Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 15. ayet

Şuarâ suresi, 15. ayet. قَالَ كَلَّا فَٱذْهَبَا بِـَٔايَٰتِنَآ إِنَّا مَعَكُم مُّسْتَمِعُونَ

ḳâle kellâ. feẕhebâ biâyâtinâ innâ me`aküm müstemi`ûn.

Diyanet İşleri

Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 12–18 · surenin 15. ayeti / 227
  1. Şuarâ 12

    Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

  2. Şuarâ 13

    "Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Harun'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

  3. Şuarâ 14

    "Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

  4. 15

    Allah dedi ki, "Hayır, korkma! Mucizelerimizle gidin. Çünkü biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz."

  5. Şuarâ 16

    "Firavun'a gidin ve deyin: "Şüphesiz biz alemlerin Rabbinin elçisiyiz",

  6. Şuarâ 17

    "İsrailoğullarını bizimle beraber gönder."

  7. Şuarâ 18

    Firavun, şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 15–17. ayetler için yazılmıştır.

15. “Buyurdu ki: Asla” seni öldürme imkânını bulamayacaklar. Biz size öyle bir güç vereceğiz ki, onlar size kötülük kastıyla yaklaşamayacaklar. Siz ve size tâbi olanlar galip geleceksiniz. Bundan dolayıdır ki Firavun, Mûsâ’ya ileri derecede meydan okumasına, onu kıt akıllıkla, hem onu hem de kavmini sapıklıkla suçlamasına rağmen Mûsâ’ya hiçbir zarar veremedi. “İkiniz” doğruluğunuza ve getirdiğinizin sıhhatine delil olan “âyetlerimizle/mucizelerimizle gidin. Şüphesiz Biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitiriz.” Ben ikinizi de koruyup himaye edeceğim.

16. “İkiniz de Firavuna gidin ve deyin ki: “Şüphesiz biz âlemlerin Rabbinin elçileriyiz.” Yani O, sen Rabbimize ve bize iman edesin, Ona ibadete boyun eğip, O’nun tevhidini kabul edesin, diye bizi sana gönderdi.

17. “İsrailoğullarını bizimle gönder, diye (geldik).” Artık onlara yaptığın işkencelere son ver. Onlar üzerindeki baskını kaldır ki, Rab’lerine ibadet etsinler. Dinlerini gereği gibi uygulayabilsinler.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah Musa-aleyhisselam-'a şöyle buyurdu: "Hayır! Seni asla öldüremezler. Sen ve kardeşin Harun doğruluğunuzu ispat eden ayetlerimizle birlikte gidin. Şüphesiz ki, biz yardımımız ve desteğimizle sizinle beraberiz. Sizin söylediğiniz ve size söylenen her şeyi işitmekteyiz. Ondan hiçbir şey bizden kaçmaz."

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale (Allah) dedi kök: قول
  2. كَلَّا ۖ kella hayır
  3. فَٱذْهَبَا fezheba ikiniz de gidin kök: ذهب
  4. بِـَٔايَـٰتِنَآ ۖ biayatina ayetlerimizle kök: ايي
  5. إِنَّا inna şüphesiz biz
  6. مَعَكُم meakum sizinle beraberiz
  7. مُّسْتَمِعُونَ mustemiune dinliyoruz kök: سمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    Musa, kavmine kızgın ve üzgün olarak döndüğünde, "Benden sonra arkamdan ne kötü işler yaptınız! Rabbinizin emrini beklemeyip acele mi ettiniz?" dedi.…

  • Aynı kıssa: Hz. Hârûn

    (Musa), "Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla. Bizi kendi rahmetine sok. Sen, merhametlilerin en merhametlisisin" dedi.

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette…

  • Aynı kök: ذهب (56 geçiş)

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

79 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle demişti: "Hayır! İkiniz mesajlarımı götürün! Biz sizinle birlikteyiz; (olup biteni) duymaktayız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Tâhâ 20:46.

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "Asla (öyle olmayacak). Siz ikiniz ayetlerimizle gidiniz! Elbet Biz, sizinle birlikte (olup bitenlerin) takipçisiyiz.

Muhammed Esed

(Allah:) "Hayır, asla!" dedi, "Yine de, siz ikiniz mesajlarımızla gidin; (yapacağınız çağrıyı) izlemek üzere Biz de sizinle beraberiz!

Ahmed Hulusi

Buyurdu ki: "Hayır, asla!". . . "İkiniz mucizelerimiz - delillerimiz olarak gidiniz. . . Doğrusu biz sizinle BİRlikteyiz, işiticileriz. "

Ali Bulaç

(Allah:) "Hayır," dedi. "İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz."

Ali Özek ve heyeti

Allah buyurdu: Hayır (seni asla öldüremezler)! İkiniz mucizelerimizle gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz, (her şeyi) işitmekteyiz.

Ali Rıza Safa

"Asla!" dedi; "Siz ikiniz; ayetlerimizle gidin. Kuşkusuz, Biz, sizinle birlikteyiz; duyuyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurdu: "Hayır! Asla endişe etme! İkiniz, mucizelerimizle gidiniz. Şüphesizbiz, sizinle beraberiz, işitmekteyiz."

Edip Yüksel

Dedi ki, "Hayır, siz ikiniz ayetler (vahiy ve mucizeler)imizle gidin. Biz sizinle birlikteyiz; dinliyoruz."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Hayır, siz ikiniz ayetler (vahiy ve mucizeler) imizle gidin. Biz sizinle birlikteyiz; dinliyoruz.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Allah) "Hayır" (endişe etme), "haydi ikiniz ayetlerimizle gidin; muhakkak Biz sizinle beraberiz (olup bitenleri) dinliyoruz,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, buyurdu: haydi ikiniz bir, ayetlerimizle gidin, her halde biz sizinle beraberiz, dinliyoruzdur

Erhan Aktaş

"Hayır, haydi ikiniz ayetlerimizle gidin! Kuşkusuz Biz, sizinle beraber işitenleriz. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Size söylenecek şeyleri anında işitip sizi koruruz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hayır, haydi ikiniz ayetlerimizle gidin! Kuşkusuz Biz, sizinle beraber işitenleriz. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Size söylenecek şeyleri anında işitip sizi koruruz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hayır, haydi ikiniz ayetlerimizle gidin! Kuşkusuz Biz, sizinle beraber işitenleriz. dipnot 1 " dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Size söylenecek şeyleri anında işitip sizi koruruz.

Gültekin Onan

(Tanrı:) "Hayır" dedi. "İkiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz sizinle birlikteyiz (ve) işitmekteyiz."

Hasan Basri Çantay

(Allah) dedi: "Hayır. İkiniz de ayetlerimizle gidin. Şübhesiz ki biz sizinle beraberiz, (her şey'i) işidiciyiz".

İbni Kesir

Buyurdu ki: Hayır, ikiniz ayetlerimizle gidin. Muhakkak Biz, sizinle beraber dinleyicilerdeniz.

Mehmet Alagaş

(4, 7, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68) Rabbin Musa ya dedi ki , zalim topluluğa git, Firavun kavmine git , sakınmazlar mı? Dedi ki Rabbim beni yalanlamalarından korkuyorum, göğsüm daralır, dilim / lisanım dolaşır, Harun'u da yolla / gönder. Onlara karşı bir ayıbım da var, dolayısıyla beni öldürmelerinden korkarım. Dedi ki hayır! ikiniz de ayetlerimizle varın / ulaşın muhakkak ki sizinle beraberiz, sizi işitenleriz. Firavun boyuna / kavmine ulaşın / varın , deyin ki bizler alemlerin Rabbinin İsrailoğullarını bizimle beraber göndermen için gönderdikleriyiz / elçileriyiz. Dedi ki evlatken sana yetiştiricilik / mürebbiyelik yapmadık mı? Ömründe n seneleri içimizde geçirdin v e ayrıca O yaptığın şeyi de yaptın işte (ayıbını hatırlattı) asıl sen yok sayansın / kafirsin. Dedi ki o nu (o öldürme olayını) yaptığım vakit, ben ne yaptığını bilmez biri idim / delalette idim, sizden korktuğumdan hemen kaçtım, Rabbim bana hüküm verme yeteneği bağışladı / hibe etti, beni gönderilenlerden / elçilerden yaptı , b enim başıma kaktığın / bana minnet ettiğin nimet ise İsrailoğullarını kul edinmen içindi / kul edinmek için kullandın. (Hz. Musa’nın o zamana kadar ki hayat serüveni, saraya su yolu ile geliş, evlat edinilerek prens olarak büyüyüş, Habeş ordusuna komuta edecek kadar yükseliş, ardından cinayet ve kaçış) Firavun dedi ki alemlerin rabbi de nedir? (Firavun kişisel olarak saldırdı olmayınca bu defa içerikten saldıracak) Eğer ki yakinen bilirseniz / yaşayarak anlayabilirseniz, göklerin ve yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir dedi. Firavun etrafındakilere işitiyor musunuz? Dedi, Musa devamla, sizin de rabbinizdir evvelki babalarınızın da Rabbidir dedi. Firavun evet size bir Resul gönderilmiş ama Mecnun bir Resul gönderilmiş dedi. Musa, eğer akledebilirseniz doğunun da batının da ve bu ikisi arasının da rabbidir dedi. Firavun dedi ki; eğer benden başka bir ilah edinirsen seni zindanlık biri yaparım dedi. Musa, şayet sana, apaçık bir şey getirsem de mi dedi? Firavun, eğer sözüne bağlı biri isen hemen onu getir dedi. O da asasını bıraktı ve birde baktı ki o apaçık bir yılan oldu. (Bu bırakmak almak için yapılan bırakmak fırlatıp atmak değil) elini çekti çıkardı birden o, bakanlara beyaz göründü. Firavun, çevresindeki ileri gelenlere dedi ki kesinlikle bu, bilge bir sihirbazdır, sizi sihri ile yerinizden çıkarmak istiyor, şimdi ne iş yapayım/ ne emredersiniz dedi. Dediler ki onu ve kardeşine alıkoy, şehirlerde toplayıcıları harekete geçir, bilge tüm sihirbazları sana getirsinler. Bilinen günün belirlenmiş vaktinde sihirbazlar bir araya toplandılar. İnsanlara da sizler de toplanır mısınız? Denildi, onlarda böylelikle belki bizler de eğer ki galip olurlar ise sihirbazlara tabi oluruz dediler. Sihirbazlar geldikleri zaman firavuna dediler ki, eğer galip olur isek bize bir ödül / bir ecir var mı? Firavun evet var, işte o zaman sizler benim yakınım / akrabam olacaksınız dedi. Musa onlara, neyi bırakacaksanız bırakın dedi. Onlar da iplerini ve sopalarını / âsâlarını bıraktılar ve bırakırken de Firavunun itibarı / izzeti için muhakkak ki bizler galip geleceğiz dediler . Musa da sopasını / asasını bıraktı birden o, onların uydurdukları şeyleri yutmaya başladı. Sihirbazlar hemen kendilerini secdeye bıraktılar, dediler ki Harun ve Musa'nın Rabbi olan alemlerin Rabbine iman ettik. Firavun, ben izin vermeden önce siz, iman mı ettiniz? kesinlikle o, sizin büyüğünüz ve size de sihri öğret endir dedi. (Sihirbazlar mucize ile sihir arasındaki farkı bildiklerinden dolayı inandılar, firavun hâlâ inanamadı çünk ü sihirbazlar ve Musa’nın bir şekilde usta çırak iş birliği içinde olduklarını düşünüyor. ) İleride bileceksiniz, kesinlikle sizin e llerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi de kesinlikle asacağım dedi. Sihirbazlar z iyanı yok /zararı yok, biz muhakkak ki Rabbimize döneceğiz , ilk inananlar arasında olmamızdan dolayı , Rabbimiz hatalarımızı bağışlar , diye arzuluyoruz dediler. Musa'ya, geceleyin kullarımla yürü, muhakkak ki sizler onlar tarafından takip edileceksiniz diye vahyettik. Firavun şehirlere toplayıcılar gönderdi, onlar kesinlikle az bir zümredir ve bizleri de kızdırıyorlar /öfkelendiriyorlar, biz ise dikkatli ve de uyanık bir topluluğuz dediler. Onları / Firavun kavmini, bahçelerinden, gözelerinden, hazinelerinden ve verilmiş pozisyonlarından / makamlarından bu şekilde çıkardık ve o yerlere İsrailoğullarını mirasçı ettik. Güneş doğarken / işrak vakti onların peşine düştüler, İki cemaat birbirini gördü, Musa'nın arkadaşları dedi ki kesinlikle biz yakalanacağız / yetiştiler, dedi ki asla! Muhakkak ki Rabbim benimledir ve beni yönlendirecektir. Musa'ya sopanı / asanı denize vur diye vahyettik ve de deniz yarıldı / infilak etti, h er parçası kocaman bir dağ gibi oldu , diğerlerini de / Firavun kavmini de iyice yaklaştırdık, Musa'yı ve beraberindekilerinin hepsini kurtardık, diğerlerini ise suda boğduk. Bunda kesinlikle bir ayet vardı , onların çoğu da iman eden olmadı. Muhakkak ki Rabbim O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah dedi ki: “Hayır, korkma! İkiniz ayetlerimizle gidin. Muhakkak biz sizinle birlikteyiz, işitenleriz.”

Süleyman Ateş

(Allah): "Hayır, dedi, ikiniz de ayetlerimizle gidin, biz sizinle beraberiz, (aranızda geçecekleri) dinliyoruz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, "asla" dedi. "İkiniz birlikte ayetlerimizle gidin. Biz sizinle beraberiz; olanı biteni duyarız.

Şaban Britch

Asla (bunu yapamazlar), dedi. İkiniz, ayetlerimle birlikte gidin. Şüphesiz biz, sizinle beraberiz işitmekteyiz.

Şaban Piriş

-Asla (bunu yapamazlar), dedi. İkiniz, ayetlerimle birlikte gidin, şüphesiz biz, sizin yanınızdayız, işitmekteyiz.

Yaşar Nuri Öztürk

"Hayır, olmaz!" dediler. "Ayetlerimizi götürün. Biz sizinleyiz, herşeyi dinlemekteyiz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"Not at all", Allah said, "Both of you just go with Our signs evincing both Omnipotence and Authority. We will be there with you listening".

Abdul Haleem

God said, ‘No [they will not]. Go, both of you, with Our signs––We shall be with you, listen-ing.

Abdullah Yusuf Ali

Allah said: "By no means! proceed then, both of you, with Our Signs; We are with you, and will listen (to your call).

Abul A'la Maududi

He said: "Certainly not! So go both of you with Our Signs. dipnot 1 We shall be with you listening to everything.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Here the signs meant the miracles of the staff and the shining hand, which were given to Moses. For details see (Surah Al-Aaraf, Ayats 106-117); (Surah Ta Ha, Ayats 17-23); (Surah An-Naml, Ayats 7-14); and (Surah Al-Qasas; Ayats 31-32).

Aisha Bewley

He said, ‘By no means! Go, both of you, with Our Signs. We will certainly be together with you, listening.

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "Nay! Go you both with Our Signs. Verily We shall be with you, listening.

Ali Quli Qarai

He said, ‘Certainly not! Let the two of you go with Our signs: We will indeed be with you, hearing [everything].

Amatul Rahman Omar

(The Lord) said, `That shall not be, go then both of you, with Our Messages and We are assuredly with you listening (to your prayers).

Arthur John Arberry

Said He, 'No indeed; but go, both of you, with Our signs, and We assuredly shall be with you, listening.

Bijan Moeinian

The Lord said: "Do not worry, go armed with My miracles. I will be all ears."

E. Henry Palmer

Said He, 'Not so; but go with our signs, verily, we are with you listening.

Edip-Layth

He said, "It will not be. Go both of you with Our signs. I am with you listening."

George Sale

God said, they shall by no means put thee to death: Wherefore go ye with our signs; for We will be with you, and will hear what passes between you and them.

Hamid S. Aziz

"For they have a crime against me. And I fear that they may kill me."

Mahmoud Ghali

Said He, "Not at all, so go (both of you) with Our signs; surely We will be with you, listening.

Marmaduke Pickthall

He said: Nay, verily. So go ye twain with Our tokens. Lo! We shall be with you, Hearing.

Mohamed Ahmed - Samira

(It was) said: "By no means. Go with My signs, both of you. I am verily with you and I hear.

Muhammad Asad

Said He: "Not so, indeed! Go forth, then, both of you, with Our messages: verify, We shall be with you, listening [to your call]!

Mustafa Khattab

Allah responded, "Certainly not! So go, both of you, with Our signs. We will be with you, listening.

Progressive Muslims

He said: "It will not be. Go both of you with Our signs. I am with you listening."

Rashad Khalifa

He said, "No, (they will not). Go with My proofs. We will be with you, listening.

Sahih International

[ Allah ] said, "No. Go both of you with Our signs; indeed, We are with you, listening.

Sam Gerrans

He said: “By no means! Go with Our proofs; We are with you, listening.”

Shabbir Ahmed

Allah said, "Nay! Both of you go with Our Messages. We are with you."

Syed Vickar Ahamed

Said (Allah): "Not at all! Now both of you go with Our Signs; Verily, We are with you, and (We) will listen (to you).

Taqi Usmani

He (Allah) said, "Never! (They will not be able to kill you.) So go, both of you, with Our signs. We are with you, listening (to the conversation you will have with him.)

The Monotheist Group

He said: "Indeed not! Go both of you with Our signs. I am with you listening."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 15. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 15. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 15. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩