Diyanet İşleri
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 53. ayet. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ ve Firavun Şuarâ 10–68 3
Sihirbazlar şöyle dediler: "Zararı yok, mutlaka Rabbimize döneceğiz."
"(Burada) ilk inananlar biz olduğumuz için şüphesiz Rabbimizin, hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz."
Biz Musa'ya, "Kullarımı geceleyin yola çıkar, muhakkak ki takip edileceksiniz" diye vahyettik.
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Dedi ki, "Bunlar pek az ve önemsiz bir topluluktur."
"Şüphesiz onlar bize öfke duyuyorlar."
"Ama biz uyanık ve tedbirli bir topluluğuz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 53–56. ayetler için yazılmıştır.
53-55. “Firavun şehirlere” İsrailoğullarını cezalandırmak üzere insanları bir araya getirmek için “toplayıcı adamlar gönderdi.” Kavmini gayrete getirmek kastıyla da şunları söylüyordu: “Gerçekten bunlar” yani İsrailoğulları “az bir topluluktur. Ve onlar bizi gerçekten kızdırdılar.” O bakımdan bizim, şu bizden kaçmış bulunan bu kaçkın kölelerden, bizi öfkelendirmelerinin intikamını almamız kaçınılmaz bir şeydir.
56. “Biz ise uyanık ve tedbirli bir topluluğuz.” Yani onların hepsine karşı tedbirliyiz. Onlar, hepimizin düşmanıdır. Dolayısıyla onların üzerine gitmekte hepimizin maslahatı da ortaktır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu sırada Firavun ise İsrailoğulları'nın Mısır'dan ayrılışlarını öğrenince bazı askerlerini onları geri döndürmek için asker toplayıcılar olarak şehirlere gönderdi.
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Onlar şöyle dediler: "Musa'yı ve kardeşini (bir süre) beklet (haklarında bir işlem yapma) ve şehirlere toplayıcılar yolla."
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Dediler ki: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcı adamlar gönder."
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Hemen (adamlarını) topladı ve onlara seslendi:
Aynı kök: مدن (27 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Firavun, "Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu halkını oradan çıkarmak için şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. Göreceksiniz!"
Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Diriliş
Sonra onların ardından Musa'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri)…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar göndermişti.
Derken, Firavun bütün kentlere (asker) toplayıcı görevliler yolladı.
Bu arada Firavun şehirlere münadiler çıkarıp
Firavun, şehirlere haberciler saldı. . .
Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:
Bunun üzerine, Firavun, yörelere toplayıcılar gönderdi.
- Bu arada Firavun, şehirlere, "Doğrusu bunlar, bizi öfkelendiren döküntü azınlıklardır; elbette hepimiz uyanık olmalıyız" diyen haberciler gönderdi.
Firavun, kentlere kitle propagandacıları gönderdi:
Firavun, kentlere kitle propagandacıları gönderdi:
Firavun da şehirlere asker toplayıcılar gönderdi;
Firavn de şehirlere asker toplayıcılar gönderdi
Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.
Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.
Derken Firavun, şehirlere toplayıcılar gönderdi.
Bunun üzerine Firavun şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Fir'avn da şehirlere toplayıcılar gönderdi.
Bunun üzerine Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi.
(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Fir'avn, (İsrail oğullarının gittiğini duyunca) kentlere (asker) toplayıcılar gönderdi.
Firavun hemen şehirlere adam toplayacak kişiler gönderdi.
Firavun hemen kentlere toplayıcılar gönderdi.
Firavun ise şehirlere toplayıcılar gönderip:
Firavun ise şehirlere toplayıcılar gönderip:
Bunun üzerine Firavun, kentlere toplayıcılar gönderdi:
Pharaoh sent Messengers to all his cities to call up the people to organize themselves for the hindrance and the defeat of Mussa and his people by contrary measures"
Pharaoh sent messengers into the cities, proclaiming,
Then Pharaoh sent heralds to (all) the Cities,
Then Pharaoh sent heralds to the cities (to mobilise troops)
Pharaoh sent marshals into the cities:
Then Fir‘aun (Pharaoh) sent callers to (all) the cities.
Then Pharaoh sent heralds to the cities,
Pharaoh (when he came to know of the exodus) sent heralds to the towns to collect (troops and announce saying),
Then Pharaoh sent among the cities musterers:
Pharaoh sent his heralds to the cities.
And Pharaoh sent into the cities to collect;
So Pharaoh sent gatherers to the cities.
And Pharaoh sent officers through the cities to assemble forces, saying,
And We inspired Moses, saying, "Journey by night with my servants; verily, you are pursued. "
Then Firaawn sent among the cities musterers.
Then Pharaoh sent into the cities summoners,
Then the Pharaoh sent announcers to the cities,
And Pharaoh sent heralds unto all cities,
Then Pharaoh sent mobilizers to all cities,
So Pharaoh sent gatherers to the cities.
Pharaoh sent to the cities callers.
Then Pharaoh sent among the cities gatherers
And Pharaoh sent into the cities gatherers:
In the meantime, Pharaoh sent couriers to the cities.
Then Firon (Pharaoh) sent news to (all) the Cities,
So Pharaoh sent into the cities (his) men to muster (people)
So Pharaoh sent gatherers to the cities.