Diyanet İşleri
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 171. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ
illâ `acûzen fi-lgâbirîn.
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Lût Şuarâ 160–175 3
Lut, şöyle dedi: "Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım."
"Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."
(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.
Sonra diğerlerini helak ettik.
Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!
Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 168–175. ayetler için yazılmıştır.
168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi: “Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.”
170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sadece hanımı müstesna; o kâfirdi. Geride kalıp helak olanlardan oldu.
Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kök: عجز (26 geçiş)
(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
Aynı kök: غبر (8 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Lût
(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını…
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazıklar olsun bana! Şu…
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.
Aynı kök: عجز (26 geçiş)
İnkar edenler, asla yakayı kurtardıklarını zannetmesinler. Çünkü onlar (sizi) aciz bırakamazlar.
Aynı kıssa: Hz. Lût
Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Aynı kıssa: Hz. Lût
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(170, 171) Biz de geride kalanlar arasındaki yaşlı (eşi) hariç, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.
ancak bir kocakarı dökülenler arasında yer aldı.
yalnızca geride kalmayı seçen bir kocakarı bunun dışında kaldı;
Sadece gelmek istemeyen kocakarı (Lut a. s. ın iman etmeyen karısı) hariç!
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
Ancak yaşlı bir kadın dışında O, geride kalanlardan (oldu).
Geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın dışında.
- Bunun üzerine biz de onu ve helak olanların içerisinde kalan bir kocakarı dışında bütün ailesini kurtardık.
Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi.
Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi.
Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.
ancak bir acüze kaldı
Geride kalanlardan aciz dipnot 1 bir kadın hariç.
Geride kalanlardan aciz dipnot 1 bir kadın hariç.
Geride kalanlardan bir aciz dipnot 1 kadın hariç.
Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.
Geri kalanların içinde yalınız bir koca karı vardı.
Sadece yaşlı bir kadın geride kalanlardan oldu.
(160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Ancak o yaşlı kadın müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
Yalnız geride kalanlar arasında bulunan bir kocakarıyı (kurtarmadık).
(Bedeninin) Kalıntısı kalacak olan dipnot 1 ihtiyar bir kadın (Lut'un karısı) hariç dipnot 2 .
Sadece küllere bulanacak bir ihtiyar kadın kaldı dipnot 1 .
Sadece geride kalanlar içindeki (hanımı olan) bir kocakarı hariç.
Sadece geride kalanlar içindeki bir kocakarı hariç.
Ancak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.
except a woman who had been carried through the stealing steps of age to advanced life, who remained with those behind. (Lut.'s wife who approved this evil practice).
except for an old woman who stayed behind,
Except an old woman who lingered behind.
except an old woman who was among those that stayed behind. dipnot 1
except for an old woman who remained behind.
Except an old woman (his wife) among those who remained behind.
except an old woman who remained behind.
Except an old woman (- wife of Lot), who was among those who stayed behind,
save an old woman among those that tarried;
Except that old woman; she was too corrupt.
except an old woman amongst those who lingered.
Except for an old woman who remained.
except an old woman, his wife, who perished among those who remained behind:
So We saved him and his people, every one,
Except an old woman among the laggards.
Save an old woman among those who stayed behind.
Except one old woman who remained behind.
all but an old woman, who was among those that stayed behind;
except an old woman,[1] who was one of the doomed.
Except for an old woman who remained.
But not the old woman; she was doomed.
Except an old woman among those who remained behind.
Save an old woman among those who stayed behind;
All but the old woman (the wife of Lot) who chose to stay behind.
Except an old woman who kept behind.
except an old woman among those who remained behind.
Except for an old woman who remained.