Diyanet İşleri
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 77. ayet. فَإِنَّهُمْ عَدُوٌّ لِّىٓ إِلَّا رَبَّ ٱلْعَٰلَمِينَ
feinnehüm `adüvvül lî illâ rabbe-l`âlemîn.
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu İbrâhim'in duası ve mahşer sahnesi Şuarâ 69–104 3
"Hayır, ama biz babalarımızı böyle yaparken bulduk" dediler.
(75-76) İbrahim, şöyle dedi: "Sizin ve geçmiş atalarınızın taptığı şeyleri gördünüz mü?"
"Şüphesiz onlar benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, dostumdur."
"O, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir."
"O, bana yediren ve içirendir."
"Hastalandığımda da O bana şifa verir."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 75–82. ayetler için yazılmıştır.
75-78. İbrahim aleyhisselam şöyle dedi: Sizler de atalarınız da hepiniz bu hususta hasımsınız, hepinize söylenecek söz birdir: O da şudur: “De Gerek sizin gerekse de önceki atalarınızın nelere ibadet ettiğinizi hiç mi düşünmediniz? Şüphesiz onlar benim düşmanımdır.” Haydi onlar, bana en ufak bir zarar versinler! Haydi bana tuzak kursunlar! Buna güçleri yetmez. Ben onları düşman belledim. “Ancak âlemlerin Rabbi hariç. O ki beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.” Yaratma nimeti de dini ve dünyevi maslahatlara yol gösterip ulaştırma nimeti de yalnızca O’ndandır. Daha sonra İbrahim bu maslahatlardan birtakım zorunlu halleri özellikle söz konusu ederek şöyle dedi:
79-82. “Beni yediren ve içiren O’dur. Hastalandığımda bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek sonra da diriltecek olan O’dur. Kıyamet gününde hatalarımı bağışlamasını ümit ettiğim de O’dur.” Bütün bunları yapan yalnızca O’dur. O halde yalnızca O’na ibadet etmek, yalnızca O’na itaat etmek icap eder. Hiçbir şey yaratamayan, doğru yola erdiremeyen, hastalık veremeyen, şifaya kavuşturamayan, yediremeyen, içiremeyen, öldüremeyen, diriltemeyen, gerek kendilerine ibadet edenlerin sıkıntılarını gidererek olsun gerek günahlarını bağışlayarak olsun hiçbir fayda sağlayamayan bu putların da terk edilmesi icap eder. İşte bu, kat’i bir delil ve göz kamaştırıcı bir belgedir ki sizler de atalarınız da buna karşı çıkamazsınız. O halde bu, sizin de onların da sapık olduğunuzun, hidâyet ve doğru yolu terk ettiğinizin kesin delilidir. Yüce Allah, bu hususta başka bir yerde de şöyle buyurmaktadır: “Kavmi ona karşı delil getirmeye kalkıştı. O da dedi ki: Beni doğru yola iletmişken benimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz?” (el-En’am, 6/80)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Kuşkusuz onların hepsi benim düşmanımdır. Tüm canlıların Rabbi olan Allah Teâlâ hariç, (kendisine ibadet edilen) her şey batıldır."
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…
Aynı kıssa: Hz. İbrâhim
Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah…
Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin…
Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…
Aynı kök: عدو (106 geçiş)
Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Şüphesiz ki onlar (putlar) benim düşmanımdır; sadece âlemlerin Rabbine (kulluk ederim). dipnot 1
İşte artık (ilan ediyorum) ki, benim için onlar birer düşmandır. Başka değil, sadece alemlerin Rabbi vardır.
"İmdi, (bana gelince, ben biliyorum ki,) şüphesiz (bu düzmece tanrılar) benim düşmanlarımdır, (ve benim için) alemlerin Rabbinden başka (tanrı yoktur);
"Kesinlikle onlar benim düşmanımdır. . . Sadece Rabb-ül alemin. . . "
"İşte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin Rabbi hariç"
İyi bilin ki onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur);
"Artık, onlar, kesinlikle düşmanımdır!" "Evrenlerin Efendisi başkadır!"
- İbrahim şöyle demişti: "Eski atalarınızın ve sizin nelere taptıklarınızı görüyor musunuz? Doğrusu onlar benim düşmanımdır. Dostum, ancak alemlerin Rabbidir. Beni yaratan da, doğru yola eriştiren de O'dur. Beni yediren de, içiren de O'dur. Hasta olduğumda bana O şifa verir. Beni öldürecek, sonra da diriltecek O'dur. Ahiret gününde, yanılmalarımı bana bağışlamasını umduğum O'dur. Rabbim! Bana ilim ve egemenlik ver ve beni iyiler arasına kat!"
"Onlar benim düşmanımdır; yalnız Evrenlerin Efendisi hariç;"
'Onlar benim düşmanımdır; yalnız Evrenlerin Rabbi hariç;'
Onların hepsi benim düşmanımdır; alemlerin Rabbi hariç;
(76-77) Hep onlar benim düşmanım ancak o rabbül'alemin başka
"Yalnızca alemlerin Rabb'i (dostumdur). O'nun dışındakilerin hepsi benim düşmanımdır."
"Yalnızca Âlemlerin Rabbi (dostumdur). O'nun dışındakilerin hepsi benim düşmanımdır."
"Benim için Rabb, yalnızca Âlemlerin Rabbi'dir. O'nun dışındakilerin hepsi benim düşmanımdır."
"işte bunlar, gerçekten benim düşmanımdır; yalnızca alemlerin rabbi hariç"
"işte onlar benim muhakkak düşmanımdır. Fakat aalemlerin Rabbi böyle değil".
Doğrusu onlar, benim düşmanımdır. Ancak alemlerin Rabbı müstesna.
(69-88) Onlara İbrahim'in haberini oku, bir vakit, kavmine ve babasına dedi ki neye tapıyorsunuz? Neye ibadet ediyorsunuz? Dediler ki putlara tapıyoruz ve bun a da tutkulu / adanmış bir halde devam edeceğiz. İbrahim, ç ağırdığınızda sizi duyuyorlar mı? dedi ya da size bir faydaları veya zararları var mı? dediler ki biz babalarımızı da bu şekilde yaparlarken bulduk. İbrahim dedi ki, eski babalarınızın ve de sizlerin nelere tapındığınızı gördünüz mü? Alemlerin rabbi hariç, onlar kesinlikle benim düşmanlarımdır, ki O / Allah beni yarattı, bana yol gösterir, ayrıca beni doyurur, bana su verir, hasta olduğum vakit bana şifa verir, beni O öldürecek ve sonra tekrar diriltecek , hesap günü de / din günü de beni ve hatalarımı bağışlayacağını bekliyorum / umuyorum. Rabbim bana hüküm b ağışla / hibe et. Beni düzelticilere / onarıcılara / ıslah edicilere / salihlere kat / ilhak et. (Hüküm; gerekçeli karar verme yeteneği) Sonrakiler içinde beni sözüne bağlı biri yap, beni naim cennetine mirasçı kıl (dünya gibi bitmediği için cennete, halife değil mirasçı olunur) Babamı bağışla, muhakkak ki o sapmışlardandır. Ne malın ne de oğulların fayda vermediği yalnızca Allah'a teslim olmuş bir kalp sunmanın fayda vereceği o günde, yeniden dirileceğimiz o günde, beni utandırma / rezil etme.
"İşte onlar benim düşmanlarımdır. Yalnız alemlerin Rabbi hariç."
"Onlar benim düşmanımdır. Yalnız alemlerin Rabbi (benim dostumdur)."
Kulluk ettiklerinizden, Varlıkların Sahibi dışında kalanlar benim için birer düşmandır.
Kulluk ettiklerinizden, Âlemlerin Rabbi dışında kalanlar benim için birer düşmandır.
Alemlerin Rabbi olan (Allah'tan) başka, (ibadet ettiklerininiz) hepsi benim düşmanımdır.
Evrenin sahibinden başka, onların hepsi benim düşmanımdır.
"Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama alemlerin Rabbi dostum."
They are adversaries who might obtain their end and therefore enemies to me but not Allah, the Creator of the worlds, the visible and the invisible, past, present and those to come. "
are my enemies; not so the Lord of the Worlds,
"For they are enemies to me; not so the Lord and Cherisher of the Worlds;
They are all enemies to me; dipnot 1 all, except the Lord of the Universe dipnot 2
They are all my enemies – except for the Lord of all the worlds:
"Verily they are enemies to me, save the Lord of the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists),
They are indeed hateful to me, but the Lord of all the worlds,
`They are (all) enemies to me. Different however is the case of the Lord of the world (Who is kind to me).
They are an enemy to me, except the Lord of all Being
I am devoted only to the Lord of the all worlds:…
Verily, they are foes to me, save only the Lord of the worlds,
"They are enemies to me, except for the Lord of the worlds."
are my enemy: Except only the Lord of all creatures,
"You and your forefathers?
Yet, surely they are an enemy to me, except The Lord of the worlds.
Lo! they are (all) an enemy unto me, save the Lord of the Worlds,
Yet they are my enemies except the Lord of all the worlds
"Now [as for me, I know that,] verily, these [false deities] are my enemies, [and that none is my helper] save the Sustainer of all the worlds,
They are ˹all˺ enemies to me, except the Lord of all worlds.
"They are enemies to me, except for the Lord of the worlds. "
"I am against them, for I am devoted only to the Lord of the universe.
Indeed, they are enemies to me, except the Lord of the worlds,
“And they are an enemy to me save the Lord of All Creation
Now verily, they (all kinds of idols) are enemies to me, for I am devoted only to the Lord of the Worlds.
"Verily, they are enemies to me; except the Lord of the Worlds (Rab-ul-'Ala'meen);
they all are an enemy to me, except the Lord of the worlds,
"They are enemies to me, except for the Lord of the worlds."