Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 219. ayet

Şuarâ suresi, 219. ayet. وَتَقَلُّبَكَ فِى ٱلسَّٰجِدِينَ

veteḳallübeke fi-ssâcidîn.

Diyanet İşleri

(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 216–222 · surenin 219. ayeti / 227

Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3

  1. Şuarâ 216

    Eğer sana karşı gelirlerse, "Şüphesiz ben sizin yaptığınız şeylerden uzağım" de.

  2. 217–219

    (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.

  3. Şuarâ 220

    Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

  4. Şuarâ 221

    Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

  5. Şuarâ 222

    Onlar, her günahkar yalancıya inerler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 218–220. ayetler için yazılmıştır.

218-219. Daha sonra Yüce Allah, Peygamber’in Yüce Allah’a yakın olmaya ve ihsan konumuna yükselmeye yardımcı olacak hususa dikkat çekerek şöyle buyurmaktadır. “O seni kalkınca da görür. Secde edenler arasındaki dolaşmanı da.” Yani O, şu pek büyük ibadet olan namazı kılarken, kıyamda olduğun vakit seni görür. Rüku ve secde arasında gidip gelmeni de görür. Allah'ın özellikle namazı söz konusu etmesi, fazilet ve şerefinden ötürüdür. Çünkü namazda Rabbinin huzurunda olduğunu bilen bir kimse, Rabbinin huzurunda saygı ve zilletle boyun eğer, namazını eksiksiz kılar. Namazı eksiksiz kılmakla diğer amellerini de tamamlar. Ve namaz ile diğer işlerine karşı yardım elde eder.

220. “Şüphesiz her şeyi” farklılıklarına, türlü ve değişik olmalarına rağmen bütün sesleri “işiten,” bilgisiyle açık olanları, gizlilikleri, görüneni ve görünmeyeni “bilen yalnızca O’dur.” Kulun, Rabbinin bütün hallerinde kendisini gördüğünü, söylediği bütün sözlerini işittiğini hatırında bulundurması, kalbindeki karar, düşünce ve niyetleri dahi bildiğinin şuuruna varması, elbette ki onun ihsan makamına ulaşmasına yardımcı olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

O, Allah -Subhânehu ve Teâlâ- senin namaz kılanlar arasında kıyam halinde ve secde halinde hareket etmeni görür. Yaptığın hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Diğer insanların yaptıklarından da hiçbir şey O'na gizli kalmaz.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَقَلُّبَكَ ve tekallubeke ve eğilip doğrulurken kök: قلب
  2. فِى fi içinde
  3. ٱلسَّـٰجِدِينَ s-sacidine secde edenle kök: سجد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş) · Ortak kavram: Kalp

    (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kök: سجد (92 geçiş)

    Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki,…

  • Bakara 7 olası

    Ortak kavram: Kalp

    Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır.

  • Ortak kavram: Kalp

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Ortak kavram: Kalp

    Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki, içinden ırmaklar fışkırır. Taş vardır ki…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

76 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(217, 218, 219, 220) Ayağa kalktığında ve secde edenler arasındaki dolaşmanda seni görene, (ayrıca) duyan, bilen, güçlü, çok merhametli olana (Allah'a) güven!

Mustafa İslamoğlu

Allah'a teslim olanlar arasındaki tasarruflarını da...

Muhammed Esed

(O'nun huzurunda) saygıyla yere kapananlar arasında yer aldığını da görmektedir;

Ahmed Hulusi

Secde edenler içinde yer aldığını da!

Ali Bulaç

Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı da.

Ali Özek ve heyeti

Secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor).

Ali Rıza Safa

Secde edenler arasında yer aldığını da.

Bayraktar Bayraklı

- Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!

Edip Yüksel

Ve senin secde edenler arasındaki hareketini de.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ve senin secde edenler arasındaki hareketini de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve secde edenler arasında dolaşmanı da.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve secdekarlar içinde dolaşmanı

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Secde dipnot 1 edenler içindeki hareketini de.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Boyun eğenler, kabul ve itaat edenler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Secde dipnot 1 edenler içindeki hareketini de.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Boyun eğenler, kabul ve itaat edenler.

Gültekin Onan

Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı (tekallubeke) da.

Hasan Basri Çantay

(218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (daima) görendir.

İbni Kesir

Secde edenler arasında bulunduğunda.

Mehmet Alagaş

(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.

Rowwad Tercüme Merkezi

Secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.

Süleyman Ateş

Ve secde edenler arasında eğilip doğrulurken.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Secde edenler arasında dolaşırken de görene dayan.

Şaban Britch

218-219 O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler arasında (onlarla birlikte rukü, secde… ile) hareket etmeni de görür.

Şaban Piriş

(218-219) O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.

Yaşar Nuri Öztürk

Görüyor nasıldır secde edenler içinde dolaşman.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And sees your change of position and variation of posture among the assemblage as they prostrate their reason to divine revelation and bow to the ground in reverence, in worship and adoration.

Abdul Haleem

and sees your movements among the worshippers:

Abdullah Yusuf Ali

And thy movements among those who prostrate themselves,

Abul A'la Maududi

and observes your movements among those who prostrate themselves. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This implies the sorcerers, astrologers, fortune-tellers and conjurers who pose as knower of the unseen and tell the people their future, or as wise men who have control over jinns and spirits and can make the destinies of the people through them.

Aisha Bewley

and your movements with those who prostrate.

Al-Hilali & Khan

And your movements among those who fall prostrate (to Allâh in the five compulsory congregational prayers).

Ali Quli Qarai

and your going about among those who prostrate.

Amatul Rahman Omar

And (Who sees) your moving about among those (Companions) who prostrate themselves (before the All-Mighty Lord).

Arthur John Arberry

and when thou turnest about among those who bow.

Bijan Moeinian

He sees you when you worship Him falling in prostration.

E. Henry Palmer

and thy posturing amongst those who adore'.

Edip-Layth

Your movements amongst those who prostrate.

George Sale

and thy behaviour among those who worship;

Hamid S. Aziz

Who sees you when you do stand up (to pray),

Mahmoud Ghali

And (Ever) your turning about among the prostrate.

Marmaduke Pickthall

And (seeth) thine abasement among those who fall prostrate (in worship).

Mohamed Ahmed - Samira

And your movements among those who bow in homage to God.

Muhammad Asad

and [sees] thy behaviour among those who prostrate themselves [before Him]:

Mustafa Khattab

as well as your movements ˹in prayer˺ along with ˹fellow˺ worshippers.

Progressive Muslims

And your movements amongst those who prostrate.

Rashad Khalifa

And your frequent prostrations.

Sahih International

And your movement among those who prostrate.

Sam Gerrans

And thy going to and fro among those who submit;

Shabbir Ahmed

And move among those who adore.

Syed Vickar Ahamed

And (sees) your movements among those who prostrate themselves.

Taqi Usmani

and (sees) your movement among those who prostrate themselves.

The Monotheist Group

And your movements among those who prostrate.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 219. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 219. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 219. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩