Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 72. ayet

Şuarâ suresi, 72. ayet. قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

Diyanet İşleri

İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 69–75 · surenin 72. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 69

    Ey Muhammed! Onlara İbrahim'in haberini de oku.

  2. Şuarâ 70

    Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

  3. Şuarâ 71

    "Putlara tapıyoruz ve onlara tapmağa devam edeceğiz" demişlerdi.

  4. 72

    İbrahim, dedi ki: "Onlara yalvardığınızda sizi işitiyorlar mı?"

  5. Şuarâ 73

    "Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"

  6. Şuarâ 74

    "Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.

  7. Şuarâ 75

    (75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 72–74. ayetler için yazılmıştır.

72. Bunun üzerine İbrahim, bu putların ibadete layık olmadıklarını açıklayarak: “Bunlar dua ettiğinizde sizi işitirler mi?” Dualarınızı kabul edip de sıkıntılarınızı giderir, hoşunuza gitmeyen her şeyi sizden çekip uzaklaştırırlar mı?

73. “Yahut size fayda ya da zarar verirler mi?” Kavmi, bütün bunların ilâhlarında bulunmadığını kabul ettiler. Dualarını işitmediklerini, kabul etmediklerini, fayda ve zararlarının olmadığını itiraf ettiler. Bundan dolayı İbrahim putları kırdığında: “Onların şu büyükleri bunu yapmıştır. Onlara sorun, eğer konuşabilirlerse (size cevap versinler)” dediğinde onlar “Sen de çok iyi bilirsin ki bunlar konuşamazlar.” (el-Enbiya, 21/63-65) demişlerdi. “Yani bu iş, zaten hallerinden bilinip anlaşılan bir şeydir. Bunda anlaşılmayacak veya şüphe etmeyi gerektirecek bir şey yoktur.” Bu yüzden de sapık atalarını taklide sığınarak kendilerini savundular ve şöyle dediler:

74. “Hayır! Ama biz atalarımızı böyle yaparken bulduk.” Biz de bu konuda onlara uyduk. Onların yollarını izledik. Onların âdetlerini olduğu gibi koruduk.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İbrahim -aleyhisselam- onlara şöyle dedi: "Dua ettiğiniz zaman, putlar sizin duanızı işitiyorlar mı?"

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. هَلْ hel -mı?
  3. يَسْمَعُونَكُمْ yesmeunekum onlar sizi işitiyorlar- kök: سمع
  4. إِذْ iz zaman
  5. تَدْعُونَ ted'une du'a ettiğiniz kök: دعو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dua

    Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun?" deyince, "Hayır (inandım) ancak kalbimin…

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dua

    "Hamd, iyice yaşlanmış iken bana İsmail'i ve İshak'ı veren Allah'a mahsustur. Şüphesiz Rabbim duayı işitendir."

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Ortak kavram: Dua

    "Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle."

  • Ortak kavram: Dua

    Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz,…

  • Ortak kavram: Dua

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

  • Ortak kavram: Dua

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(72, 73) (İbrahim) "Kendilerine yalvardığınızda sizi duyuyorlar veya size yarar ya da zarar verebiliyorlar mı?" diye sormuştu.

Mustafa İslamoğlu

(İbrahim) "Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı bari?" dedi;

Muhammed Esed

(İbrahim:) "Peki, yalvarıp yakardığınız zaman sizi işittiklerine,

Ahmed Hulusi

(İbrahim) dedi ki: "Dua ettiğinizde sizi işitirler mi?"

Ali Bulaç

Dedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"

Ali Özek ve heyeti

İbrahim: Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Yakarışlarda bulunduğunuzda, sizi duyuyorlar mı?"

Bayraktar Bayraklı

- Onlara İbrahim'in kıssasını anlat! İbrahim, babasına ve ulusuna "nelere tapıyorsunuz?" demişti. Onlar: "Putlara tapıyoruz; onlarla ilgilenip duruyoruz" demişlerdi. İbrahim: "Çağırdığınız zaman sizi duyarlar mı ve size bir fayda ve zarar verirler mi?" demişti. Onlar: "Ancak, babalarımızı da böyle yaparken bulduk" demişlerdi.

Edip Yüksel

"Kendilerini çağırdığınızda sizi işitiyorlar mı?" dedi,

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Kendilerini çağırdığınızda sizi işitiyorlar mı?' dedi,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(İbrahim) dedi. Dua ettiğiniz vakit onlar işitirler mi;

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar, dedi: dua ettiğiniz vakıt işidirler mi?

Erhan Aktaş

İbrahim: "Onlara dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?" dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İbrahim: "Onlara dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?" dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İbrahim: "Onlara dua ettiğiniz zaman sizi işitiyorlar mı?" dedi.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Peki, dua ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"

Hasan Basri Çantay

(İbrahim): "Siz, dedi, çağırdığınız vakit onlar sizi duyuyorlar mı"?

İbni Kesir

O da demişti ki: Çağırdığınızda sizi duyuyorlar mı?

Mehmet Alagaş

(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.

Rowwad Tercüme Merkezi

İbrahim, dedi ki: “Onlara dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı?”

Süleyman Ateş

"Peki, dedi, siz du'a ettiğiniz zaman onlar sizi işitiyorlar mı?"

Süleymaniye Vakfı

"Peki, dua ettiğinizde sizi duyuyorlar mı?" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Yardım istediğinizde sizi duyuyorlar mı?" dedi.

Şaban Britch

Onlara dua ettiğiniz de sizi işitiyorlar mı? dedi.

Şaban Piriş

-Onlara dua ettiğiniz de sizi işitiyorlar mı? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Yalvarıp yakardığınızda sizi duyuyorlar mı?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Do they hear you", Ibrahim asked, "when you praise them or supplicate!"

Abdul Haleem

He asked, ‘Do they hear you when you call?

Abdullah Yusuf Ali

He said: "Do they listen to you when ye call (on them)?"

Abul A'la Maududi

He asked: "Do they hear you when you call them

Aisha Bewley

He said, ‘Do they hear you when you call

Al-Hilali & Khan

He said: "Do they hear you, when you call on (them)?

Ali Quli Qarai

He said, ‘Do they hear you when you call them?

Amatul Rahman Omar

Abraham said, `Can they listen to you when you call (on them)?

Arthur John Arberry

He said, 'Do they hear you when you call,

Bijan Moeinian

Abraham said, "Can they hear your prayers?"

E. Henry Palmer

He said, 'Can they hear you when ye call,

Edip-Layth

He said, "Do they hear you when you pray to them?"

George Sale

Abraham said, do they hear you, when ye invoke them?

Hamid S. Aziz

They said, "We worship idols, and we are devoted to them. "

Mahmoud Ghali

He said, "Do they hear you as you invoke (them)?

Marmaduke Pickthall

He said: Do they hear you when ye cry?

Mohamed Ahmed - Samira

(Abraham) asked: "Do they hear when you call them?

Muhammad Asad

Said he: "Do [you really think that] they hear you when you invoke them,

Mustafa Khattab

Abraham asked, "Can they hear you when you call upon them?

Progressive Muslims

He said: "Do they hear you when you pray to them"

Rashad Khalifa

He said, "Can they hear you when you implore?

Sahih International

He said, "Do they hear you when you supplicate?

Sam Gerrans

He said: “Do they hear you when you call,

Shabbir Ahmed

He said, "Do they hear when you call them?

Syed Vickar Ahamed

He said: "Do they listen to you when you call unto (them)

Taqi Usmani

He said, "Do they listen to you when you call (them)

The Monotheist Group

He said: "Do they hear you when you call to them?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 72. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 72. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 72. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩