Şuarâ suresi

Şuarâ suresi, 76. ayet

Şuarâ suresi, 76. ayet. أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُمُ ٱلْأَقْدَمُونَ

entüm veâbâükümü-l'aḳdemûn.

Diyanet İşleri

(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Şuarâ 73–79 · surenin 76. ayeti / 227

Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3

  1. Şuarâ 73

    "Yahut size fayda veya zararları dokunur mu?"

  2. Şuarâ 74

    "Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.

  3. 75–76

    (75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"

  4. Şuarâ 77

    "Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."

  5. Şuarâ 78

    "O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."

  6. Şuarâ 79

    "O, bana yediren ve içirendir."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 75–82. ayetler için yazılmıştır.

75-78. İbrahim aleyhisselam şöyle dedi: Sizler de atalarınız da hepiniz bu hususta hasımsınız, hepinize söylenecek söz birdir: O da şudur: “De Gerek sizin gerekse de önceki atalarınızın nelere ibadet ettiğinizi hiç mi düşünmediniz? Şüphesiz onlar benim düşmanımdır.” Haydi onlar, bana en ufak bir zarar versinler! Haydi bana tuzak kursunlar! Buna güçleri yetmez. Ben onları düşman belledim. “Ancak âlemlerin Rabbi hariç. O ki beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.” Yaratma nimeti de dini ve dünyevi maslahatlara yol gösterip ulaştırma nimeti de yalnızca O’ndandır. Daha sonra İbrahim bu maslahatlardan birtakım zorunlu halleri özellikle söz konusu ederek şöyle dedi:

79-82. “Beni yediren ve içiren O’dur. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek sonra da diriltecek olan O’dur. Kıyamet gününde hatalarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O’dur.” Bütün bunları yapan yalnızca O’dur. O halde yalnızca O’na ibadet etmek, yalnızca O’na itaat etmek icap eder. Hiçbir şey yaratamayan, doğru yola erdiremeyen, hastalık veremeyen, şifaya kavuşturamayan, yediremeyen, içiremeyen, öldüremeyen, diriltemeyen, gerek kendilerine ibadet edenlerin sıkıntılarını gidererek olsun gerek günahlarını bağışlayarak olsun hiçbir fayda sağlayamayan bu putların da terk edilmesi icap eder. İşte bu, kat’i bir delil ve göz kamaştırıcı bir belgedir ki sizler de atalarınız da buna karşı çıkamazsınız. O halde bu, sizin de onların da sapık olduğunuzun, hidâyet ve doğru yolu terk ettiğinizin kesin delilidir. Yüce Allah, bu hususta başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır: “Kavmi ona karşı delil getirmeye kalkıştı. O da dedi ki: Beni doğru yola iletmişken benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz?” (el-En’am, 6/80)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Siz ve daha önce geçmiş atalarınızın neye ibadet ettiklerini.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَنتُمْ entum siz
  2. وَءَابَآؤُكُمُ ve aba'ukumu ve atalarınız kök: ابو
  3. ٱلْأَقْدَمُونَ l-ekdemune eski kök: قدم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Hani babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana bir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"

  • Aynı kıssa: Hz. İbrâhim · Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    "Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Fakat kendi elleriyle önceden yaptıkları işler yüzünden ölümü hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, o zalimleri hakkıyla bilendir.

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı…

  • Aynı kök: قدم (48 geçiş)

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…

  • Aynı kök: ابو (117 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(75, 76) (İbrahim) şöyle demişti: "Siz ve önceki atalarınız neye taptığınızı hiç düşündünüz mü?

Mustafa İslamoğlu

(yani) hem siz, hem de önden giden atalarınız?"

Muhammed Esed

Sizler ve sizden önceki atalarınız,

Ahmed Hulusi

"Siz ve geçmişteki atalarınız!"

Ali Bulaç

"Hem siz, hem de eski atalarınız?"

Ali Özek ve heyeti

İster sizin, ister önceki atalarınızın.

Ali Rıza Safa

"Siz ve önceki atalarınız?"

Bayraktar Bayraklı

- İbrahim şöyle demişti: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!"

Edip Yüksel

"Siz ve geçmiş atalarınız?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Siz ve geçmiş atalarınız?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(75-76) (İbrahim) dedi ki: "Siz ve sizden önceki atalarınızın neye taptıklarını şimdi gördünüz?

Elmalılı Hamdi Yazır

(76-77) Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül'alemin başka

Erhan Aktaş

"Siz ve geçmiş atalarınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Siz ve geçmiş atalarınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Siz ve geçmiş atalarınız."

Gültekin Onan

"Hem siz, hem de eski atalarınız?"

Hasan Basri Çantay

(75-76) (İbrahim): "Şimdi gördünüz mü, dedi, gerek sizin, gerek daha evvelki atalarınızın neye tapmakda olduğunuzu"?

İbni Kesir

Siz ve geçmiş atalarınız?

Mehmet Alagaş

(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.

Rowwad Tercüme Merkezi

Siz ve çok daha önce gelip geçen atalarınız.

Süleyman Ateş

"Siz ve eski atalarınız?"

Süleymaniye Vakfı

hem siz hem de gelip geçmiş atalarınız?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi ve gelmiş geçmiş babalarınızı sorguladınız mı?

Şaban Britch

Sizin ve önceki atalarınızın…

Şaban Piriş

Sizin ve önceki atalarınızın..

Yaşar Nuri Öztürk

"Siz ve o eski atalarınız!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"And you and your fathers and your ancestors treated with respect and devotion!"

Abdul Haleem

you and your forefathers,

Abdullah Yusuf Ali

"Ye and your fathers before you?-

Abul A'la Maududi

you and your forefathers of yore? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, is it enough to say that a religion is true only because it has been held as such by their ancestors? Should people, generation after generation, go on following their ancestors in their footsteps blindly without ever caring to see whether the deities they worship possess any divine attribute or not, and whether they have any power to influence their destinies?

Aisha Bewley

you and your fathers who came before?

Al-Hilali & Khan

"You and your ancient fathers?

Ali Quli Qarai

you and your ancestors?

Amatul Rahman Omar

`You and your fathers before you,

Arthur John Arberry

you and your fathers, the elders?

Bijan Moeinian

"I am the enemy of you and your ancestors’ gods…. .

E. Henry Palmer

ye and your fathers before you?

Edip-Layth

"You and your fathers of old."

George Sale

and your forefathers worshipped,

Hamid S. Aziz

He said, "Have you considered that which you worship (or serve),

Mahmoud Ghali

You and your fathers of old?

Marmaduke Pickthall

Ye and your forefathers!

Mohamed Ahmed - Samira

You and your fathers?

Muhammad Asad

you and those ancient forebears of yours?

Mustafa Khattab

you and your ancestors?

Progressive Muslims

"You and your fathers of old. "

Rashad Khalifa

"You and your ancestors.

Sahih International

You and your ancient forefathers?

Sam Gerrans

“You, and your fathers the ancients?

Shabbir Ahmed

You and your forefathers!

Syed Vickar Ahamed

"You and your fathers before you?

Taqi Usmani

you and your ancient fathers,

The Monotheist Group

"You and your fathers of old."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 76. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 76. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Şuarâ suresi, 76. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩