Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 104. ayet

Şuarâ suresi, 104. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 101–107 · surenin 104. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 101

    "Candan bir dostumuz da yok."

  2. Şuarâ 102

    "Keşke (dünyaya) bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

  3. Şuarâ 103

    Elbet bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmiş değillerdi.

  4. 104

    Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi olandır, çok merhametli olandır.

  5. Şuarâ 105

    Nuh'un kavmi de Peygamberleri yalanladı.

  6. Şuarâ 106

    Hani kardeşleri Nuh, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

  7. Şuarâ 107

    "Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 96–104. ayetler için yazılmıştır.

96-98. “Onlar” yani İblis’in azgın orduları, tapındıkları put ve heykellerle “çekişerek derler ki: Allah’a yemin olsun ki biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeydik. Çünkü sizi” ibadet, sevgi, korku, ümit vb. hususlarında “âlemlerin Rabbi ile denk tutuyorduk.” Ve O’na dua ve ibadet ettiğimiz gibi size de dua ve ibadet ediyorduk. Böylelikle kendi sapıklıklarını açıkça görmüş olacaklardır. Yüce Allah’ın kendilerini cezalandırmaktaki adaletini ve bu cezanın son derece yerinde olduğunu ikrar ve itiraf edeceklerdir. Onlar, bu sahte ilahlarını ancak ibadet hususunda âlemlerin Rabbine denk kabul ediyorlardı. Yoksa yaratmada denk tutmuyorlardı. Buna delil ise “âlemlerin Rabbi” sözleridir. Yani onlar, Allah’ın bütün âlemlerin Rabbi olduğunu ve bu arada kendi put ve heykellerinin de rabbi olduğunu ikrar ve itiraf ediyorlardı.

99. “Ama bizi günahkârlardan başkası” doğruluk ve hidâyet yolundan “saptırmadı.” Onlar, bizi bunun yerine sapıklığın ve fıskın yoluna çağırdılar. Sözü edilen günahkarlar, cehennem ateşine çağıran önderlerdir.

100-101. “Artık bizim” bu vakitte bizi azaptan kurtarmak için bize şefaat edecek “ne bir şefaatçimiz var. Ne de candan bir dostumuz.” Dünyada görülegeldiği üzere asgari bir miktarda bize fayda sağlayacak samimi bir yakınımız da yok. Böylelikle her türlü hayırdan yana ümitlerini kesmiş olacaklar, kazandıklarının karşılığını görecekler. Salih amel işlemek maksadıyla dünyaya döndürülmeyi temenni ederek şöyle diyecekler:

102. “Keşke (dünyaya) dönme imkânımız olsa da” oraya döndürülsek de “mü’minlerden olsak?” Bu yolla da azaptan kurtulup mükâfatı hak etsek? Ama ne mümkün! Onlaırn bu arzularını gerçekleştirmelerine müsaade edilmeyecektir. Zira artık onların rehin alınan canları, kesinlikle salınmayacaktır.

103-104. “Şüphesiz bunda” size sözünü ettiğimiz ve anlattığımız bu hususlarda sizin için “bir ibret vardır. Fakat” bunca âyetin indirilmiş olmasına rağmen “onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Şüphesiz ki senin Rabbin Azîz'dir. (Hiç kimse O'na galip gelemez) Düşmanlarından intikam alandır ve onlardan tövbe edenlere de çok merhametlidir.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِنَّ ve inne şüphesiz
  2. رَبَّكَ rabbeke Rabbin kök: ربب
  3. لَهُوَ lehuve O'dur
  4. ٱلْعَزِيزُ l-azizu üstün olan kök: عزز
  5. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu merhamet eden kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Ona "Allah'tan kork" denildiği zaman, gururu onu daha da günaha sürükler. Artık böylesinin hakkından cehennem gelir. O ne kötü yataktır!

  • Aynı kök: عزز (120 geçiş) · Ortak kavram: İzzet

    Size apaçık deliller geldikten sonra, eğer yine de yan çizerseniz, bilin ki Allah, gerçekten mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ne ki senin rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.

Muhammed Esed

Ve şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir.

Ahmed Hulusi

Kesinlikle Rabbin "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Ve şüphesiz senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

- Bunda şüphesiz bir ders vardır, ama çoğu inanmamaktadır. Doğrusu Rabbin, güçlüdür, acıyandır.

Edip Yüksel

Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahim'dir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahim'dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve şüphesiz ki, Rabbin çok güçlü ve çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şüphesiz ki rabbın o öyle aziz öyle rahim

Erhan Aktaş

Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz senin Rabbin Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz senin Rabb'in Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Gültekin Onan

Ve şüphesiz senin rabbin güçlü ve üstün olandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Senin Rabbin, muhakkak ki O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Muhakkak ki Rabbın, elbette o; Aziz'dir, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(90-104) Cennet sakınanlar için yaklaştırıldı, cehennem azgınlara gösterildi / ibraz edildi ve nerede Allah’ın dışında taptıklarınız? Yardım edebiliyorlar mı veyahut yardım görüyorlar mı? diye onlara soruldu. Azgınlar ve iblisin ordularının hepsi ona / cehenneme, yüzüstü / yere kapaklanmış halde atılırlar. Orada çekişirlerken / hasımlaşırlarken derler ki, Allah'a yemin olsun biz kesinlikle a paçık bir sapıklık içindeydik, alemlerin rabbi ile sizleri / başka taptıklarımızı aynı seviyede tutuyorduk. Bizleri ancak siz suçlular saptırdınız, bize ne bir aracı / bir şefaatçi ve de candan bağlı biri yoktur, bize bir defa daha / bir kere daha verilse de inananlardan olsak. İşte bu kesinlikle ayettir onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı. Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz senin Rabbin mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

Süleyman Ateş

Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.

Süleymaniye Vakfı

Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Senin Rabbin hem güçlü hem de ikram sahibidir.

Şaban Britch

Elbette Rabbin, çok güçlüdür, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Rabbin güçlüdür, merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve kuşkusuz senin Rabbindir o mutlak Aziz, mutlak Rahim.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Allah, your Creator, is indeed AL-Aziz and AL-Rahim.

Abdul Haleem

your Lord alone is the Almighty, the Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

And verily thy Lord is He, the Exalted in Might, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Verily Your Lord is Immensely Mighty, Ever Compassionate.

Aisha Bewley

Truly your Lord is the Almighty, the Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And verily, your Lord, He is truly the All-Mighty, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Indeed your Lord is the All-mighty, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And of course your Lord, He is the All-Mighty (to crush and obliterate His enemies and), the Ever Merciful (to the supporters of true faith).

Arthur John Arberry

Surely thy Lord, He is the All-mighty, the All-compassionate.

Bijan Moeinian

Your Lord is the Almighty, Most Merciful.

E. Henry Palmer

and, verily, thy Lord He is mighty and merciful.

Edip-Layth

Your Lord is the Noble, the Compassionate.

George Sale

Thy Lord is the mighty, the merciful.

Hamid S. Aziz

Verily, in this is indeed a sign, yet most of them are not believers!

Mahmoud Ghali

And surely your Lord, He is indeed The Ever-Mighty, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And lo, thy Lord! He is indeed the Mighty, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily your Lord is mighty and merciful.

Muhammad Asad

But, verily, thy Sustainer - He alone - is almighty, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

And your Lord is certainly the Almighty, Most Merciful.

Progressive Muslims

And your Lord is the Noble, the Merciful.

Rashad Khalifa

Your Lord is the Almighty, Most Merciful.

Sahih International

And indeed, your Lord - He is the Exalted in Might, the Merciful.

Sam Gerrans

And thy Lord: He is the Exalted in Might, the Merciful.

Shabbir Ahmed

And verily, your Lord! He is Almighty, Merciful. (He gives you sustenance for body and mind).

Syed Vickar Ahamed

And surely your Lord is He (Who is) the Almighty (Al-Aziz), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

and indeed your Lord is the Mighty, the Merciful.

The Monotheist Group

And your Lord is the Noble, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 104. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 104. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 104. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩