Diyanet İşleri
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 132. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ
vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
"Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.
128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?
129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.
130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:
131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.
132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.
133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.
135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Bilmekte olduğunuz nimetlerinden sizlere bahşeden Allah Teâlâ'nın öfkesinden korkun."
Aynı kıssa: Hz. Hûd · Aynı kök: مدد (32 geçiş)
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Hani sen mü'minlere, "Rabbinizin, indirilmiş üç bin melek ile yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Aynı kök: مدد (32 geçiş)
Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelseler bile Rabbiniz nişanlı beş bin melekle size…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(132, 133, 134) Bildiğiniz şeyleri size bolca verene yani hayvanları, çocukları, bahçeleri ve (su) kaynaklarını size bolca verene (Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olun!
Aklınıza gelebilecek her tür (nimeti) size lutfeden Zat'a karşı saygılı olun!
düşünebileceğiniz bütün (iyilikleri) size sağlayan (Allah'tan) yana duyarlı olun;
"Bildiğiniz nimetlerle size yardım edenden korunun. "
"Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."
Bildiğiniz şeyleri size veren, (Allah'a karşı gelmek) den sakının.
"Sonuç olarak, bildiğiniz her şeyi size verene karşı sorumluluk bilinci taşıyın!"
"Size bildiğiniz nimetleri veren Allah'tan sakının!"
"Bildiğiniz her şeyi size vereni dinleyin."
'Bildiğiniz her şeyi size vereni dinleyin.'
O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri verdi.
O Allahdan korkun ki size o bildiğiniz şeylere imdad buyurdu
"Bildiğiniz şeylerle dipnot 1 size yardım edene karşı takva sahibi olun."
"Bildiğiniz şeylerle dipnot 1 size yardım edene karşı takva sahibi olun."
"Bildiğiniz şeylerle dipnot 1 size yardım edene karşı takva sahibi olun."
"Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."
"Size bilib durduğunuz şeylerle (nimetlerle) yardım eden",
Bildiğiniz şeylerle sizi destekleyenden sakının.
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Bilmekte olduğunuz şeylerle size yardım edenden korkup sakının."
"Size bildiğiniz ni'metleri bol bol veren (Allah)dan korkun."
Bildiğiniz nimetleri veren Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının!
Sizin de bildiğiniz gibi size destek verenden çekinin.
Size bildiğiniz şeyleri sunandan korkun!
Size bildiğiniz şeyleri sunandan korkun!
"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
"And entertain the profound reverence dutiful to Him Who made all His grace, as you very well know, abound in you".
be mindful of Him who has provided you with everything you know-
"Yea, fear Him Who has bestowed on you freely all that ye know.
Have fear of Him Who has provided you with all the (good) things you know;
Have taqwa of Him who has supplied you with what you know,
"And keep your duty to Him, fear Him Who has aided you with all (good things) that you know.
And be wary of Him who has provided you with what you know,
`And take Him as a shield Who has helped you with all (the favours and blessings) that you know of.
and fear Him who has succoured you with what you know,
"Respect the One who has taught you all knowledge that you are proud of. "
and fear Him who hath
"Be aware of the One who provided you with what you know."
And fear Him who hath bestowed on you that which ye know:
"Rather fear Allah and obey me;
And be pious to Him Who has supplied you with whatever you know.
Keep your duty toward Him Who hath aided you with (the good things) that ye know,
Fear Him who has bestowed on you what you know,
and [thus] be conscious of Him who has [so] amply provided you with all [the good] that you might think of
Fear the One Who has provided you with ˹the good˺ things you know:
"And be aware of the One who provided you with what you know. "
"Reverence the One who provided you with all the things you know.
And fear He who provided you with that which you know,
“And be in prudent fear of Him who has supplied you with what you know:
Be mindful of Him Who helped you with good things you know and the know-how and skills.
"Yes, fear Him Who has given you freely all that you know.
And fear the One who has supported you with what you know.
"Andbe aware of the One who provided you with what you know."