26. sure

Şuarâ Suresi الشعراء

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9 karşılaştır — "Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller
  2. Mûsâ ve Firavun 10–68 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  3. İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104 karşılaştır — İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi
  4. Nûh 105–122 karşılaştır — Nûh
  5. Hûd ve Âd kavmi 123–140 karşılaştır — Hûd ve Âd kavmi
  6. Sâlih ve Semûd kavmi 141–159 karşılaştır — Sâlih ve Semûd kavmi
  7. Lût 160–175 karşılaştır — Lût
  8. Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191 karşılaştır — Şu'ayb ve Eyke halkı
  9. Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212 karşılaştır — Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi"
  10. "En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227 karşılaştır — "En yakın akrabanı uyar"; şairler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

"Mü'min olmuyorlar diye üzülme"; yerdeki deliller 1–9

  1. Şuarâ suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 1. ayet. طسٓمٓ

    ṭâ-sîn-mîm.

    Hasan Basri Çantay

    Taa, Sin, Mim.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 1. ayet

  2. Şuarâ suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 2. ayet. تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    tilke âyâtü-lkitâbi-lmübîn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunlar o hakikatleri açıklayan kitabın ayetleridir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 2. ayet

  3. Şuarâ suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 3. ayet. لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    le`alleke bâḫi`un nefseke ellâ yekûnû mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Habibim) Onlar mü'min olmayacaklar diye aadeta kendine kıyacaksın!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 3. ayet

  4. Şuarâ suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 4. ayet. إِن نَّشَأْ نُنَزِّلْ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ ءَايَةً فَظَلَّتْ أَعْنَٰقُهُمْ لَهَا خَٰضِعِينَ

    in neşe' nünezzil `aleyhim mine-ssemâi âyeten feżallet a`nâḳuhüm lehâ ḫâḍi`în.

    Hasan Basri Çantay

    Eğer dilersek biz onların tepesine gökden bir ayet indiriveririz de ona boyunları eğilekalır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 4. ayet

  5. Şuarâ suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 5. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهُ مُعْرِضِينَ

    vemâ ye'tîhim min ẕikrim mine-rraḥmâni muḥdeŝin illâ kânû `anhü mü`riḍîn.

    Hasan Basri Çantay

    Kendilerine O çok esirgeyici (Allah) dan (vahy ile) yeni bir öğüd gelmeye dursun, ille bundan yüz çeviricidirler onlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 5. ayet

  6. Şuarâ suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 6. ayet. فَقَدْ كَذَّبُوا۟ فَسَيَأْتِيهِمْ أَنۢبَٰٓؤُا۟ مَا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    feḳad keẕẕebû feseye'tîhim embâü mâ kânû bihî yestehziûn.

    Hasan Basri Çantay

    Şimdi (kat'i suretde) tekzib etdiler. (Fakat) istihza edegeldikleri (hakıykatların mühim) haberleri yakında onlara gelecekdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 6. ayet

  7. Şuarâ suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 7. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَى ٱلْأَرْضِ كَمْ أَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ زَوْجٍ كَرِيمٍ

    evelem yerav ile-l'arḍi kem embetnâ fîhâ min külli zevcin kerîm.

    Hasan Basri Çantay

    Yer (yüzün) e bir bakmadılar mı ki biz orada her güzel çiftden nice nebatlar bitirdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 7. ayet

  8. Şuarâ suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 8. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki bunlardan (Hakkın kemal-i kudretine) elbet birer, nişane vardır. (Fakat) onların çoğu iman edici değildirler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 8. ayet

  9. Şuarâ suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 9. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Şüphesiz ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 9. ayet

Mûsâ ve Firavun 10–68

  1. Şuarâ suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 10. ayet. وَإِذْ نَادَىٰ رَبُّكَ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱئْتِ ٱلْقَوْمَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veiẕ nâdâ rabbüke mûsâ eni-'ti-lḳavme-żżâlimîn.

    Hasan Basri Çantay

    (10-11) Hani Rabbin Musaya: "O zaalimler güruhuna, Fir'avnın kavmine git. Haala (fenalıkdan) sakınmayacaklar mı onlar?" diye nida etmişdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 10. ayet

  2. Şuarâ suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 11. ayet. قَوْمَ فِرْعَوْنَ أَلَا يَتَّقُونَ

    ḳavme fir`avn. elâ yetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    (10-11) Hani Rabbin Musaya: "O zaalimler güruhuna, Fir'avnın kavmine git. Haala (fenalıkdan) sakınmayacaklar mı onlar?" diye nida etmişdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 11. ayet

  3. Şuarâ suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 12. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يُكَذِّبُونِ

    ḳâle rabbi innî eḫâfü ey yükeẕẕibûn.

    Hasan Basri Çantay

    O, dedi ki: "Rabbim, onların beni tekzib edeceklerinden cidden korkarım".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 12. ayet

  4. Şuarâ suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 13. ayet. وَيَضِيقُ صَدْرِى وَلَا يَنطَلِقُ لِسَانِى فَأَرْسِلْ إِلَىٰ هَٰرُونَ

    veyeḍîḳu ṣadrî velâ yenṭaliḳu lisânî feersil ilâ hârûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Benim de göğsüm daralır, dilim açılmaz. Onun için Haruuna (Cebraili) gönder (ona da peygamberlik ver)".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 13. ayet

  5. Şuarâ suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 14. ayet. وَلَهُمْ عَلَىَّ ذَنۢبٌ فَأَخَافُ أَن يَقْتُلُونِ

    velehüm `aleyye ẕembün feeḫâfü ey yaḳtülûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Hem onların benim aleyhimde bir suç (da'vaları) da var. Bundan dolayı beni öldürmelerinden korkarım".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 14. ayet

  6. Şuarâ suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 15. ayet. قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

    ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Allah) dedi: "Hayır. İkiniz de ayetlerimizle gidin. Şübhesiz ki biz sizinle beraberiz, (her şey'i) işidiciyiz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 15. ayet

  7. Şuarâ suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 16. ayet. فَأْتِيَا فِرْعَوْنَ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    fe'tiyâ fir`avne feḳûlâ innâ rasûlü rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    (16-17) "Haydi Fir'avna gidin de: — Biz, israil oğullarını beraberimizde yollayasın diye aalemlerin Rabbinin gönderdiği gerçek (iki) peygamberiz" deyin.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 16. ayet

  8. Şuarâ suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 17. ayet. أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    en ersil me`anâ benî isrâîl.

    Hasan Basri Çantay

    (16-17) "Haydi Fir'avna gidin de: — Biz, israil oğullarını beraberimizde yollayasın diye aalemlerin Rabbinin gönderdiği gerçek (iki) peygamberiz" deyin.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 17. ayet

  9. Şuarâ suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 18. ayet. قَالَ أَلَمْ نُرَبِّكَ فِينَا وَلِيدًا وَلَبِثْتَ فِينَا مِنْ عُمُرِكَ سِنِينَ

    ḳâle elem nürabbike fînâ velîdev velebiŝte fînâ min `umürike sinîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn) dedi ki: "Biz seni yeni doğmuş (bir çocuk) ken içimizde büyütmedik mi? Sen ömründen bir hayli seneler bizim aramızda kalmadın mı"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 18. ayet

  10. Şuarâ suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 19. ayet. وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ ٱلَّتِى فَعَلْتَ وَأَنتَ مِنَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    vefe`alte fa`leteke-lletî fe`alte veente mine-lkâfirîn.

    Hasan Basri Çantay

    "O yapdığın fi'li de sen işledin. Sen nankörlerdensin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 19. ayet

  11. Şuarâ suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 20. ayet. قَالَ فَعَلْتُهَآ إِذًا وَأَنَا۠ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    ḳâle fe`altühâ iẕev veenâ mine-ḍḍâllîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa) dedi: "Ben bunu o vakit bilmezlerden olarak yapdım".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 20. ayet

  12. Şuarâ suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 21. ayet. فَفَرَرْتُ مِنكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لِى رَبِّى حُكْمًا وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    feferartü minküm lemmâ ḫiftüküm fevehebe lî rabbî ḥukmev vece`alenî mine-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Sizden korkunca da hemen içinizden (bırakıb) kaçdım. Nihayet Rabbim bana bir hüküm verdi ve beni peygamberlerden yapdı".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 21. ayet

  13. Şuarâ suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 22. ayet. وَتِلْكَ نِعْمَةٌ تَمُنُّهَا عَلَىَّ أَنْ عَبَّدتَّ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    vetilke ni`metün temünnühâ `aleyye en `abbette benî isrâîl.

    Hasan Basri Çantay

    "Bana karşı imtinan etdiğin (başıma kakdığın) o ni'met, Israil oğullarını kendine kul (köle) edindiğin içindi".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 22. ayet

  14. Şuarâ suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 23. ayet. قَالَ فِرْعَوْنُ وَمَا رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâle fir`avnü vemâ rabbü-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    Fir'avn dedi ki: "Aalemlerin Rabbi (dediğin) nedir"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 23. ayet

  15. Şuarâ suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 24. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    ḳâle rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ. in küntüm mûḳinîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa): "Göklerin, yerin ve bunların arasında bulunan şeylerin Rabbidir. Eğer hakıykatı yakıynen bilmiye ehil kimselerseniz (Onun birliğine iman edin)" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 24. ayet

  16. Şuarâ suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 25. ayet. قَالَ لِمَنْ حَوْلَهُۥٓ أَلَا تَسْتَمِعُونَ

    ḳâle limen ḥavlehû elâ testemi`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn) etrafında bulunan kimselere dedi ki: "İşitmiyor musunuz"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 25. ayet

  17. Şuarâ suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 26. ayet. قَالَ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    ḳâle rabbüküm verabbü âbâikümü-l'evvelîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa sözüne devamla:) "(O) sizin de, evvelki atalarınızın da Rabbidir" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 26. ayet

  18. Şuarâ suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 27. ayet. قَالَ إِنَّ رَسُولَكُمُ ٱلَّذِىٓ أُرْسِلَ إِلَيْكُمْ لَمَجْنُونٌ

    ḳâle inne rasûlekümü-lleẕî ürsile ileyküm lemecnûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn) "Her halde size gönderilen (bu) peygamberiniz, dedi, mutlak delidir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 27. ayet

  19. Şuarâ suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 28. ayet. قَالَ رَبُّ ٱلْمَشْرِقِ وَٱلْمَغْرِبِ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِن كُنتُمْ تَعْقِلُونَ

    ḳâle rabbü-lmeşriḳi velmagribi vemâ beynehümâ. in küntüm ta`ḳilûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa yine devamla) dedi ki: "(O) Meşrıkla mağribin ve ikisi arasında bulunan her şeylerin Rabbidir. Eğer aklınızı kullanırsanız (idrak edersiniz)".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 28. ayet

  20. Şuarâ suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 29. ayet. قَالَ لَئِنِ ٱتَّخَذْتَ إِلَٰهًا غَيْرِى لَأَجْعَلَنَّكَ مِنَ ٱلْمَسْجُونِينَ

    ḳâle leini-tteḫaẕte ilâhen gayrî leec`alenneke mine-lmescûnîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn): "Andolsun, dedi, eğer benden başka bir Tanrı edinirsen seni muhakkak ve muhakkak zindana girenlerden ederim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 29. ayet

  21. Şuarâ suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 30. ayet. قَالَ أَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَىْءٍ مُّبِينٍ

    ḳâle evelev ci'tüke bişey'im mübîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa) dedi ki: "Sana apaçık bir şey getirdimse de mi (zindana atacaksın)"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 30. ayet

  22. Şuarâ suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 31. ayet. قَالَ فَأْتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    ḳâle fe'ti bihî in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn): "Doğru söyleyenlerdensen haydi getir onu" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 31. ayet

  23. Şuarâ suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 32. ayet. فَأَلْقَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

    feelḳâ `aṣâhü feiẕâ hiye ŝü`bânüm mübîn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine (Muusa) asaasını bırakıverdi. Birde (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 32. ayet

  24. Şuarâ suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 33. ayet. وَنَزَعَ يَدَهُۥ فَإِذَا هِىَ بَيْضَآءُ لِلنَّٰظِرِينَ

    veneza`a yedehû feiẕâ hiye beyḍâü linnâżirîn.

    Hasan Basri Çantay

    Elini de çekib çıkardı. Bir de (ne görsünler) bu, temaşa edenler için bembeyaz (ve nuur saçan bir el) dir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 33. ayet

  25. Şuarâ suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 34. ayet. قَالَ لِلْمَلَإِ حَوْلَهُۥٓ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ عَلِيمٌ

    ḳâle lilmelei ḥavlehû inne hâẕâ lesâḥirun `alîm.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn), çevresindeki ileri gelenlere: "Hiç şübhesiz, dedi, bu mutlak çok bilen bir büyücüdür".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 34. ayet

  26. Şuarâ suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 35. ayet. يُرِيدُ أَن يُخْرِجَكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِۦ فَمَاذَا تَأْمُرُونَ

    yürîdü ey yuḫriceküm min arḍiküm bisiḥrih. femâẕâ te'mürûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ki sizi büyüsiyle yerinizden (yurdunuzdan sürüb) çıkarmak diliyor. Şimdi (buna) ne buyurursunuz"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 35. ayet

  27. Şuarâ suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 36. ayet. قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَٱبْعَثْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    ḳâlû ercih veeḫâhü veb`aŝ fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bunu ve kardeşini, dediler, gecikdir (eğle), şehirlere toplayıcılar yolla da",

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 36. ayet

  28. Şuarâ suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 37. ayet. يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٍ

    ye'tûke bikülli seḥḥârin `alîm.

    Hasan Basri Çantay

    Çok bilen her büyücüyü sana getirsin (ler)".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 37. ayet

  29. Şuarâ suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 38. ayet. فَجُمِعَ ٱلسَّحَرَةُ لِمِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    fecümi`a-sseḥaratü limîḳâti yevmim ma`lûm.

    Hasan Basri Çantay

    Bu suretle muayyen bir günün belli bir vaktında bütün sihirbazlar bir araya getirildi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 38. ayet

  30. Şuarâ suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 39. ayet. وَقِيلَ لِلنَّاسِ هَلْ أَنتُم مُّجْتَمِعُونَ

    veḳîle linnâsi hel entüm müctemi`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    Ve insanlara da: "Siz de toplamalar mısınız?" denildi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 39. ayet

  31. Şuarâ suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 40. ayet. لَعَلَّنَا نَتَّبِعُ ٱلسَّحَرَةَ إِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    le`allenâ nettebi`u-sseḥarate in kânû hümü-lgâlibîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Umarız ki (bizimkiler) gaalib olurlarsa biz de (kendi) büyücüler (imiz) e uyarız".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 40. ayet

  32. Şuarâ suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 41. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالُوا۟ لِفِرْعَوْنَ أَئِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    felemmâ câe-sseḥaratü ḳâlû lifir`avne einne lenâ leecran in künnâ naḥnü-lgâlibîn.

    Hasan Basri Çantay

    Nihayet büyücüler gelince Fir'avna: "Muhakkak üstün gelirsek bize herhalde bir mükafat var mı?" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 41. ayet

  33. Şuarâ suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 42. ayet. قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ إِذًا لَّمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    ḳâle ne`am veinneküm iẕel lemine-lmüḳarrabîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn): "Evet, dedi, hem o takdirde siz elbet ve elbet (benim) en yakınlar (ım) dan (olacak) sınız".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 42. ayet

  34. Şuarâ suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 43. ayet. قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

    ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    Muusa onlara: "Ne atacaksınız (evvela) siz atın" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 43. ayet

  35. Şuarâ suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 44. ayet. فَأَلْقَوْا۟ حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا۟ بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    feelḳav ḥibâlehüm ve`iṣiyyehüm veḳâlû bi`izzeti fir`avne innâ lenaḥnü-lgâlibûn.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar da ipleri ve sopalarını atıb "Fir'avnın izzeti hakkı için gaalib olanlar elbet biziz biz!" dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 44. ayet

  36. Şuarâ suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 45. ayet. فَأَلْقَىٰ مُوسَىٰ عَصَاهُ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

    feelḳâ mûsâ `aṣâhü feiẕâ hiye telḳafü mâ ye'fikûn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine Muusa da asaasını bırakıverdi. Bir de (ne görsünler) o, (büyücüler) in düzer olduklarını yutuyor!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 45. ayet

  37. Şuarâ suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 46. ayet. فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

    feülḳiye-sseḥaratü sâcidîn.

    Hasan Basri Çantay

    Büyücüler derhal secde ediciler olarak (yere) kapandı (lar).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 46. ayet

  38. Şuarâ suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 47. ayet. قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâlû âmennâ birabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    (47-48) "Aalemlerin Rabbine, Muusa ile Haruunun Rabbine iman etdik dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 47. ayet

  39. Şuarâ suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 48. ayet. رَبِّ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    rabbi mûsâ vehârûn.

    Hasan Basri Çantay

    (47-48) "Aalemlerin Rabbine, Muusa ile Haruunun Rabbine iman etdik dediler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 48. ayet

  40. Şuarâ suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 49. ayet. قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ

    ḳâle âmentüm lehû ḳable en âẕene leküm. innehû lekebîrukümü-lleẕî `allemekümü-ssiḥr. felesevfe ta`lemûn. leüḳaṭṭi`anne eydiyeküm veercüleküm min ḫilâfiv veleüṣallibenneküm ecme`în.

    Hasan Basri Çantay

    (Fir'avn) dedi ki: "Ben size izin vermeden siz ona iman etdiniz ha! Hakıykat size büyüyü öğreten büyüğünüzmüş o! O halde yakında bileceksiniz. Herhalde sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesdireceğim, sizin topunuzu behemehal çarmıha gerdireceğim"!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 49. ayet

  41. Şuarâ suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 50. ayet. قَالُوا۟ لَا ضَيْرَ إِنَّآ إِلَىٰ رَبِّنَا مُنقَلِبُونَ

    ḳâlû lâ ḍayr. innâ ilâ rabbinâ münḳalibûn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "(Bunda) bize hiçbir zarar yok. Biz şübhesiz ki Rabbimize dönücüleriz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 50. ayet

  42. Şuarâ suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 51. ayet. إِنَّا نَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لَنَا رَبُّنَا خَطَٰيَٰنَآ أَن كُنَّآ أَوَّلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innâ naṭme`u ey yagfira lenâ rabbünâ ḫaṭâyânâ en künnâ evvele-lmü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Herhalde biz iman edenlerin ilki olduğumuz için Rabbimizin bizim günahlarımızı yarlığayacağını umarız".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 51. ayet

  43. Şuarâ suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 52. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِىٓ إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    veevḥaynâ ilâ mûsâ en esri bi`ibâdî inneküm müttebe`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    Muusaya: "Kullarımı gece yola çıkar. Çünkü ta'kib edileceksiniz" diye vahyetdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 52. ayet

  44. Şuarâ suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 53. ayet. فَأَرْسَلَ فِرْعَوْنُ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

    feersele fir`avnü fi-lmedâini ḥâşirîn.

    Hasan Basri Çantay

    Fir'avn da şehirlere toplayıcılar gönderdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 53. ayet

  45. Şuarâ suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 54. ayet. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَشِرْذِمَةٌ قَلِيلُونَ

    inne hâülâi leşirẕimetün ḳalîlûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ki bunlar (Israil oğulları) azar azar birer cemaatdir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 54. ayet

  46. Şuarâ suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 55. ayet. وَإِنَّهُمْ لَنَا لَغَآئِظُونَ

    veinnehüm lenâ legâiżûn.

    Hasan Basri Çantay

    "(Böyle iken) onlar mutlakaa bizi darıltıcıdırlar".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 55. ayet

  47. Şuarâ suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 56. ayet. وَإِنَّا لَجَمِيعٌ حَٰذِرُونَ

    veinnâ lecemî`un ḥâẕirûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Biz ise elbet uyanık bir cemaatiz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 56. ayet

  48. Şuarâ suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 57. ayet. فَأَخْرَجْنَٰهُم مِّن جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    feaḫracnâhüm min cennâtiv ve`uyûn.

    Hasan Basri Çantay

    (57-58) Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazinelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 57. ayet

  49. Şuarâ suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 58. ayet. وَكُنُوزٍ وَمَقَامٍ كَرِيمٍ

    vekünûziv vemeḳâmin kerîm.

    Hasan Basri Çantay

    (57-58) Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazinelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 58. ayet

  50. Şuarâ suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 59. ayet. كَذَٰلِكَ وَأَوْرَثْنَٰهَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    keẕâlik. veevraŝnâhâ benî isrâîl.

    Hasan Basri Çantay

    İşte (çıkarışımız) böyle oldu ve onlara İsrail oğullarını mirascı kıldık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 59. ayet

  51. Şuarâ suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 60. ayet. فَأَتْبَعُوهُم مُّشْرِقِينَ

    feetbe`ûhüm müşriḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    Derken (Fir'avncular) güneş doğarken onların arkalarına düşdüler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 60. ayet

  52. Şuarâ suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 61. ayet. فَلَمَّا تَرَٰٓءَا ٱلْجَمْعَانِ قَالَ أَصْحَٰبُ مُوسَىٰٓ إِنَّا لَمُدْرَكُونَ

    felemmâ terâe-lcem`âni ḳâle aṣḥâbü mûsâ innâ lemüdrakûn.

    Hasan Basri Çantay

    Vaktaki artık iki ordu birbirini görmüşdü. Muusanın ashaabı dedi ki: "Muhakkak erişilib yakalandık".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 61. ayet

  53. Şuarâ suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 62. ayet. قَالَ كَلَّآ إِنَّ مَعِىَ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    ḳâle kellâ. inne me`iye rabbî seyehdîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Muusa) "Hayır, dedi, şübhesiz ki Rabbim benimle beraberdir. O, beni (selamet) yol (una) iletecekdir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 62. ayet

  54. Şuarâ suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 63. ayet. فَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنِ ٱضْرِب بِّعَصَاكَ ٱلْبَحْرَ فَٱنفَلَقَ فَكَانَ كُلُّ فِرْقٍ كَٱلطَّوْدِ ٱلْعَظِيمِ

    feevḥaynâ ilâ mûsâ eni-ḍrib bi`aṣâke-lbaḥr. fenfeleḳa fekâne küllü firḳin keṭṭavdi-l`ażîm.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine Muusaya: "Asaanı denize vur" diye vahyetdik. (Vurunca) derhal (deniz) yarıldı, her parça (sı) kocaman dağ gibi oldu.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 63. ayet

  55. Şuarâ suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 64. ayet. وَأَزْلَفْنَا ثَمَّ ٱلْـَٔاخَرِينَ

    veezlefnâ ŝemme-l'âḫarîn.

    Hasan Basri Çantay

    Ötekileri de buraya yanaşdırdık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 64. ayet

  56. Şuarâ suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 65. ayet. وَأَنجَيْنَا مُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    veenceynâ mûsâ vemem me`ahû ecme`în.

    Hasan Basri Çantay

    Muusa ile maiyyetinde bulunan kimseleri topdan kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 65. ayet

  57. Şuarâ suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 66. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra öbürlerini (suda) boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 66. ayet

  58. Şuarâ suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 67. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunda elbette bir ibret vardı. (Fakat) onların çoğu iman etmiş değillerdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 67. ayet

  59. Şuarâ suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 68. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Şu muhakkak ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir. (Mü'minleri ise) çok esirgeyicidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 68. ayet

İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi 69–104

  1. Şuarâ suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 69. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ إِبْرَٰهِيمَ

    vetlü `aleyhim nebee ibrâhîm.

    Hasan Basri Çantay

    Onlara İbrahime aaid dosdoğru haberi de oku.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 69. ayet

  2. Şuarâ suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 70. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâ ta`büdûn.

    Hasan Basri Çantay

    Hani o, babasına ve kavmine: "Siz neye tapıyorsunuz?" demişdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 70. ayet

  3. Şuarâ suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 71. ayet. قَالُوا۟ نَعْبُدُ أَصْنَامًا فَنَظَلُّ لَهَا عَٰكِفِينَ

    ḳâlû na`büdü aṣnâmen feneżallü lehâ `âkifîn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Putlara tapıyoruz. Onun için bütün gün onlara vakf-ı hizmet etmekde sabit ve daimiz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 71. ayet

  4. Şuarâ suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 72. ayet. قَالَ هَلْ يَسْمَعُونَكُمْ إِذْ تَدْعُونَ

    ḳâle hel yesme`ûneküm iẕ ted`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    (İbrahim): "Siz, dedi, çağırdığınız vakit onlar sizi duyuyorlar mı"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 72. ayet

  5. Şuarâ suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 73. ayet. أَوْ يَنفَعُونَكُمْ أَوْ يَضُرُّونَ

    ev yenfe`ûneküm ev yeḍurrûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Yahud size (taparsanız) bir faide veya (tapmazsanız) bir zarar yapıyorlar mı"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 73. ayet

  6. Şuarâ suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 74. ayet. قَالُوا۟ بَلْ وَجَدْنَآ ءَابَآءَنَا كَذَٰلِكَ يَفْعَلُونَ

    ḳâlû bel vecednâ âbâenâ keẕâlike yef`alûn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Hayır, biz babalarımızı böyle bulduk (onlar da) böyle yapıyorlar (dı)".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 74. ayet

  7. Şuarâ suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 75. ayet. قَالَ أَفَرَءَيْتُم مَّا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    ḳâle eferaeytüm mâ küntüm ta`büdûn.

    Hasan Basri Çantay

    (75-76) (İbrahim): "Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 75. ayet

  8. Şuarâ suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 76. ayet. أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

    entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

    Hasan Basri Çantay

    (75-76) (İbrahim): "Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 76. ayet

  9. Şuarâ suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 77. ayet. فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "işte onlar benim muhakkak düşmanımdır. Fakat aalemlerin Rabbi böyle değil".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 77. ayet

  10. Şuarâ suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 78. ayet. ٱلَّذِى خَلَقَنِى فَهُوَ يَهْدِينِ

    elleẕî ḫaleḳanî fehüve yehdîn.

    Hasan Basri Çantay

    "(O Rabb) ki beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 78. ayet

  11. Şuarâ suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 79. ayet. وَٱلَّذِى هُوَ يُطْعِمُنِى وَيَسْقِينِ

    velleẕî hüve yuṭ`imünî veyesḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bana yediren, bana içiren Odur".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 79. ayet

  12. Şuarâ suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 80. ayet. وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ

    veiẕâ meriḍtü fehüve yeşfîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Hastalandığım zaman bana şifa veren Odur".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 80. ayet

  13. Şuarâ suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 81. ayet. وَٱلَّذِى يُمِيتُنِى ثُمَّ يُحْيِينِ

    velleẕî yümîtünî ŝümme yuḥyîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Beni öldürecek, sonra beni diriltecek olan Odur".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 81. ayet

  14. Şuarâ suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 82. ayet. وَٱلَّذِىٓ أَطْمَعُ أَن يَغْفِرَ لِى خَطِيٓـَٔتِى يَوْمَ ٱلدِّينِ

    velleẕî aṭme`u ey yagfira lî ḫaṭîetî yevme-ddîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ceza gününde kusurlarımı yarlığayacağını umduğum da Odur".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 82. ayet

  15. Şuarâ suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 83. ayet. رَبِّ هَبْ لِى حُكْمًا وَأَلْحِقْنِى بِٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî ḥukmev veelḥiḳnî biṣṣâliḥîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Rabbim, bana hüküm ihsan et ve beni saalihler (zümresine) kat".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 83. ayet

  16. Şuarâ suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 84. ayet. وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    vec`al lî lisâne ṣidḳin fi-l'âḫirîn.

    Hasan Basri Çantay

    "(Benden) sonrakiler içinde benim için (bir) lisan-ı sıdk ver".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 84. ayet

  17. Şuarâ suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 85. ayet. وَٱجْعَلْنِى مِن وَرَثَةِ جَنَّةِ ٱلنَّعِيمِ

    vec`alnî miv veraŝeti cenneti-nne`îm.

    Hasan Basri Çantay

    "Beni Naıym cennetinin varislerinden kıl".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 85. ayet

  18. Şuarâ suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 86. ayet. وَٱغْفِرْ لِأَبِىٓ إِنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلضَّآلِّينَ

    vagfir liebî innehû kâne mine-ḍḍâllîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Babamı da yarlığa. Çünkü o sapıklardandır".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 86. ayet

  19. Şuarâ suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 87. ayet. وَلَا تُخْزِنِى يَوْمَ يُبْعَثُونَ

    velâ tuḫzinî yevme yüb`aŝûn.

    Hasan Basri Çantay

    "(Kulların) kabirlerinden kaldırılacakları gün beni rüsvay etme".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 87. ayet

  20. Şuarâ suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 88. ayet. يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ

    yevme lâ yenfe`u mâlüv velâ benûn.

    Hasan Basri Çantay

    "O günde ki ne mal faide eder, ne de oğullar".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 88. ayet

  21. Şuarâ suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 89. ayet. إِلَّا مَنْ أَتَى ٱللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    illâ men ete-llâhe biḳalbin selîm.

    Hasan Basri Çantay

    "Meğer ki Allaha (küfr-ü nifakdan) tamamen salim bir kalb ile gelenler ola".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 89. ayet

  22. Şuarâ suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 90. ayet. وَأُزْلِفَتِ ٱلْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ

    veüzlifeti-lcennetü lilmütteḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    (O günde ki) cennet takva saahiblerine yaklaşdırılmışdır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 90. ayet

  23. Şuarâ suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 91. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِلْغَاوِينَ

    vebürrizeti-lceḥîmü lilgâvîn.

    Hasan Basri Çantay

    Cehennem de azgınlara açılıb gösterilmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 91. ayet

  24. Şuarâ suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 92. ayet. وَقِيلَ لَهُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَعْبُدُونَ

    veḳîle lehüm eyne mâ küntüm ta`büdûn.

    Hasan Basri Çantay

    (92-93) Ve anlara: "Allahı bırakıb da tapdıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, yahud kendi başlarına yardımları dokunuyor mu?" denilmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 92. ayet

  25. Şuarâ suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 93. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ هَلْ يَنصُرُونَكُمْ أَوْ يَنتَصِرُونَ

    min dûni-llâh. hel yenṣurûneküm ev yenteṣirûn.

    Hasan Basri Çantay

    (92-93) Ve anlara: "Allahı bırakıb da tapdıklarınız nerede? Size yardım ediyorlar mı, yahud kendi başlarına yardımları dokunuyor mu?" denilmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 93. ayet

  26. Şuarâ suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 94. ayet. فَكُبْكِبُوا۟ فِيهَا هُمْ وَٱلْغَاوُۥنَ

    fekübkibû fîhâ hüm velgâvûn.

    Hasan Basri Çantay

    (94-95) Artık onlar da, o azgınlar da, İblis orduları da topdan yüzleri koyun, (cehennemin) içerisine atılmışlardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 94. ayet

  27. Şuarâ suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 95. ayet. وَجُنُودُ إِبْلِيسَ أَجْمَعُونَ

    vecünûdü iblîse ecme`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    (94-95) Artık onlar da, o azgınlar da, İblis orduları da topdan yüzleri koyun, (cehennemin) içerisine atılmışlardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 95. ayet

  28. Şuarâ suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 96. ayet. قَالُوا۟ وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

    ḳâlû vehüm fîhâ yaḫteṣimûn.

    Hasan Basri Çantay

    Orada birbiriyle çekişerek şöyle dediler:

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 96. ayet

  29. Şuarâ suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 97. ayet. تَٱللَّهِ إِن كُنَّا لَفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    tellâhi in künnâ lefî ḍalâlim mübîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Allaha andolsun, hakıykat biz apaçık bir sapıklık içinde idik".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 97. ayet

  30. Şuarâ suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 98. ayet. إِذْ نُسَوِّيكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    iẕ nüsevvîküm birabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Çünkü sizi aalemlerin Rabbi ile bir seviyyede tutuyorduk".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 98. ayet

  31. Şuarâ suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 99. ayet. وَمَآ أَضَلَّنَآ إِلَّا ٱلْمُجْرِمُونَ

    vemâ eḍallenâ ille-lmücrimûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 99. ayet

  32. Şuarâ suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 100. ayet. فَمَا لَنَا مِن شَٰفِعِينَ

    femâ lenâ min şâfi`în.

    Hasan Basri Çantay

    Artık bizim için ne şefaatçiler (den bir kimse),

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 100. ayet

  33. Şuarâ suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 101. ayet. وَلَا صَدِيقٍ حَمِيمٍ

    velâ ṣadîḳin ḥamîm.

    Hasan Basri Çantay

    "ne de candan bir dost yok".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 101. ayet

  34. Şuarâ suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 102. ayet. فَلَوْ أَنَّ لَنَا كَرَّةً فَنَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    felev enne lenâ kerraten fenekûne mine-lmü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bizim için hakıykaten bir geri dönüş olsaydı da biz de mü'minlerden olsaydık".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 102. ayet

  35. Şuarâ suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 103. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 103. ayet

  36. Şuarâ suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 104. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Senin Rabbin, muhakkak ki O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 104. ayet

Nûh 105–122

  1. Şuarâ suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 105. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    Nuuh kavmi gönderilen (peygamber) leri tekzib etdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 105. ayet

  2. Şuarâ suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 106. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ نُوحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biraderleri Nuuh onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 106. ayet

  3. Şuarâ suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 107. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size gönderilmiş emin bir peygamberim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 107. ayet

  4. Şuarâ suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 108. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 108. ayet

  5. Şuarâ suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 109. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 109. ayet

  6. Şuarâ suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 110. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "O halde Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 110. ayet

  7. Şuarâ suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 111. ayet. قَالُوٓا۟ أَنُؤْمِنُ لَكَ وَٱتَّبَعَكَ ٱلْأَرْذَلُونَ

    ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Arkana hep bayağı kimseler düşmüşken biz sana iman eder miyiz"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 111. ayet

  8. Şuarâ suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 112. ayet. قَالَ وَمَا عِلْمِى بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Nuuh): "Benim onların neler yapmakda olduklarına bilgim yokdur" dedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 112. ayet

  9. Şuarâ suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 113. ayet. إِنْ حِسَابُهُمْ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّى لَوْ تَشْعُرُونَ

    in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Onların hesabı Rabbimden başkasına aaid değildir, eğer ince düşünürseniz... "

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 113. ayet

  10. Şuarâ suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 114. ayet. وَمَآ أَنَا۠ بِطَارِدِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ve ben o mü'minleri (sizin hatırınız için) tardedici de değilim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 114. ayet

  11. Şuarâ suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 115. ayet. إِنْ أَنَا۠ إِلَّا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    in ene illâ neẕîrum mübîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben (gelecek tehlikelerle) apaçık korkutandan başka (bir kimse) de değilim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 115. ayet

  12. Şuarâ suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 116. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰنُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمَرْجُومِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler ki: "Ey Nuuh, sen (bu dediğinden) vaz geçmezsen muhakkak ki taşlanmışlardan olacaksın".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 116. ayet

  13. Şuarâ suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 117. ayet. قَالَ رَبِّ إِنَّ قَوْمِى كَذَّبُونِ

    ḳâle rabbi inne ḳavmî keẕẕebûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Nuuh): "Rabbim, dedi, hakıykat kavmim beni tekzib etdi".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 117. ayet

  14. Şuarâ suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 118. ayet. فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Binaen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 118. ayet

  15. Şuarâ suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 119. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    feenceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki-lmeşḥûn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine biz onu da, beraberinde olanları da o dolu (yüklü) geminin içinde selamete erdirdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 119. ayet

  16. Şuarâ suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 120. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا بَعْدُ ٱلْبَاقِينَ

    ŝümme agraḳnâ ba`dü-lbâḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra arkalarından arta kalanları da (suda) boğduk.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 120. ayet

  17. Şuarâ suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 121. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki bunda mutlak bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 121. ayet

  18. Şuarâ suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 122. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz ki senin Rabbin, elbette O, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 122. ayet

Hûd ve Âd kavmi 123–140

  1. Şuarâ suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 123. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet `âdün-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    Aad (kavmi de kendilerine) gönderilen (peygamber) leri tekzibetdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 123. ayet

  2. Şuarâ suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ هُودٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm hûdün elâ tetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biraderleri Hud onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 124. ayet

  3. Şuarâ suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 125. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz, ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 125. ayet

  4. Şuarâ suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 126. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 126. ayet

  5. Şuarâ suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 127. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Sizden buna karşı hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 127. ayet

  6. Şuarâ suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 128. ayet. أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ

    etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Siz, her yüksek yerde bir alamet bina edib eğlenir misiniz"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 128. ayet

  7. Şuarâ suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 129. ayet. وَتَتَّخِذُونَ مَصَانِعَ لَعَلَّكُمْ تَخْلُدُونَ

    vetetteḫiẕûne meṣâni`a le`alleküm taḫlüdûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ebedi kalacağınızı umarak yer altında su mahzenleri edinir misiniz"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 129. ayet

  8. Şuarâ suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 130. ayet. وَإِذَا بَطَشْتُم بَطَشْتُمْ جَبَّارِينَ

    veiẕâ beṭaştüm beṭaştüm cebbârîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Tutub yakaladığınız vakit zorbalar gibi yakalar mısınız"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 130. ayet

  9. Şuarâ suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 131. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 131. ayet

  10. Şuarâ suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 132. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِىٓ أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ

    vetteḳu-lleẕî emeddeküm bimâ ta`lemûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Size bilib durduğunuz şeylerle (nimetlerle) yardım eden",

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 132. ayet

  11. Şuarâ suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 133. ayet. أَمَدَّكُم بِأَنْعَٰمٍ وَبَنِينَ

    emeddeküm bien`âmiv vebenîn.

    Hasan Basri Çantay

    (133-134) "Size davarlar, oğullar", "Bağlar, ırmaklar ihsan eden (Allahdan) korkun".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 133. ayet

  12. Şuarâ suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 134. ayet. وَجَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    vecennâtiv ve`uyûn.

    Hasan Basri Çantay

    (133-134) "Size davarlar, oğullar", "Bağlar, ırmaklar ihsan eden (Allahdan) korkun".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 134. ayet

  13. Şuarâ suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 135. ayet. إِنِّىٓ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    innî eḫâfü `aleyküm `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben cidden üstünüze (gelecek) büyük bir günün azabından korkuyorum".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 135. ayet

  14. Şuarâ suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 136. ayet. قَالُوا۟ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَوَعَظْتَ أَمْ لَمْ تَكُن مِّنَ ٱلْوَٰعِظِينَ

    ḳâlû sevâün `aleynâ eve`ażte em lem teküm mine-lvâ`iżîn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Va'z etsen de, yahud va'z edicilerden olmasan da bize göre birdir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 136. ayet

  15. Şuarâ suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 137. ayet. إِنْ هَٰذَآ إِلَّا خُلُقُ ٱلْأَوَّلِينَ

    in hâẕâ illâ ḫulüḳu-l'evvelîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bu, evvelkilerin aadetinden başka (bir şey) değildir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 137. ayet

  16. Şuarâ suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 138. ayet. وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Biz azaba uğratılacaklar da değiliz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 138. ayet

  17. Şuarâ suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 139. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَهْلَكْنَٰهُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    fekeẕẕebûhü feehleknâhüm. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Hulasa: Onu yalan saydılar da biz de kendilerini helak etdik. Şübhesiz bunda bir ibret vardır elbet. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 139. ayet

  18. Şuarâ suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 140. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 140. ayet

Sâlih ve Semûd kavmi 141–159

  1. Şuarâ suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 141. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ŝemûdü-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    Semud (kavmi de gönderilen) peygamberleri tekzib etmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 141. ayet

  2. Şuarâ suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 142. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ صَٰلِحٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm ṣâliḥun elâ tetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    O zamanda ki biraderleri Saalih onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 142. ayet

  3. Şuarâ suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 143. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 143. ayet

  4. Şuarâ suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 144. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 144. ayet

  5. Şuarâ suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 145. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 145. ayet

  6. Şuarâ suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 146. ayet. أَتُتْرَكُونَ فِى مَا هَٰهُنَآ ءَامِنِينَ

    etütrakûne fî mâ hâhünâ âminîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Siz burada (ki nimetlerin içinde) emin emin bırakılacak mısınız"?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 146. ayet

  7. Şuarâ suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 147. ayet. فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    fî cennâtiv ve`uyûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Bağların, pınarların içinde",

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 147. ayet

  8. Şuarâ suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 148. ayet. وَزُرُوعٍ وَنَخْلٍ طَلْعُهَا هَضِيمٌ

    vezürû`iv venaḫlin ṭal`uhâ heḍîm.

    Hasan Basri Çantay

    "Ekinlerin ve tomurcukları nazik, yumuşak hurma ağaçlarının içinde".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 148. ayet

  9. Şuarâ suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 149. ayet. وَتَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا فَٰرِهِينَ

    vetenḥitûne mine-lcibâli büyûten fârihîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Dağlardan şımarık şımarık evler yontuyorsunuz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 149. ayet

  10. Şuarâ suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 150. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 150. ayet

  11. Şuarâ suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 151. ayet. وَلَا تُطِيعُوٓا۟ أَمْرَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    velâ tüṭî`û emra-lmüsrifîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Müfritlerin emrine boyun eğmeyin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 151. ayet

  12. Şuarâ suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 152. ayet. ٱلَّذِينَ يُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

    elleẕîne yüfsidûne fi-l'arḍi velâ yuṣliḥûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ki onlar yer (yüzün) de fesad yapar, ıslah etmez kimselerdir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 152. ayet

  13. Şuarâ suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 153. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Sen, dediler, ancak (hızlı) büyülenmişlerdensin"!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 153. ayet

  14. Şuarâ suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 154. ayet. مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا فَأْتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    mâ ente illâ beşerum miŝlünâ. fe'ti biâyetin in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Sen bizim gibi bir beşerden başkası değilsin. Bununla beraber eğer (peygamberlik da'vaasında) doğruculardan isen haydi bir ayet (mu'cize) getir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 154. ayet

  15. Şuarâ suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 155. ayet. قَالَ هَٰذِهِۦ نَاقَةٌ لَّهَا شِرْبٌ وَلَكُمْ شِرْبُ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    ḳâle hâẕihî nâḳatül lehâ şirbüv veleküm şirbü yevmim ma`lûm.

    Hasan Basri Çantay

    (Saalih) dedi: "İşte bu dişi deve. Su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 155. ayet

  16. Şuarâ suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 156. ayet. وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٍ فَيَأْخُذَكُمْ عَذَابُ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    velâ temessûhâ bisûin feye'ḫuẕeküm `aẕâbü yevmin `ażîm.

    Hasan Basri Çantay

    "Ona bir kötülükle ilişmeyin. Sonra sizi büyük bir günün azabı yakalar".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 156. ayet

  17. Şuarâ suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 157. ayet. فَعَقَرُوهَا فَأَصْبَحُوا۟ نَٰدِمِينَ

    fe`aḳarûhâ feaṣbeḥû nâdimîn.

    Hasan Basri Çantay

    Derken onu kesdiler. Fakat peşiman oldular.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 157. ayet

  18. Şuarâ suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 158. ayet. فَأَخَذَهُمُ ٱلْعَذَابُ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    feeḫaẕehümü-l`aẕâb. inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Çünkü kendilerini o azab yakalayıverdi. Şübhesiz bunda mutlak bir ayet (ibret) vardır. Böyle iken onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 158. ayet

  19. Şuarâ suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 159. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 159. ayet

Lût 160–175

  1. Şuarâ suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 160. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebet ḳavmü lûṭini-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    Luut (kavmi de gönderilen) peygamberleri tekzib etdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 160. ayet

  2. Şuarâ suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 161. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm lûṭun elâ tetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biraderleri Luut onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 161. ayet

  3. Şuarâ suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 162. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 162. ayet

  4. Şuarâ suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 163. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 163. ayet

  5. Şuarâ suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 164. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 164. ayet

  6. Şuarâ suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 165. ayet. أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ete'tûne-ẕẕükrâne mine-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    (165-166) "Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halalden harama) tecavüz eden bir kavmsiniz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 165. ayet

  7. Şuarâ suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 166. ayet. وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

    veteẕerûne mâ ḫaleḳa leküm rabbüküm min ezvâciküm. bel entüm ḳavmün `âdûn.

    Hasan Basri Çantay

    (165-166) "Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halalden harama) tecavüz eden bir kavmsiniz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 166. ayet

  8. Şuarâ suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 167. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

    ḳâlû leil lem tentehi yâ lûṭu letekûnenne mine-lmuḫracîn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 167. ayet

  9. Şuarâ suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 168. ayet. قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

    ḳâle innî li`ameliküm mine-lḳâlîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Luut) dedi: "Ben sizin bu yapdığınıza elbette buğz edenlerdenim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 168. ayet

  10. Şuarâ suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 169. ayet. رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

    rabbi neccinî veehlî mimmâ ya`melûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbim, beni ve ehlimi onların yapageldikleri (bu kötülüğ) ün (azab) ından kurtar".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 169. ayet

  11. Şuarâ suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 170. ayet. فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    fenecceynâhü veehlehû ecme`în.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine biz onu ve ehlini kamilen kurtardık.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 170. ayet

  12. Şuarâ suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 171. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Hasan Basri Çantay

    Geri kalanların içinde yalınız bir koca karı vardı.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 171. ayet

  13. Şuarâ suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 172. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra geridekileri (tam bir suretde) helak etdik.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 172. ayet

  14. Şuarâ suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 173. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

    veemṭarnâ `aleyhim meṭarâ. fesâe meṭaru-lmünẕerîn.

    Hasan Basri Çantay

    Üstlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki. (Bak) inzar edilenlerin yağmuru ne kötüdür!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 173. ayet

  15. Şuarâ suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 174. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz bunda elbette bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 174. ayet

  16. Şuarâ suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 175. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 175. ayet

Şu'ayb ve Eyke halkı 176–191

  1. Şuarâ suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 176. ayet. كَذَّبَ أَصْحَٰبُ لْـَٔيْكَةِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    keẕẕebe aṣḥâbü-l'eyketi-lmürselîn.

    Hasan Basri Çantay

    Eyke yaranı da (gönderilen) peygamberleri tekzib etmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 176. ayet

  2. Şuarâ suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 177. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ شُعَيْبٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle lehüm şu`aybün elâ tetteḳûn.

    Hasan Basri Çantay

    O zamanda ki Şuayb onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 177. ayet

  3. Şuarâ suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 178. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    innî leküm rasûlün emîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 178. ayet

  4. Şuarâ suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 179. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 179. ayet

  5. Şuarâ suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 180. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değil".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 180. ayet

  6. Şuarâ suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 181. ayet. أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ

    evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.

    Hasan Basri Çantay

    Ölçeği tam ölçün. Eksiltenlerden olmayın".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 181. ayet

  7. Şuarâ suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 182. ayet. وَزِنُوا۟ بِٱلْقِسْطَاسِ ٱلْمُسْتَقِيمِ

    vezinû bilḳisṭâsi-lmüsteḳîm.

    Hasan Basri Çantay

    "Doğru terazi ile tartın".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 182. ayet

  8. Şuarâ suresi, 183. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 183. ayet. وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Hasan Basri Çantay

    "İnsanların hakkından bir şey'i kısmayın. Yer (yüzün) de fesadcılar olarak bozgunculuk etmeyin".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 183. ayet

  9. Şuarâ suresi, 184. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 184. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱلَّذِى خَلَقَكُمْ وَٱلْجِبِلَّةَ ٱلْأَوَّلِينَ

    vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.

    Hasan Basri Çantay

    "(Gerek) sizi, (gerek sizden) evvelki ümmetleri yaratan (Allah) dan korkun".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 184. ayet

  10. Şuarâ suresi, 185. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 185. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مِنَ ٱلْمُسَحَّرِينَ

    ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Sen ancak fazla büyülenmişlerdensin"!

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 185. ayet

  11. Şuarâ suresi, 186. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 186. ayet. وَمَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَإِن نَّظُنُّكَ لَمِنَ ٱلْكَٰذِبِينَ

    vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Sen bizim gibi bir beşerden başkası değilsin. Biz senin muhakkak yalancılardan olduğunu zannediyoruz".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 186. ayet

  12. Şuarâ suresi, 187. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 187. ayet. فَأَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Hasan Basri Çantay

    "Eğer doğruculardan isen gökden üstümüze bir parça düşür".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 187. ayet

  13. Şuarâ suresi, 188. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 188. ayet. قَالَ رَبِّىٓ أَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ

    ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Şuayb) dedi: "Ne yapıyorsanız Rabbim daha iyi bilicidir".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 188. ayet

  14. Şuarâ suresi, 189. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 189. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ ٱلظُّلَّةِ إِنَّهُۥ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Hasan Basri Çantay

    Hulasa: Onu tekzib etdiler de kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Hakıykat bu, o günün büyük azabı idi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 189. ayet

  15. Şuarâ suresi, 190. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 190. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz bunda mutlak bir ayet vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 190. ayet

  16. Şuarâ suresi, 191. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 191. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, senin Rabbin mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 191. ayet

Kur'an'ın indirilişi; "onu şeytanlar indirmedi" 192–212

  1. Şuarâ suresi, 192. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 192. ayet. وَإِنَّهُۥ لَتَنزِيلُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.

    Hasan Basri Çantay

    O (Kur'an) muhakkak ve muhakkak aalemlerin Rabbi (canibinden) indirilmedir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 192. ayet

  2. Şuarâ suresi, 193. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 193. ayet. نَزَلَ بِهِ ٱلرُّوحُ ٱلْأَمِينُ

    nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.

    Hasan Basri Çantay

    (193-194-195) Onu Ruuh-ul Emin, inzar edicilerden olasın diye, senin kalbine ma'nası açık Arabca bir dil ile indirmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 193. ayet

  3. Şuarâ suresi, 194. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 194. ayet. عَلَىٰ قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ ٱلْمُنذِرِينَ

    `alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.

    Hasan Basri Çantay

    (193-194-195) Onu Ruuh-ul Emin, inzar edicilerden olasın diye, senin kalbine ma'nası açık Arabca bir dil ile indirmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 194. ayet

  4. Şuarâ suresi, 195. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 195. ayet. بِلِسَانٍ عَرَبِىٍّ مُّبِينٍ

    bilisânin `arabiyyim mübîn.

    Hasan Basri Çantay

    (193-194-195) Onu Ruuh-ul Emin, inzar edicilerden olasın diye, senin kalbine ma'nası açık Arabca bir dil ile indirmişdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 195. ayet

  5. Şuarâ suresi, 196. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 196. ayet. وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

    veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki o (Kur'an) daha evvelkilerin kitablarında da vardır.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 196. ayet

  6. Şuarâ suresi, 197. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 197. ayet. أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

    evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

    Hasan Basri Çantay

    İsrail oğulları bilginlerinin bunu bilmesi de onlar için bir ayet (bir delil) değil miydi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 197. ayet

  7. Şuarâ suresi, 198. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 198. ayet. وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

    velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

    Hasan Basri Çantay

    Biz onu Arabca bilmeyenlerden birine indirseydik de,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 198. ayet

  8. Şuarâ suresi, 199. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 199. ayet. فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

    feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    onlara karşı bunu okusaydı yine buna iman edici kimseler değillerdi onlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 199. ayet

  9. Şuarâ suresi, 200. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 200. ayet. كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

    Hasan Basri Çantay

    Biz (küfrü) o günahkarların kalbine Öyle bir sokduk ki,

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 200. ayet

  10. Şuarâ suresi, 201. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 201. ayet. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    lâ yü'minûne bihî ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Hasan Basri Çantay

    o pek çetin azabı görecekleri (ana) kadar onlar (kaabil değil) bu (Kur'ana) inanmazlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 201. ayet

  11. Şuarâ suresi, 202. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 202. ayet. فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    feye'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Hasan Basri Çantay

    İşte bu (azab) onlara, kendileri de farkında olmayarak, ansızın gelecekdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 202. ayet

  12. Şuarâ suresi, 203. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 203. ayet. فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

    feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

    Hasan Basri Çantay

    (Gelecekdir de "Acaba) bize bir mühlet verilir mi?" diyeceklerdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 203. ayet

  13. Şuarâ suresi, 204. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 204. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar haala azabımızı çabuklatdırmak mı istiyorlar?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 204. ayet

  14. Şuarâ suresi, 205. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 205. ayet. أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

    eferaeyte im metta`nâhüm sinîn.

    Hasan Basri Çantay

    (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb faidelendirsek de sonra kendilerine tehdid olunageldikleri (azab gelib) çatıverse o yaşayıb faidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 205. ayet

  15. Şuarâ suresi, 206. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 206. ayet. ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

    ŝümme câehüm mâ kânû yû`adûn.

    Hasan Basri Çantay

    (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb faidelendirsek de sonra kendilerine tehdid olunageldikleri (azab gelib) çatıverse o yaşayıb faidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 206. ayet

  16. Şuarâ suresi, 207. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 207. ayet. مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

    mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    (205-206-207) Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb faidelendirsek de sonra kendilerine tehdid olunageldikleri (azab gelib) çatıverse o yaşayıb faidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 207. ayet

  17. Şuarâ suresi, 208. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 208. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

    vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

    Hasan Basri Çantay

    (208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzar edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 208. ayet

  18. Şuarâ suresi, 209. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 209. ayet. ذِكْرَىٰ وَمَا كُنَّا ظَٰلِمِينَ

    ẕikrâ. vemâ künnâ żâlimîn.

    Hasan Basri Çantay

    (208-209) Biz hiçbir memleketi, ona (halkına) öğüd vermek üzere inzar edici (peygamber) ler (göndermiş) olmadıkça helak etmedik. Biz zulmedenler değiliz.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 209. ayet

  19. Şuarâ suresi, 210. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 210. ayet. وَمَا تَنَزَّلَتْ بِهِ ٱلشَّيَٰطِينُ

    vemâ tenezzelet bihi-şşeyâṭîn.

    Hasan Basri Çantay

    Onu (Kur'anı) şeytanlar indirmedi.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 210. ayet

  20. Şuarâ suresi, 211. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 211. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لَهُمْ وَمَا يَسْتَطِيعُونَ

    vemâ yembegî lehüm vemâ yesteṭî`ûn.

    Hasan Basri Çantay

    Bu, onlara hem yakışmaz, hem onlar (buna esasen) güc yetiremezler.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 211. ayet

  21. Şuarâ suresi, 212. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 212. ayet. إِنَّهُمْ عَنِ ٱلسَّمْعِ لَمَعْزُولُونَ

    innehüm `ani-ssem`i lema`zûlûn.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhe yok ki onlar (meleklerin sözünü) işitmekden kat'i surerde azledilmişlerdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 212. ayet

"En yakın akrabanı uyar"; şairler 213–227

  1. Şuarâ suresi, 213. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 213. ayet. فَلَا تَدْعُ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْمُعَذَّبِينَ

    felâ ted`u me`a-llâhi ilâhen âḫara fetekûne mine-lmü`aẕẕebîn.

    Hasan Basri Çantay

    Sakın Allah ile beraber diğer bir Tanrı daha çağırma. (Sonra) azablandırılanlardan olursun.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 213. ayet

  2. Şuarâ suresi, 214. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 214. ayet. وَأَنذِرْ عَشِيرَتَكَ ٱلْأَقْرَبِينَ

    veenẕir `aşîrateke-l'aḳrabîn.

    Hasan Basri Çantay

    Sen (ilkin) en yakın hısımlarını inzar et.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 214. ayet

  3. Şuarâ suresi, 215. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 215. ayet. وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    vaḫfiḍ cenâḥake limeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

    Hasan Basri Çantay

    Mü'minlerden sana tabi' olanlara kanadını indir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 215. ayet

  4. Şuarâ suresi, 216. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 216. ayet. فَإِنْ عَصَوْكَ فَقُلْ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

    fein `aṣavke feḳul innî berîüm mimmâ ta`melûn.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine eğer sana isyan ederlerse de ki: "Ben sizin yapageldiklerinizden hakikaten uzağım".

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 216. ayet

  5. Şuarâ suresi, 217. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 217. ayet. وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

    vetevekkel `ale-l`azîzi-rraḥîm.

    Hasan Basri Çantay

    Sen O mutlak gaalib, O çok esirgeyici (Allaha) güvenib dayan.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 217. ayet

  6. Şuarâ suresi, 218. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 218. ayet. ٱلَّذِى يَرَىٰكَ حِينَ تَقُومُ

    elleẕî yerâke ḥîne teḳûm.

    Hasan Basri Çantay

    (218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (daima) görendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 218. ayet

  7. Şuarâ suresi, 219. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 219. ayet. وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ

    veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

    Hasan Basri Çantay

    (218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (daima) görendir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 219. ayet

  8. Şuarâ suresi, 220. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 220. ayet. إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Hasan Basri Çantay

    Çünkü hakkıyle işiden, hakkıyle bilen bizzat Odur.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 220. ayet

  9. Şuarâ suresi, 221. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 221. ayet. هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ

    hel ünebbiüküm `alâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.

    Hasan Basri Çantay

    (Ey müşrikler) şeytanların kimlerin üzerine indiğini size haber vereyim mi ben?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 221. ayet

  10. Şuarâ suresi, 222. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 222. ayet. تَنَزَّلُ عَلَىٰ كُلِّ أَفَّاكٍ أَثِيمٍ

    tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar her günahkar yalancının tepesine iner (ler).

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 222. ayet

  11. Şuarâ suresi, 223. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 223. ayet. يُلْقُونَ ٱلسَّمْعَ وَأَكْثَرُهُمْ كَٰذِبُونَ

    yülḳûne-ssem`a veekŝeruhüm kâẕibûn.

    Hasan Basri Çantay

    Onlar dır ki (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 223. ayet

  12. Şuarâ suresi, 224. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 224. ayet. وَٱلشُّعَرَآءُ يَتَّبِعُهُمُ ٱلْغَاوُۥنَ

    veşşu`arâü yettebi`uhümü-lgâvûn.

    Hasan Basri Çantay

    Şairler (e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 224. ayet

  13. Şuarâ suresi, 225. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 225. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّهُمْ فِى كُلِّ وَادٍ يَهِيمُونَ

    elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.

    Hasan Basri Çantay

    (225-226) Onların her vadide hakıykaten ifrata (mübalağaya) düşegeldiklerini ve hakıykaten yapmayacakları şeyleri söyler (insanlar) olduklarını görmedin mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 225. ayet

  14. Şuarâ suresi, 226. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 226. ayet. وَأَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَ

    veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yef`alûn.

    Hasan Basri Çantay

    (225-226) Onların her vadide hakıykaten ifrata (mübalağaya) düşegeldiklerini ve hakıykaten yapmayacakları şeyleri söyler (insanlar) olduklarını görmedin mi?

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 226. ayet

  15. Şuarâ suresi, 227. ayet — tek başına aç

    Şuarâ suresi, 227. ayet. إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَذَكَرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا وَٱنتَصَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا ظُلِمُوا۟ وَسَيَعْلَمُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَىَّ مُنقَلَبٍ يَنقَلِبُونَ

    ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim ba`di mâ żulimû. veseya`lemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.

    Hasan Basri Çantay

    Ancak iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanlar, Allahı çok zikredenler ve zulme uğratıldıklarından sonra öçlerini alanlar böyle değildir. O zulmedenler yakında hangi inkılab ile sarsılacaklarını bileceklerdir.

    Ayet detayı — Şuarâ suresi, 227. ayet