Diyanet İşleri
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 221. ayet. هَلْ أُنَبِّئُكُمْ عَلَىٰ مَن تَنَزَّلُ ٱلشَّيَٰطِينُ
hel ünebbiüküm `alâ men tenezzelü-şşeyâṭîn.
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu "En yakın akrabanı uyar"; şairler Şuarâ 213–227 3
(217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah'a tevekkül et.
Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Onlar, her günahkar yalancıya inerler.
Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 221–223. ayetler için yazılmıştır.
221. “Size şeytanların kimin üzerine indiğini haber vereyim mi?” Hakkında herhangi bir şüphe ve tereddüt söz konusu olmaksızın şeytanların kimin üzerine indirildiğini, yani üzerlerine şeytanın ineceği şahısların niteliklerini haber vereyim mi?
222. Şeytanlar çokça yalan söyleyen, batıl iftiralarda bulunan “yalancı” ve fiillerinde “günahkâr”, masiyetleri pek çok olan kimseler “üzerine inerler.” İşte şeytanların üzerine indiği ve hali şeytanların haline uygun düşen kimseler bunlardır.
223. “O (şeytanlar)” semadan kulak hırsızlığı yoluyla dinledikleri şeyleri o günahkar yalancı kimseye “iletirler” ve bunu ona telkin ederler, “ve onların çoğu yalan söylerler.” Ona telkin ettikleri sözlerin çoğu da yalandır. Bir tane doğru söylese de ona yüz de yalan katar. Böylelikle hak batıla karışır. Gerek oran itibariyle azlığı gerekse de bilinmemesi dolayısıyla hak kaybolur gider. İşte üzerlerine şeytanların indiği şahısların ve şeytanların böylelerine yaptığı telkinin niteliği budur.
uhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in hali ise bunlardan çok farklıdır. Zira o, doğru sözlüdür, güvenilirdir, asla gerçeğe aykırı konuşmaz. Doğru yolda giden birisidir. Onun kalbi de doğruluk ve iyilikle doludur. Sözü de doğrudur. Fiilleri de haramdan uzak, pek nezih ve temizdir. Allah tarafından üzerine indirilen vahiy de korunmuş ve himaye edilmiş olarak iner, hakkında en ufak bir şüphenin söz konusu olmadığı pek büyük doğruyu ihtiva eder. Hiç -ey akıl sahibi kimseler- onun gösterdiği yol ile üzerlerine şeytanların indiği kimselerin iftiraları aynı olabilir mi? Deli ve temyiz gücü bulunmayan, eşyayı birbirinden ayırt edemeyenler dışında herhangi bir kimse bunlar arasında bir benzerlik olduğunu düşünebilinir mi?
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu Kur'an'ı indirdiğini iddia ettiğiniz şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini…
Aynı kök: شطن (88 geçiş) · Ortak kavram: Şeytan · Ortak kavram: Nübüvvet
Senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah,…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi bana bunların isimlerini…
Ortak kavram: Nübüvvet
Allah, şöyle dedi: "Ey Adem! Onlara bunların isimlerini söyle." Adem, meleklere onların isimlerini bildirince Allah, "Size, göklerin ve yerin gaybını…
Ortak kavram: Nübüvvet
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şeytanların kime ineceğini size bildireyim mi?
O şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi:
Sana o şeytani güçlerin kime indiğini haber vereyim mi?
Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?
Şeytanların ise kime ineceğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kimlere indiklerini, size haber vereyim mi?
"Şeytanların ise kime ineceğini size haber vereyim mi?"
Sapkınların kime indiğini size bildireyim mi?
Şeytanların kime indiğini size bildireyim mi?
Şeytanların kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?
Haber vereyim mi size Şeytanlar kimin üzerine inerler?
Şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kimlere inmekte olduklarını size haber vereyim mi?
(Ey müşrikler) şeytanların kimlerin üzerine indiğini size haber vereyim mi ben?
Şeytanların kime indiğini size bildireyim mi?
(192-227) Muhakkak ki o / kuran, alemlerin rabbinden indirilmedir, onu, güvenilir bir ruh, senin kalbine, uyarıcılardan olasın diye açık ve net bir lisan aracıyla / arabi lisanıyla indirdi. Muhakkak ki o / kuran, evvelkilerin yazıt levhalarında / Zeburlarında var, İsrail oğullarının bilgelerinin bunu biliyor olması onlar için bir gösterge / bir ayet değil midir? Eğer ki / velev ki onu yabancılardan birilerine indirseydik, yabancı onlara okusaydı, o halde iman eden olmazlardı. (Ama biz onu kendi dillerinde indirdik) Bu şekilde yaparak / kendi dilleri ile indirerek, biz onu / kuranı suçluların kalbine soktuk. Acıtıcı azabı / elim azabı görünceye kadar inanmıyorlar , o nlara azap ansızın geldi , onlar bunun bilincinde değillerdi / şuurunda değillerdi. Diyorlar ki bizler ertelenenlerden olur muyuz? Azabımızı acele mi buluyorlar ? (Çok hızlı gerçekleşti mi diyorlar?) Sen, onları senelerce geçindirdiğimizi / metalandırdığımızı görmedin mi? Sonra onlara vaat edilmiş oldukları ne ise, o geldi, tükettikleri şeyler, onlara bir fayda sağlamadı. Biz uyarıcı göndermeden hiçbir memleketi / karyeyi helak etmeyiz. Hatırlatmadır ki, bizler Zalimler değiliz. Onu şeytanlar indirmedi, onların buna yeterlilikleri yoktur, kapasiteleri de yetmez , onlar işitmekten de uzaklaştırılmışlardır / a zledilmişlerdir. Allah'la beraber başka bir ilah çağırma, azap edilenlerden olursun, soyundan yakınlarını / akrabalarını uyar, iman edenlerden sana tabi olanları kanadınl a koru / muhafaza et, eğer sana isyan ederlerse de ki ben sizin yaptıklarınızdan / amellerinizden uzağım beriyim / (beri durmak öte durmak öte beri) saygıdeğer olana, esirgeyene vekaletini ver / Ona tevekkül et, ayağa kalktığın her vakitte, secde edenlere her dönüştüğünde, O seni görür , muhakkak ki O, işitendir bilendir. Şeytanın kime indirdiğini sana haber vereyim mi? Her bir iftiracının üzerine, her bir kötünün üzerine iner. Şeytanlardan işittiklerini aktarırlar / talkın ederler ve onların çoğunluğu da yalancıdır. Şairler / şuaralar, azgınlar onlara / şairlere tabi olurlar, görmedin mi ki onlar / şairler, her bir vadide şaşkın şaşkın / deli divane dolaşıyorlar, onlar, kesinlikle yapmadıklarını söylüyorlar, iman edenler ve salih amel işleyenler, Allah'ı çok ananlar ve zulme uğra malarından sonra yardımlaşanlar hariç (onlar yaptıklarını söylerler). Zalimler, hangi dönüştürücü ile ne hale dönüştürüleceklerini ileride bilecekler.
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kime indiğini size bildireyim mi dipnot 1 ?
Şeytanların kimin peşini bırakmadığını size bildireyim mi?
Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Şeytanların kime indiğini size haber vereyim mi?
Haber vereyim mi size şeytanların kime iner olduğundan?
Shall I tell you whom do evil spirits pursue and on whom do devils descend!
Shall I tell you who the jinn come down to?
Shall I inform you, (O people!), on whom it is that the evil ones descend?
O people, shall I tell you on whom it is that satans descend?
Shall I tell you upon whom the shaytans descend?
Shall I inform you (O people!) upon whom the Shayâtîn (devils) descend?
Should I inform you on whom the devils descend?
Shall I tell you to whom the evil ones appear?
Shall I tell you on whom the Satans come down?
Do you want to know upon whom the devils descend?
Shall I inform you upon whom the devils descend?
Shall I inform you on whom the devils descend?
Shall I declare unto you upon whom the devils descend?
Verily, He, only He, is the Hearer, the Knower.
Shall I (fully) inform you on whom Ash-Shayatîn keep coming down?
Shall I inform you upon whom the devils descend?
Should I tell you on whom the devils descend?
[And] shall I tell you upon whom it is that those evil spirits descend?
Shall I inform you of whom the devils ˹actually˺ descend upon?
Shall I inform you on whom the devils descend
Shall I inform you upon whom the devils descend?
Shall I inform you upon whom the devils descend?
Shall I inform you upon whom the satans descend?
Shall I inform you on whom the devils descend?
(O my people!) Shall I inform you, on whom it is that Satans' (or the Evil ones) come down?
Shall I tell you on whom the devils descend?
Shall I inform you on whom the devils come down?