Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 140. ayet

Şuarâ suresi, 140. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 137–143 · surenin 140. ayeti / 227

Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3

  1. Şuarâ 137

    "Bu, öncekilerin geleneklerinden başka bir şey değildir."

  2. Şuarâ 138

    "Biz azaba uğratılacak da değiliz."

  3. Şuarâ 139

    Böylece onlar Hud'u yalanladılar. Biz de bu yüzden onları helak ettik. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

  4. 140

    Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

  5. Şuarâ 141

    Semud kavmi de Peygamberleri yalanladı.

  6. Şuarâ 142

    Hani kardeşleri Salih, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  7. Şuarâ 143

    "Ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 139–140. ayetler için yazılmıştır.

139. “Böylece onu yalanladılar.” Yani peygamberi yalanlamak onların bir karakteri, bir ahlâkı oldu. Hiçbir öğüt, bu işten onları vazgeçirmedi. “Biz de onları helâk ettik.” Neyle helâk edildikleri bir başka buyrukta şöyle açıklanmaktadır: “Âd’a gelince onlar da ıslıklı ve azgın bir fırtına ile helâk edildiler. O, o rüzgarı onlara yedi gece ve sekiz gün peş peşe musallat kıldı. O kavmi o süre içinde içleri boşalmış hurma kütükleri imiş gibi yere serilmiş görürdün.” (el-Hakka, 69/5-7) “Şüphesiz bunda” peygamberimiz Hud aleyhisselam’ın doğru söylediğine, getirdiklerinin doğruluğuna, onun kavminin şirk ve zorbalıklarının da batıl olduğuna dair “bir ibret vardır. Ama onların çoğu” iman etmeyi gerektiren bunca âyet, belge ve mucizenin varlığına rağmen “iman etmezler.”

140. “Şüphe yok ki” kudretiyle Hud kavmini, güçlerine ve yakaladıklarını zorbaca yakalayışlarına rağmen helâk eden “Rabbin Azizdir.” Peygamberi Hud’u ve onunla birlikte bulunan mü’minleri kurtaran “Rahimdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır. Tövbe eden kullarına karşı merhametlidir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّ ve inne şüphesiz
  2. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  3. لَهُوَ lehuve işte O'dur
  4. ٱلْعَزِيزُ l-azizu üstün olan kök: عزز
  5. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu merhamet eden kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…

  • Aynı kıssa: Hz. Hûd

    Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

77 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki senin Rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.

Muhammed Esed

Ve şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir!

Ahmed Hulusi

Kesinlikle senin Rabbin'dir "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.

Edip Yüksel

Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve şüphesiz ki Rabbin, gerçekten O, çok güçlü ve çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şübhesiz ki rabbın o, öyle aziz öyle rahim

Erhan Aktaş

Rabb'in; Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Rabb'in; Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Rabb'in; Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

İbni Kesir

Ve muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz'dir, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

Süleyman Ateş

Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin Rabbin pek güçlüdür, ikramı boldur.

Şaban Britch

Elbette Rabbin, çok güçlüdür, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Rabbin ise, elbette güçlü olan, merhametli olan O'dur.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz, senin Rabbin mutlak Aziz, mutlak Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And Allah, your Creator, is indeed AL-Aziz and AL-Rahim.

Abdul Haleem

your Lord alone is the Almighty, the Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

And verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Verily your Lord is Immensely Mighty, Most Compassionate.

Aisha Bewley

Truly your Lord is the Almighty, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And verily your Lord, He is indeed the All-Mighty, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Indeed your Lord is the All-mighty, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And infact your Lord, He is the All-Mighty (to crush and obliterate His enemies), and the Ever Merciful (towards His obedient servants).

Arthur John Arberry

Surely thy Lord, He is the All-mighty, the All-compassionate.

Bijan Moeinian

The fact is: your Lord is the Almighty, Most Merciful.

E. Henry Palmer

And, verily, thy Lord is mighty, merciful.

Edip-Layth

Your Lord is the Noble, the Compassionate.

George Sale

Thy Lord is the mighty, the merciful.

Hamid S. Aziz

And they denied him; therefore, We destroyed them. Verily, in this is a sign, but most of them are not believers.

Mahmoud Ghali

And surely your Lord, He is indeed The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And lo! thy Lord, He is indeed the Mighty, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet surely your Lord is mighty and merciful.

Muhammad Asad

But, verily, thy Sustainer - He alone - is almighty, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

And your Lord is certainly the Almighty, Most Merciful.

Progressive Muslims

And your Lord is the Noble, the Merciful.

Rashad Khalifa

Most assuredly, your Lord is the Almighty, Most Merciful.

Sahih International

And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.

Sam Gerrans

And thy Lord: He is the Exalted in Might, the Merciful.

Shabbir Ahmed

But, verily, your Lord is Almighty, Merciful. (His Mighty Rule is the Rule of Law).

Syed Vickar Ahamed

And surely your Lord is He (Who is) the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

and indeed your Lord is the Mighty, the Merciful.

The Monotheist Group

And your Lord is the Noble, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 140. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 140. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 140. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩