Diyanet İşleri
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 137. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ
in hâẕâ illâ ḫulüḳu-l'evvelîn.
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
(132-134) "Bildiğiniz her şeyi size veren, size hayvanlar, oğullar, bahçeler ve pınarlar veren Allah'a karşı gelmekten sakının."
"Çünkü ben, sizin adınıza büyük bir günün azabından korkuyorum."
Dediler ki: "Sen ister öğüt ver, ister öğüt verenlerden olma, bize göre birdir."
"Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."
"Biz azaba uğratılacak da değiliz."
Böylece onlar Hud'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 136–138. ayetler için yazılmıştır.
136. Onlar hakka karşı inat ederek ve peygamberlerini yalanlayarak şöyle dediler: “Sen öğüt versen de öğüt verenlerden olmasan da bizim için aynıdır.” Her iki hal de birdir, fark etmez. Bu, azgınlığın en ileri derecesidir. Yüce Allah’ın sapasağlam dağları dahi eriten, özlü akıl sahiplerinin yüreklerini parçalayan bu tür öğütlere karşı bunca azgınlığa ulaşmış bir kavmin hali, azgınlığın en ileri derecesidir. Artık bunlara göre böyle bir öğüdün varlığı da yokluğu da birdir. Zulümleri en ileri dereceye varmış, bedbahtlıkları katmerleşmiş ve hidâyetlerinden ümit kesilmiş bir kavim, azgınlığın en ileri derecesine gelmiş demektir.
137. Onlar sözlerini şöyle sürdürdüler: “Bu öncekilerin adetlerinden başka bir şey değildir.” Yani bizim bu halimiz, içinde bulunduğumuz nimetler ve benzeri şeyler öncekilerin âdetleridir. Kimi zaman zengin olurlar. Kimi zaman da fakir düşerler. Zaman içinde karşılaşılan hallerdir bunlar. Çünkü bunlar, Yüce Allah tarafından verilmiş nimetler ve bağışlardır. Bunlardan kasıt ise kullarının sınanmasıdır.
138. “Biz azaba uğrayacak da değiliz.” Bu, onların ölümden sonra dirilişi inkâr ettiklerini göstermektedir. Yahut da onlar bu sözleri peygamberlerinin dediğini bir varsayım olarak kabul edip onunla alay ettikleri anlamındadır. Yani, biz farz edelim ki öldükten sonra dirildik. Hiç şüphesiz dünya hayatında bize bu şekilde pek bol nimetler verildiği gibi öldükten sonra da aynı şekilde bu nimetler bize verilecektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Bu, ancak öncekilerin dini, geleneği ve ahlakından başka bir şey değildir."
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bu (söylediklerin) öncekilerin uydurmalarından başka bir şey değildir.
(Zira) bu, önden giden (atalarımızın) ahlak sisteminden başkası değildir.
"Bu (benimsediğimiz tutum) atalarımızın tutumundan başka bir şey değil ki..!
"Bu eskilerin uydurmasıdır!"
"Bu, geçmiştekilerin geleneksel tutumundan başkası değildir."
Bu, öncekilerin geleneğinden (masallarından) başka bir şey değildir.
"Öncekilerin alışkanlıklarından başka bir şey değil bu!" dipnot 301
"Bu dediklerin eskilerin yalanlarından başka bir şey değildir."
"Bu, bizden öncekilerin izlediği yaşantı biçimidir."
'Bu, bizden öncekilerin izlediği yaşantı biçimidir.'
Bu sadece eskilerin adetidir
Bu sırf eskilerin adeti
"Bu öncekilerin uydurmasından başka bir şey değildir."
"Bu öncekilerin uydurmasından başka bir şey değildir."
"Bu öncekilerin geleneğinden başka bir şey değildir."
"Bu, geçmiştekilerin 'geleneksel tutumundan' başkası değildir."
"Bu, evvelkilerin aadetinden başka (bir şey) değildir".
Bu, öncekilerin adetinden başka bir şey değildir.
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Bu öncekilerin adetlerinden başka bir şey değildir."
"Bu (davranışımız), sadece evvelkilerin ahlakı (ve geleneği)dir."
Seninkisi sadece öncekilerin davranış tarzıdır.
Zaten eskilerin huyu hep böyledir.
Bu, ancak öncekilerin geleneğidir.
Bu, ancak öncekilerin geleneğidir.
"Bu, öncekilerin uydurmalarından başka şey değil."
"This is nothing", they said, "other than the customary manner of thinking of those of old used often enough that it bred the same habit in you".
for we only do what our forefathers used to do:
"This is no other than a customary device of the ancients,
This has been happening all along. dipnot 1
This is only what the previous peoples did.
"This is no other than the false tales and religion of the ancients, [Tafsir At-Tabarî]
These are nothing but the traditions of the ancients,
`This way (of admonition) is merely the manner of the ancients.
this is nothing but the habit of the ancients,
"The punishment that you are talking about was meant only to our ancestors. " (This attitude is manifested today by the Jews and the Christian who believe that God has promised not to be angry after the Noah’s flood as mentioned in Genesis 9:11.)
this is nothing but old folks' fictions, for we shall not be tormented!'
"This is nothing but an invention by the people of old."
This which thou preachest is only a device of the ancients;
They said, "It is the same to us if you admonish or are not of those who admonish;
Decidedly this is nothing except the character of the earliest (people),
This is but a fable of the men of old,
This is just a habit of antiquated people.
This [religion of ours] is none other than that to which our forebears clung,
This is simply the tradition of our predecessors.
"This is nothing but an invention by the people of old. "
"That affliction was limited to our ancestors.
This is not but the custom of the former peoples,
“This is only the tradition of the former peoples,
This has been our life-style for generations.
"This is nothing different from the customary actions of the ancient (people),
This is nothing but the practice of the ancient,
"This is nothing except an invention by the people of old."