Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 118. ayet

Şuarâ suresi, 118. ayet. فَٱفْتَحْ بَيْنِى وَبَيْنَهُمْ فَتْحًا وَنَجِّنِى وَمَن مَّعِىَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

feftaḥ beynî vebeynehüm fetḥav veneccinî vemem me`iye mine-lmü'minîn.

Diyanet İşleri

"Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 115–121 · surenin 118. ayeti / 227
  1. Şuarâ 115

    "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

  2. Şuarâ 116

    Dediler ki: "Ey Nuh! (Bu işten) vazgeçmezsen mutlaka taşlananlardan olacaksın!"

  3. Şuarâ 117

    Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."

  4. 118

    "Artık onlarla benim aramda sen hükmet. Beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

  5. Şuarâ 119

    Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

  6. Şuarâ 120

    Sonra da geride kalanları suda boğduk.

  7. Şuarâ 121

    Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 117–118. ayetler için yazılmıştır.

117-118. Şüphesiz onların zulümleri, en ileri dereceye varıp küfürleri de alabildiğine katmerleşince peygamberleri onların hepsini kuşatacak bir bedduada bulundu: “Rabbim yeryüzünde kâfirlerden dönüp dolaşan bir kimse bırakma!” (Nuh, 71/26) Burada da şöyle dediğini görüyoruz: “…benimle onlar arasında ayırt edici hükmünü ver” Yani aramızdan haddi aşıp azgınlık edeni helâk et! Nuh asıl azgın ve zalimlerin onlar olduğunu bildiği için bu duayı yapmıştı. Bundan dolayı daha sonra: “Beni de beraberimdeki mü’minleri de kurtar” diye devam etti.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

"Batıl üzerine ısrar etmeleri sebebiyle benimle onların arasında sen hüküm ver. Kavmimden kâfir olanları helak ettiğin şeyden beni ve beraberimdeki Müminleri kurtar."

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَٱفْتَحْ fefteh o halde aç kök: فتح
  2. بَيْنِى beyni benimle kök: بين
  3. وَبَيْنَهُمْ ve beynehum onların arasını kök: بين
  4. فَتْحًۭا fethen (kesin hükümle) açarak kök: فتح
  5. وَنَجِّنِى ve neccini ve beni kurtar kök: نجو
  6. وَمَن ve men ve bulunanları
  7. مَّعِىَ meiye benimle beraber
  8. مِنَ mine -den
  9. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine mü'minler- kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydurmuş oluruz. Rabbimiz Allah'ın dilemesi olmadıkça,…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Sen ve beraberindeki kimseler, gemiye bindiğiniz zaman: "Bizi zalim kavmin elinden kurtaran Allah'a hamd olsun" de.

  • Aynı kıssa: Hz. Nûh · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Derken biz onu ve beraberindekileri dolu geminin içinde (taşıyıp) kurtardık.

  • Aynı kök: فتح (38 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Nûh

    Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

80 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Benimle onlar arasında hükmünü ver ve hem beni hem de benimle birlikte inananları kurtar!" demişti.

Mustafa İslamoğlu

artık benimle onlar arasında kesin bir hüküm ver ve hem beni, hem de benimle birlikte olan mü'minleri kurtar!"

Muhammed Esed

bunun için, benimle onlar arasındaki gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koy; beni ve benimle beraber olan müminleri kurtar!"

Ahmed Hulusi

"Benimle onların arasını aç ki (layıklarını bulsunlar; Rasul aralarında yaşarken azap gelmez); beni ve iman edenlerden benimle beraber olanları kurtar. "

Ali Bulaç

"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan mü'minleri kurtar."

Ali Özek ve heyeti

Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

Ali Rıza Safa

"Artık, benimle onların arasını aç; beni ve benimle birlikte olan inananları kurtar!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh, "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!" dedi.

Edip Yüksel

"Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki iman edenleri kurtar."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Benimle onların arasını aç; beni ve beraberimdeki inananları kurtar.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Artık benimle onların arasını nasıl ayırt edeceksen et de, beni ve beraberimdeki müminleri kurtar!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık benimle onların arasını nasıl ayırd edeceksen et de bana ve beraberimdeki mü'minlere necat ver

Erhan Aktaş

"Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Artık benim onlarla işimi tamamen bitir. Beni ve benimle beraber iman edenleri kurtar." dedi.

Gültekin Onan

"Bundan böyle, benimle onların arasını açık bir hükümle ayır ve beni ve benimle birlikte olan inançlıları kurtar."

Hasan Basri Çantay

"Binaen'aleyh benimle onların arasındaki hükmü Sen ver de beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar".

İbni Kesir

Artık benimle onların arasında Sen, bir hüküm ver. Beni ve beraberimdeki mü'minleri kurtar.

Mehmet Alagaş

(105-122) Nuh kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı, Bir vakit kardeşleri Nuh onlara sakınmaz mısınız dedi , ben sizin için güvenilir bir elçiyim, Allah’tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, Allah'tan sakının ve bana itaat edin dedi. Onlar da sana düşük seviyedekiler tabi olmuşken biz sana iman eder miyiz ki dediler. Nuh, onların / o düşük seviyede dediklerinizin yaptıklarından hiçbir bilgim yok , onların hesapları da ancak rabbime aittir keşke bilincinde olsaydınız / şuurunda olsaydınız , ben iman edenleri kovacak değilim, ancak ben sadece apaçık bir uyarıcıyım dedi, Dediler ki ey Nuh , eğer ki vazgeçmezsen sen taşlanmış olacaksın / recm edilen olacaksın. Nuh da Rabbim kavmim beni yalanladı, onlarla benim aramı bir şekilde aç, beni ve benimle beraber Mümin olanları kurtar dedi. Dolu / yüklü bir gemi ile onu ve beraberindekileri kurtardık, Sonra da ardından geride bıraktıklarını boğduk , b unda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğu iman eden olmadılar. Muhakkak ki senin Rabbin, O, azizdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Artık benimle onların aralarında hüküm ver ve beni ve benimle beraber olan Müminleri kurtar."

Süleyman Ateş

"Benimle onların arasını aç (aramızda hükmet), beni ve benimle beraber bulunan mü'minleri kurtar!"

Süleymaniye Vakfı

Benimle onların arasını iyice aç! Beni ve beraberimdeki müminleri, bunların verdiği sıkıntıdan kurtar." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artık benimle onların arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri bunlardan kurtar" dedi.

Şaban Britch

Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar.

Şaban Piriş

Artık sen benimle onların arasında nasıl ayıracaksan ayır, beni ve yanımdaki müminleri kurtar.

Yaşar Nuri Öztürk

"Artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Judge O Allah", he prayed, "and defend my cause which is the heart of your purpose and decide between me and them in Your way, (for You take the matters of fact as they come and circumstance them after Your own manner) and save me and those with me who conformed to Islam".

Abdul Haleem

so make a firm judgement between me and them, and save me and my believing followers.’

Abdullah Yusuf Ali

"Judge Thou, then, between me and them openly, and deliver me and those of the Believers who are with me."

Abul A'la Maududi

So pass a clear judgement between me and them and rescue me and the believers with me." dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    You should not only give Your judgment as to who is in the right and who is in the wrong, but deliver Your Judgment in such a manner that the followers of the truth are saved and the followers of falsehood are completely annihilated from the earth.

Aisha Bewley

so make a clear judgement between me and them and rescue me and the muminun who are with me. ’

Al-Hilali & Khan

Therefore judge You between me and them, and save me and those of the believers who are with me."

Ali Quli Qarai

So judge conclusively between me and them, and deliver me and the faithful who are with me. ’

Amatul Rahman Omar

`So judge between me and them, a decisive judgment, and deliver me and the believers who are with me. '

Arthur John Arberry

so give true deliverance between me and them, and deliver me and the believers that are with me.

Bijan Moeinian

"Please settle the account between us, and save me and the believers from their wicked intentions. "

E. Henry Palmer

open between me and between them an opening, and save me and those of the believers who are with me!'

Edip-Layth

"So open between me and them a rift, and save me and those who are with me of those who acknowledge."

George Sale

Wherefore judge publicly between me and them; and deliver me and the true believers who are with me.

Hamid S. Aziz

Said he, "My Lord! Verily, my own people reject me.

Mahmoud Ghali

So arbitrate between me and them a (conclusive) arbitration, and deliver me safely and the ones who are with me of the believers. "

Marmaduke Pickthall

Therefor judge Thou between us, a (conclusive) judgment, and save me and those believers who are with me.

Mohamed Ahmed - Samira

So adjudge between me and them conclusively, and save me and the believers who are with me. "

Muhammad Asad

hence, lay Thou wide open the truth between me and them, and save me and those of the believers who are with me!"

Mustafa Khattab

So judge between me and them decisively, and save me and the believers with me."

Progressive Muslims

"So open between me and them a rift, and save me and those who are with me of the believers. "

Rashad Khalifa

"Grant me victory against them, and deliver me and my company of believers."

Sahih International

Then judge between me and them with decisive judgement and save me and those with me of the believers. "

Sam Gerrans

“So decide Thou between me and them, and deliver Thou me and those with me among the believers.”

Shabbir Ahmed

Hence, judge between me and them openly, and save me and my company of believers. "

Syed Vickar Ahamed

Then, You judge between me and them openly, and save me and those of the believers who are with me. "

Taqi Usmani

So judge between me and them with an open verdict, and save me and all the believers who are with me."

The Monotheist Group

"So open between me and them a rift, and save me and those who are with me of the believers."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 118. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 118. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 118. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩