Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 64. ayet

Şuarâ suresi, 64. ayet. وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

Diyanet İşleri

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 61–67 · surenin 64. ayeti / 227
  1. Şuarâ 61

    İki topluluk birbirini görünce Musa'nın arkadaşları, "Eyvah yakalandık" dediler.

  2. Şuarâ 62

    Musa, "Hayır! Rabbim şüphesiz benimledir, bana yol gösterecektir" dedi.

  3. Şuarâ 63

    Bunun üzerine Musa'ya, "Asan ile denize vur" diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi.

  4. 64

    Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

  5. Şuarâ 65

    Musa'yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.

  6. Şuarâ 66

    Sonra ötekileri suda boğduk.

  7. Şuarâ 67

    Bunda şüphesiz bir ibret vardır. Ama pek çokları iman etmiş değillerdi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 63–68. ayetler için yazılmıştır.

63. “Biz de Mûsâ’ya: Asanla denize vur, diye vahyettik.” O da denize vurdu. “Ardından deniz yarıldı” on iki yola ayrılıp yolların “her bir tarafı büyük bir dağ gibi oldu.” Mûsâ da kavmi ile birlikte bu haldeki denizin içine girdi.

64. “Diğerlerini” Firavun’u ve kavmini de “oraya” o yere “yanaştırdık.” Mûsâ ve kavminin girdiği yola onların da girmelerini sağladık.

65. “Mûsâ’yı ve onunla birlikte olanların hepsini kurtardık.” Geriye onlardan biri bile kalmamak üzere hepsi denizden bütünüyle çıktılar.

66. “Sonra da diğerlerini suda boğduk.” Onlardan da boğulmadık hiçbir kimse kalmadı.

67. “Şüphesiz ki bunda bir ibret vardır.” Mûsâ’nın getirdiklerinin doğruluğuna, Firavun’un ve kavminin izledikleri yolun da batıl oluşuna dair pek büyük bir delil vardır. “Onların çoğu” kalplerinin fesadı dolayısıyla imanı gerektiren bunca ibret ve delile rağmen “iman etmemişti.”

68. “Şüphe yok ki Rabbin, Azizdir, Rahimdir.” O, izzetiyle (güç ve kudretiyle) yalanlayan kâfirleri helâk etti; rahmetiyle de Mûsâ’yı ve onunla birlikte olanları tamamen kurtardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsrailoğulları'nın arkasından Firavun'u ve kavmini oraya yaklaştırdık ve yolu açık zannederek denize girdiler.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَزْلَفْنَا ve ezlefna ve yaklaştırdık kök: زلف
  2. ثَمَّ semme buraya
  3. ٱلْـَٔاخَرِينَ l-aharine ötekileri kök: اخر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زلف (10 geçiş)

    (Ey Muhammed!) Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın vakitlerinde namaz kıl. Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, öğüt alanlar için bir…

  • Aynı kök: زلف (10 geçiş)

    Cennet, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara yaklaştırılacak.

  • Aynı kök: زلف (10 geçiş)

    Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

82 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Diğerlerini oraya yaklaştırmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Muhammed Esed

Ve kovalayanları (da) oraya yaklaştırdık.

Ahmed Hulusi

Diğerlerini de (takip edenleri) oraya yaklaştırdık.

Ali Bulaç

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Ali Özek ve heyeti

Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.

Ali Rıza Safa

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Bayraktar Bayraklı

Ötekilerini de oraya yaklaştırdık.

Edip Yüksel

Sonra, diğerlerini yaklaştırdık.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra, diğerlerini yaklaştırdık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ötekileri de buraya yanaştırmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ötekileri de buraya yanaştırmıştık

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra Firavun ve adamlarını da oraya yaklaştırdık.

Gültekin Onan

Ötekileri de buraya yaklaştırdık.

Hasan Basri Çantay

Ötekileri de buraya yanaşdırdık.

İbni Kesir

Sonra diğerlerini oraya yaklaştırdık.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

Süleyman Ateş

Ötekileri de buraya yaklaştırdık (Musa ve adamlarının ardından, düşmanları da bu denizde açılan yollara girdiler).

Süleymaniye Vakfı

Öbür kesimi de orada onlara yaklaştırdık

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Öbürlerini o yerde onlara yaklaştırdık.

Şaban Britch

Oraya ötekilerini de yaklaştırdık.

Şaban Piriş

Oraya ötekilerini de yaklaştırdık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ötekileri de oraya yaklaştırdık.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And We induced the others -Pharaoh and his people- to tail Mussa and his people who were then in the footpath.

Abdul Haleem

and We brought the others to that place:

Abdullah Yusuf Ali

And We made the other party approach thither.

Abul A'la Maududi

We also brought the other party close to the same spot,

Aisha Bewley

And We brought the others right up to it.

Al-Hilali & Khan

Then We brought near the others [Fir‘aun’s (Pharaoh) party] to that place.

Ali Quli Qarai

There, We brought the others near.

Amatul Rahman Omar

And We caused the others (the pursuers, the people of Pharaoh,) draw near the same place.

Arthur John Arberry

And there We brought the others on,

Bijan Moeinian

Thus I delivered them all.

E. Henry Palmer

And then we brought the others.

Edip-Layth

We then brought them to the other side.

George Sale

And We drew thither the others;

Hamid S. Aziz

And We inspired Moses, saying, "Strike the sea with your rod. " And it was cleft asunder, and each part was like a mighty mountain.

Mahmoud Ghali

And We drew forward the others there.

Marmaduke Pickthall

Then brought We near the others to that place.

Mohamed Ahmed - Samira

Then We brought the others to that place.

Muhammad Asad

And We caused the pursuers to draw near unto that place:

Mustafa Khattab

We drew the pursuers to that place,

Progressive Muslims

And We then brought them to the other side.

Rashad Khalifa

We then delivered them all.

Sahih International

And We advanced thereto the pursuers.

Sam Gerrans

And We brought nigh thereto the others,

Shabbir Ahmed

And We caused the pursuers to draw near to that place.

Syed Vickar Ahamed

And We made the other people come there.

Taqi Usmani

Then We brought others close to that place.

The Monotheist Group

AndWe then brought them to the other side.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 64. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 64. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 64. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩