Diyanet İşleri
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 204. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" Şuarâ 192–212 3
(201-203) Onlar, farkında olmadan ansızın kendilerine gelecek olan elem dolu azabı görüp de, "Bize mühlet verilmez mi?" demedikçe, ona inanmazlar.
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
204. “Şimdi bunlar” hiçbir şekilde küçümsenemeyecek, basit görülemeyecek, pek büyük ve can yakıcı olan “azabımızın mı çabucak gelmesini istiyorlar?” Onları aldatan nedir? Onların böyle bir azaba katlanabilecek kadar güçleri ve takatleri mi var ki? Yoksa bu azabı geri püskürtebilecek yahut bu azap geldiği takdirde onu kaldırabilecek bir güce mi sahipler? Yoksa onlar, bizim aciz olduğumuzu, böyle bir azabı getiremeyeceğimizi mi zannederler?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu kâfirler şöyle söyleyerek azabımızın gelmesinde acele ediyorlar: "İddia ettiğin üzere göklerin üzerimize parçalar halinde azap indirmesine kadar sana asla iman etmeyeceğiz."
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…
Aynı kök: عجل (47 geçiş)
Andolsun, Musa size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Azabımızı acele mi istiyorlar?
Ne! Şimdi onlar azabımızın hemen gelmesini mi istiyorlar?
O halde, azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
Azabımızın kendilerinde açığa çıkmasını acele mi istiyorlar?
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
(Durmadan mucize talebiyle) onlar bizim azabımızı mı çarçabuk istiyorlardı?
Cezamızı, ivedi olarak mı istiyorlar?
Onlar, azabımızın çabuk gelmesini mi istiyorlar?
Onlar, hala cezamıza karşı meydan mı okuyorlar?
Onlar, hala cezamıza karşı meydan mı okuyorlar?
Acaba azabımızın acele gelmesini mi istiyorlar?
Ya şimdi azabımızı iviyorlar mı?
Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Yoksa azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Onlar yine de azabımızı çabuklaştırmak mı istiyorlar?
Onlar haala azabımızı çabuklatdırmak mı istiyorlar?
Bizim azabımızı mı çabucak istiyorlardı.
(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.
Onlar yine de azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
Hala bizim azabımızı mı acele istiyorlar (doğru söyleyenlerden isen bizi tehdid ettiğin azabı getir mi diyorlar)?
Azabımızın bir an önce gelmesini mi istiyorlar?
Yoksa onlar azabımızın çarçabuk gelmesini mi istiyorlar?
Oysa onlar, bir an önce azabımız için acele etmiyorlar mıydı?
Oysa onlar, bir an önce azabımız için acele etmiyorlar mıydı?
Bizim azabımızı acele mi istiyorlar?
Do they mockingly and defiantly wish to hasten Our retributive punishment!
How can they ask that Our punishment be brought to them sooner?
Do they then ask for Our Penalty to be hastened on?
Do they really want Our chastisement to be expedited?
Do they want to hasten Our punishment?
Would they then wish for Our Torment to be hastened on?
So do they seek to hasten on Our punishment?
Is that why they seek to expedite Our punishment?
What, do they seek to hasten Our chastisement?
They are the ones who challenged Me to punish them (and now, that their wish is granted, they come with another wish!)
What! do they wish to hasten on our torment?'
Was it not their wish that Our punishment be hastened?
Do they therefore desire our punishment to be hastened?
They will say, "Shall we be reprieved?"
So, do they seek to hasten Our torment?
Would they (now) hasten on Our doom?
Do they wish Us then to hasten the punishment?
Do they, then, [really] wish that Our chastisement be hastened on?
Do they ˹really˺ seek to hasten Our torment?
Was it not their wish that Our punishment be hastened
Did they not challenge our retribution?
So for Our punishment are they impatient?
Is it then Our punishment they seek to hasten?
Do they wish that Our Requital come to them quickly?
Then do they ask them for Our Penalty to be hurried on?
Is it then Our punishment that they are trying to hasten up?
Was it not their wish that Our punishment be hastened?