26. sure

Şuarâ Suresi الشعراء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9 karşılaştır — "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller
  2. Mûsâ ve Firavun 10–68 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  3. İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104 karşılaştır — İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi
  4. Nûh 105–122 karşılaştır — Nûh
  5. Hûd ve Âd kavmi 123–140 karşılaştır — Hûd ve Âd kavmi
  6. Sâlih ve Semûd kavmi 141–159 karşılaştır — Sâlih ve Semûd kavmi
  7. Lût 160–175 karşılaştır — Lût
  8. Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191 karşılaştır — Şu'ayb ve Eyke halkı
  9. Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212 karşılaştır — Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi"
  10. "En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227 karşılaştır — "En yakın akrabanı uyar"; şairler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

"Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9

  1. Şuarâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 1. ayet. طسٓمٓ

    ṭâ-sîn-mîm.

    Gültekin Onan

    Ta, Sin, Mim.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 1. ayet

  2. Şuarâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 2. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    tilke âyâtü-lkitâbi-lmübîn.

    Gültekin Onan

    Bunlar, apaçık olan Kitabın ayetleridir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 2. ayet

  3. Şuarâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 3. ayet. لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    le`alleke bâḫi`un nefseke ellâ yekûnû mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Onlar inançlı olmayacaklar diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 3. ayet

  4. Şuarâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 4. ayet. إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

    in neşe' nünezzil `aleyhim mine-ssemâi âyeten feżallet a`nâḳuhüm lehâ ḫâḍi`în.

    Gültekin Onan

    Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet indiririz de, ona boyunları eğilmiş kalıverir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 4. ayet

  5. Şuarâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 5. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

    vemâ ye'tîhim min ẕikrim mine-rraḥmâni muḥdeŝin illâ kânû `anhü mü`riḍîn.

    Gültekin Onan

    Onlara Rahmandan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 5. ayet

  6. Şuarâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 6. ayet. فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    feḳad keẕẕebû feseye'tîhim embâü mâ kânû bihî yestehziûn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeyin haberi kendilerine pek yakında gelecektir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 6. ayet

  7. Şuarâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 7. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

    evelem yerav ile-l'arḍi kem embetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

    Gültekin Onan

    Yeryüzüne bir bakmadılar mı ki, biz onda her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 7. ayet

  8. Şuarâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 8. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, bunda bir ayet vardır ancak onların çoğu inançlı olmamışlardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 8. ayet

  9. Şuarâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 9. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz, senin rabbin, gerçekten O, üstün ve güçlüdür, merhamet sahibidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 9. ayet

Mûsâ ve Firavun 10–68

  1. Şuarâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 10. ayet. وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.

    Gültekin Onan

    Hani senin rabbin Musa'ya seslenmişti: "Zulmetmekte olan kavme git."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 10. ayet

  2. Şuarâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 11. ayet. قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ

    ḳavme fir`avn. elâ yetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Firavunun kavmine, hala sakınmıyorlar mı?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 11. ayet

  3. Şuarâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 12. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

    ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 12. ayet

  4. Şuarâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 13. ayet. وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

    veyeḍîḳu ṣadrî velâ yenṭaliḳu lisânî feersil ilâ hârûn.

    Gültekin Onan

    "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 13. ayet

  5. Şuarâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 14. ayet. وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

    velehüm `aleyye ẕembün feeḫâfü ey yaḳtülûn.

    Gültekin Onan

    "Üstelik, onların bana karşı (davasını savunacakları bir cinayet) suçu(m) var bundan dolayı beni öldürmelerinden korkuyorum."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 14. ayet

  6. Şuarâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 15. ayet. قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

    ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

    Gültekin Onan

    (Tanrı:) "Hayır" dedi. "İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 15. ayet

  7. Şuarâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 16. ayet. فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    fe'tiyâ fir`avne feḳûlâ innâ rasûlü rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Gecikmeksizin Firavuna giderek deyin ki: Gerçekten biz, alemlerin rabbinin elçisiyiz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 16. ayet

  8. Şuarâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 17. ayet. أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    en ersil me`anâ benî isrâîl.

    Gültekin Onan

    "İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 17. ayet

  9. Şuarâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 18. ayet. قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

    ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min `umürike sinîn.

    Gültekin Onan

    (Gittiler ve Firavun:) Dedi ki: "Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 18. ayet

  10. Şuarâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 19. ayet. وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    vefe`alte fa`leteke-lletî fe`alte veente mine-lkâfirîn.

    Gültekin Onan

    "Ve sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen kafirlerdensin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 19. ayet

  11. Şuarâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 20. ayet. قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    ḳâle fe`altühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

    Gültekin Onan

    (Musa) Dedi ki: "Ben onu yaptığım zaman şaşkınlardandım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 20. ayet

  12. Şuarâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 21. ayet. فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev vece`alenî mine-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım; sonra rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 21. ayet

  13. Şuarâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 22. ayet. وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    vetilke ni`metün temünnühâ `aleyye en `abbette benî isrâîl.

    Gültekin Onan

    "Bana karşı lütuf dediğin nimet de, İsrailoğullarını köle kılmandan dolayıdır."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 22. ayet

  14. Şuarâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 23. ayet. قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâle fir`avnü vemâ rabbü-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    Firavun dedi ki: "Alemlerin rabbi nedir?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 23. ayet

  15. Şuarâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 24. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 24. ayet

  16. Şuarâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 25. ayet. قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

    ḳâle limen ḥavlehû elâ testemi`ûn.

    Gültekin Onan

    Çevresindekilere dedi ki: "İşitiyor musunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 25. ayet

  17. Şuarâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 26. ayet. قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

    Gültekin Onan

    (Musa:) Dedi ki: "O sizin de rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da rabbidir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 26. ayet

  18. Şuarâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 27. ayet. قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

    ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

    Gültekin Onan

    (Firavun) Dedi ki: "Şüphesiz size gönderilmiş bulunan elçiniz, gerçekten bir delidir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 27. ayet

  19. Şuarâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 28. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

    ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm ta`ḳilûn.

    Gültekin Onan

    "Eğer aklediyorsanız, O, doğunun da, batının da ve bunlar arasında olan her şeyin de rabbidir" dedi (Musa).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 28. ayet

  20. Şuarâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 29. ayet. قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

    ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leec`alenneke mine-lmescûnîn.

    Gültekin Onan

    (Firavun) dedi ki: "Andolsun, benim dışımda bir tanrı edinecek olursan seni mutlaka hapse atacağım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 29. ayet

  21. Şuarâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 30. ayet. قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

    ḳâle evelev ci'tüke bişey'im mübîn.

    Gültekin Onan

    (Musa) Dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 30. ayet

  22. Şuarâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 31. ayet. قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    ḳâle fe'ti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Gültekin Onan

    (Firavun) Dedi ki: "Eğer doğru sözlü isen, onu getir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 31. ayet

  23. Şuarâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 32. ayet. فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

    feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 32. ayet

  24. Şuarâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 33. ayet. وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ

    veneza`a yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

    Gültekin Onan

    Elini de çekip çıkardı, bir de (ne görsün) o, bakanlar için 'parlayıp aydınlanıvermiş'.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 33. ayet

  25. Şuarâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 34. ayet. قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ

    ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun `alîm.

    Gültekin Onan

    (Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu" dedi "Doğrusu bilgin bir büyücüdür."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 34. ayet

  26. Şuarâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 35. ayet. يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

    yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ te'mürûn.

    Gültekin Onan

    "Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyurursunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 35. ayet

  27. Şuarâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 36. ayet. قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    ḳâlû ercih veeḫâhü veb`aŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 36. ayet

  28. Şuarâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 37. ayet. يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

    ye'tûke bikülli seḥḥârin `alîm.

    Gültekin Onan

    "Bütün uzman, bilgin büyücüleri sana getirsinler."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 37. ayet

  29. Şuarâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 38. ayet. فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

    Gültekin Onan

    Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde bir araya getirildi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 38. ayet

  30. Şuarâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 39. ayet. وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

    veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

    Gültekin Onan

    Ve insanlara da: "Siz de toplanıyor musunuz?" dendi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 39. ayet

  31. Şuarâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 40. ayet. لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    le`allenâ nettebi`u-sseḥarate in kânû hümü-lgâlibîn.

    Gültekin Onan

    "Umarız ki, eğer galip gelirse biz de büyücülere uyarız."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 40. ayet

  32. Şuarâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 41. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    felemmâ câe-sseḥaratü ḳâlû lifir`avne einne lenâ leecran in künnâ naḥnü-lgâlibîn.

    Gültekin Onan

    Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 41. ayet

  33. Şuarâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 42. ayet. قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    ḳâle ne`am veinneküm iẕel lemine-lmüḳarrabîn.

    Gültekin Onan

    "Evet" dedi. "Üstelik şüphesiz siz en yakınlarım kılınanlardan olacaksınız."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 42. ayet

  34. Şuarâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 43. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

    ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

    Gültekin Onan

    Musa onlara dedi ki: "Atacağınızı atın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 43. ayet

  35. Şuarâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 44. ayet. فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    feelḳav ḥibâlehüm ve`iṣiyyehüm veḳâlû bi`izzeti fir`avne innâ lenaḥnü-lgâlibûn.

    Gültekin Onan

    Onlar da, iplerini ve asalarını atıverdiler ve: "Firavun'un üstünlüğü adına, hiç tartışmasız, üstün olanlar gerçekten bizleriz" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 44. ayet

  36. Şuarâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 45. ayet. فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

    feelḳâ mûsâ `aṣâhü feiẕâ hiye telḳafü mâ ye'fikûn.

    Gültekin Onan

    Böylelikle Musa da asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, uydurmakta olduklarını yutuveriyor.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 45. ayet

  37. Şuarâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 46. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

    feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

    Gültekin Onan

    Anında büyücüler secdeye kapandılar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 46. ayet

  38. Şuarâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 47. ayet. قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâlû âmennâ birabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    (Ve:) "Alemlerin rabbine inandık" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 47. ayet

  39. Şuarâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 48. ayet. رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    rabbi mûsâ vehârûn.

    Gültekin Onan

    "Musa'nın ve Harun'un rabbine."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 48. ayet

  40. Şuarâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 49. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

    ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. felesevfe ta`lemûn. leüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecme`în.

    Gültekin Onan

    (Firavun) Dedi ki: "Ona, ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz, o, size büyüyü öğreten büyüğünüzdür; öyleyse yakında bileceksiniz. Şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sizin hepinizi gerçekten asıp sallandıracağım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 49. ayet

  41. Şuarâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 50. ayet. قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

    ḳâlû lâ ḍayr. innâ ilâ rabbinâ münḳalibûn.

    Gültekin Onan

    "Hiç zararı yok" dediler. Çünkü biz gerçekten rabbimize çevrilip döneceğiz (münkalibun)."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 50. ayet

  42. Şuarâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 51. ayet. إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innâ naṭme`u ey yagfira lenâ rabbünâ ḫaṭâyânâ en künnâ evvele-lmü'minîn.

    Gültekin Onan

    "Doğrusu biz, inançlıların ilki olduğumuzdan dolayı rabbimizin bizim hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 51. ayet

  43. Şuarâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 52. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    veevḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî inneküm müttebe`ûn.

    Gültekin Onan

    Musa'ya: "Kullarımı gece yürüyüşe geçir, çünkü izleneceksiniz" diye vahyettik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 52. ayet

  44. Şuarâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 53. ayet. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 53. ayet

  45. Şuarâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 54. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

    inne hâülâi leşirẕimetün ḳalîlûn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 54. ayet

  46. Şuarâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 55. ayet. وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

    veinnehüm lenâ legâiżûn.

    Gültekin Onan

    "Ve elbette bize karşı da büyük bir öfke beslemektedirler."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 55. ayet

  47. Şuarâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 56. ayet. وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

    veinnâ lecemî`un ḥâẕirûn.

    Gültekin Onan

    "Biz ise uyanık bir toplumuz" (dedi).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 56. ayet

  48. Şuarâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 57. ayet. فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    feaḫracnâhüm min cennâtiv ve`uyûn.

    Gültekin Onan

    Böylelikle biz onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden ve pınarlardan sürüp çıkardık;

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 57. ayet

  49. Şuarâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 58. ayet. وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    vekünûziv vemeḳâmin kerîm.

    Gültekin Onan

    Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 58. ayet

  50. Şuarâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 59. ayet. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    keẕâlik. veevraŝnâhâ benî isrâîl.

    Gültekin Onan

    İşte böyle; bunlara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 59. ayet

  51. Şuarâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 60. ayet. فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

    feetbe`ûhüm müşriḳîn.

    Gültekin Onan

    Böylece (Firavun ve ordusu) güneşin doğuş vakti onları izlemeye koyuldular.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 60. ayet

  52. Şuarâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 61. ayet. فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

    felemmâ terâe-lcem`âni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

    Gültekin Onan

    İki topluluk birbirini gördükleri zaman Musa'nın adamları: "Gerçekten yakalandık" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 61. ayet

  53. Şuarâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 62. ayet. قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

    Gültekin Onan

    (Musa:) "Hayır" dedi. "Şüphesiz rabbim benimle beraberdir; bana yol gösterecektir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 62. ayet

  54. Şuarâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 63. ayet. فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

    feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib bi`aṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-l`ażîm.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine Musa'ya: "Asanla denize vur" diye vahyettik. (Vurdu ve) Deniz hemencecik yarılıverdi de her parçası kocaman bir dağ gibi oldu.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 63. ayet

  55. Şuarâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 64. ayet. وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

    veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

    Gültekin Onan

    Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 64. ayet

  56. Şuarâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 65. ayet. وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    veenceynâ mûsâ vemem me`ahû ecme`în.

    Gültekin Onan

    Musa'yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtarmış olduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 65. ayet

  57. Şuarâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 66. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Gültekin Onan

    Sonra ötekileri suda boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 66. ayet

  58. Şuarâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 67. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 67. ayet

  59. Şuarâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 68. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve hiç şüphesiz, senin rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 68. ayet

İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104

  1. Şuarâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 69. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

    vetlü `aleyhim nebee ibrâhîm.

    Gültekin Onan

    Onlara İbrahim'in haberini de aktar / oku.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 69. ayet

  2. Şuarâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 70. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ ta`büdûn.

    Gültekin Onan

    Hani, babasına ve kavmine: "Siz neye kulluk ediyorsunuz?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 70. ayet

  3. Şuarâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 71. ayet. قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

    ḳâlû na`büdü aṣnâmen feneżallü lehâ `âkifîn.

    Gültekin Onan

    Demişlerdi ki: "Putlara tapıyoruz, bunun için sürekli onların önünde bel büküp eğiliyoruz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 71. ayet

  4. Şuarâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 72. ayet. قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

    ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 72. ayet

  5. Şuarâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 73. ayet. أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

    ev yenfe`ûneküm ev yeḍurrûn.

    Gültekin Onan

    "Ya da size bir yararları veya zararları dokunuyor mu?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 73. ayet

  6. Şuarâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 74. ayet. قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

    ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yef`alûn.

    Gültekin Onan

    "Hayır" dediler. "Biz atalarımızı böyle yaparlarken bulduk."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 74. ayet

  7. Şuarâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 75. ayet. قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    ḳâle eferaeytüm mâ küntüm ta`büdûn.

    Gültekin Onan

    (İbrahim) Dedi ki: "Şimdi, neye tapmakta olduğunuzu gördünüz mü?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 75. ayet

  8. Şuarâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 76. ayet. أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

    entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

    Gültekin Onan

    "Hem siz, hem de eski atalarınız?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 76. ayet

  9. Şuarâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 77. ayet. فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "işte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin rabbi hariç"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 77. ayet

  10. Şuarâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 78. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

    elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

    Gültekin Onan

    "Ki beni yaratan ve bana hidayet veren O'dur;"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 78. ayet

  11. Şuarâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 79. ayet. وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

    velleẕî hüve yuṭ`imünî veyesḳîn.

    Gültekin Onan

    "Bana yediren ve içiren O'dur;"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 79. ayet

  12. Şuarâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 80. ayet. وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

    veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

    Gültekin Onan

    "Hastalandığım zaman bana şifa veren O'dur;"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 80. ayet

  13. Şuarâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 81. ayet. وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

    velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

    Gültekin Onan

    "Beni öldürecek, sonra diriltecek olan da O'dur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 81. ayet

  14. Şuarâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

    velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

    Gültekin Onan

    "Din (ceza) günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum da O'dur;"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 82. ayet

  15. Şuarâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 83. ayet. رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

    Gültekin Onan

    "Rabbim, bana hüküm (ve hikmet) bağışla ve beni salih olanlara kat;"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 83. ayet

  16. Şuarâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 84. ayet. وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    vec`al lî lisâne ṣidḳin fi-l'âḫirîn.

    Gültekin Onan

    "Sonra gelecekler arasında bana bir doğruluk dili (lisan-ı sıdk) ver."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 84. ayet

  17. Şuarâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 85. ayet. وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

    vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.

    Gültekin Onan

    "Beni nimetlerle donatılmış cennetin mirasçılarından kıl."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 85. ayet

  18. Şuarâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 86. ayet. وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

    Gültekin Onan

    "Babamı da bağışla, çünkü o şaşırıp sapanlardandır."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 86. ayet

  19. Şuarâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 87. ayet. وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

    velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.

    Gültekin Onan

    "Ve beni (inananların) diriltilecekleri gün küçük düşürme."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 87. ayet

  20. Şuarâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 88. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

    yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

    Gültekin Onan

    "Malın da, çocukların da bir yarar sağlayamadığı günde."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 88. ayet

  21. Şuarâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 89. ayet. إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    illâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

    Gültekin Onan

    "Ancak Tanrı'ya selim bir kalp ile gelenler başka."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 89. ayet

  22. Şuarâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 90. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîn.

    Gültekin Onan

    (O gün) Cennet takva sahiplerine yaklaştırılır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 90. ayet

  23. Şuarâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 91. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

    vebürrizeti-lceḥîmü lilgâvîn.

    Gültekin Onan

    Cehennem de azgınlar için sergilenir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 91. ayet

  24. Şuarâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 92. ayet. وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    veḳîle lehüm eyne mâ küntüm ta`büdûn.

    Gültekin Onan

    Ve onlara: "Tapmakta olduklarınız nerede?" denilir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 92. ayet

  25. Şuarâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 93. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

    min dûni-llâh. hel yenṣurûneküm ev yenteṣirûn.

    Gültekin Onan

    "Tanrı'nın dışında olan tanrılar; size yardımları dokunuyor mu veya kendilerine yardımları oluyor mu?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 93. ayet

  26. Şuarâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 94. ayet. فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

    fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

    Gültekin Onan

    Artık onlar ve azgınlar onun içine dökülüverilmiştir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 94. ayet

  27. Şuarâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 95. ayet. وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

    vecünûdü iblîse ecme`ûn.

    Gültekin Onan

    Ve İblisin bütün orduları da.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 95. ayet

  28. Şuarâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 96. ayet. قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

    ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

    Gültekin Onan

    Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 96. ayet

  29. Şuarâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 97. ayet. تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    tellâhi in künnâ lefî ḍalâlim mübîn.

    Gültekin Onan

    "Andolsun Tanrı'ya, biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 97. ayet

  30. Şuarâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 98. ayet. إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    iẕ nüsevvîküm birabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Çünkü sizi (yalancı olanları) alemlerin rabbiyle eşit tutuyorduk."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 98. ayet

  31. Şuarâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 99. ayet. وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

    vemâ eḍallenâ ille-lmücrimûn.

    Gültekin Onan

    "Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 99. ayet

  32. Şuarâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 100. ayet. فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

    femâ lenâ min şâfi`în.

    Gültekin Onan

    "Artık bizim için ne bir şefaatçi var."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 100. ayet

  33. Şuarâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 101. ayet. وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

    velâ ṣadîḳin ḥamîm.

    Gültekin Onan

    "Ne de candan, yakın bir dost."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 101. ayet

  34. Şuarâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 102. ayet. فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn.

    Gültekin Onan

    "Bizim bir kere daha (dünyaya dönüşümüz mümkün) olsaydı da inançlılardan olabilseydik."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 102. ayet

  35. Şuarâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 103. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 103. ayet

  36. Şuarâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 104. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz senin rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 104. ayet

Nûh 105–122

  1. Şuarâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 105. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    Nuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 105. ayet

  2. Şuarâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 106. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 106. ayet

  3. Şuarâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 107. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn)bir elçiyim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 107. ayet

  4. Şuarâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 108. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 108. ayet

  5. Şuarâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 109. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 109. ayet

  6. Şuarâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 110. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 110. ayet

  7. Şuarâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

    ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 111. ayet

  8. Şuarâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 112. ayet. قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 112. ayet

  9. Şuarâ suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 113. ayet. إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

    in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.

    Gültekin Onan

    "Onların hesabı yalnızca rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 113. ayet

  10. Şuarâ suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 114. ayet. وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.

    Gültekin Onan

    "Ve ben inançlıları kovacak değilim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 114. ayet

  11. Şuarâ suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 115. ayet. إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    in ene illâ neẕîrum mübîn.

    Gültekin Onan

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 115. ayet

  12. Şuarâ suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 116. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 116. ayet

  13. Şuarâ suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 117. ayet. قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

    ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 117. ayet

  14. Şuarâ suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 118. ayet. فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

    Gültekin Onan

    "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 118. ayet

  15. Şuarâ suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 119. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 119. ayet

  16. Şuarâ suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 120. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

    ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.

    Gültekin Onan

    Sonra bunun ardından geride kalanları da suda boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 120. ayet

  17. Şuarâ suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 121. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 121. ayet

  18. Şuarâ suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 122. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 122. ayet

Hûd ve Âd kavmi 123–140

  1. Şuarâ suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 123. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet `âdün-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    Ad (kavmi) de gönderilen (elçi)leri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 123. ayet

  2. Şuarâ suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Hud: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 124. ayet

  3. Şuarâ suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 125. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 125. ayet

  4. Şuarâ suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 126. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 126. ayet

  5. Şuarâ suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 127. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 127. ayet

  6. Şuarâ suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 128. ayet. أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

    etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.

    Gültekin Onan

    "Siz, her tepeye bir ayet inşa edip [yararsız bir şeyle] oyalanıp eğleniyor musunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 128. ayet

  7. Şuarâ suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 129. ayet. وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

    vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

    Gültekin Onan

    "Ölümsüz kılınmak umuduyla sanat yapıları mı ediniyorsunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 129. ayet

  8. Şuarâ suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 130. ayet. وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

    veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

    Gültekin Onan

    "Tutup yakaladığınız zaman da zorbalar gibi mi yakalıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 130. ayet

  9. Şuarâ suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 131. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 131. ayet

  10. Şuarâ suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 132. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

    vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.

    Gültekin Onan

    "Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 132. ayet

  11. Şuarâ suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 133. ayet. أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍ وَبَنِينَ

    emeddeküm bien`âmiv vebenîn.

    Gültekin Onan

    "Size hayvanlar, çocuklar (vererek) yardım etti."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 133. ayet

  12. Şuarâ suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 134. ayet. وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    vecennâtiv ve`uyûn.

    Gültekin Onan

    "Bahçeler ve pınarlar da."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 134. ayet

  13. Şuarâ suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 135. ayet. إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Gültekin Onan

    "Doğrusu, ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 135. ayet

  14. Şuarâ suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 136. ayet. قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

    ḳâlû sevâün `aleynâ eve`ażte em lem teküm mine-lvâ`iżîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Bizim için farketmez; öğüt versen de, öğüt verenlerden olmasan da."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 136. ayet

  15. Şuarâ suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 137. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

    in hâẕâ illâ ḫulüḳu-l'evvelîn.

    Gültekin Onan

    "Bu, geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan' başkası değildir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 137. ayet

  16. Şuarâ suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 138. ayet. وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Gültekin Onan

    "Ve biz azab görecek de değiliz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 138. ayet

  17. Şuarâ suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 139. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    fekeẕẕebûhü feehleknâhüm. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Böylelikle onu yalanladılar, biz de onları yıkıma uğrattık. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 139. ayet

  18. Şuarâ suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 140. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 140. ayet

Sâlih ve Semûd kavmi 141–159

  1. Şuarâ suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 141. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ŝemûdü-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    Semud (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 141. ayet

  2. Şuarâ suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 142. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm ṣâliḥun elâ tetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Salih: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 142. ayet

  3. Şuarâ suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 143. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 143. ayet

  4. Şuarâ suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 144. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 144. ayet

  5. Şuarâ suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 145. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 145. ayet

  6. Şuarâ suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 146. ayet. أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

    etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.

    Gültekin Onan

    "Siz burada güvenlik (aminiyne) içinde mi bırakılacaksınız?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 146. ayet

  7. Şuarâ suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 147. ayet. فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    fî cennâtiv ve`uyûn.

    Gültekin Onan

    "Bahçelerin, pınarların içinde."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 147. ayet

  8. Şuarâ suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 148. ayet. وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

    vezürû`iv venaḫlin ṭal`uhâ heḍîm.

    Gültekin Onan

    "Ekinler ve yumuşak tomurcuklu göz alıcı hurmalıklar arasında?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 148. ayet

  9. Şuarâ suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 149. ayet. وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ

    vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

    Gültekin Onan

    "Dağlardan ustalıkla zevkli evler yontuyorsunuz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 149. ayet

  10. Şuarâ suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 150. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 150. ayet

  11. Şuarâ suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 151. ayet. وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    velâ tüṭî`û emra-lmüsrifîn.

    Gültekin Onan

    "Ve ölçüsüzce davrananların buyruğuna uymayın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 151. ayet

  12. Şuarâ suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 152. ayet. ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

    elleẕîne yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn.

    Gültekin Onan

    "Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 152. ayet

  13. Şuarâ suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 153. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 153. ayet

  14. Şuarâ suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 154. ayet. مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. fe'ti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Gültekin Onan

    "Sen yalnızca bizim benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin; eğer doğru sözlü isen bu durumda bir ayet getir görelim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 154. ayet

  15. Şuarâ suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 155. ayet. قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim ma`lûm.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "İşte, bu bir dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onun, belli bir günün su içme hakkı da sizindir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 155. ayet

  16. Şuarâ suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 156. ayet. وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbü yevmin `ażîm.

    Gültekin Onan

    "Ona bir kötülükle dokunmayın, sonra büyük bir günün azabı sizi yakalar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 156. ayet

  17. Şuarâ suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 157. ayet. فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ

    fe`aḳarûhâ feaṣbeḥû nâdimîn.

    Gültekin Onan

    Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 157. ayet

  18. Şuarâ suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 158. ayet. فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    feeḫaẕehümü-l`aẕâb. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Böylece azab onları yakaladı. Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır / değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 158. ayet

  19. Şuarâ suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 159. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 159. ayet

Lût 160–175

  1. Şuarâ suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 160. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 160. ayet

  2. Şuarâ suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 161. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 161. ayet

  3. Şuarâ suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 162. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 162. ayet

  4. Şuarâ suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 163. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 163. ayet

  5. Şuarâ suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 164. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 164. ayet

  6. Şuarâ suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 165. ayet. أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ete'tûne-ẕẕükrâne mine-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 165. ayet

  7. Şuarâ suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 166. ayet. وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

    veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün `âdûn.

    Gültekin Onan

    "Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 166. ayet

  8. Şuarâ suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 167. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 167. ayet

  9. Şuarâ suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 168. ayet. قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

    ḳâle innî li`ameliküm mine-lḳâlîn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptıklarınıza öfke ile karşı olanlardanım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 168. ayet

  10. Şuarâ suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 169. ayet. رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

    rabbi neccinî veehlî mimmâ ya`melûn.

    Gültekin Onan

    "Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi) bunların yaptıklarından kurtar."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 169. ayet

  11. Şuarâ suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 170. ayet. فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    fenecceynâhü veehlehû ecme`în.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine onu ve bütün ehlini (ailesini) kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 170. ayet

  12. Şuarâ suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 171. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Gültekin Onan

    Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 171. ayet

  13. Şuarâ suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 172. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Gültekin Onan

    Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 172. ayet

  14. Şuarâ suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 173. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

    veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

    Gültekin Onan

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kötü.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 173. ayet

  15. Şuarâ suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 174. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 174. ayet

  16. Şuarâ suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 175. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 175. ayet

Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191

  1. Şuarâ suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 176. ayet. كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.

    Gültekin Onan

    Eyke halkı da, gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 176. ayet

  2. Şuarâ suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 177. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.

    Gültekin Onan

    Hani onlara Şuayb: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 177. ayet

  3. Şuarâ suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 178. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 178. ayet

  4. Şuarâ suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 179. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 179. ayet

  5. Şuarâ suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 180. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 180. ayet

  6. Şuarâ suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 181. ayet. أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

    evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

    Gültekin Onan

    "Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 181. ayet

  7. Şuarâ suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 182. ayet. وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

    vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

    Gültekin Onan

    "Dosdoğru olan terazi ile tartın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 182. ayet

  8. Şuarâ suresi, 183. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 183. ayet. وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Gültekin Onan

    "İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 183. ayet

  9. Şuarâ suresi, 184. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 184. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

    vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.

    Gültekin Onan

    "Sizi ve önceki yaratılmışları yaratandan sakının."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 184. ayet

  10. Şuarâ suresi, 185. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 185. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 185. ayet

  11. Şuarâ suresi, 186. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 186. ayet. وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

    vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

    Gültekin Onan

    "Siz, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 186. ayet

  12. Şuarâ suresi, 187. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 187. ayet. فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Gültekin Onan

    "Eğer doğru sözlü isen, bu durumda gökten üstümüze bir parça düşürüver."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 187. ayet

  13. Şuarâ suresi, 188. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 188. ayet. قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, yaptıklarınızı daha iyi bilir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 188. ayet

  14. Şuarâ suresi, 189. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 189. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Gültekin Onan

    Sonunda onu yalanladılar, böylece onları o gölgelik gününün azabı yakaladı. Gerçekten o, büyük bir günün azabıydı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 189. ayet

  15. Şuarâ suresi, 190. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 190. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 190. ayet

  16. Şuarâ suresi, 191. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 191. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 191. ayet

Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212

  1. Şuarâ suresi, 192. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 192. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.

    Gültekin Onan

    Gerçekten o (Kuran), alemlerin rabbinin (bir) indirmesidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 192. ayet

  2. Şuarâ suresi, 193. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 193. ayet. نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

    nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.

    Gültekin Onan

    Onu Ruhu'l-Emin indirdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 193. ayet

  3. Şuarâ suresi, 194. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 194. ayet. عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

    `alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

    Gültekin Onan

    Uyarıcılardan olman için, senin kalbinin üzerine (indirmiştir).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 194. ayet

  4. Şuarâ suresi, 195. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 195. ayet. بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

    bilisânin `arabiyyim mübîn.

    Gültekin Onan

    Apaçık Arapça bir dille.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 195. ayet

  5. Şuarâ suresi, 196. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 196. ayet. وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

    veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

    Gültekin Onan

    Ve hiç şüphesiz, o (Kuran), geçmişlerin kitaplarında da vardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 196. ayet

  6. Şuarâ suresi, 197. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 197. ayet. أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

    Gültekin Onan

    İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi onlar için bir ayet değil mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 197. ayet

  7. Şuarâ suresi, 198. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 198. ayet. وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

    velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

    Gültekin Onan

    Onu Arapça bilmeyen birine indirmiş olsaydık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 198. ayet

  8. Şuarâ suresi, 199. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 199. ayet. فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

    feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

    Gültekin Onan

    Böylece onlara okusaydı, yine ona inançlı olmayacaklardı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 199. ayet

  9. Şuarâ suresi, 200. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 200. ayet. كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

    Gültekin Onan

    Biz onu, suçlu günahkarların kalbine işte böyle işlettik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 200. ayet

  10. Şuarâ suresi, 201. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 201. ayet. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    lâ yü'minûne bihî ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Gültekin Onan

    Onlar, o pek acı azabı görünceye kadar ona inanmazlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 201. ayet

  11. Şuarâ suresi, 202. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 202. ayet. فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    feye'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Gültekin Onan

    Artık o (azab), kendileri şuurunda olmadan onlara apansız gelecektir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 202. ayet

  12. Şuarâ suresi, 203. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 203. ayet. فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

    feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

    Gültekin Onan

    Derler ki: "Bize bir süre tanınır mı?"

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 203. ayet

  13. Şuarâ suresi, 204. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 204. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Gültekin Onan

    Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 204. ayet

  14. Şuarâ suresi, 205. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 205. ayet. أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

    eferaeyte im metta`nâhüm sinîn.

    Gültekin Onan

    Gördün mü; biz onları yıllarca yararlandırsak,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 205. ayet

  15. Şuarâ suresi, 206. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 206. ayet. ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ŝümme câehüm mâ kânû yû`adûn.

    Gültekin Onan

    Sonra kendilerine vaadolunan (azab günü) geliverse,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 206. ayet

  16. Şuarâ suresi, 207. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 207. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

    mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

    Gültekin Onan

    Onların 'meta ile yararlandıkları' şey, kendilerini (görecekleri azabtan) bağımsız kılamaz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 207. ayet

  17. Şuarâ suresi, 208. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 208. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

    vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

    Gültekin Onan

    Kendisi için bir uyarıcı olmaksızın biz hiç bir ülkeyı yıkıma uğratmış değiliz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 208. ayet

  18. Şuarâ suresi, 209. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 209. ayet. ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ẕikrâ. vemâ künnâ żâlimîn.

    Gültekin Onan

    (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); biz zulmedici değiliz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 209. ayet

  19. Şuarâ suresi, 210. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 210. ayet. وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

    vemâ tenezzelet bihi-şşeyâṭîn.

    Gültekin Onan

    Onu, (Kuran'ı) şeytanlar indirmemiştir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 210. ayet

  20. Şuarâ suresi, 211. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 211. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

    vemâ yembegî lehüm vemâ yesteṭî`ûn.

    Gültekin Onan

    Bu, onlara yaraşmaz ve güç de yetiremezler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 211. ayet

  21. Şuarâ suresi, 212. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 212. ayet. إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

    innehüm `ani-ssem`i lema`zûlûn.

    Gültekin Onan

    Çünkü onlar, (vahyedileni) işitmekten kesin olarak uzak tutulmuşlardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 212. ayet

"En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227

  1. Şuarâ suresi, 213. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 213. ayet. فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

    felâ ted`u me`a-llâhi ilâhen âḫara fetekûne mine-lmü`aẕẕebîn.

    Gültekin Onan

    Tanrı ile beraber başka bir tanrıya yalvarıp yakarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 213. ayet

  2. Şuarâ suresi, 214. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 214. ayet. وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

    veenẕir `aşîrateke-l'aḳrabîn.

    Gültekin Onan

    (Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 214. ayet

  3. Şuarâ suresi, 215. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 215. ayet. وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

    Gültekin Onan

    Ve inançlılardan sana tabi olanlara (koruyucu) kanatlarını ger.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 215. ayet

  4. Şuarâ suresi, 216. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 216. ayet. فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

    fein `aṣavke feḳul innî berîüm mimmâ ta`melûn.

    Gültekin Onan

    Eğer sana isyan edecek olurlarsa, artık de ki: "Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım."

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 216. ayet

  5. Şuarâ suresi, 217. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 217. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

    vetevekkel `ale-l`azîzi-rraḥîm.

    Gültekin Onan

    Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olana tevekkül et.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 217. ayet

  6. Şuarâ suresi, 218. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 218. ayet. ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

    elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

    Gültekin Onan

    O, kıyam ettiğin zaman seni görüyor.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 218. ayet

  7. Şuarâ suresi, 219. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 219. ayet. وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ

    veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

    Gültekin Onan

    Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı (tekallubeke) da.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 219. ayet

  8. Şuarâ suresi, 220. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 220. ayet. إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Gültekin Onan

    Hiç şüphesiz, O, işitendir, bilendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 220. ayet

  9. Şuarâ suresi, 221. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 221. ayet. هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ

    hel ünebbiüküm `alâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.

    Gültekin Onan

    Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 221. ayet

  10. Şuarâ suresi, 222. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 222. ayet. تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.

    Gültekin Onan

    Onlar, 'gerçeği ters yüz eden', günaha düşkün olan her yalancıya inerler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 222. ayet

  11. Şuarâ suresi, 223. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 223. ayet. يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَٰذِبُونَ

    yülḳûne-ssem`a veekŝeruhüm kâẕibûn.

    Gültekin Onan

    Bunlar (şeytanlara) kulak verirler ve çoğu yalan söylemektedirler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 223. ayet

  12. Şuarâ suresi, 224. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 224. ayet. وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

    veşşu`arâü yettebi`uhümü-lgâvûn.

    Gültekin Onan

    Şairler ise; gerçekten onlara azgın sapıklar uyar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 224. ayet

  13. Şuarâ suresi, 225. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 225. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

    elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.

    Gültekin Onan

    Görmedin mi; onlar, her bir vadide vehmedip duruyorlar,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 225. ayet

  14. Şuarâ suresi, 226. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 226. ayet. وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

    veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yef`alûn.

    Gültekin Onan

    Ve gerçekten onlar, yapmayacakları şeyleri söylüyorlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 226. ayet

  15. Şuarâ suresi, 227. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 227. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

    ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim ba`di mâ żulimû. veseya`lemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.

    Gültekin Onan

    Ancak inananlar, salih amellerde bulunanlar ve Tanrı'yı çokça zikredenler ile zulme uğratıldıktan sonra zafer kazananlar (veya öçlerini alanlar) başka. Zulmetmekte olanlar, nasıl bir devrilişle devrileceklerini / çevrilişle çevrileceklerini (münkalebin yenkalibun) pek yakında bileceklerdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 227. ayet