Diyanet İşleri
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
Şuarâ suresi
Şuarâ suresi, 128. ayet. أَتَبْنُونَ بِكُلِّ رِيعٍ ءَايَةً تَعْبَثُونَ
etebnûne bikülli rî`in âyeten ta`beŝûn.
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Hûd ve Âd kavmi Şuarâ 123–140 3
"Şüphesiz ben, size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."
"Öyle ise Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
"Buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak alemlerin Rabbi olan Allah'a aittir."
"Siz her yüksek yere bir alamet bina yapıp boş şeylerle eğleniyor musunuz?"
"İçlerinde ebedi yaşama ümidiyle sağlam yapılar mı ediniyorsunuz?"
"Tutup yakaladığınız zaman zorbaca yakalarsınız."
"Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 128–135. ayetler için yazılmıştır.
128. “Siz her yüksek yere/yol başına” dağların arasındaki geçiş noktalarında “yüksek birer bina inşa edip boş işlerle mi uğraşıyorsunuz?” Siz, bu işi dininiz ve dünyanız açısından size birtakım faydalar sağlayacak herhangi bir maslahat olmaksızın, boşuna mı yapıyorsunuz?
129. “Ebedi kalacakmışsınız gibi sağlam kaleler/saraylar mi yapıyorsunuz?” Ebedi kalmak maksadıyla mı bu yapıları ediniyorsunuz? Oysa herhangi bir yaralmış için ebedi kalmanın yolu yoktur.
130. “Yakaladığınız zaman” insanları ele geçirdiğiniz vakit “zorbaca mı davranırsınız?” Öldürerek, vurup döverek ve mallarını alarak zorbalık mı edersiniz? Yüce Allah, onlara büyük bir güç vermişti. Bu büyük güçlerini Yüce Allah uğrunda kullanmaları gerekirdi. Fakat onlar şımardılar, büyüklük tasladılar ve: “Bizden daha güçlü kim vardır?” diyerek bu gücü Allah’a isyanı gerektiren hususlarda, boş şeylerde ve akılsızca tasarruflarda kullandılar. Bundan dolayı peygamberleri onlara bütün bunları yasaklayarak şöyle dedi:
131. “Artık Allah’tan korkun.” Şirk koşmayı ve azgınlık etmeyi terk edin. “Ve bana itaat edin.” Çünkü sizler benim, Allah’ın size gönderilmiş peygamberi olduğumu ve güvenilir bir nasihatçı olduğumu biliyorsunuz.
132. “Size bildiğiniz (türlü) nimetleri verenden korkup sakının.” O, sizlere kimsenin bilmezlikten gelemeyeceği ve inkâr da edemeyeceği pek büyük nimetler vermiştir.
133-134. “O, size” hem deve, inek ve koyun türünden “hem davarlar hem de” neslinizi çoğaltmak sûretiyle “çocuklar verdi.” Hem mallarınızı çoğalttı, hem çocuklarınızı, özellikle de daha güçlü olan erkek çocuklarınızı çoğaltmıştır.
135. Böylelikle peygamberleri onlara mazhar oldukları nimetleri hatırlattı. Daha sonra da Yüce Allah’ın azabının gelip çatacağını onlara hatırlatarak şunları söyledi: “Gerçekten ben, sizin için büyük bir günün azabından korkarım.” Eğer sizler bu küfür ve azgınlığınızı sürdürecek olursanız, gerçekten ben size olan şefkatimden ve sizin iyiliğinizi istediğimden ötürü üzerinize pek büyük bir azabın ineceğinden korkarım. Zira bu azap indiği takdirde geri çevrilemez.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Sizler yüksek ve çevreye hakim yerlere dikkat çekmek için dünyanızda ve de ahiretinizde size hiçbir faydası olmayan binalar mı yapıyorsunuz?"
Aynı kök: عبث (2 geçiş)
"Sizi boşuna yarattığımızı ve bize tekrar döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Ad kavmine de kardeşleri Hud'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri…
Aynı kıssa: Hz. Hûd
Hud, şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Siz övünüp eğlenmek üzere her yüksek yere bir ayet (anıt) mı dikiyorsunuz?
"Siz, abesle iştigal ederek her bir tepede yüksek bir anıt, bir yapı mı inşa ediyorsunuz?
Her tepede cehalet eseri, (putperestçe) anıtlar, tapınaklar mı yükselteceksiniz
"Siz her tepeye köşkler inşa edip, oyalanıyor musunuz?"
"Siz, her yüksekçe yere bir anıt inşa edip (yararsız bir şeyle) oyalanıp eğleniyor musunuz?"
Siz her yüksek yere bir alâmet (köşk) dikerek eğleniyor musunuz?
"Her tepede bir simge yaparak, boş şeylerle mi uğraşıyorsunuz?" dipnot 300
"Sizler her yüksek yerde övündüğünüz büyük bir köşk mü dikeceksiniz?"
"Her tepenin üzerine bir işaret (bir yapı) yerleştirip oyalanıyor musunuz?"
'Her tepenin üzerine bir işaret (bir yapı) yerleştirip oyalanıyor musunuz?'
Siz her tepeye bir alamet bina edip eğlenir durur musunuz?
Siz her tepeye bir alamet bina eder eğlenir misiniz?
"Her yüksek tepeye ayet dipnot 1 bina ederek mi oyalanıyorsunuz?"
"Her yüksek tepeye ayet dipnot 1 bina ederek mi oyalanıyorsunuz?"
"Her yüksek tepeye ayet dipnot 1 bina ederek mi oyalanıyorsunuz?"
"Siz, her tepeye bir ayet inşa edip [yararsız bir şeyle] oyalanıp eğleniyor musunuz?"
"Siz, her yüksek yerde bir alamet bina edib eğlenir misiniz"?
Siz, her yüksek yere koca bir bina kurup boş şeylerle mi uğraşırsınız?
(123-140) Âd gönderilenleri / Resulleri yalanladı. Bir vakit kardeşleri Hud onlara sakınmaz mısınız? Muhakkak ki sizin için güvenilir bir Resulüm, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , sizden herhangi bir ücret sormuyorum / sual etmiyorum , benim ücretim sadece alemlerin Rabbine aittir , her bir tepeye ayet / alamet / gösterge dikip abesle mi / boş şeyle rle mi uğraşıyorsunuz, böylelikle belki ebedilik kazanırız diye yapıtlarınızı mı ediniyorsunuz , yakaladığınız zaman zorbaca yakalıyorsunuz, Allah'tan sakının ve bana itaat edin , size bildiğiniz / malum şeyleri verenden sakının. Size nimetleri, oğulları, bahçeleri ve gözeleri verenden sakının, size olacak olan, çok büyük günün işkencesinden / azabından korkuyorum dedi. Dediler ki bizlere öğüt versen de / vaaz etsen de vaaz e tmesen de bizler için aynıdır / eşittir, bu sadece evvelkilerin yaratılmasıdır / onların yaradılış şeklidir, (evvelkiler için bahçeler, bağlar sular vardı bizim yaptıklarımızı biz ya ptık ve bizim yaptıklarımız farklı) biz azap edileceklerden değiliz dediler. Onu yalanladılar biz de onları helak ettik. Muhakkak ki bunda bir gösterge / bir ayet vardır ve onların çoğunluğu / ekserisi iman eden olmadı , muhakkak ki senin Rabbin, O, saygıdeğerdir, esirgeyendir.
"Siz her yüksek yerde eğlenmek için koca bir bina mı inşa edip durursunuz?"
"Siz her yol üzerine, (gelip geçenleri yanıltmak için) bir işaret yapıp da boş şeyle mi uğraşıyorsunuz?"
Siz anlamsız işlerle uğraşarak her yüksek yere bir anıt mı dikiyorsunuz?
Siz her tepeye bir anıt dikip boş işlerle uğraşıyorsunuz değil mi?
Siz, her tepeye bir alamet bina edip eğlenir misiniz?
Siz, her tepeye bir alamet bina edip eğlenir misiniz?
"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"
"Do you erect buildings", he added, "on the top of every mount and every height, mansions and stately buildings standing in the landscape, conspicuous to view as though they are landmarks (yet not as a guide nor a mark of an event) serving no useful purpose and of no avail!"
How can you be so vain that you set up monuments on every high place?
"Do ye build a landmark on every high place to amuse yourselves?
What, you build a monument on every hill merely for fun dipnot 1
Do you build a tower on every hilltop, just to amuse yourselves,
"Do you build high palaces on every high place, while you do not live in them?
Do you futilely build a sign on every prominence?
`What is (wrong with you)? You build a monument on every prominent place, in vain you do it.
What, do you build on every prominence a sign, sporting,
"On every high ground You build a monument to satisfy your vanity. "
Do ye build on every height a landmark in sport,
"Do you build on every high place a symbol, for the sake of vanity!"
Do ye build a land-mark on every high place, to divert yourselves?
"I ask of you no fee for it; my wage is only the concern of the Lord of the Worlds.
Do you build on every prominence a sign, sporting? (i. e., huge prominence inspiring fear)
Build ye on every high place a monument for vain delight?
You construct monuments on every hill in vain,
"Will you, in your wanton folly, build [idolatrous] altars on every height,
˹Why˺ do you build a landmark on every high place in vanity,
"Do you build on every high place a symbol, for the sake of vanity!"
"You build on every hill a mansion for vanity's sake.
Do you construct on every elevation a sign, amusing yourselves,
“Build you a proof on every prominence, amusing yourselves
You build on every height monuments of vanity.
"Do you build an important place on every high place to bring joy to yourselves?
Do you erect on every height a monument, having no sound purpose,
"Do you build on every high place a symbol, for the sake of vanity!"