Şuarâ suresi · 160–175. ayetler

Lût

Bu bölümün ayetleri 4 mealde yan yana açılıyor; yukarıdaki listeden 27 Türkçe mealin herhangi birini açıp kapatabilirsiniz. Aralarındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz.

Hangi mealler görünsün? 4 / 27 açık

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir bölüme geçince öntanımlıya döner. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

  1. Şuarâ suresi, 160. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 160. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ

    Diyanet İşleri

    Lut'un kavmi de peygamberleri yalanladı.

    Mehmet Okuyan

    Lut kavmi de (gelen) elçileri yalanlamıştı.

    Mustafa İslamoğlu

    Lut kavmi (de) elçilerini yalanlamışlardı.

    Muhammed Esed

    (Ve) Lut toplumu (da) gönderilen elçilerden (birini) yalanladı;

    Ahmed Hulusi

    Lut toplumu da Rasulleri yalanladı.

    Ali Bulaç

    Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

    Ali Özek ve heyeti

    Lût kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladı.

    Ali Rıza Safa

    Lut toplumu da gönderilenleri yalanlamıştı.

    Bayraktar Bayraklı

    Lut kavmi de peygamberleri yalanladı.

    Edip Yüksel

    Lut'un halkı da elçileri yalanladı.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lut'un halkı da elçileri yalanladı.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Lut kavmi de gönderilen peygamberleri yalanladı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Lut kavmı gönderilen Resulleri tekzib etti

    Gültekin Onan

    Lut (kavmi) de, gönderilen (elçi)leri yalanladı.

    Hasan Basri Çantay

    Luut (kavmi de gönderilen) peygamberleri tekzib etdi.

    İbni Kesir

    Lut kavmi de peygamberleri yalanladı.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Lût’un kavmi de rasûlleri yalanlamıştı.

    Süleyman Ateş

    Lut (kavmi) de gönderilen elçileri yalanladı.

    Süleymaniye Vakfı

    Lut'un halkı da elçileri dipnot 1 yalanladı dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette elçiler kelimesi çoğuldur. Arapçada çoğul en az üçü gösterir. Lut aleyhisselama, eşi dahil, halkından inanan olmamıştı. İnananlar sadece kızlarıydı (A'raf 7/83, Hud 11/81, Hicr 15/59-60, Neml 27/57, Ankebut 29/32-33). Demekki Lut aleyhisselamın kızları da babaları gibi Allah'ın ayetlerini halklarına tebliğ görevini üstlenmişlerdi.
    2. metne dön, dipnot 2

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Lut'un halkı da Elçilerini yalancı yerine koydu.

    Şaban Britch

    Lut’un kavmi de elçileri yalanlamıştı.

    Şaban Piriş

    Lut'un kavmi de elçileri yalanlamıştı.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Lut kavmi de hak elçilerini yalanladı.

  2. Şuarâ suresi, 161. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 161. ayet. إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ

    Diyanet İşleri

    Hani kardeşleri Lut, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

    Mehmet Okuyan

    Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "(Allah'a karşı) takvâlı (duyarlı) olmuyor musunuz?

    Mustafa İslamoğlu

    Hani bir zamanlar, onlara kardeşleri Lut şöyle demişti: "Hala sorumlu davranmayacak mısınız?

    Muhammed Esed

    hani, kardeşleri Lut onlara: "Allah'a karşı sorumluluk bilinci duymaz mısınız?" demişti,

    Ahmed Hulusi

    Hani kardeşleri Lut onlara dedi ki: "Korkup sakınmaz mısınız?"

    Ali Bulaç

    Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Ali Özek ve heyeti

    Kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

    Ali Rıza Safa

    Kardeşleri Lut, onlara, şöyle demişti: "Sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin! Ben, bundan dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Benim karşılığımı ancak alemlerin Rabbi verecektir.

    Edip Yüksel

    Kardeşleri Lut onlara demişti ki, "Erdemli olmayacak mısınız?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kardeşleri Lut onlara demişti ki, 'Erdemli olmayacak mısınız?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Kardeşleri Lut o zaman onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt ki kardeşleri Lut onlara demişti: siz Allahdan korkmaz mısınız?

    Erhan Aktaş

    Kardeşleri Lut onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Kardeşleri Lut onlara: "Takva sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kardeşleri Lut onlara: "Takva dipnot 1 sahibi olmayacak mısınız?" demişti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.

    Gültekin Onan

    Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti.

    Hasan Basri Çantay

    Hani biraderleri Luut onlara: "(Allahdan) korkmaz mısınız?" demişdi.

    İbni Kesir

    Hani onlara kardeşleri Lut demişti ki: Siz, sakınmaz mısınız?

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani kardeşleri Lût, onlara şöyle demişti: "Sakınmaz mısınız?”

    Süleyman Ateş

    Kardeşleri Lut, onlara "Korunmaz mısınız?" demişti.

    Süleymaniye Vakfı

    Bir gün kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Yanlış yapmaktan sakınmayacak mısınız?

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bir gün kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Kendinize çeki düzen vermeyecek misiniz?"

    Şaban Britch

    Kardeşleri Lut onlara: Hiç Allah’tan sakınmıyor musunuz? demişti.

    Şaban Piriş

    Kardeşleri Lut onlara: -Hiç Allah'tan korkmuyor musunuz? demişti.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Hala sakınmıyor musunuz?"

  3. Şuarâ suresi, 162. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 162. ayet. إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ

    Diyanet İşleri

    "Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

    Mehmet Okuyan

    Ben size gönderilmiş (güvenilir) bir elçiyim.

    Mustafa İslamoğlu

    Hem bakın, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim:

    Muhammed Esed

    "Bakın, ben (O'nun tarafından) size gönderilen güvenilir bir elçiyim;

    Ahmed Hulusi

    "Ben kesinlikle güveneceğiniz bir Rasulüm. "

    Ali Bulaç

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

    Ali Özek ve heyeti

    Bilin ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.

    Ali Rıza Safa

    "Aslında, ben, sizin için, güvenilir bir elçiyim!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin! Ben, bundan dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Benim karşılığımı ancak alemlerin Rabbi verecektir.

    Edip Yüksel

    "Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Haberiniz olsun, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Haberiniz olsun ben size gönderilmiş bir Resulüm, eminim

    Erhan Aktaş

    "Sizin için güvenilir bir Resul'üm."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Sizin için güvenilir bir resulüm."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Sizin için güvenilir bir rasulüm."

    Gültekin Onan

    "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir (emiyn) bir elçiyim."

    Hasan Basri Çantay

    "Şübhesiz ben size (gönderilmiş) emin bir peygamberim".

    İbni Kesir

    Muhakkak ki ben, size emin bir peygamberim.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir rasûlüm.”

    Süleyman Ateş

    "Ben sizin için güvenilir bir elçiyim."

    Süleymaniye Vakfı

    Ben sizin için güvenilir bir elçiyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Ben sizin güveneceğiniz bir elçiyim.

    Şaban Britch

    Ben, sizin için güvenilir bir Rasûlüm.

    Şaban Piriş

    Ben, sizin için güvenilir bir Peygamberim.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben size gelen emin bir elçiyim."

  4. Şuarâ suresi, 163. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 163. ayet. فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ

    Diyanet İşleri

    "Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."

    Mehmet Okuyan

    Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun ve bana itaat edin!

    Mustafa İslamoğlu

    Şu halde Allah'a karşı sorumlu davranın ve beni izleyin!

    Muhammed Esed

    öyleyse, artık Allah'tan yana bilinç ve duyarlık gösterin ve bana itaat edin!

    Ahmed Hulusi

    "O halde Allah'tan (kesinlikle yaptıklarınızın sonucunu yaşatacağı için) korunun ve bana itaat edin. "

    Ali Bulaç

    "Artık Allah'tan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Ali Özek ve heyeti

    Artık Allah’a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.

    Ali Rıza Safa

    "Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve bana boyun eğin!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin! Ben, bundan dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Benim karşılığımı ancak alemlerin Rabbi verecektir.

    Edip Yüksel

    "ALLAH'ı dinleyip bana uyun."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'ALLAH'ı dinleyip bana uyun.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Gelin Allah'tan korkun da bana itaat edin.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gelin Allahdan korkun da bana itaat edin

    Erhan Aktaş

    "Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    " Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Öyleyse Allah için takva sahibi olun ve bana itaat edin."

    Gültekin Onan

    "Artık Tanrı'dan korkup sakının ve bana itaat edin."

    Hasan Basri Çantay

    "Artık Allahdan korkun ve bana itaat edin".

    İbni Kesir

    Artık Allah'tan korkun da bana itaat edin.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.”

    Süleyman Ateş

    "Allah'tan korkun ve bana ita'at edin."

    Süleymaniye Vakfı

    Artık Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının ve bana gönülden boyun eğin.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Allah'tan çekinin ve beni dinleyin.

    Şaban Britch

    Allah’tan sakının ve bana itaat edin.

    Şaban Piriş

    Allah'tan korkun ve bana itaat edin.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Artık Allah'tan sakının da bana itaat edin."

  5. Şuarâ suresi, 164. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 164. ayet. وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    "Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."

    Mehmet Okuyan

    Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca âlemlerin Rabbine aittir.

    Mustafa İslamoğlu

    Ben bu (davet) karşılığında sizden hiçbir ücret talep etmiyorum; benim ecrimi takdir etmek sadece alemlerin Rabbine düşer."

    Muhammed Esed

    Üstelik ben sizden herhangi bir karşılık da istiyor değilim; benim hak ettiğim karşılığı vermek alemlerin Rabbinden başkasına düşmez.

    Ahmed Hulusi

    "Bunun için sizden bir karşılık istemiyorum. . . Hizmetimin karşılığı yalnızca Rabb-ül alemin'e aittir. "

    Ali Bulaç

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir."

    Ali Özek ve heyeti

    Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak âlemlerin Rabbidir.

    Ali Rıza Safa

    "Bunun için, sizden bir karşılık istemiyorum. Benim ödülümü, ancak Evrenlerin Efendisi verir!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Kardeşleri Lut onlara şöyle demişti: "Allah'ın emirlerine karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Allah'tan sakının ve bana itaat edin! Ben, bundan dolayı sizden hiçbir karşılık istemiyorum. Benim karşılığımı ancak alemlerin Rabbi verecektir.

    Edip Yüksel

    "Buna karşı sizden herhangi bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim ancak evrenlerin Efendisine aittir."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Buna karşı sizden herhangi bir ücret de istemiyorum. Benim ücretim ancak evrenlerin Rabbine aittir.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Buna karşı ben sizden bir ücret de istemiyorum. Benim mükafatım ancak alemlerin Rabbine aittir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Buna karşı ben sizden bir ecir de istemiyorum, benim ecrim ancak rabbül'alemine aiddir

    Erhan Aktaş

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnızca alemlerin Rabb'ine aittir."

    Gültekin Onan

    "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin rabbine aittir."

    Hasan Basri Çantay

    "Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım aalemlerin Rabbinden başkasına aaid değildir".

    İbni Kesir

    Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak alemlerin Rabbına aittir.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak âlemlerin Rabbi olan Allah’a aittir.”

    Süleyman Ateş

    "Ben sizden buna karşı bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbine aittir.

    Süleymaniye Vakfı

    Bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim sadece Varlıkların Sahibi'ne aittir.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bu iş için sizden ücret istemiyorum. Benim ücretimi verecek olan sadece alemlerin Rabbidir.

    Şaban Britch

    Bu işime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim ancak Alemlerin Rabbi’ne aittir.

    Şaban Piriş

    Bu işime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak Alemlerin Rabbi'ne aittir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Ben bu iş için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalnız alemlerin Rabbi'ndendir."

  6. Şuarâ suresi, 165. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 165. ayet. أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Diyanet İşleri

    (165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

    Mehmet Okuyan

    Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz.

    Mustafa İslamoğlu

    "İnsanların içerisinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

    Muhammed Esed

    İnsanların içinden (tab'an ve hukuken meşru olan cinsi bırakıp da) erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

    Ahmed Hulusi

    "İnsanlardan (dişileri bırakıp) erkeklerle mi yatmak istiyorsunuz?"

    Ali Bulaç

    "Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?

    Ali Özek ve heyeti

    İnsanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

    Ali Rıza Safa

    "İnsanların arasından, erkeklere yöneliyorsunuz; öyle mi?"

    Bayraktar Bayraklı

    - Allah'ın sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, erkeklerle mi cinsel ilişkiye giriyorsunuz? Doğrusu siz sapık bir toplumsunuz."

    Edip Yüksel

    "Siz halkın arasından erkeklere mi yöneliyorsunuz?"

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Siz halkın arasından erkeklere mi yöneliyorsunuz?'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (165-166) Sizin için yarattığı eşleri bırakıyorsunuz da insanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Alemin içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?

    Erhan Aktaş

    "İnsanlardan erkeklerle mi ilişkiye giriyorsunuz?"

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "İnsanlardan erkeklerle mi ilişkiye giriyorsunuz?"

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "İnsanlardan erkeklerle mi ilişkiye giriyorsunuz?"

    Gültekin Onan

    "Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?

    Hasan Basri Çantay

    (165-166) "Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halalden harama) tecavüz eden bir kavmsiniz".

    İbni Kesir

    İnsanlar arasında erkeklere mi yaklaşıyorsunuz?

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "İnsanların içinde erkeklere mi yanaşıyorsunuz?"

    Süleyman Ateş

    "Alemlerin içinde erkeklere mi gidiyorsunuz?"

    Süleymaniye Vakfı

    Siz bu alemin erkeklerine yanaşıyor,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Siz bu alemin erkeklerine mi yaklaşıyorsunuz?

    Şaban Britch

    İnsanların içinde erkeklere mi yanaşıyorsunuz?

    Şaban Piriş

    İnsanların içinde erkeklere mi yanaşıyorsunuz?

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Alemlerin içinden erkeklere gidiyor da,

  7. Şuarâ suresi, 166. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 166. ayet. وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ

    Diyanet İşleri

    (165-166) "Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor da insanlar arasından erkeklere mi yanaşıyorsunuz? Siz gerçekten haddi aşan bir topluluksunuz."

    Mehmet Okuyan

    İnsanlar içinden erkeklere mi yaklaşıyorsunuz! Doğrusu siz sınırı aşmış (sapkın) bir topluluksunuz!"

    Mustafa İslamoğlu

    Bu şekilde, Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bir yana bırakıyorsunuz? Yoo, siz basbayağı sınırları çiğneyen bir toplumsunuz!"

    Muhammed Esed

    Hem de, Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizden uzaklaşarak? Yoo, siz her türlü ölçüyü aşan azgın bir toplumsunuz!"

    Ahmed Hulusi

    "Rabbinizin sizin için yarattığı kadınları bırakıyorsunuz! Hayır, siz sınırlarınızı aşan bir topluluksunuz!"

    Ali Bulaç

    "Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbinizin sizler için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz... Doğrusu siz sınırı aşmış (sapık) bir kavimsiniz!

    Ali Rıza Safa

    "Efendinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz?" "Hayır! Siz, sınırı aşan bir toplumsunuz!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Allah'ın sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da, erkeklerle mi cinsel ilişkiye giriyorsunuz? Doğrusu siz sapık bir toplumsunuz."

    Edip Yüksel

    "Efendinizin sizin için yarattığı eşlerinizi terkederek? Siz gerçekten haddi çok aşan bir toplumsunuz."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi terkederek? Siz gerçekten haddi çok aşan bir toplumsunuz.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (165-166) Sizin için yarattığı eşleri bırakıyorsunuz da insanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bırakıyorsunuz da sizin için yarattığı çiftleri? Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz

    Erhan Aktaş

    "Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir halksınız."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'inizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır! Siz azgın bir toplumsunuz."

    Gültekin Onan

    "Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz."

    Hasan Basri Çantay

    (165-166) "Siz, Rabbinizin sizin için yaratdığı zevcelerinizi bırakıb da insanların içinden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır, (siz halalden harama) tecavüz eden bir kavmsiniz".

    İbni Kesir

    Ve Rabbınızın sizin için yarattığı eşleri bırakıyor musunuz? Hayır, siz azmış bir kavimsiniz.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi terk edersiniz demek? Hayır, siz haddi aşan bir kavimsiniz.”

    Süleyman Ateş

    "Ve Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyorsunuz? Siz sınırı aşan bir kavimsiniz."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerden uzak duruyorsunuz, öyle mi? Hayır, siz azgın bir toplumsunuz."

    Şaban Britch

    Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıp da.. Gerçekten siz, haddi aşan bir topluluksunuz.

    Şaban Piriş

    Rabbinizin, sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıpta.. Gerçekten siz, azgın bir toplumsunuz.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi bırakıyor musunuz? Doğrusu siz haddi aşmış bir kavimsiniz."

  8. Şuarâ suresi, 167. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 167. ayet. قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ

    Diyanet İşleri

    Dediler ki: "Ey Lut! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!"

    Mehmet Okuyan

    (Kavmi), "Ey Lut! (Bu davandan) vazgeçmezsen mutlaka (kovulup) çıkartılanlardan olacaksın!" demişti. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [letekûnenne] ifadesinin başında pekiştirme [lâm]ı, sonunda "şeddeli [nûn]" harfi bulunduğu için Lut kavminin bu noktada çok kararlı oldukları gösterilmektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    "Eğer buna bir son vermezsen Ey Lut" dediler, "kesinlikle sürgün edilmiş biri olup çıkacaksın!

    Muhammed Esed

    "Ey Lut!" dediler, "Eğer (bu sözlerinden) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!"

    Ahmed Hulusi

    Dediler ki: "Andolsun ki ey Lut, eğer (bu söylemlerinden) vazgeçmezsen, kesinlikle (buradan) çıkarılacaksın!"

    Ali Bulaç

    Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!

    Ali Rıza Safa

    "Ey Lut!" dediler; "Buna son vermezsen, kesinlikle kovulacaksın!"

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar şöyle dediler: "Ey Lut!Bizi kınamaya bir son vermezsen, kesinlikle sürgün edilenlerden olacaksın."

    Edip Yüksel

    Dediler, "Bak Lut, bu tavrına son vermezsen sürülenlerden olacaksın."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler, 'Bak Lut, bu tavrına son vermezsen sürülenlerden olacaksın.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Onlar): "Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan) vazgeçmezsen, kesinlikle (yurdun dışına) çıkarılanlardan olacaksın!" dediler.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lut, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın

    Erhan Aktaş

    "Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden dipnot 1 olacaksın." dediler.

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yurdundan çıkarılanlardan.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden dipnot 1 olacaksın." dediler.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yurdundan çıkarılanlardan.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Ey Lut! Eğer kesin olarak vazgeçmezsen, kesinlikle sürülenlerden dipnot 1 olacaksın." dediler.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yurdundan çıkarılanlardan.

    Gültekin Onan

    Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."

    Hasan Basri Çantay

    Dediler: "Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın".

    İbni Kesir

    Dediler ki: Ey Lut, buna son vermezsen sen, elbette çıkarılanlardan olursun.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dediler ki: "Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın."

    Süleyman Ateş

    Dediler: "Ey Lut, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."

    Süleymaniye Vakfı

    (Halkı:) "Bak Lut! İşimize karışmaktan vazgeçmezsen mutlaka buradan çıkarılanlardan olursun" dediler.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Bak Lut! Bu işin peşini bırakmazsan mutlaka sürgün edilenlere katılırsın" dediler.

    Şaban Britch

    Ey Lut! Eğer son vermezsen, elbette sürülüp çıkarılanlardan olacaksın, dediler.

    Şaban Piriş

    -Ey Lut eğer son vermezsen, elbette sürgün edileceklerden olacaksın, dediler.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Dediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lut, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."

  9. Şuarâ suresi, 168. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 168. ayet. قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ

    Diyanet İşleri

    Lut, şöyle dedi: "Şüphesiz ben sizin yaptığınız bu çirkin işe kızanlardanım."

    Mehmet Okuyan

    (Lut da) "Doğrusu ben sizin bu işiniz nedeniyle (sizi) kınayanlardanım!" dipnot 1 demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [el-kâlîne] kelimesi [el-kılâ'] kökünden gelmekte ve "şiddetli öfke duyanlar" anlamı vermektedir. Buradaki öfke, gönüle ve ciğerlere tesir etmiş olan bir öfkedir. İfadenin "Bu işiniz nedeniyle sizi kınıyorum" şeklinde tekil değil de "Sizi kınayanlardanım" şeklinde çoğul gelmesi, o dönemde bu kavmin yaptığı ahlâksızlığı herkesin paylaşmadığını, bunu kınayanların da bulunduğunu göstermektedir.

    Mustafa İslamoğlu

    (Lut): "Bilin ki ben, bu yaptığınızdan dolayı sizi nefretle kınıyorum!" dedi.

    Muhammed Esed

    (Lut:) "İyi bilin ki, ben bu sizin yaptıklarınızı sonuna kadar kınayanlardan biri olarak kalacağım!" dedi.

    Ahmed Hulusi

    (Lut) dedi ki: "Gerçek şu ki, sizin bu fiillerinizden nefret ediyorum! (Faile değil, fiile nefret gerçeği vurgulanıyor. A. H. )"

    Ali Bulaç

    Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım."

    Ali Özek ve heyeti

    Lût: Doğrusu, dedi, ben sizin bu işinizden tiksinmekteyim!

    Ali Rıza Safa

    Dedi ki: "Kuşkusuz, bu yaptıklarınızı aşırı biçimde kınıyorum!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Lut, "Ben kesinlikle, yaptığınız bu işe kızanlardanım. Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar!" dedi.

    Edip Yüksel

    Dedi ki, "Ben, bu davranışınızı iğrenç buluyorum."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dedi ki, 'Ben, bu davranışınızı iğrenç buluyorum.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    (Lut) dedi ki: "Doğrusu ben bu işinize kin güdenlerdenim.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ben, dedi: doğrusu sizin amelinize buğz edenlerdenim

    Erhan Aktaş

    Lut: "Sizi, yaptıklarınızdan dolayı kınıyorum." dedi.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Lut: "Sizi yaptıklarınızdan dolayı kınıyorum." dedi.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Lut: "Sizi yaptıklarınızdan dolayı kınıyorum." dedi.

    Gültekin Onan

    Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptıklarınıza öfke ile karşı olanlardanım."

    Hasan Basri Çantay

    (Luut) dedi: "Ben sizin bu yapdığınıza elbette buğz edenlerdenim".

    İbni Kesir

    Dedi ki: Doğrusu ben, sizin işlediğinize kızanlardanım.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Lût) dedi ki: "Doğrusu ben sizin yaptığınıza çok kızanlardanım. "

    Süleyman Ateş

    (Lut) dedi: "Ben sizin bu işinize, (kadınları bırakıp erkeklere gidişinize) kızanlardanım."

    Süleymaniye Vakfı

    O da şöyle dedi: "Ben, bu işinizden dolayı sizden nefret edenlerden biriyim.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    O da "Bu işiniz beni sizden iyice soğuttu dipnot 1 ."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekayis'l-luğa'da şu ifade yer alır والقِلَى تجافٍ عن الشّيء وذَهابٌ عنه القِلَى Bir şeyden soğumak ve uzaklaşmak'tır. Lut aleyhisselam burada, aradaki bağların koptuğunu ve kendinin de ayrılmak istediğini ifade etmiş olmaktadır.

    Şaban Britch

    Ben sizin yaptıklarınızdan buğzedenlerdenim dedi.

    Şaban Piriş

    -Ben sizin yaptıklarınızdan tiksiniyorum dedi.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Lut dedi: "Ben sizin şu yaptığınıza öfkelenenlerdenim."

  10. Şuarâ suresi, 169. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 169. ayet. رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ

    Diyanet İşleri

    "Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar."

    Mehmet Okuyan

    Rabbim! Onların yaptıkları işin (sonucundan) beni ve ailemi kurtar!" (diye dua etmişti).

    Mustafa İslamoğlu

    (Allah'a yönelerek): "Rabbim!" (dedi), "Beni ve ailemi bunların yaptıkların(ın belasın)dan kurtar!"

    Muhammed Esed

    (Ve sonra şöyle dua etti:) "Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yapageldikleri (kötülüklerden) kurtar!"

    Ahmed Hulusi

    "Rabbim, beni ve ehlimi (bunların) yaptıklarından kurtar. "

    Ali Bulaç

    "Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar."

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbim! Beni ve ailemi, onların yapageldiklerinden (vebalinden) kurtar.

    Ali Rıza Safa

    "Efendim! Beni ve ailemi, bunların yaptıklarından kurtar!"

    Bayraktar Bayraklı

    - Lut, "Ben kesinlikle, yaptığınız bu işe kızanlardanım. Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar!" dedi.

    Edip Yüksel

    "Efendim, beni ve ailemi bu yaptıklarından kurtar."

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Rabbim, beni ve ailemi bu yaptıklarından kurtar.'

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ey Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarının uğursuzluğundan kurtar!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya rabb! Beni ve ehlimi bunların amellerinin şumundan halas et

    Erhan Aktaş

    "Rabb'im beni ve ehlimi dipnot 1 bunların yaptıklarından kurtar."

    Erhan Aktaş — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Taraftarlarımı, benimle birlikte olanları.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    "Rabb'im beni ve ehlimi dipnot 1 bunların yaptıklarından kurtar."

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Taraftarlarımı, benimle birlikte olanları.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    "Rabb'im beni ve ehlimi dipnot 1 bunların yaptıklarından kurtar."

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ailemi. Bana inananları.

    Gültekin Onan

    "Rabbim, beni ve ehlimi (ailemi) bunların yaptıklarından kurtar."

    Hasan Basri Çantay

    "Ey Rabbim, beni ve ehlimi onların yapageldikleri (bu kötülüğ) ün (azab) ından kurtar".

    İbni Kesir

    Rabbım, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “Ey Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıkları çirkin işten kurtar.”

    Süleyman Ateş

    "Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar!"

    Süleymaniye Vakfı

    Rabbim /Sahibim! Beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar."

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    "Rabbim! Beni ve ailemi bunların yaptıklarından kurtar" dedi.

    Şaban Britch

    Rabbim! Beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.

    Şaban Piriş

    Rabbim, beni ve yakınlarımı onların yaptıklarından kurtar.

    Yaşar Nuri Öztürk

    "Rabbim, beni ve ailemi bunların yaptıklarından koru."

  11. Şuarâ suresi, 170. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 170. ayet. فَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    Diyanet İşleri

    (170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

    Mehmet Okuyan

    (170, 171) Biz de geride kalanlar arasındaki yaşlı (eşi) hariç, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    Sonuçta, Biz de onu ve ailesini tamamını kurtardık;

    Muhammed Esed

    Bunun üzerine Biz de o'nu ve ailesini kurtardık;

    Ahmed Hulusi

    Bunun üzerine Onu ve ehlini toptan kurtardık.

    Ali Bulaç

    Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

    Ali Rıza Safa

    Bunun üzerine, Onu ve ailesini kurtardık.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine biz de onu ve helak olanların içerisinde kalan bir kocakarı dışında bütün ailesini kurtardık.

    Edip Yüksel

    Onu ve tüm ailesini kurtardık

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ve tüm ailesini kurtardık

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Biz de onu ve ailesini tamamen kurtardık.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Biz de onu ve ehlini temamen halas ettik

    Erhan Aktaş

    Bunun üzerine onu ve ehlinin tamamını kurtardık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Bunun üzerine onu ve ehlinin tamamını kurtardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bunun üzerine onu ve ehlinin dipnot 1 tamamını kurtardık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona inananların. Ailesinin.

    Gültekin Onan

    Bunun üzerine onu ve bütün ehlini (ailesini) kurtardık.

    Hasan Basri Çantay

    Bunun üzerine biz onu ve ehlini kamilen kurtardık.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine onu ve ailesini topluca kurtardık.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

    Süleyman Ateş

    Biz de onu ve ailesini tamamen kurtardık.

    Süleymaniye Vakfı

    Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık,

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Bunun üzerine onu ve bütün ailesini kurtardık.

    Şaban Britch

    Onu ve tüm ailesini kurtardık.

    Şaban Piriş

    Onu ve tüm yakınlarını kurtardık.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Bunun üzerine biz onu ve ailesini toplu halde kurtardık.

  12. Şuarâ suresi, 171. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 171. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    Diyanet İşleri

    (170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

    Mehmet Okuyan

    (170, 171) Biz de geride kalanlar arasındaki yaşlı (eşi) hariç, onu ve bütün ailesini kurtarmıştık.

    Mustafa İslamoğlu

    ancak bir kocakarı dökülenler arasında yer aldı.

    Muhammed Esed

    yalnızca geride kalmayı seçen bir kocakarı bunun dışında kaldı;

    Ahmed Hulusi

    Sadece gelmek istemeyen kocakarı (Lut a. s. ın iman etmeyen karısı) hariç!

    Ali Bulaç

    Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak yaşlı bir kadın dışında O, geride kalanlardan (oldu).

    Ali Rıza Safa

    Geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın dışında.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunun üzerine biz de onu ve helak olanların içerisinde kalan bir kocakarı dışında bütün ailesini kurtardık.

    Edip Yüksel

    Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalnız bir yaşlı kadın hariç; geride kalanlardan idi.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    ancak bir acüze kaldı

    Gültekin Onan

    Yalnızca geri kalanlar içinde bir kocakarı hariç.

    Hasan Basri Çantay

    Geri kalanların içinde yalınız bir koca karı vardı.

    İbni Kesir

    Sadece yaşlı bir kadın geride kalanlardan oldu.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak o yaşlı kadın müstesna. O, geride kalanlardan oldu.

    Süleyman Ateş

    Yalnız geride kalanlar arasında bulunan bir kocakarıyı (kurtarmadık).

    Süleymaniye Vakfı

    (Bedeninin) Kalıntısı kalacak olan dipnot 1 ihtiyar bir kadın (Lut'un karısı) hariç dipnot 2 .

    Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "(Bedeninin) Kalıntısı kalacak olan" anlamı verdiğimiz kelime ğabir (غابر)'dir (Lisan'ul-Arab). Bu kelime sadece, İnanmadıkları için yanardağ patlaması sonucu lav külleri altında kalan Lut aleyhisselamın eşi ve diğerleri ile ilgili olarak bu ayetle birlikte tam yedi ayette geçer (Araf 7/83, Hicr 15/60, Neml 27/57, Ankebut 29/32-33, Saffat 37/135). Kur'an'da yanardağ patlaması ile helak olduğu bildirilen diğer topluluk Ashab-ı Fil'dir. Orada ğabir kelimesi "içi yenmiş bitki kabuğu gibi" sözü ile örneklendirilir (Fil 105/5). Demek ki yanardağ külleri altında kalan cesetlerin içi yok olur ama dışında bir şeyler kalır. Saffat 37/137-138
    2. metne dön, dipnot 2

    Şaban Britch

    Sadece geride kalanlar içindeki (hanımı olan) bir kocakarı hariç.

    Şaban Piriş

    Sadece geride kalanlar içindeki bir kocakarı hariç.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ancak geridekiler arasında bir kocakarı kaldı.

  13. Şuarâ suresi, 172. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 172. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    Diyanet İşleri

    Sonra diğerlerini helak ettik.

    Mehmet Okuyan

    Ardından diğerlerini helak etmiştik.

    Mustafa İslamoğlu

    Ardından ötekileri yerle bir ettik;

    Muhammed Esed

    ve sonra ötekileri kırıp geçirdik;

    Ahmed Hulusi

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik!

    Ali Bulaç

    Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra diğerlerini helâk ettik.

    Ali Rıza Safa

    Sonra, diğerlerini yerle bir ettik.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra diğerlerini yerle bir ettik. Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü bir yağmurdu, o uyarılanların yağmuru!

    Edip Yüksel

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Sonra geride kalanların hepsini yerle bir ettik.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra geridekileri hep tedmir eyledik

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Sonra diğerlerini dumura dipnot 1 uğrattık.

    Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kırıp geçirdik, yerle bir ettik, mahvettik, çökerttik.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra diğerlerini dumura dipnot 1 uğrattık.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kırıp geçirdik, yerle bir ettik, mahvettik, çökerttik.

    Gültekin Onan

    Sonra geride kalanları yerle bir ettik.

    Hasan Basri Çantay

    Sonra geridekileri (tam bir suretde) helak etdik.

    İbni Kesir

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sonra diğerlerini helâk ettik.

    Süleyman Ateş

    Sonra ötekilerini hep yıktık, helak ettik.

    Süleymaniye Vakfı

    Sonra diğerlerini yerle bir ettik.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Sonra öbürlerini helak ettik.

    Şaban Britch

    Sonra, diğerlerini yerle bir ettik.

    Şaban Piriş

    Sonra, diğerlerini yerle bir ettik.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Sonra ötekileri mahvedip batırdık.

  14. Şuarâ suresi, 173. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 173. ayet. وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ

    Diyanet İşleri

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

    Mehmet Okuyan

    Üzerlerine büyük bir bela yağmuru yağdırmıştık. Uyarılanların (ama yola gelmeyenlerin) bela yağmuru ne de kötü (olmuştu)!

    Mustafa İslamoğlu

    sonunda (bela) sağanağını üzerlerine boca ettik: gör ki, uyarılan (fakat uslanmayan) kimselerin maruz kaldığı sağanak ne berbattır.

    Muhammed Esed

    üzerlerine (helak edici) yağmurlar yağdırdık; uyarıl(dıkları halde uslanmay)anların maruz kaldığı yağmur, gerçekten, ne korkunçtur!

    Ahmed Hulusi

    Onların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

    Ali Bulaç

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kötü.

    Ali Özek ve heyeti

    Üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki... Uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) yağmuru ne de kötü!

    Ali Rıza Safa

    Ve onların üzerine bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

    Bayraktar Bayraklı

    - Sonra diğerlerini yerle bir ettik. Üzerlerine bir yağmur yağdırdık. Ne kötü bir yağmurdu, o uyarılanların yağmuru!

    Edip Yüksel

    Üzerlerine bir çeşit yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne felaketli bir yağmurdur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Üzerlerine bir çeşit yağmur yağdırdık; uyarılanların yağmuru ne felaketli bir yağmurdur.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, ne kötü idi O uyarılanların yağmuru!

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki ne fena idi o münzerin yağmuru

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve üzerlerine taştan dipnot 1 yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür!

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      11/Hud, 82.

    Gültekin Onan

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık; uyarılıp korkutulanların yağmuru ne kötü.

    Hasan Basri Çantay

    Üstlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki. (Bak) inzar edilenlerin yağmuru ne kötüdür!

    İbni Kesir

    Üzerlerine de bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

    Süleyman Ateş

    Ve üzerlerine bir yağmur yağdırdık, uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin yağmuru hakikaten çok kötü oldu!

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Üzerlerine bir yağmur (taş yağmuru dipnot 1 ) yağdırdık; uyarılmış kişilerin yağmuru ne kötüydü.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      ."Üzerlerine (pişmiş) balçıktan taş yağdırmak için görevlendirildik."(Zariyat 51/33)

    Şaban Britch

    Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Uyarılanların yağmuru ne kötüdür.

    Şaban Piriş

    Üzerlerine şiddetli bir yağmur yağdırdık. Uyarılmışların yağmuru ne kötüdür..

    Yaşar Nuri Öztürk

    Üzerlerine bir de yağmur yağdırdık. Ne de kötüymüş uyarılanların yağmuru!

  15. Şuarâ suresi, 174. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 174. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

    Mehmet Okuyan

    Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

    Mustafa İslamoğlu

    Elbet bu (Lut kıssası)nda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.

    Muhammed Esed

    Bu (kıssada da insanlar için) bir ders vardır; onlardan çoğu (buna) inanmasalar da...

    Ahmed Hulusi

    Muhakkak ki bu olayda da bir işaret - ders vardır. . . Ne var ki onların çoğunluğu iman etmemiştir.

    Ali Bulaç

    Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

    Ali Özek ve heyeti

    Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.

    Ali Rıza Safa

    Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da. Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.

    Edip Yüksel

    Bunda bir ders var; ancak çokları onaylamaz.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunda bir ders var; ancak çokları inanmaz.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Şüphesiz bunda gerçekten bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şübhesiz bunda mutlak bir ayet var, öyle iken ekserisi mü'min olmadı

    Gültekin Onan

    Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

    Hasan Basri Çantay

    Şübhesiz bunda elbette bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

    Süleyman Ateş

    Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.

    Süleymaniye Vakfı

    İşte bu anlatılanlarda tam bir ayet /bir ibret vardır. Onların çoğu inanıp güvenmiş değillerdi.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.

    Şaban Britch

    İşte bunda da bir ayet/ibret vardır. Buna rağmen onların çoğu mümin değillerdir.

    Şaban Piriş

    İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanmış değildir.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Elbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.

  16. Şuarâ suresi, 175. ayet — bütün mealleriyle aç

    Şuarâ suresi, 175. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Diyanet İşleri

    Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

    Mustafa İslamoğlu

    Ne ki senin rabbin, sınırsız rahmet sahibi olan O yüceler yücesidir.

    Muhammed Esed

    Şüphesiz senin Rabbin çok acıyıp esirgeyen O yüceler yücesidir!

    Ahmed Hulusi

    Kesinlikle Rabbin "HU"; El Aziyz'dir, Er Rahıym'dir.

    Ali Bulaç

    Ve şüphesiz, senin Rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    Ali Rıza Safa

    Ve kuşkusuz, Efendin, gerçekten, Üstündür; Merhametlidir.

    Bayraktar Bayraklı

    - Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da. Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.

    Edip Yüksel

    Kuşkusuz senin Efendin Üstündür, Rahimdir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuşkusuz senin Rabbin Üstündür, Rahimdir.

    Elmalılı (sadeleştirilmiş)

    Ve şüphesiz ki Rabbin, gerçekten çok güçlü ve çok merhametlidir.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve şübhesiz ki rabbın o, öyle aziz öyle rahim

    Erhan Aktaş

    Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (10. Baskı)

    Senin Rabbin, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Senin Rabb'in, Mutlak Üstün Olan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

    Gültekin Onan

    Ve şüphesiz, senin rabbin, güçlü ve üstün olandır esirgeyendir.

    Hasan Basri Çantay

    Hakıykat, senin Rabbin, mutlak gaalibdir, çok esirgeyicidir O.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Rabbın, elbette O; Aziz'dir, Rahim'dir.

    Mehmet Alagaş

    (160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak işte o, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

    Süleyman Ateş

    Şüphesiz Rabbin, işte üstün O'dur, merhamet eden O'dur.

    Süleymaniye Vakfı

    Şüphesiz senin Rabbin /Sahibin daima üstün ve ikramı bol olandır.

    Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

    Senin Rabbin pek güçlüdür, ikramı da boldur.

    Şaban Britch

    Elbette Rabbin, çok güçlüdür, çok merhametlidir.

    Şaban Piriş

    Rabbin ise, elbette, güçlü olan, merhametli olan O'dur.

    Yaşar Nuri Öztürk

    Ve senin Rabbin mutlak Aziz, mutlak Rahim...

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. Öntanımlı açık dört meal öncelik sırasına göredir; listeden hepsi açılabilir.