Diyanet İşleri
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 152. ayet. ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ
elleẕîne yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn.
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Sâlih ve Semûd kavmi Şuarâ 141–159 3
"Bir de dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
(151-152) "Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin."
Dediler ki: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bize bir mucize getir."
Salih, şöyle dedi: "İşte bir dişi deve! Onun (belli bir gün) su içme hakkı var, sizin de belli bir gün su içme hakkınız vardır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 145–152. ayetler için yazılmıştır.
145. “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum.” Bu yüzden: Bizim sana uymamızı engelleyen, senin mallarımızı almak isteyişindir, de diyemezsiniz. “Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir.” Ben mükâfatımı O’ndan başkasından istemiyorum.
146-148. Yani siz, bu pek büyük nimetler içinde başıboş bırakılacağınızı, davarların faydalandığı gibi o nimetlerden yararlanmak üzere kendi halinize terk edileceğinizi, bu başı boş halinizle sizlere hiçbir emir verilmeyip hiç bir şeyin de yasak kılınmayacağını, bunca nimeti de Allah’a isyan yolunda kullanmaya devam edip gideceğinizi mi zannediyorsunuz?
149. Sizin becerikliliğiniz, ustalığınız (ve azgınlığınız) o sert ve sağlam dağlardan evler yontacak hale gelmiş bulunuyor.
150-151. Yani nitelikleri ve adetleri günah işlemek ve onları yapmaya davet etmek sûretiyle yeryüzünde bozgunculuk yapmak olan, en ufak bir ıslâh söz konusu olmaksızın kötülük yapan kimselerin arkasından gitmeyin. Bu, katıksız bir kötülük olduğundan dolayı olabilecek en zararlı haldir. Sanki aralarında peygamberlerine karşı çıkmaya hazır, azgınlık yoluna davet etmek üzere ortada olan birtakım insanlar varmış da o nedenle Salih de onlara bu kimselere kanmayı yasaklamış gibi bir husus anlaşılmaktadır. Belki de Yüce Allah’ın, haklarında: “Şehirde yeryüzünde bozgunculuk yapan fakat ıslaha çalışmayan dokuz kişi vardı.” (Neml, 27/48) buyurduğu kimseler bunlar olabilir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar yaydıkları günahlarla yeryüzünde bozgunculuk yapmakta, Allah Teâlâ'ya sürekli itaat etmeyerek nefislerini ıslah etmiyorlar.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
"Hatırlayın ki Allah Ad kavminden sonra, sizi onların yerine getirdi ve sizi yeryüzünde yerleştirdi. Yerin ovalarında köşkler kuruyor, dağları oyup…
Aynı kıssa: Hz. Sâlih · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Şehirde dokuz kişilik bir çete vardı. Bunlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar ve ıslaha çalışmıyorlardı.
Aynı kıssa: Hz. Sâlih
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka bir ilah yoktur.…
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Bunlara, "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde, "Biz ancak ıslah edicileriz!" derler.
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…
Tamamı: yazma kataloğu
Arkeoloji
Hegra'daki tek blok kayaya oyulmuş anıtsal mezar.
Hegra'daki mezarlar Nabatî dönemine (MÖ 1 – MS 1. yy) aittir; Semûd kavmine ait oldukları arkeolojik olarak gösterilmiş değildir. Ayetlerdeki 'dağları yontarak ev yapanlar' tasviriyle coğrafi bir yakınlık kurulur, kimlik özdeşliği değil.
Ayet: A'râf 73-79 · Hicr 80-84 · Şuarâ 141-159
Ahmad AlHasanat · Own work · CC BY-SA 4.0
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(151, 152) Yeryüzünde bozgunculuk yapıp ıslah edici olmayan haddi aşanların emrine itaat etmeyin!"
Böyleleri düzeni sağlamadıkları gibi, yeryüzünde fesat çıkarmaktan da geri durmazlar."
o ölçüyü aşanlar ki, yeryüzünde düzen ve uyum sağlayacaklarına bozgunculuk yaparlar!"
"Ki onlar (yetkilerini aşanlar) dünyada insanları yanlışa yönlendirirler, düzeltici olmazlar. "
"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik, düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)."
Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, fakat ıslâh etmiyorlar.
"Onlar, yeryüzünde düzeni sağlamak yerine, bozgunculuk yapmak için uğraşırlar!"
"Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar da insanların iyiliğine çalışmıyorlar" dediğinde;
"Onlar yeryüzünde iyilik değil kötülük işlerler."
'Onlar yeryüzünde iyilik değil kötülük işlerler.'
ki, yeryüzünü fesada verirler de ıslah etmezler."
yeryüzünü fesada verirler de islah etmezler
"Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar."
"Onlar, yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar."
"Onlar, yeryüzünde haddi aşarlar ve yıkıcılık yaparlar."
"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik düzenlik kurmuyorlar (ıslah etmiyorlar)."
"Ki onlar yer (yüzün) de fesad yapar, ıslah etmez kimselerdir".
Onlar ki yeryüzünde bozgunculuk yaparlar da ıslah etmezler.
(141-159) Semud gönderilenleri / Resul leri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Salih onlara sakınmaz mısınız , ben kesinlikle sizin için güvenilir bir elçiyim , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, sizler burada, bahçeler, gözeler, ekinler içerisinde hoş kokulu hazmı kolay hurmalar içerisinde güven içinde bırakılır mısınız / terk edilir misiniz? Dağlarda yonttuğunuz evlerde şımarıklık içerisindesiniz / ferah içerisindesiniz , Allah'tan sakının ve bana itaat edin , haddi aşanların / müsriflerin emirlerine uymayın / tabi olmayın, ki onlar yerde / arzda bozgunculuk / fesat çıkarırlar düzeltmezler / onarmazlar / ıslah etmezler dedi. Dediler ki, sen muhakkak büyülenmişsin / sihirlenmişsin, sen de bizim benzerimiz gibi bir derilisin / beşersin, eğer söylediklerine bağlı biri isen bize bir gösterge / bir ayet getir. Dedi ki işte bu deve, bilinen bazı günlerde siz suyu içeceksiniz, bilinen bazı günler de o, suyu içecek, ona kötülükle dokunmayın / temas etmeyin , çok büyük bir günün azabı sizi yakalar. Onu boğdular ve pişman oldular / nedamet getirdiler , onları azap yakaladı, Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve de onların çoğunluğu /ekserisi iman eden olmadılar / mümin olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarır ve (hiçbir şeyi) ıslah etmezler."
"Yeryüzünde bozgunculuk yapan, ıslah etmeyen o kimseler(in sözüyle hareket etmeyin)."
Onlar, yeryüzünde düzeni bozan ve iyileştirmeye çalışmayanlardır."
Onlar bu topraklarda bozgunculuk yaparlar, hiçbir şeyi düzeltmezler."
Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, ıslah etmiyorlar.
Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyorlar, düzeltmiyorlar.
"Onlar yeryüzünde bozgun çıkarırlar, barış için çalışmazlar."
They create discord on earth and mischief is natural to them and never do they attempt reform or change for the better.
and who spread corruption in the land instead of doing what is right.’
"Who make mischief in the land, and mend not (their ways)."
and spread mischief in the land rather than set things right." dipnot 1
those who corrupt the earth and do not put things right. ’
"Who make mischief in the land, and reform not."
who cause corruption in the land and do not bring about reform. ’
`Who create disorder in the country and set not (things) in order (to promote security and peace). '
who do corruption in the earth, and set not things aright. '
"Do not follow the mischief makers who never do anything good. "
who do evil in the earth and do not act aright!'
"The ones who corrupt in the land and are not reformers."
who act corruptly in the earth, and reform not the same.
"And obey not the bidding of the extravagant (profligate, wasters),
Who corrupt in the earth, and do not act righteously. "
Who spread corruption in the earth, and reform not.
Who corrupt the land and do not reform it. "
those who spread corruption on earth instead of setting things to rights!"
who spread corruption throughout the land, never setting things right."
"The ones who corrupt in the land and are not reformers. "
"Who commit evil, not good works."
Who cause corruption in the land and do not amend. "
“Those who work corruption in the land, and do not right.”
Those who spread corruption in the land, and reform not. "
"Who do mischief in the land, and do not correct (their ways). "
who make mischief on the land and who do not set things right".
"Theones who corrupt in the land and are not reformers."