Diyanet İşleri
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 24. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ
ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Şuarâ 10–68 3
"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."
"Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir."
Firavun, "Alemlerin Rabbi de nedir?" dedi.
Musa, "O, göklerin ve yerin ve her ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanırsanız bu böyledir."
Firavun, etrafındakilere (alaycı bir ifade ile) "dinlemez misiniz?" dedi.
Musa, "O, sizin de Rabbiniz, geçmiş atalarınızın da Rabbidir" dedi.
Firavun, "Bu size gönderilen peygamberiniz, şüphesiz delidir" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 23–25. ayetler için yazılmıştır.
23. “Firavun: Âlemlerin Rabbi (dediğin de) nedir? dedi” Firavun bu sözleriyle zalimce ve büyüklük taslayarak Rabbini inkâra yöneldi. Halbuki o, Mûsâ’nın davet ettiği şeyin doğru olduğuna içten içe kesinlikle inanıyordu.
24. Mûsâ şu cevabı verdi: “Göklerin, yerin ve onlarla arasında bulunanların Rabbidir.” Yani ulvi âlemi ve süfli âlemi yaratıp bütün bu kainatı yöneten, işlerini idare eden ve çeşitli yollarla rububiyeti ile terbiye edendir. Sizler de buna dahilsiniz, ey muhataplar! O halde nasıl olur da bütün varlıkların yaratıcısını, gökleri ve yeri yoktan var edeni nasıl inkâr edebilirsiniz? “Eğer kesin bilgiye sahipseniz (bunun böyle olduğunu anlarsınız)”
25. Firavun ise yüzünü ekşiterek ve hayretle: Bu adamın neler söylediğini “duymuyor musunuz?!” dedi. Bunun üzerine Mûsâ şöyle devam etti:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam-, Firavun'a cevap vererek şöyle dedi: "O, bütün yaratılmışların Rabbidir. O; göklerin, yerin ve her ikisinin arasında bulunanların Rabbidir. Eğer kesin olarak inanıyorsanız bu böyledir. Şüphesiz O, onların Rabbidir. Yalnız O'na ibadet edin."
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de tıpkı böyle, bunların dedikleri gibi demişti.…
Aynı kök: يقن (28 geçiş)
(156-157) Bir de inkarlarından ve Meryem'e büyük bir iftira atmalarından ve "Biz Allah'ın peygamberi Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük" demelerinden…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa ise) "Kesin inananlar olursanız, (bilin ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir." demişti. dipnot 1
(Musa): "Eğer gerçeğe boyun eğeceksen, (bil ki) O göklerin, yerin ve bunlar arasındaki her şeyin Rabbidir!"
(Musa:) "Eğer gerçekten (doğruyu) öğrenmek ve (onu) yürekten benimsemek istiyorsanız (söyleyeyim;) göklerin, yerin ve bu ikisi arasında var olan her şeyin Rabbi(dir O)!" diye cevap verdi.
(Musa) dedi ki: "Semaların, arzın ve ikisi arasında olan şeylerin Rabbi (Esma'sından meydana getireni), eğer yakin ehliyseniz (bilirsiniz)!"
Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)."
Musa cevap verdi: Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız, (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.
"Göklerin, Yeryüzünün ve İkisi Arasındaki Her Şeyin Efendisidir; eğer kesin inancınız varsa?"
Musa şöyle cevap verdi: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız; O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir."
Dedi ki, "Kesinlikle gerçeği onaylayacaksanız O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Efendisidir."
Dedi ki, 'Kesinlikle inanacaksanız O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir.'
(Musa): "O, göklerin, yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbidir; eğer gerçeği kesin olarak görüyorsanız." dedi.
Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbı, eğer ehli yakin iseniz dedi
Musa: "Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.
Musa: "Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.
Musa: " Eğer bütün gerçekliği ile doğruyu bilmek istiyorsanız, bilesiniz ki O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabb'idir." dedi.
Dedi ki: "Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin rabbidir. Eğer 'kesin bilgiyle inanıyorsanız' (böyledir)."
(Muusa): "Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan şeylerin Rabbidir. Eğer hakıykatı yakıynen bilmiye ehil kimselerseniz (Onun birliğine iman edin)" dedi.
Dedi ki: Göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabbıdır. Eğer siz yakin getirenlerden iseniz.
(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Dedi ki: “Eğer yakin sahibi iseniz, (biliniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir.”
(Musa): "Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbidir. Eğer gerçekten inanan kimseler iseniz (bunu anlarsınız)," dedi.
(Musa:) "O; göklerin, yerin ve ikisi arasında olan her şeyin Rabbi /Sahibidir! Eğer ona kesin olarak inanan kimselerseniz (bunu bilirsiniz)."
Musa; "kesin kanaat sahibi olmak istiyorsanız o; göklerin, yerin ve ikisi arasında olan her şeyin sahibidir" dedi.
Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin Rabbi. Eğer yakinen anlayabilirseniz, dedi.
-Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin sahibidir, eğer gerçekten anlayabilirseniz... dedi.
Dedi: "Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin Rabbi. Eğer iyice anlayıp inanıyorsanız."
"The Ilah and Creator of the heavens and the earth" Mussa said, "and of all that is in between if you and your people care to know the truth".
Moses replied, ‘He is the Lord of the heavens and earth and everything between them. If you would only have faith!’
(Moses) said: "The Lord and Cherisher of the heavens and the earth, and all between,- if ye want to be quite sure."
Moses answered: "The Lord of the heavens and the earth and of all that is between them, if you were only to believe." dipnot 1
He said, ‘The Lord of the heavens and the earth and everything between them if you knew for sure. ’
[Mûsâ (Moses)] said: "The Lord of the heavens and the earth, and all that is between them, if you seek to be convinced with certainty."
He said, ‘The Lord of the heavens and the earth and whatever is between them, —should you have conviction. ’
(Moses) said, `(In respect of apace) He is the Lord of the heavens and the earth and of all that lies between the two; if you (and your companions) be convinced (of this true knowledge and have faith in Him). '
He said, 'The Lord of the heavens and earth, and what between them is, if you have faith. '
Moses replied: "He is the Lord of the heavens and the earth, and everything in between. Do not have the least doubt about this."
Said he, 'The Lord of the heavens and the earth and what is between the two, if ye are but sure. '
He said, "The Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if you are aware."
Moses answered, the Lord of heaven and earth, and of whatever is between them: If ye are men of sagacity.
Said Pharaoh, "Who is the Lord of the Worlds? "
He said, "The Lord of the heavens and the earth and whatever is between them (both), in case you have certitude. "
(Moses) said: Lord of the heavens and the earth and all that is between them, if ye had but sure belief.
(Moses) said: "The Lord of the heavens and the earth and all that lies between them, if you can believe. "
[Moses] answered: "[He is] the Sustainer of the heavens and the earth and all that is between them: if you would but [allow yourselves to] be convinced!"
Moses replied, "˹He is˺ the Lord of the heavens and the earth and everything in between, if only you had sure faith."
He said: "The Lord of the heavens and the Earth and all that is between them, if you are aware. "
He said, "The Lord of the heavens and the earth, and everything between them. You should be certain about this."
[Moses] said, "The Lord of the heavens and earth and that between them, if you should be convinced. "
He said: “The Lord of the Heavens and the Earth and what is between them; if you are certain––”
Moses said, "Lord of the heavens and the earth and all that is between them; if you allow yourselves to be convinced. " (43:51, 79:24).
Said (Musa): "The Lord and Cherisher (Rab) of the heavens and the earth, and all between— If you want to be quite sure. "
He (Mūsā) said, "Lord of the heavens and the earth and whatever there is between them, if you are to believe"
He said: "The Lord of the heavens and the earth and what is between them, if you are aware."