Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 214. ayet

Şuarâ suresi, 214. ayet. وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

veenẕir `aşîrateke-l'aḳrabîn.

Diyanet İşleri

(Önce) en yakın akrabanı uyar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 211–217 · surenin 214. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 211

    Zaten bu onların harcı değildir, buna güçleri de yetmez.

  2. Şuarâ 212

    Çünkü onlar (vahyi) işitmekten uzaklaştırılmışlardır.

  3. Şuarâ 213

    Öyle ise sakın Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarma, sonra azaba uğratılanlardan olursun!

  4. 214

    (Önce) en yakın akrabanı uyar.

  5. Şuarâ 215

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  6. Şuarâ 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  7. Şuarâ 217

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

214. İnsanlar arasında sana en yakın, dini ve dünyevi iyiliklerine herkesten daha çok hak sahibi olan “en yakın akrabanı uyar!” Bu, bütün insanları uyarmakla emrolunmuş olmasına aykırı değildir. Nitekim birine bütün insanlara iyilik yapması emredilse sonra da “Yakın akrabana da iyilik et” dense, bu özel emir, o hususa fazlasıyla teşvik ve bir pekiştir olur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de bu ilâhi emre uyarak Kureyşin tüm kollarını davet etti. Genel olarak da özel olarak da onları uyardı, gücünün yettiği kadarıyla onlara öğüt verdi, nasihat etti. Hepsini hidâyete çağırdı. Neye gücü yetiyorsa bu konuda hepsini yaptı. Nihâyet hidâyet bulan buldu, yüz çeviren de yüz çevirdi.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Resul! Kavminden en yakın akrabalarını şirk üzerine kalmaları halinde; kendilerine Yüce Allah'ın elem verici azabının başlarına geleceği hakkında uyarıda bulun.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَنذِرْ ve enzir ve uyar kök: نذر
  2. عَشِيرَتَكَ aşirateke akrabanı kök: عشر
  3. ٱلْأَقْرَبِينَ l-ekrabine en yakın kök: قرب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  • Aynı olay: Açık davet — Safâ tepesi · Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi

    Ebu Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu.

  • Aynı kök: عشر (27 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün gelip çatacağı hakkında sizi uyaran…

  • Aynı kıssa: Asr-ı Saâdet — Hz. Muhammed Dönemi · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Kalk da uyar.

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), günahını yüklenmeye çağırırsa, ondan hiçbir şey…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)

    Şüphesiz biz sizi, kişinin önceden elleriyle yaptıklarına bakacağı ve inkarcının, "Keşke toprak olaydım!" diyeceği günde gerçekleşecek olan yakın bir…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Artık sana en yakın olan aşiretini uyar;

Muhammed Esed

Ve en yakınları(ndan başlayarak erişebildiğin herkesi) uyar

Ahmed Hulusi

Uyarmaya en yakınlarından başla!

Ali Bulaç

(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.

Ali Özek ve heyeti

(Önce) en yakın akrabanı uyar.

Ali Rıza Safa

En yakınlarını uyar.

Bayraktar Bayraklı

Yakın akrabalarını uyar!

Edip Yüksel

Sana en yakın olan insanları uyar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sana en yakın olan insanları uyar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

En yakın hısımlarını uyar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem en yakın hısımlarını inzar et

Erhan Aktaş

Önce yakın akrabalarını uyar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Önce yakın akrabalarını uyar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Önce yakın akrabalarını uyar.

Gültekin Onan

(Öncelikle) En yakın hısımlarını (aşiretini) uyar.

Hasan Basri Çantay

Sen (ilkin) en yakın hısımlarını inzar et.

İbni Kesir

Ve yakın akrabalarını uyar.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Önce en yakın akrabalarını uyar.

Süleyman Ateş

En yakın akrabanı uyar.

Süleymaniye Vakfı

En yakın çevreni dipnot 1 uyar dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Aşiret sözcüğüne çevre anlamının verilmesinin sebebi, kelimenin kişinin kardeşleri, en yakınları ve içinde yaşadığı toplum anlamında kullanılmasıdır. Tevbe 9/24, Mücadele 58/22. ayetlerde "aşiret", anne baba, çocuklar, kardeşler ve eşler dışında kalan kimseler için kullanıldığından, "en yakın çevre" anlamı uygun düşmektedir.
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen kavminden en yakınlarını uyar.

Şaban Britch

En yakın akrabalarını uyar.

Şaban Piriş

En yakın akrabanı uyar.

Yaşar Nuri Öztürk

En yakın akraba ve hısımlarını uyar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And warn O Muhammad your next and near kin.

Abdul Haleem

Warn your nearest kinsfolk

Abdullah Yusuf Ali

And admonish thy nearest kinsmen,

Aisha Bewley

Warn your near relatives.

Al-Hilali & Khan

And warn your tribe (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) of near kindred.[1]

Ali Quli Qarai

Warn the nearest of your kinsfolk,

Amatul Rahman Omar

And (Prophet!) warn your nearest kinsmen,

Arthur John Arberry

And warn thy clan, thy nearest kin.

Bijan Moeinian

Preach the truth to the people who are closest to you.

E. Henry Palmer

but warn thy clansmen who are near of kin.

Edip-Layth

Warn your closest kin.

George Sale

And admonish thy more near relations.

Hamid S. Aziz

Therefore, call not upon gods other than Allah, lest you be of the doomed.

Mahmoud Ghali

And warn your kinsmen, the nearest kin,

Marmaduke Pickthall

And warn thy tribe of near kindred,

Mohamed Ahmed - Samira

And warn your near relations,

Muhammad Asad

And warn [whomever thou canst reach, beginning with] thy kinsfolk,

Mustafa Khattab

And warn ˹all, starting with˺ your closest relatives,

Progressive Muslims

And warn your closest kin.

Rashad Khalifa

You shall preach to the people who are closest to you.

Sahih International

And warn, [O Muúammad], your closest kindred.

Sam Gerrans

And warn thou thy relatives.

Shabbir Ahmed

And warn first those who are close to you.

Syed Vickar Ahamed

And advise and warn your nearest relatives.

Taqi Usmani

And warn the nearest people of your clan,

The Monotheist Group

And warn your closest kin.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 214. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 214. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 214. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩