Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 174. ayet

Şuarâ suresi, 174. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ

inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.

Diyanet İşleri

Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 171–177 · surenin 174. ayeti / 227

Konu Lût Şuarâ 160–175 3

  1. Şuarâ 171

    (170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

  2. Şuarâ 172

    Sonra diğerlerini helak ettik.

  3. Şuarâ 173

    Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kadar da kötü idi!

  4. 174

    Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

  5. Şuarâ 175

    Şüphesiz senin Rabbin, mutlak güç sahibi ve çok merhametli olandır.

  6. Şuarâ 176

    Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.

  7. Şuarâ 177

    Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 168–175. ayetler için yazılmıştır.

168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi: “Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.”

170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yaptıkları kötü fiil sebebiyle Lût -aleyhisselam-'ın kavmine gönderildiği ifade edilen bu azapta, ibret alanlar için bir öğüt vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. إِنَّ inne muhakkak ki
  2. فِى fi vardır
  3. ذَٰلِكَ zalike bunda
  4. لَـَٔايَةًۭ ۖ layeten bir ibret kök: ايي
  5. وَمَا vema ama yine
  6. كَانَ kane değildir kök: كون
  7. أَكْثَرُهُم ekseruhum çokları kök: كثر
  8. مُّؤْمِنِينَ mu'minine inananlardan kök: امن

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."

  • Aynı kıssa: Hz. Lût

    Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!.." demek oldu.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.

Mustafa İslamoğlu

Elbet bu (Lut kıssası)nda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır.

Muhammed Esed

Bu (kıssada da insanlar için) bir ders vardır; onlardan çoğu (buna) inanmasalar da...

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bu olayda da bir işaret - ders vardır. . . Ne var ki onların çoğunluğu iman etmemiştir.

Ali Bulaç

Gerçekten, bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu iman etmiş değildirler.

Ali Özek ve heyeti

Elbet bunda büyük bir ibret vardır; fakat çokları iman etmezler.

Ali Rıza Safa

Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.

Bayraktar Bayraklı

- Bunda kesinlikle bir ders vardır. Onların çoğu inanmamış olsa da. Şüphesiz senin Rabbin çok güçlüdür; çok merhametlidir.

Edip Yüksel

Bunda bir ders var; ancak çokları onaylamaz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Bunda bir ders var; ancak çokları inanmaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz bunda gerçekten bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhesiz bunda mutlak bir ayet var, öyle iken ekserisi mü'min olmadı

Gültekin Onan

Gerçekten bunda bir ayet vardır, ama onların çoğu inançlı olmamıştır.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz bunda elbette bir ibret vardır. (Fakat) onların çoğu iman ediciler değildir.

İbni Kesir

Muhakkak ki bunda bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'minler olmadı.

Mehmet Alagaş

(160-175) Lut kavmi de gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Lut onlara, sakınmaz mısınız? Kesinlikle ben sizler için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana uyun / tabii olun, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum muhakkak ki benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir , R abbinizin sizler için yarattığı eşleri / zevceleri bırakıp alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? Hayır sizler haddi aşan bir kavimsiniz dedi. Dediler Ey Lut eğer ki vazgeçmezsen muhakkak çıkarılanlardan olacaksın . Lut, sizin amelinizi nefretle kınıyorum / buğuz ediyorum, Rabbim beni ve yakın çevremi onların yaptıklarından kurtar dedi. Onu ve yakın çevresinin hepsini kurtardık ancak ihtiyar kocakarı geri de kalanlar içindeydi , sonra diğerlerini yerle bir ettik / dumura uğrattık , yağdırılanı üzerlerine yağdırdık , uyarılanların üzerlerine yağdırılan şey ne kötüydü. Bunda kesinlikle bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadılar, Muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Şüphesiz bunda büyük bir ibret vardır. Onların çoğu ise iman etmiş değillerdir.

Süleyman Ateş

Muhakkak ki bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanmazlar.

Süleymaniye Vakfı

İşte bu anlatılanlarda tam bir ayet /bir ibret vardır. Onların çoğu inanıp güvenmiş değillerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.

Şaban Britch

İşte bunda da bir ayet/ibret vardır. Buna rağmen onların çoğu mümin değillerdir.

Şaban Piriş

İşte bunda da bir ibret vardır. Fakat, onların çoğu yine de inanmış değildir.

Yaşar Nuri Öztürk

Elbette bunda bir ayet var ama onların çoğu müminler değildi.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

This is indeed emblematic of Allah's Omnipotence and Authority but most of them denied Allah Who brought them into existence

Abdul Haleem

There truly is a sign in this, though most of them will not believe:

Abdullah Yusuf Ali

Verily in this is a Sign: but most of them do not believe.

Abul A'la Maududi

Surely there is a Sign in this, but most of them would not believe.

Aisha Bewley

There is certainly a Sign in that, yet most of them are not muminun.

Al-Hilali & Khan

Verily, in this is indeed a sign, yet most of them are not believers.

Ali Quli Qarai

There is indeed a sign in that; but most of them do not have faith.

Amatul Rahman Omar

There is a great sign in this (episode), yet most of them would not be believers.

Arthur John Arberry

Surely in that is a sign, yet most of them are not believers.

Bijan Moeinian

This is a great lesson; yet most people care less.

E. Henry Palmer

Verily, in that is a sign; but most, of them will never be believers.

Edip-Layth

In that is a sign, but most of them are not those who acknowledge.

George Sale

Verily herein was a sign; but the greater part of them did not believe.

Hamid S. Aziz

We rained down upon them a shower (of brimstone); and dreadful was the rain for those who had been warned.

Mahmoud Ghali

Surely in that is indeed a sign, and in no way were most of them believers.

Marmaduke Pickthall

Lo! herein is indeed a portent, yet most of them are not believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily in this was a sign, but most of them do not believe.

Muhammad Asad

In this [story], behold, there is a message [unto men], even though most of them will not believe [in it].

Mustafa Khattab

Surely in this is a sign. Yet most of them would not believe.

Progressive Muslims

In that is a sign, but most of them are not believers.

Rashad Khalifa

This should be a lesson, but most people are not believers.

Sahih International

Indeed in that is a sign, but most of them were not to be believers.

Sam Gerrans

In that is a proof, but most of them are not believers.

Shabbir Ahmed

Herein indeed is a sign, but most of them were not believers in the Law of Requital.

Syed Vickar Ahamed

Surely there is a Sign in this but most of them do not believe.

Taqi Usmani

Surely, in this there is a sign, but most of them are not believers,

The Monotheist Group

In that is a sign, but most of them are not believers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 174. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 174. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 174. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩