Diyanet İşleri
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 183. ayet. وَلَا تَبْخَسُوا۟ ٱلنَّاسَ أَشْيَآءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ
velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Şu'ayb ve Eyke halkı Şuarâ 176–191 3
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın."
"Doğru terazi ile tartın."
"İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
"Sizi ve önceki nesilleri yaratana karşı gelmekten sakının."
Onlar şöyle dediler: "Sen ancak büyülenmişlerdensin."
"Sen sadece bizim gibi bir insansın. Biz senin yalancılardan olduğunu sanıyoruz."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 181–184. ayetler için yazılmıştır.
181-183. Şuayb’ın kavmi şirk koşmakla birlikte ölçü ve tartılarda da eksiklik yaparlardı. O nedenle onlara şunları da söyledi: “Ölçüyü tam tutun” ölçtüğünüzde eksik ölçmeyin. İnsanların mallarını eksilten, ölçü ve tartıları eksik yapmak sûretiyle çalan böylelikle de “(insanları aldatıp) zarara sokanlardan olmayın. Dosdoğru” yani haksızlığa sapmayan, adaletle tartan “terazi ile tartın. İnsanlara ait hiçbir şeyi eksik vermeyin. Fesatçı olup da yeryüzünde bozgunculuk yapmayın.”
184. “Sizi ve önceki nesileri yaratandan korkun.” Tek başına ve herhangi bir kimsenin ortaklığı olmaksızın sizi ve sizden öncekileri yoktan var eden yalnızca O olduğu için, siz de yalnızca O’na ibadet edin, O’nu tevhid edin. O, sizi var ettiği ve bunca nimetleri size ulaştırdığı için O’na şükrederek karşılık verin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"İnsanların hakkı olan şeyleri eksiltmeyin. Yeryüzünde günah işleyerek çokça bozgunculuk yapmayın."
Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak…
Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şu'ayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde…
Aynı kök: بخس (7 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah…
Aynı kök: عثو (5 geçiş) · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pınar fışkırmış, her boy kendi su alacağı pınarı…
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Eyke halkı da peygamberleri yalanladı.
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
Hani Şu'ayb, onlara şöyle demişti: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?"
Aynı kıssa: Ashâb-ı Eyke · Aynı kıssa: Hz. Şuayb
"Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
Aynı kıssa: Hz. Şuayb · Aynı kök: فسد (50 geçiş)
"Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişkili göstermek üzere her yol üstüne oturmayın.…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İnsanlara eşyalarını eksik vermeyin! Yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın! dipnot 1
İnsanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlaki çürümeye meydan vermeyin!
insanları hak ettikleri şeylerden yoksun bırakmayın; ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın;
"İnsanların hakkını vermemezlik etmeyin ve düzgün düzeni bozmayın, dünyada taşkınlık yapmayın. "
"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
"İnsanların eşyasının değerini düşürmeyin. Ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın!"
"İnsanların eşyalarını eksiltmeyiniz! Yeryüzünde kesinlikle bozgunculuk yapmayınız!"
"Halkın hakkını kısmayın ve yeryüzünde kötülük işleyerek karışıklık çıkarmayın."
'Halkın hakkını kısmayın ve yeryüzünde kötülük işleyerek karışıklık çıkarmayın.'
Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcilikle fesada vermeyin.
Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin ve yeryüzünü ihtilalcılıkla fesada vermeyin
"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."
"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."
"İnsanların mallarını değerinden düşürmeyin. Bozgunculuk yaparak yeryüzünde karışıklık çıkarmayın."
"İnsanların eşyasını değerden düşürüp eksiltmeyin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."
"İnsanların hakkından bir şey'i kısmayın. Yer (yüzün) de fesadcılar olarak bozgunculuk etmeyin".
İnsanların eşyasını azaltmayın ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
(176-191) Eyke halkı gönderilenleri / Resul leri y alanladı. Bir vakit Şuayip onlara sakınmaz mısınız? Ben sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin, sizden bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum, benim ücretim alemlerin rabbi Allah'a aittir, ölçeğe tam uyun / vefalı olun eksiltenlerden olmayın , doğru / şaşmaz bir şekilde kıstaslara uygun tartın, insanların eşyalarının fiyatlarını düşürmeyin, bozguncular olarak / ifsatçılar olarak yeryüzünde kötülük işlemeyin, sizleri de evvelki karakterleri de / cibilliyetleri de yaratandan sakının. Dediler ki sen büyülenmişsin sihirlenmişsin , sen bizim benzerimiz gibi bir derilisin / bir beşersin, senin yalancı olduğunu sanıyoruz, eğer ki söylediklerine bağlı biri isen, gökten üzerimize bir parça düşür. Dedi ki yaptıklarınızı en iyi bilen Rabbimdir. Onu yalanladılar, yoğun gölgeli bir gün, azap ile onları yakaladık, kesinlikle o, çok büyük bir azap günüydü, kesinlikle bunda bir gösterge / bir ayet vardır, onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı, muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
“İnsanların mal ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.”
"İnsanların haklarını kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
İnsanlara, mallarını - haklarını eksik vermeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı birbirine katmayın.
İnsanların malını, sinsice eksiltmeyin; bozgunculuk yaparak ortalığı karıştırmayın.
İnsanların eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
İnsanların eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak, karışıklık çıkarmayın.
"Halkın eşyasını, değerlerini düşürerek almayın. Yeryüzünde, bozguncular olarak fesat çıkarmayın!"
"And crown yourselves with equity", he said, "and do not scant peoples' goods and chattels, chattels personal and chattels real and
do not deprive people of what is theirs. Do not spread corruption on earth.
"And withhold not things justly due to men, nor do evil in the land, working mischief.
and do not deliver short, and do not go about creating mischief in the land,
Do not diminish people’s goods and do not go about the earth, corrupting it.
"And defraud not people by reducing their things, nor do evil, making corruption and mischief in the land.
and do not cheat the people of their goods. Do not act wickedly on the earth, causing corruption.
`And do not defraud people of their things. Do not go about acting corruptly, creating disorder in the country.
and diminish not the goods of the people, and do not mischief in the earth, working corruption.
"Do not cheat the people out of their rights, and do not spread corruption on earth. "
and do not cheat men of their goods; and waste not the land, despoiling it;
"Do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."
and diminish not unto men ought of their matters; neither commit violence in the earth, acting corruptly.
"And weigh with a true balance,
And do not depreciate for mankind (the value) of their things, (i. e., their goods) and do not perpetrate (mischief) in the earth (as) corruptors.
Wrong not mankind in their goods, and do not evil, making mischief, in the earth.
And do not withhold from people what belongs to them, and do not corrupt the land;
and do not deprive people of what is rightfully theirs; and do not act wickedly on earth by spreading corruption,
and do not defraud people of their property. Nor go about spreading corruption in the land.
"And do not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting. "
"Do not cheat the people out of their rights, and do not roam the earth corruptingly.
And do not deprive people of their due and do not commit abuse on earth, spreading corruption.
“And deprive not men of their possessions, and commit not evil in the earth, working corruption.
And do not deprive people of what is rightfully theirs. And desist from creating corruption and disorder in the land.
"And do not defraud (hold back) things that are truly due to men, and do no evil in the land, by making mischief.
and do not make people short of their things, and do not spread disorder in the land as mischief-makers,
"Anddo not defraud the people of their belongings, and do not venture into the land corrupting."