Şuarâ suresi · 105–122. ayetler

Nûh

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Şuarâ suresi, 105. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 105. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    Diyanet İşleri

    Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

    Mehmet Okuyan

    Nuh'un kavmi de elçileri yalanlamıştı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Nuh'un kâfir kavminin inkâr ettiği "elçilerle" ilgili açıklamamız için bkz. Furkân 25:37.

    Mustafa İslamoğlu

    Nuh kavmi (de) peygamberlerini yalanladı.

    Muhammed Esed

    Nuh toplumu (da) peygamberlerini yalanladı.

    Ahmed Hulusi

    Nuh toplumu da Rasulleri yalanladı.

    Ali Bulaç

    Nuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

    Ali Özek ve heyeti

    Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladılar.

    Ali Rıza Safa

    Nuh toplumu da gönderilenleri yalanlamıştı.

    Bayraktar Bayraklı

    Nuh kavmi de peygamberleri yalanladı.

    Edip Yüksel

    Nuh'un halkı elçileri yalanladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Nuh'un halkı elçileri yalanladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Nuh kavmi, gönderilen peygamberleri yalanladı,

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Nuh kavmı gönderilen Resulleri tekzib etti

    Erhan Aktaş

    Nuh halkı gönderilmişleri yalanladı.

    Gültekin Onan

    Nuh kavmi de gönderilen (peygamber)leri yalanladı.

    Hasan Basri Çantay

    Nuuh kavmi gönderilen (peygamber) leri tekzib etdi.

    İbni Kesir

    Nuh'un kavmi de peygamberleri yalanladı.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nûh kavmi rasûlleri yalanladılar.

    Süleyman Ateş

    Nuh kavmi de gönderilen elçileri yalanladı.

    Süleymaniye Vakfı

    Nuh'un halkı da elçileri dipnot 1 yalancılıkla suçlamıştı dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette elçiler diye meal verdiğimiz mürselin (الْمُرْسَلِينَ) kelimesi çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Allah'ın o topluma elçi olarak gönderdiği sadece Nuh aleyhisselamdır. Diğer elçiler de ona inen ayetleri toplumlarına tebliğ eden müminlerdir (Yasin 36/13-27).
    2. metne dön, dipnot 2
      Nuh kıssası hakkında ayrıntılı bilgi için bkz: A'raf 7/59-72, Yunus 10/71-73, Hud 11/25-48, Mu'minun 23/23-30, Saffat 37/75-82, Kamer 54/9-16, Nuh 71/1-28.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Nuh'un halkı elçileri yalancılıkla suçlamıştı.

    Şaban Britch

    Nuh’un kavmi de elçileri yalanlamıştı.

    Şaban Piriş

    Nuh'un kavmi de elçileri yalanlamıştı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nuh kavmi de hak elçileri yalanladı.

  2. Şuarâ suresi, 106. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 106. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

    Mehmet Okuyan

    Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmaz mısınız?

    Mustafa İslamoğlu

    Hani bir zamanlar soydaşları Nuh onlara şöyle demişti: "Hala sorumlu davranmayacak mısınız?

    Muhammed Esed

    Kardeşleri Nuh onlara: "Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaz mısınız?" dedi,

    Ahmed Hulusi

    Hani kardeşleri Nuh onlara dedi ki: "Korkup sakınmaz mısınız?"

    Ali Bulaç

    Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

    Ali Rıza Safa

    Kardeşleri Nuh, onlara, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?" dipnot 296

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 296
      Bu suredeki beş ayette "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. 7:65; 10:31; 23:23,32,87 ve 37:124 ayetlerinde de tekrarlanan bu tümce, Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb, İlyas ve Muhammed peygamberlerin, tıpkısı söylemlerle toplumlarını uyardıklarını göstermektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

    Edip Yüksel

    Kardeşleri Nuh onlara demişti ki, "Dinleyip erdemli davranmaz mısınız?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kardeşleri Nuh onlara demişti ki, 'Dinleyip erdemli davranmaz mısınız?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    kardeşleri Nuh onlara şöyle dediği vakit: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt ki kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?

    Erhan Aktaş

    Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kardeşleri Nuh onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Nuh: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biraderleri Nuuh onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,

    İbni Kesir

    Hani onlara kardeşleri Nuh demişti ki: Siz sakınmaz mısınız?

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani kardeşleri Nûh onlara demişti ki: "Siz sakınmıyor musunuz?

    Süleyman Ateş

    Kardeşleri Nuh onlara: "Korunmaz mısınız?" demişti.

    Süleymaniye Vakfı

    Kardeşleri Nuh, bir gün onlara şöyle demişti: "Yanlışlardan sakınmaz mısınız?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün kardeşleri Nuh onlara "Allah'tan çekinmez misiniz!" dedi.

    Şaban Britch

    Kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: “Hiç Allah’tan korkmuyor musunuz?

    Şaban Piriş

    Kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz hiç sakınmıyor musunuz?"

  3. Şuarâ suresi, 107. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 107. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

    Mehmet Okuyan

    Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir elçiyim.

    Mustafa İslamoğlu

    Hem bakın, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim;

    Muhammed Esed

    "Bakın, ben (O'nun tarafından) size (gönderilmiş) güvenilir bir elçiyim:

    Ahmed Hulusi

    "Kesinlikle sizin için güvenilir bir Rasulüm. "

    Ali Bulaç

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

    Ali Özek ve heyeti

    Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, ben, sizin için, güvenilir bir elçiyim!" dipnot 297

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 297
      Bu suredeki beş ayette "Aslında, ben, sizin için, güvenilir bir elçiyim!" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. 44:18 ayetinde de tekrarlanan bu tümce, Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb ve Musa peygamberlerin, tıpkısı söylemlerle toplumlarını uyardıklarını göstermektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

    Edip Yüksel

    "Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, bir eminim

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizin için güvenilir bir Resulüm."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sizin için güvenilir bir rasulüm."

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn)bir elçiyim."

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size gönderilmiş emin bir peygamberim".

    İbni Kesir

    Muhakkak ki ben, size emin bir peygamberim.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.''

    Süleyman Ateş

    "Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

    Süleymaniye Vakfı

    Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ben sizin güveneceğiniz bir elçiyim.

    Şaban Britch

    Ben, sizin için güvenilir bir elçiyim.

    Şaban Piriş

    Ben, sizin için güvenilir bir elçiyim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben sizin için gelmiş, güvenilir bir resulüm."

  4. Şuarâ suresi, 108. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 108. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Diyanet İşleri

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

    Mehmet Okuyan

    Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

    Mustafa İslamoğlu

    şu halde, Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!

    Muhammed Esed

    öyleyse artık Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve benim izimden yürüyün!"

    Ahmed Hulusi

    "O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin!"

    Ali Bulaç

    "Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ali Özek ve heyeti

    Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

    Ali Rıza Safa

    "Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!" dipnot 298

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 298
      Bu suredeki sekiz ayette "Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. 43:63 ve 71:3 ayetlerinde de tekrarlanan bu tümce, Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb ve İsa peygamberlerin, tıpkısı söylemlerle toplumlarını uyardıklarını göstermektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

    Edip Yüksel

    "ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gelin Allahdan korkun, bana itaat edin

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Öyleyse Allah için takva dipnot 1 sahibi olun ve bana itaat edin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahiy ile kötülükten korunmak. Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    İbni Kesir

    Artık Allah'tan korkun da bana itaat edin.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık Allah'tan sakının ve bana itaat edin.

    Süleyman Ateş

    "Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

    Süleymaniye Vakfı

    Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana dipnot 1 gönülden boyun eğin.

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ve önceki ayetten, kayıtsız şartsız itaatin resule/elçiye yapılacağı anlaşılır; çünkü elçi Allah'ın sözlerini olduğu gibi iletmekle sorumludur. Bu yüzden elçiye itaat Allah'a itaattir (Nisa 4/80).

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin.

    Şaban Britch

    Allah’tan korkun ve bana itaat edin.

    Şaban Piriş

    Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

  5. Şuarâ suresi, 109. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 109. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

    Mehmet Okuyan

    Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ben bu (davet) karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum. Benim ecrimi takdir etmek, sadece alemlerin Rabbine düşer.

    Muhammed Esed

    "Hem bunun için sizden (dünyevi) bir karşılık da gözlemiyorum; hak ettiğim karşılığı (vermek) alemlerin Rabbinden başkasına düşmez.

    Ahmed Hulusi

    "Bunun için sizden bir karşılık istemiyorum. . . Çalışmamın karşılığını yaşatacak olan sadece Rabb-ül alemin'dir!"

    Ali Bulaç

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir."

    Ali Özek ve heyeti

    Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

    Ali Rıza Safa

    "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. Benim ödülümü, ancak Evrenlerin Efendisi verir!" dipnot 299

    Ali Rıza Safa — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 299
      Bu suredeki beş ayette "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. Benim ödülümü, ancak Evrenlerin Efendisi verir!" tümcesi, tıpkısı sözcüklerle tekrarlanır. 10:72; 11:29,51 ve 34:47 ayetlerinde de tekrarlanan bu tümce, Nuh, Hud, Salih, Lut, Şuayb ve Muhammed peygamberlerin, tıpkısı söylemlerle toplumlarını uyardıklarını göstermektedir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

    Edip Yüksel

    "Buna karşılık sizden herhangi bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim, ancak evrenlerin Efendisine aittir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Buna karşılık sizden herhangi bir ücret te istemiyorum. Benim ücretim, ancak evrenlerin Rabbine aittir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Buna karşı ben sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Buna karşı ben sizden bir ecir de istemiyorum, benim ecrim ancak rabbül'alemine aiddir

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    İbni Kesir

    Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbına aittir.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

    Süleyman Ateş

    "Ben sizden, buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, yalnız alemlerin Rabbine aittir."

    Süleymaniye Vakfı

    Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece Varlıkların Sahibi'ne aittir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu iş için sizden ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan sadece alemlerin Rabbidir.

    Şaban Britch

    Buna karşılık sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ecrim ancak alemlerin Rabbine aittir.

    Şaban Piriş

    Buna karşılık sizden bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim, ancak alemlerin Rabbine aittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ödülüm sadece alemlerin Rabbi'ndendir.

  6. Şuarâ suresi, 110. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 110. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Diyanet İşleri

    "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!"

    Mehmet Okuyan

    Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!"

    Mustafa İslamoğlu

    Haydi artık Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!"

    Muhammed Esed

    Öyleyse artık Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşıyın ve benim izimden yürüyün!"

    Ahmed Hulusi

    "O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin!"

    Ali Bulaç

    "Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ali Özek ve heyeti

    Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Ali Rıza Safa

    "Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız? Bakın ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin. Hem bunun için sizden dünyevi bir karşılık da istemiyorum. Benim karşılığımı verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir. Onun için, Allah'a saygı duyun ve bana itaat edin!"

    Edip Yüksel

    "ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'ALLAH'ı dinleyip bana uymalısınız.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gelin Allah'tan korkun, bana itaat edin!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gelin Allahdan korkun bana itaat edin

    Erhan Aktaş

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana tabi olun."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Hasan Basri Çantay

    "O halde Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    İbni Kesir

    O halde Allah'tan korkun da bana itaat edin.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “O halde, Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin!”

    Süleyman Ateş

    "Öyle ise Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

    Süleymaniye Vakfı

    Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Öyleyse Allah'tan çekinin ve sözümü dinleyin," dedi.

    Şaban Britch

    Allah’tan korkun ve bana itaat edin.

    Şaban Piriş

    Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

  7. Şuarâ suresi, 111. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Dediler ki: "Sana hep aşağılık kimseler uymuş iken, biz hiç sana inanır mıyız?"

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi) "Sana düşük (seviyeli) insanlar uymuşken, biz sana iman eder miyiz hiç!" demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Hûd 11:27. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Mustafa İslamoğlu

    Dediler ki: "Ne yani, toplumun en düşüklerinin sana tabi olduğunu bile bile sana inanalım mı?"

    Muhammed Esed

    "(Toplumun) en aşağı tabakasından insanların senin ardına düştüğünü göre göre tutup sana mı inanacağız?" dediler.

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "En alt tabaka sana tabi oluyor iken, sana iman eder miyiz hiç?"

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar şöyle cevap verdiler. Sana düşük seviyeli kimseler tâbi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!

    Ali Rıza Safa

    "Sana mı inanacağız; zaten seni izleyenler, en aşağı tabakadan olanlar?" dediler.

    Bayraktar Bayraklı

    Kavmi, Nuh'a şöyle dedi: "Sana, düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!"

    Edip Yüksel

    Dediler ki, "Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da seni onaylarız?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler ki, 'Seni izleyenler bayağı ve kötü kimseler iken, nasıl olur da sana inanırız?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    A! Senin ardına hep o reziller düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız? dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    A, dediler: hiç biz sana inanır mıyız? Senin ardına hep o erzail düşmüş?

    Erhan Aktaş

    "Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız?" dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Toplumun en yoksun kesimi sana uymaktayken, biz kendimizi onlarla bir tutup sana inanır mıyız? dediler.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Sana sıradan aşağılık insanlar uymuşken inanır mıyız?"

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana iman eder miyiz"?

    İbni Kesir

    Sana mı inanacağız? Halbuki sana uyanlar en rezil kimselerdir, dediler.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dediler ki: “Sana, sıradan aşağılık insanlar uymuşken(biz) sana iman eder miyiz?”

    Süleyman Ateş

    Dediler ki: "Sana bayağı kimseler uymuşken biz sana inanır mıyız?"

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Şu aşağılık kimseler peşindeyken sana inanmamızı mı bekliyorsun?" dediler.

    Şaban Britch

    Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.

    Şaban Piriş

    -Sana ayak takımı tabi olmuşken, biz sana inanır mıyız? dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler: "Biz sana inanır mıyız? Seni, o bayağı zavallılar izliyor."

  8. Şuarâ suresi, 112. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 112. ayet. قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    Nuh, şöyle dedi: "Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?"

    Mehmet Okuyan

    (Nuh) şöyle demişti: "Onların (daha önce) neler yaptığına dair hiçbir bilgim yok.

    Mustafa İslamoğlu

    (Nuh): "Onların öteden beri ne yapıp ettiklerine dair benim bir bilgim yok;

    Muhammed Esed

    (Nuh:) "Ben onların (bana gelmeden önce) neler yaptıklarını bilmem" dedi.

    Ahmed Hulusi

    (Nuh) dedi ki: "Onların yaptıkları konusunda bilgim yok. . . "

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur."

    Ali Özek ve heyeti

    Nuh dedi ki: Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Onların neler yaptıklarını ben bilemem!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Edip Yüksel

    Dedi ki, "Onların yaptıklarından bir bilgim yok."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki, 'Onların yaptıklarından bir bilgim yok.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Nuh) "Benim onların ne yaptıklarına dair ne bilgim olabilir?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Benim ne ılmim olabilir? dedi: onlar ne yapıyorlarmış

    Erhan Aktaş

    "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tercihte bulunmada; İnsanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tercihte bulunmada; insanların konumu ve statüsü ayrıcalık, imtiyaz nedeni olamaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Onların tercihlerini belirleyici ben değilim. dipnot 1 " dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Tercihte bulunmada, insanların konumu bir ayrıcalık nedeni olamaz.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Onların yapmakta oldukları hakkında benim bilgim yoktur."

    Hasan Basri Çantay

    (Nuuh): "Benim onların neler yapmakda olduklarına bilgim yokdur" dedi.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Onların yapmakta oldukları şeyler hakkında bir bilgim yoktur.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nûh, şöyle dedi: “Onların yaptıklarına dair benim ne bilgim olabilir?”

    Süleyman Ateş

    Dedi ki: "Ben onların yaptıklarını(n iç yüzünü) bilmem (ben ancak görünüşe göre hüküm veririm)."

    Süleymaniye Vakfı

    (Nuh:) "Onların ne yaptıkları hakkında bir bilgiye sahip değilim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Onların gerçekte ne yaptıkları konusunda bir bilgim yoktur.

    Şaban Britch

    Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur.

    Şaban Piriş

    Nuh da: -Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nuh dedi: "Onların yaptıklarına ilişkin bir ilmim yok."

  9. Şuarâ suresi, 113. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 113. ayet. إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

    Diyanet İşleri

    "Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!"

    Mehmet Okuyan

    Düşünürseniz, onların hesabının ancak Rabbime ait olduğunu anlarsınız.

    Mustafa İslamoğlu

    Onlar hakkında yargıda bulunmak bana değil, sadece Rabbime düşer: keşke bu kadarını olsun fark etseydiniz!

    Muhammed Esed

    "Eğer iyi düşünecek olursanız, onları yargılamak ancak Rabbime düşer!

    Ahmed Hulusi

    "Onların yaptıklarının sonucu, Rabbimin bileceği iştir. . . Olayın şuuruna varsaydınız!"

    Ali Bulaç

    "Onların hesabı yalnızca Rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"

    Ali Özek ve heyeti

    Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseniz!

    Ali Rıza Safa

    "Onları yargılamak, yalnızca Efendime özgüdür; bir anlayabilseniz!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Edip Yüksel

    "Hesapları, yalnız Efendime aittir; keşke anlasanız."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Hesapları, yalnız Rabbime aittir; keşke anlasanız.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sizin şuurunuz olsa onların hesabının ancak Rabbime ait olduğunu bilirdiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sizin şuurunuz olsa onların hısabı ancak rabbıma aiddir

    Erhan Aktaş

    "Onların hesabı ancak Rabb'ime aittir. Eğer düşünürseniz gerçeği anlarsınız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Eğer düşünürseniz gerçeği anlarsınız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Onların hesabı ancak Rabb'ime aittir. Eğer düşünürseniz gerçeği anlarsınız."

    Gültekin Onan

    "Onların hesabı yalnızca rabbime aittir, eğer şuurundaysanız (anlarsınız.)"

    Hasan Basri Çantay

    "Onların hesabı Rabbimden başkasına aaid değildir, eğer ince düşünürseniz... "

    İbni Kesir

    Onların hesabı ancak Rabbıma aittir. Keşki düşünseniz.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Onların hesaplarını görmek ancak Rabbime aittir. Bir anlayabilseniz!”

    Süleyman Ateş

    "Anlayışınız olsa, onların hesabının Rabbime ait olduğunu bilirsiniz."

    Süleymaniye Vakfı

    Keşke anlasanız! Onlara hesap soracak olan sadece Sahibimdir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Onlara hesap soracak olan Rabbimdir, keşke bunu anlasanız!

    Şaban Britch

    Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Eğer anlarsanız.

    Şaban Piriş

    Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Eğer anlarsanız, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Onların hesabı Rabbimden başkasına ait değildir. Bir düşünebilseniz!"

  10. Şuarâ suresi, 114. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 114. ayet. وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    "Ben inananları kovacak değilim."

    Mehmet Okuyan

    Ben müminleri asla (yanımdan) kovamam.

    Mustafa İslamoğlu

    Üstelik ben inananları yanımda kovacak değilim.

    Muhammed Esed

    Bunun içindir ki, inandığını söyleyenleri yanımdan kovacak değilim;

    Ahmed Hulusi

    "Ben iman edenleri uzaklaştırıcı değilim!"

    Ali Bulaç

    "Ve ben mü'min olanları kovacak değilim."

    Ali Özek ve heyeti

    Ben iman eden kimseleri kovacak değilim.

    Ali Rıza Safa

    "İnananları kovacak değilim!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Edip Yüksel

    "Kesinlikle hiçbir gerçeği onaylayanı kovamam."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Kesinlikle hiç bir inananı kovamam.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Hem ben iman edenleri kovmaya me'mur değilim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem ben iyman edenleri koğmaya me'mur değilim

    Erhan Aktaş

    "İnananları kovacak değilim."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "İnananları kovacak değilim."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "İnananları kovacak değilim."

    Gültekin Onan

    "Ve ben inançlıları kovacak değilim."

    Hasan Basri Çantay

    "Ve ben o mü'minleri (sizin hatırınız için) tardedici de değilim".

    İbni Kesir

    Ve ben, inananları kovacak değilim.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ben, Müminleri kovacak değilim."

    Süleyman Ateş

    "Ben inananları kovacak değilim."

    Süleymaniye Vakfı

    Ben, müminleri kovamam.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ben müminleri yanımdan kovamam.

    Şaban Britch

    Ben, müminleri kovacak değilim.

    Şaban Piriş

    Ben, müminleri kovacak değilim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben iman etmiş insanları kovamam."

  11. Şuarâ suresi, 115. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 115. ayet. إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    Diyanet İşleri

    "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Mustafa İslamoğlu

    Çünkü ben, (hakkı) tüm açıklığıyla (ortaya koyan) bir uyarıcıdan başkası değilim."

    Muhammed Esed

    ben sadece (gerçekleri) apaçık dile getiren bir uyarıcıyım."

    Ahmed Hulusi

    "Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım!"

    Ali Bulaç

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Ali Özek ve heyeti

    Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    Ali Rıza Safa

    "Ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur. Onların hesabı Rabbime aittir, düşünsenize! Ben iman edenleri kovacak değilim. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Edip Yüksel

    "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım." dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ben ancak açık, bir nezirim

    Erhan Aktaş

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Gültekin Onan

    "Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım."

    Hasan Basri Çantay

    "Ben (gelecek tehlikelerle) apaçık korkutandan başka (bir kimse) de değilim".

    İbni Kesir

    Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım."

    Süleyman Ateş

    "Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."

    Süleymaniye Vakfı

    Ben sadece, doğruları ortaya koyan bir uyarıcıyım!" dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ben sadece açık uyarılarda bulunan bir kişiyim" dedi.

    Şaban Britch

    Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    Şaban Piriş

    Ben, ancak apaçık bir uyarıcıyım.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben sadece açık bir biçimde uyarmaktayım."

  12. Şuarâ suresi, 116. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 116. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

    Diyanet İşleri

    Dediler ki: "Ey Nuh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi) şöyle demişti: "Ey Nuh! (Bu davandan) vazgeçmezsen (iyi bil ki) kovulmuşlardan olacaksın!" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Nuh'un kavmi, öfkelerini bastıramamalarının sonucunda önce Hz. Nuh'u, ardından da beraberindekileri tehdit etmişlerdi. Nitekim ayetin sonundaki [el-mercûmîne] kelimesi çoğul getirildiği için "kovulanların çok olacağı", dolayısıyla bu tehdidin bütün o inananları içermekte olduğu anlaşılmaktadır.

    Mustafa İslamoğlu

    "Ey Nuh!" dediler, "Eğer buna bir son vermezsen, taşlana(rak susturula)caksın.

    Muhammed Esed

    (İnanmayanlar:) "Ey Nuh!" dediler, "Eğer (bu iddialarına) son vermezsen, mutlaka taşlanacaksın!"

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "Andolsun ki ey Nuh, eğer vazgeçmezsen kesinlikle taşlanarak öldürüleceksin!"

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın."

    Ali Özek ve heyeti

    Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!

    Ali Rıza Safa

    "Ey Nuh!" dediler; "Buna son vermezsen, kesinlikle taşlanacaksın!"

    Bayraktar Bayraklı

    Dediler ki: "Ey Nuh! Vazgeçmezsen iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!"

    Edip Yüksel

    Dediler ki, "Bak Nuh, bu davranışına bir son vermezsen taşlananlardan olacaksın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler ki, 'Bak Nuh, bu davranışına bir son vermezsen taşlananlardan olacaksın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Dediler ki: "Ey Nuh, eğer vazgeçmezsen, kesinlikle taşlanmışlardan olacaksın!"

    Elmalılı Hamdi Yazır

    And ederiz ki dediler; eğer vazgeçmezsen ya Nuh! Mutlak ve muhakkak recm edilenlerden olacaksın

    Erhan Aktaş

    "Ey Nuh! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, iyi bil ki, kesinlikle taşlananlardan dipnot 1 olursun!" dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kovulan, yerilen, lanetlenen.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Nuh! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, iyi bil ki, kesinlikle taşlananlardan dipnot 1 olursun!" dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kovulan, yerilen, lanetlenen.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey Nuh! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, iyi bil ki, kesinlikle taşlananlardan olursun!" dediler.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten taşa tutulup kovulacaksın."

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Ey Nuuh, sen (bu dediğinden) vaz geçmezsen muhakkak ki taşlanmışlardan olacaksın".

    İbni Kesir

    Ey Nuh, eğer son vermezsen, sen muhakkak taşlananlardan olursun, dediler

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dediler ki: “Ey Nûh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!”

    Süleyman Ateş

    Dediler: "Ey Nuh, (bu dediğinden) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın."

    Süleymaniye Vakfı

    (Halkı:) "Bak Nuh! Hele bu işten vaz geçme, kesinlikle taşlananlardan olursun" dediler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Bak Nuh, dediler; eğer bu işten vazgeçmezsen, taşlanarak öldürülenlerden olursun.

    Şaban Britch

    Eğer buna son vermezsen ey Nuh! Sen gerçekten taşlanacaklardan olacaksın! dediler.

    Şaban Piriş

    -Eğer buna son vermezsen ey Nuh sen gerçekten taşlanacaklardan olacaksın! dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler: "Ey Nuh! Eğer bu işe son vermezsen, vallahi taşlananlardan olacaksın."

  13. Şuarâ suresi, 117. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 117. ayet. قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

    Diyanet İşleri

    Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."

    Mehmet Okuyan

    (Nuh, Rabbine yönelerek) "Rabbim! Kavmim beni yalanladı.

    Mustafa İslamoğlu

    "Rabbim!" dedi, "İşte, sonunda kavmim beni yalanlamış bulunuyor;

    Muhammed Esed

    (Bunun üzerine Nuh:) "Ey Rabbim!" dedi, "İşte kavmim beni yalanladı;

    Ahmed Hulusi

    (Nuh) dedi ki: "Rabbim. . . Halkım kesinkes beni yalanladı!"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."

    Ali Özek ve heyeti

    Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Efendim! Aslında, toplumum beni yalanladı!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh, "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!" dedi.

    Edip Yüksel

    Dedi ki, "Efendim, halkım beni yalanladı."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki, 'Rabbim, halkım beni yalanladı.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Nuh): "Ey Rabbim, anlaşıldı ki, kavmim beni yalanladılar.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya rab! dedi: anlaşıldı ki kavmim beni tekzib ettiler

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbim! Halkım beni yalanladı." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."

    Hasan Basri Çantay

    (Nuuh): "Rabbim, dedi, hakıykat kavmim beni tekzib etdi".

    İbni Kesir

    O da dedi ki: Rabbım, doğrusu kavmim beni yalanladı.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı.”

    Süleyman Ateş

    (Nuh): "Rabbim, dedi, kavmim beni yalanladı."

    Süleymaniye Vakfı

    (Nuh:) "Sahibim! Halkım beni yalancı yerine koyuyor.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rabbim, benim halkım beni yalancı yerine koyuyor."

    Şaban Britch

    Rabbim! Kavmim beni yalanladı, dedi.

    Şaban Piriş

    -Rabbim, kavmim beni yalanladı, dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Nuh şöyle yakardı: "Rabbim, toplumum beni yalanladı."

  14. Şuarâ suresi, 118. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 118. ayet. فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

    Mehmet Okuyan

    Benimle onlar arasında hükmünü ver ve hem beni hem de benimle birlikte inananları kurtar!" demişti.

    Mustafa İslamoğlu

    artık benimle onlar arasında kesin bir hüküm ver ve hem beni, hem de benimle birlikte olan mü'minleri kurtar!"

    Muhammed Esed

    bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"

    Ahmed Hulusi

    "Benimle onların arasını aç ki (layıklarını bulsunlar; Rasul aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "

    Ali Bulaç

    "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

    Ali Özek ve heyeti

    Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

    Ali Rıza Safa

    "Artık, benimle onların arasını aç; beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Nuh, "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!" dedi.

    Edip Yüksel

    "Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki iman edenleri kurtar."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!" dedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver

    Erhan Aktaş

    "Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

    Gültekin Onan

    "Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."

    Hasan Basri Çantay

    "Binaen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar".

    İbni Kesir

    Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan Müminleri kurtar."

    Süleyman Ateş

    "Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!"

    Süleymaniye Vakfı

    Benimle onların arasını iyice aç! Beni ve beraberimdeki müminleri, bunların verdiği sıkıntıdan kurtar." dedi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Artık benimle onların arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri bunlardan kurtar" dedi.

    Şaban Britch

    Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

    Şaban Piriş

    Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

  15. Şuarâ suresi, 119. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 119. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    Diyanet İşleri

    Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

    Mehmet Okuyan

    Biz de onu ve beraberindekileri dolu gemide (taşıyarak) kurtarmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Derken, onu ve beraberindekileri yükünü almış olan o gemiyle kurtardık;

    Muhammed Esed

    Ve bunun üzerine Biz de, onu ve onunla beraber olanları dopdolu bir gemi içinde kurtardık.

    Ahmed Hulusi

    Biz de Onu ve Onunla beraber olan kimselerle dolu gemiyle, onları kurtardık.

    Ali Bulaç

    Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri, o dolu geminin içinde (taşıyarak) kurtardık.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, Onu ve Onunla birlikte olanları, yüklü bir geminin içinde kurtardık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ve yanındakileri yüklü bir gemiyle kurtardık.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Bunun üzerine Biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri o dolu gemide necata çıkardık

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun üzerine onu ve onunla birlikte olanları dolan gemide kurtardık.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine, onu ve onunla birlikte olanları (insan ve hayvanlarla) yüklü gemi içinde kurtardık.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selamete erdirdik.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine Biz de, onu ve beraberindekileri, dolu bir gemi içinde kurtardık.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz de onu ve onunla birlikte olanları dopdolu o gemi içerisinde kurtardık.

    Süleyman Ateş

    Biz de onu ve onunla beraber bulunanları, dolu gemi içinde kurtardık.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunun üzerine onu ve beraberindekileri dopdolu bir gemi ile kurtardık.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunun üzerine onu ve beraberindekilerini yüklü geminin içinde kurtardık.

    Şaban Britch

    Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü/dolu gemide kurtuluşa erdirdik.

    Şaban Piriş

    Bunun üzerine biz, onu ve yanındakileri o yüklü gemide kurtuluşa erdirdik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine biz, onu da beraberindekileri de o yüklü gemide kurtardık.

  16. Şuarâ suresi, 120. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 120. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra da geride kalanları suda boğduk.

    Mehmet Okuyan

    Sonra da geride kalanları (suda) boğmuştuk.

    Mustafa İslamoğlu

    ve geride kalanları boğulmaya terk ettik.

    Muhammed Esed

    Sonra da, geride kalanları sulara gömüverdik.

    Ahmed Hulusi

    Sonra, onların ardında kalanları suda boğduk!

    Ali Bulaç

    Sonra bunun ardından geride kalanları da suda boğduk.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra da geri kalanları suda boğduk.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, geride kalanları boğduk.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Sonra bunun ardından, geride kalanları boğduk.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra bunun ardından, geride kalanları boğduk.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra da arkasında kalanları boğuverdik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra da arkasından kalanları garkettik

    Erhan Aktaş

    Sonra geride kalanları boğduk.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra geride kalanları boğduk.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra geride kalanları boğduk.

    Gültekin Onan

    Sonra bunun ardından geride kalanları da suda boğduk.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra arkalarından arta kalanları da (suda) boğduk.

    İbni Kesir

    Sonra geride kalanları suda boğduk.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra geride kalanları suda boğduk.

    Süleyman Ateş

    Sonra bunun ardından, geride kalanları boğduk.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra geri kalan herkesi suda boğduk.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra geri kalan herkesi suda boğduk.

    Şaban Britch

    Sonra geride kalanları da suda boğduk.

    Şaban Piriş

    Sonra geride kalanları da suda boğduk.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra dışta kalanları boğduk.

  17. Şuarâ suresi, 121. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 121. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

    Mehmet Okuyan

    Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet bu (Nuh kıssası)nda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz bu (kıssada insanlar için) bir ders vardır, onların çoğu (buna) inanmasa da.

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bu olayda bir mucize - ders vardır. . . Ne var ki onların ekseriyeti iman edenler değillerdir!

    Ali Bulaç

    Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Bunda bir ders var; ancak çoğunluk onaylamaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunda bir ders var; ancak çoğunluk inanmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz bunda mutlak bir ibret vardır; öyle iken çoğu iman etmedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz bunda mutlak bir ayet var öyle iken ekserisi mü'min olmadı

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır. Yine de onların çoğu iman edenlerden olmadı.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbret.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunda kesinlikle bir ayet dipnot 1 vardır. Yine de onların çoğu iman edenlerden olmadı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İbret.

    Gültekin Onan

    Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki bunda, bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak bunda bir ayet vardır. Onların çoğu iman etmediler.

    Süleyman Ateş

    Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte bu anlatılanlarda kesin bir ayet /bir ibret vardır. Onların çoğu inanıp güvenmiş değillerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu olayda kesin bir ibret var ama bunların çoğu inanacak değillerdir.

    Şaban Britch

    İşte bunda da bir ayet/ibret vardır. Buna rağmen onların çoğu mümin değillerdir.

    Şaban Piriş

    İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanacak değillerdir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunda elbette bir ibret var. Ama onların çoğu müminler değildi

  18. Şuarâ suresi, 122. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 122. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Rabbin güçlüdür, çok merhametlidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Nuh'un ve kavminin kıssası için bkz. Al-i İmrân 3:33; En‘âm 6:84; A‘râf 7:59-64; Tevbe 9:70; Yûnus 10:71-73; Hûd 11:25-49; İbrâhîm 14:9-18; İsrâ 17:3; Meryem 19:58; Enbiyâ 21:76-77; Hacc 22:42-43; Mü'minûn 23:23-30; Furkân 25:37; Şu‘arâ 26:105-122; ‘Ankebût 29:14-15; Ahzâb 33:7; Sâffât 37:75-82; Sâd 38:12-14; Mü'min 40:5-6; Şûrâ 42:13; Kâf 50:12-14; Zâriyât 51:46; Necm 53:52; Kamer 54:9-16; Hadîd 57:26; Tahrîm 66:10; Hâkka 69:11-12; Nûh 71:1-28.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki senin Rabbin sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.

    Muhammed Esed

    Ve şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir!

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle Rabbindir "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine onu ve beraberinde olanları dolu bir gemi içinde taşıyarak kurtardık. Sonra geride kalanları suda boğduk. Doğrusu, bunda ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Rabbin, şüphesiz güçlüdür, merhamet sahibidir.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve şüphesiz ki Rabbin, çok güçlü, çok merhametlidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ve şübhesiz ki rabbın, o öyle aziz, öyle rahim

    Erhan Aktaş

    Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Rabbin, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'in, elbette Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz senin rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.

    İbni Kesir

    Ve muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz'dir, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak Rabbin Azîz olandır, Rahîm olandır.

    Süleyman Ateş

    Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin Rabbin pek güçlüdür, ikramı da boldur.

    Şaban Britch

    Şüphesiz Rabbin, çok güçlü, çok merhametli olan O’dur.

    Şaban Piriş

    Şüphesiz Rabbin, güçlü olan, merhametli olan O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kuşkusuz, senin Rabbindir o mutlak Aziz, mutlak Rahim.

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.