Diyanet İşleri
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 186. ayet. وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ
vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
"Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi gökten üzerimize bir parça düşür."
Şu'ayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.
Onlar Şu'ayb'ı yalanladılar. Derken gölge gününün azabı onları yakaladı. Şüphesiz o, büyük bir günün azabı idi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 185–187. ayetler için yazılmıştır.
185. Ancak onlar, onu yalanlayarak ve söylediklerini reddederek “dediler ki: Sen ancak aşırı derecede büyülenmiş birisin.” O nedenle de saçma sapan konuşuyor ve söylediğinden hiçbir şekilde sorumlu tutulmayan büyülenmiş birisinin sözleri gibi sözler söylüyorsun.
186. “Sen ancak bizim gibi bir insansın.” Senin bize bizden ayrıcalıklı olmanı gerektirecek bir üstünlüğün yoktur ki bizi kendine uymaya davet edesin? Bu, peygamberlere karşı çıkmış olan öncekilerin ve sonrakilerin sözlerini andırmaktadır. Onlar, bu tür sözleri tekrarlayıp durdular. Küfür üzerine ittifak ettikleri ve kalpleri de benzeştiği için sözbirliği halinde aynı şeyleri peygamberlerine karşı söyleyip durdular. “Peygamberleri de onlara şöyle demişti: Biz sizin gibi bir insanız; ancak Allah kulları arasından dilediği kimselere lütufta bulunur.” (İbrahim, 14/11)
“Şüphesiz biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz.” Bu, onların gösterdikleri bir küstahlık ve yalan bir sözdür, bir iftiradır. Onlar, içten içe bunun aksine inanırlardı. Çünkü hiç şüphesiz o, Allah’ın peygamberlerinden bir peygamberdi ki bir peygamber kavminin karşısına çıkıp onları davet eder, onlarla tartışır ve onlar da ona karşı mücadele ederse mutlaka Yüce Allah, onun vasıtası ile birtakım mucizeler gösterir ki kavmi bu mucizeler sayesinde doğru söylediğine ve gerçekten güvenilir olduğuna inanmak zorunda kalırlar. Bu durum, özellikle peygamberler hatibi diye anılan Şuayb aleyhisselam için böyledir. Ona bu ünvanın veriliş sebebiyse kavmine karşı güzel cevaplar vermesi ve onlarla en güzel yolla tartışması idi. Kavmi gerçekten söylediğine ve getirdiklerinin doğru olduğuna inanmışlardı. Fakat onların, onun yalancı olduğunu sandıklarını bildirmeleri, kendilerinin bir yalanı idi.
187. “Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi üzerimize gökten” bizi toptan imha etmek üzere azap ihtiva eden “parçalar indir.” Onların bu sözleri küfürde benzerlerinin söyledikleri şu sözleri andırmaktadır: “Hani bir zaman: Ey Allah! Eğer bu kendi katından hakkın kendisi ise durma bizim üzerimize gökten taş yağdır yahut bize can yakıcı bir azap gönder, demişlerdi.” (el-Enfal, 8/32) Yahut da onun kavmi, bu sözleriyle tamamıyla yerine getirilmesi gerekmeyen türden ve kendi teklifleri olan birtakım mucizeler istemişlerdi.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve bizim üzerimize herhangi bir üstün özelliğin yoktur. O halde nasıl resul olursun? Biz senin resul olduğunu iddia etmende yalancı olduğunu zannediyoruz."
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Zan
Kavminin inkar eden ileri gelenleri, "Biz, senin ancak bizim gibi bir insan olduğunu görüyoruz. İlk bakışta sana uyanların da ancak en…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Aynı kök: ظنن (69 geçiş) · Ortak kavram: Zan · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Peygamberleri dedi ki: "Gökleri ve yeri yaratan Allah hakkında şüphe mi var? (Halbuki) O, günahlarınızı bağışlamak ve sizi belli bir zamana kadar…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
Peygamberleri, onlara dedi ki: "Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah'ın…
Aynı kök: بشر (123 geçiş) · Ortak kavram: Müjde (Beşâret) · Ortak kavram: Mesel (örnek)
De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir insanım. (Ne var ki) bana, 'Sizin ilah'ınız ancak bir tek ilahtır" diye vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmayı…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Sen de ancak bizim gibi bir insansın. dipnot 1 Biz seni şüphesiz ki yalancılardan sanıyoruz.
Sen de sadece bizim gibi beşer türüne mensup birisin; doğrusu bize göre sen kesinlikle yalancının tekisin.
olup olacağın, bizim gibi ölümlü bir insansın; doğrusunu istersen, biz senin düpedüz bir yalancı olduğunu düşünüyoruz!
"Sen bizim gibi bir beşersin! Senin yalancı olduğunu düşünüyoruz!"
"Sen, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz.
"Bizler gibi bir insanoğlundan başkası değilsin. Zaten aslında, senin yalancı olduğundan kuşkumuz yok!"
"Sen de sırf bizim gibi bir insansın. Senin kesinlikle yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
"Sen sadece bizim gibi bir insansın ve biz senin yalan söylediğini sanıyoruz."
'Sen sadece bizim gibi bir insansın ve biz senin yalan söylediğine inanıyoruz.'
Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Doğrusu biz seni muhakkak yalancılardan sanıyoruz.
Sen bizim gibi bir beşerden başka nesin, doğrusu biz seni her halde yalancılardan sanıyoruz
"Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Kesinlikle yalancı olduğunu düşünüyoruz."
"Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Kesinlikle yalancı olduğunu düşünüyoruz."
"Sen de bizim gibi bir beşerden başka bir şey değilsin. Kesinlikle yalancı olduğunu düşünüyoruz."
"Siz, yalnızca benzerimiz olan bir beşerden başkası değilsin ve biz senin gerçekte yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
"Sen bizim gibi bir beşerden başkası değilsin. Biz senin muhakkak yalancılardan olduğunu zannediyoruz".
Bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Doğrusu biz, seni yalancılardan sanıyoruz.
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Sen ancak bizim gibi bir beşersin ve muhakkak biz seni yalancılardan sanıyoruz."
"Sen de bizim gibi bir insansın, biz seni mutlaka yalancılardan sanıyoruz."
Sen sadece bizim gibi bir beşersin. Senin gerçekten yalancılardan biri olduğunu düşünüyoruz.
Oysa bizim gibi bir insandan başka bir şey değilsin. Bize göre sen, sadece bir yalancısın.
Sen, sadece bizim gibi bir insansın. Gerçekten senin yalancı olduğunu sanıyoruz.
Sen, sadece bizim gibi bir insansın. Gerçekten senin yalancı olduğunu sanıyoruz.
"Sen bizim gibi bir insandan başka şey değilsin. Biz senin yalancılardan olduğunu düşünüyoruz."
They added: "you are only a mortal like us wherefore you could not be singled out for Prophethood. In fact we do think you are a pathological liar".
You are nothing but a man like us. In fact we think you are a liar.
"Thou art no more than a mortal like us, and indeed we think thou art a liar!
you are only a mortal like us. Indeed we believe that you are an utter liar.
You are nothing but a human being like ourselves. We think you are a liar.
"You are but a human being like us and verily, we think that you are one of the liars!
You are just a human being like us, and we indeed consider you to be a liar.
`And you are but a human being like ourselves; as a matter of fact we believe you to be of the liars.
thou art naught but a mortal, like us; indeed, we think that thou art one of the liars.
"You are just a human being like us. The only difference is, you are a liar!"
and thou art only a mortal like ourselves; and, verily, we think that thou art surely of the liars;
"You are nothing but a human being like us, and we think you are one of those who lie."
Thou art no more than a man, like unto us; and we do surely esteem thee to be a liar.
Said they, "You art only of the bewitched;
And in no way are you (anything) except a mortal, like us, and decidedly we surmise that you are indeed one of the liars.
Thou art but a mortal like us, and lo! we deem thee of the liars.
You are nothing but a man like us, and we think you are a liar.
for thou art nothing but a mortal like ourselves! And, behold, we think that thou art a consummate liar!
Also, you are only a human being like us, and we think you are indeed a liar.
"And you are nothing but a human being like us, and we think you are one of those who lie. "
"You are no more than a human being like us. In fact, we think you are a liar.
You are but a man like ourselves, and indeed, we think you are among the liars.
“And thou art only a mortal like us; and we consider thee a liar.
For, you are nothing but a mortal like us. And, behold, We think that you are one of the liars.
"You are no more than a human like us: And really, we think that you one of the liars!
You are no more than a human like us, and in fact we consider you to be one of the liars.
"Andyou are nothing but a human being like us, and we think you are one of those who lie."