Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 17. ayet

Şuarâ suresi, 17. ayet. أَنْ أَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

en ersil me`anâ benî isrâîl.

Diyanet İşleri

"İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 14–20 · surenin 17. ayeti / 227
  1. Şuarâ 14

    "Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

  2. Şuarâ 15

    Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

  3. Şuarâ 16

    "Firavun'a gidin ve deyin: "Şüphesiz biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz",

  4. 17

    "İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."

  5. Şuarâ 18

    Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

  6. Şuarâ 19

    "(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."

  7. Şuarâ 20

    Musa, şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–17. ayetler için yazılmıştır.

15. “Buyurdu ki: Asla” seni öldürme imkânını bulamayacaklar. Biz size öyle bir güç vereceğiz ki, onlar size kötülük kastıyla yaklaşamayacaklar. Siz ve size tâbi olanlar galip geleceksiniz. Bundan dolayıdır ki Firavun, Mûsâ’ya ileri derecede meydan okumasına, onu kıt akıllıkla, hem onu hem de kavmini sapıklıkla suçlamasına rağmen Mûsâ’ya hiçbir zarar veremedi. “İkiniz” doğruluğunuza ve getirdiğinizin sıhhatine delil olan “âyetlerimizle/mucizelerimizle gidin. Şüphesiz Biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitiriz.” Ben ikinizi de koruyup himaye edeceğim.

16. “İkiniz de Firavuna gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz.” Yani O, sen Rabbimize ve bize iman edesin, Ona ibadete boyun eğip, O’nun tevhidini kabul edesin, diye bizi sana gönderdi.

17. “İsrailoğullarını bizimle gönder, diye (geldik).” Artık onlara yaptığın işkencelere son ver. Onlar üzerindeki baskını kaldır ki, Rab’lerine ibadet etsinler. Dinlerini gereği gibi uygulayabilsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَنْ en
  2. أَرْسِلْ ersil gönder kök: رسل
  3. مَعَنَا meana bizimle beraber
  4. بَنِىٓ beni oğullarını kök: بني
  5. إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(16, 17) Firavun'a gidin ve deyin ki: ‘Şüphesiz ki biz, İsrailoğullarını bizimle göndermen için âlemlerin Rabbi'nin elçi(leri)yiz."

Mustafa İslamoğlu

İsrailoğullarını bırak, bizimle gelsinler!"

Muhammed Esed

İsrailoğulları'nı bırak, bizimle gelsinler!"

Ahmed Hulusi

"İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder. "

Ali Bulaç

"İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)."

Ali Özek ve heyeti

İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.

Ali Rıza Safa

"İsrailoğullarını, bizimle gönder!"

Bayraktar Bayraklı

- "Firavun'a gidiniz: 'Biz, alemlerin Rabbinin peygamberleriyiz; İsrailoğullarını bizimle beraber gönder!' deyiniz."

Edip Yüksel

"‘İsrail oğullarını bizimle birlikte gönder.'"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

' 'İsrail oğullarını bizimle birlikte gönder.' '

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İsrail oğullarını bizimle beraber salıver."

Elmalılı Hamdi Yazır

Beni İsraili bizimle beraber salıver

Erhan Aktaş

"İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder!"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder!"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder!"

Gültekin Onan

"İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana geldik)."

Hasan Basri Çantay

(16-17) "Haydi Fir'avna gidin de: — Biz, israil oğullarını beraberimizde yollayasın diye aalemlerin Rabbinin gönderdiği gerçek (iki) peygamberiz" deyin.

İbni Kesir

İsrailoğullarını bizimle beraber gönder.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.

Süleyman Ateş

"İsrail oğullarını bizimle beraber gönder."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İsrailoğullarını bırak da bizimle gelsinler."

Şaban Britch

İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder.

Şaban Piriş

İsrailoğulları'nı bizimle beraber gönder."

Yaşar Nuri Öztürk

"İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Who commands you to release the children of Israel from bondage and to let them go with us".

Abdul Haleem

let the Children of Israel leave with us." ’

Abdullah Yusuf Ali

"'Send thou with us the Children of Israel.'"

Abul A'la Maududi

that you let the Children of Israel go with us.'" dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The mission of the Prophets Moses and Aaron (peace be upon them) was twofold: First, to invite Pharaoh to the worship and obedience of Allah which has been the foremost aim of the mission of every Prophet, and secondly, to liberate the Israelites from the bondage of Pharaoh, which was specifically assigned to them. The Quran has mentioned sometimes only the first part of their mission (as in Surah An-Naziat) and sometimes only the second.

Aisha Bewley

to tell you to send the tribe of Israel away with us. "’

Al-Hilali & Khan

"So allow the Children of Israel to go with us.’ "

Ali Quli Qarai

that you let the Children of Israel go with us. ’’ ’

Amatul Rahman Omar

"(Who commands you) to send the Children of Israel with us". '

Arthur John Arberry

so send forth with us the Children of Israel. "

Bijan Moeinian

"Lord wants you to send the Israelites in our custody. "

E. Henry Palmer

(to tell thee to) send with us the children of Israel. "'

Edip-Layth

"'So send with us the Children of Israel'"

George Sale

Send away with us the children of Israel.

Hamid S. Aziz

"And go to Pharaoh and say, 'Verily, we bear a message from the Lord of the Worlds

Mahmoud Ghali

(Saying) Send forth with us the Seeds (Or: sons) of. " Israel)

Marmaduke Pickthall

(Saying): Let the Children of Israel go with us.

Mohamed Ahmed - Samira

That you should send the children of Israel with us. '

Muhammad Asad

Let the children of Israel go with us!’"

Mustafa Khattab

˹commanded to say:˺ ‘Let the Children of Israel go with us.’’"

Progressive Muslims

"So send with us the Children of Israel""

Rashad Khalifa

" 'Let the Children of Israel go.' "

Sahih International

[Commanded to say], "Send with us the Children of Israel. "'"

Sam Gerrans

“‘Send thou with us the children of Israel.’”

Shabbir Ahmed

And, "Let the Children of Israel go with us. " (20:47).

Syed Vickar Ahamed

"‘You send with us the Children of Israel. ’"

Taqi Usmani

(sent with the message) that you must send the children of Isrā’īl with us’".

The Monotheist Group

'Sosend with us the Children of Israel'"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 17. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 17. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 17. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩