2. رَبِّ rabbi Rabbim kök: ربب
  3. إِنِّىٓ inni şüphesiz ben
  4. أَخَافُ ehafu korkuyorum kök: خوف
  5. أَن en diye
  6. يُكَذِّبُونِ yukezzibuni beni yalanlayacaklar kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn · Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da benimle birlikte, beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. Çünkü ben, onların beni…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uyarsa, onlar için herhangi bir korku yoktur, onlar…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Şüphesiz, inananlar (Müslümanlar) ile Yahudiler, Hıristiyanlar ve Sabiilerden (her bir grubun kendi şeriatında) "Allah'a ve ahiret gününe inanan ve…

  • Aynı kök: خوف (124 geçiş) · Ortak kavram: Korku (Havf)

    Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

78 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) şöyle demişti: "Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum.

Mustafa İslamoğlu

(Musa): "Rabbim!" dedi, "Onların beni yalanlamasından endişe ediyorum!

Muhammed Esed

(Musa:) "Ey Rabbim!" diye cevap verdi, "Doğrusu, beni yalanlamalarından korkuyorum,

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Rabbim, beni yalanlamalarından korkuyorum!"

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

Ali Özek ve heyeti

Musa şöyle dedi: Rabbim! Doğrusu, beni yalancılıkla suçlamalarından korkuyorum.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendim! Aslında, beni yalanlamalarından korkuyorum!"

Bayraktar Bayraklı

Musa şöyle dedi: "Ey Rabbim! Doğrusu, beni yalanlamalarından korkuyorum."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Efendim, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Rabbim, onların beni yalanlamalarından korkuyorum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Musa) dedi ki: "Ya Rab, doğrusu korkarım ki, beni yalanlarlar;

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarab! dedi: doğrusu ben korkarım ki beni tekzib ederler

Erhan Aktaş

Musa, "Rabb'im! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa, "Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa, "Rabb'im! Beni yalanlamalarından korkuyorum." dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

Hasan Basri Çantay

O, dedi ki: "Rabbim, onların beni tekzib edeceklerinden cidden korkarım".

İbni Kesir

Dedi ki: Rabbım, onların beni yalanlamalarından korkarım.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Mûsâ, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum.”

Süleyman Ateş

(Musa): "Rabbim, dedi, ben, onların beni yalanlayacaklarından korkuyorum."

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki: "Rabbim! Beni yalancı yerine koyarlar diye korkuyorum.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa dedi ki: "Rabbim! Beni yalancı yerine koyarlar diye korkuyorum.

Şaban Britch

Rabbim! Beni yalanlamalarından korkuyorum, dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, beni yalancı saymalarından korkuyorum, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Demişti ki Musa: "Rabbim, doğrusu ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"O Allah, my Creator," Mussa said, "I have an easy sense of the probability of being treated as someone who passes himself off as someone other than he is".

Abdul Haleem

Moses said, ‘My Lord, I fear they will call me a liar,

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my Lord! I do fear that they will charge me with falsehood:

Abul A'la Maududi

He said: "My Lord! I fear that they will brand me a liar.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, I fear they will deny me

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Verily, I fear that they will belie me,

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! I fear they will impugn me,

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `My Lord! I am afraid they will cry me lies.

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, I fear they will cry me lies,

Bijan Moeinian

He replied: "My Lord, I am afraid of their denial. "

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! verily, I fear that they will call me liar;

Edip-Layth

He said, "My Lord, I fear that they would deny me."

George Sale

Moses answered, O Lord, verily I fear lest they accuse me of falsehood,

Hamid S. Aziz

To the people of Pharaoh. Will they not fear (Allah or doing evil)?"

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely I fear they will cry me lies,

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Lo! I fear that they will deny me,

Mohamed Ahmed - Samira

: He said: "O Lord, I fear that they will deny me.

Muhammad Asad

He answered: "O my Sustainer! Behold, I fear that they will give me the lie,

Mustafa Khattab

He replied, "My Lord! I fear that they will reject me.

Progressive Muslims

He said: "My Lord, I fear that they would deny me. "

Rashad Khalifa

He said, "My Lord, I fear lest they disbelieve me.

Sahih International

He said, "My Lord, indeed I fear that they will deny me

Sam Gerrans

He said: “My Lord: I fear that they will deny me,

Shabbir Ahmed

Moses said, "My Lord! I am afraid they will accuse me of lying.

Syed Vickar Ahamed

Said (Musa): "O my Lord! I fear that they may deny me (and accuse me of falsehood):

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "My Lord, I fear that they will reject me.

The Monotheist Group

He said: "My Lord, I fear that they would deny me."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 12. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 12. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 12. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩