Diyanet İşleri
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 181. ayet. أَوْفُوا۟ ٱلْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا۟ مِنَ ٱلْمُخْسِرِينَ
evfü-lkeyle velâ tekûnû mine-lmuḫsirîn.
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Artık, Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
"Doğru terazi ile tartın."
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 181–184. ayetler için yazılmıştır.
181-183. Şuayb’ın kavmi şirk koşmakla birlikte ölçü ve tartılarda da eksiklik yaparlardı. O nedenle onlara şunları da söyledi: “Ölçüyü tam tutun” ölçtüğünüzde eksik ölçmeyin. İnsanların mallarını eksilten, ölçü ve tartıları eksik yapmak sûretiyle çalan böylelikle de “(insanları aldatıp) zarara sokanlardan olmayın. Dosdoğru” yani haksızlığa sapmayan, adaletle tartan “terazi ile tartın. İnsanlara ait hiçbir şeyi eksik vermeyin. Fesatçı olup da yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.”
184. “Sizi ve önceki nesileri yaratandan korkun.” Tek başına ve herhangi bir kimsenin ortaklığı olmaksızın sizi ve sizden öncekileri yoktan var eden yalnızca O olduğu için, siz de yalnızca O’na ibadet edin, O’nu tevhid edin. O, sizi var ettiği ve bunca nimetleri size ulaştırdığı için O’na şükrederek karşılık verin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"İnsanlara satış yaptığınız zaman ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın."
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وفي (66 geçiş)
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: وفي (66 geçiş)
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak…
Aynı kök: كيل (16 geçiş) · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Fakat kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar.
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uyarsanız, o takdirde mutlaka siz zarar edenler…
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran
Şu'ayb'ı yalanlayanlar sanki orada hiç yaşamamışlardı. Şu'ayb'ı yalanlayanlar var ya, asıl ziyana uğrayanlar onlar oldu.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ölçüyü tastamam yapın; (başkalarının hakkını) eksik verenlerden olmayın!
(Ölçüp biçerken) ölçüyü tam tutun, hak yiyenlerden olmayın!
Ölçüyü (her zaman ve herkese karşı) tam tutun; (başkalarının hakkını düzenbazca) eksilten kimselerden olmayın;
"Ölçmeyi tam yapın. . . Tartıda hile yapıp eksik vermeyin!"
"Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."
Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.
"Ölçüyü tam yapın; eksik verenler arasında olmayın!"
"Ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yapınız! İnsanların hakkını kısanlardan olmayınız!"
"Ölçüyü tam uygulayın. Kandıranlardan olmayın."
'Ölçüyü tam uygulayın. Kandıranlardan olmayın.'
Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın.
Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın
"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."
"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."
"Ölçüde tam olun. Hak yiyenlerden olmayın."
"Ölçüyü tam tutun ve eksiltenlerden olmayın."
Ölçeği tam ölçün. Eksiltenlerden olmayın".
Ölçüyü tam yapın da eksiltenlerden olmayın.
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
“Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.”
"Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın."
Ölçüyü tam yapın, eksik ölçenlerden olmayın.
Ölçeği tam yapın, eksik ölçenlerden olmayın.
Ölçüyü tam tutun. Eksik tartanlardan olmayın.
Ölçüyü tam tutun. Eksik tartanlardan olmayın.
"Ölçüyü tam yapın; şunun bunun hakkını çarpanlardan olmayın"
"Dispense to the full", he said, "the quantity ascertained by measuring if you happen to give or sell by a standard measure and be not of those who serve their purpose and accomplish it by means of fraud, dishonesty and deception".
Give full measure: do not sell others short.
"Give just measure, and cause no loss (to others by fraud).
Fill up the measure and do not diminish the goods of people,
Give full measure. Do not skimp.
"Give full measure, and cause no loss (to others).
Observe fully the measure, and do not be of those who give short measure.
`Give full measure and be not of those who give short;
Fill up the measure, and be not cheaters,
"Give full measure when you trade; do not cheat. "
Give good measure, and be not of those who diminish;
"Give full measure and do not be of those who cause losses."
Give just measure, and be not defrauders;
"I ask not of you for it any wages; my wage is only the concern of the Lord of the Worlds.
Fill up the measure, and do not be of them who make others losers.
Give full measure, and be not of those who give less (than the due).
Give full measure and do not cheat;
"[Always] give full measure, and be not among those who [unjustly] cause loss [to others];
Give full measure, and cause no loss ˹to others˺.
"Give full measure and do not be of those who cause losses. "
"You shall give full measure when you trade; do not cheat.
Give full measure and do not be of those who cause loss.
“Fulfil the measure, and be not of those who cause loss.
Always give full measure, and do not cause loss to people.
"Give proper measure (to others) and do not make loss (for others by cheating).
Give full measure, and do not be among those who bring loss to others.
"Give full measure and do not be of those who cause losses."